21 Yorum

Büyüyorlar…

Büyüyorlar, hem de çok hızlı:

Deniz’in ayak numarası 35 oldu. OTUZ BEŞ. Yuh! Benimki 37!

Derin geçen gün beslenme hakkında konuşurken ‘Bitkisel mi, hayvansal mı?’ diye sordu. Okulda öğrendiler tamam da, yine de, nassı yani???

Deniz’i bu sene ilk kez kitap fuarına götüreceğim.

Derin jimnastiğe başladı. Böyle bildiğin, sıraya giriyor, komut alıyor falan.

Deniz artık fotoğraf çektiğim zamanlar paylaşmamı istemiyor. Kriterleri var kendince… Yanında oyuncak varsa, ya da kostüm giymişse mesela, ‘Anne bunu Face’e koyma’ diyor. ‘Face’???

Derin okulda öğrendiklerini evde uyguluyor. Aç Tırtıl yaptı geçen gün, kendi kendine…

Tirtil

Deniz artık ortaokuldan bahsetmeye başladı. Beşinci sınıfa geldiğinde de A şubesinde olsunmuş. Yakın bir okula gitsinmiş, servise binmesinmiş.

Artık bir yere giderken Derin’le puseti alıp almama konusunda karşılıklı istişarede bulunuyoruz: Derin, puseti alalım mı? Mmmm, hayır. Ama yorulabilirsin? Mmmm, peki. 

Deniz ‘Bana ne zaman cep telefonu alacaksınız?’ diye sormaya başladı. Ağır ol!

Oğlan çocuklarının klasik bir yürüyüşleri vardır hani, montlarının kapşonlarını kafalarına takıp sarkıtırlar. Geçen gün okul dönüşü bir baktım Deniz öyle yürüyor.

Yolda

Derin okumaya çalışıyor. Harfleri, sesleri soruyor. Arabanın üzerinde TOFAŞ yazıyor mesela, onu gösteriyor: Anne burada ne yazıyor? TOFAŞ. Hangisi TO???

Deniz hesabını bilmeye başladı. Geçen gün bankamatik bozuktu, para çekememiştim. Onun kumbarasından borç aldım. Her gün soruyor: Anne bana paramı verecektin?

Sorumluluklarını hatırlamaya başlıyorlar: Anne, bugün beden dersim var! Anne, yarın okulda oyuncak günü! (Dün okul dönüşü oturduğumuz Mehmet Ayvalıtaş Meydanı’nda Derin’in çantasını ve aktardan aldıklarımızı unuttuk ve evin kapısından gerisin geriye döndük ama olsun, olur o kadar…)

‘Tehlikeli sularda’ yüzmeye başlıyorlar. Daha doğrusu bizi yüzdürmeye… ‘Anne, ben senin karnına nasıl girdim?’

İkisi de duygularını çok güzel ifade ediyorlar. Anne ben bugün okulda üzüldüm.

İnanılmaz bir şekilde büyüyorlar.

Eskiden elimi tutmak istemezlerdi, şimdi yolda yürürken ikisi de ellerimi tutuyorlar…

Belki de çok yakında artık buna ihtiyaç duymayacaklarını onlar da hissediyor, tadını çıkarmaya bakıyorlar…

Cadde

 

21 yorum

  1. hislerime tercüman oluyorsunuz 🙂 deniz ve derinden 1 er yas küçük iki oğlum var ( demir ve doruk) . adımlarınızı takip ediyoruz ..takıldığım bir şey olursa 1 sene önceki yazılarınızı okuyorum ( korku ile alakalı, okul sorunları vs) doruk ta jimnastiğe başlayacak daha küçük komut dinler mi duru bilir mi? diye endişe ediyorum. tecrübelerinizi ve yazılarınızı bekliyorum ….
    Sağlıcakla kalın…

  2. Sağlıkla ve göstere göstere büyüsün bütün evlatlar tabii de, son cümle ruhuma ağır geldi.. :/

  3. yazınız bana kızlarımın artık bebek olmadığını birinin ne zaman cep telefonu alabileceğini soran artık son çocukluğa doğru giden, diğerinin ise artık bir bebek olmadığını ablasını taklit eden ve dolayısıyla hızla öğrenen minik bir çocuk olduğunu hatırlattı.
    büyük kızım ikinci sınıf öğrencisi olarak artık ödevlerini bir yerlerde unutmuyor, parasından borç alınca kaç tane onluk, beşlik, yirmilik verdiğini hatırlıyor, kantinden alışveriş yapıyor ve tabi ki cep telefonunu ne zaman alabileceğini merak ediyor. bu arada cep telefonu için liseye başlama şartı koyduk, uygun mudur? bu yaşta çocuğu olanlar bu konuda ne düşünüyorlar merak ettim.

  4. 2 erkek cocugu annesiyim bende.su an biri 4 digeri 2,5 yasinda…yazinizi okuyunca huzunlendim..buyumeseler mi acaba dedim icimden..hep elimi tutsalar..

  5. bu aralar çok mu duygusalım ne? 🙁 Son iki cümle gözlerimin alt kenarında birikmiş birer damlanın bir göz kırpışla pıt diye düşüp yanaklarımdan süzülmesine sebep oldu… Sağlıkla büyüsünler inşallah yavrularınız, yavrularımız…

  6. Ege 15 aylık oldu. Burada gebelik günlüğümü yazmam daha dündü sanki. Geçen gün bir arkadaşıma “bebeklik hallerini özlüyorum” gibi bir laf ettim, sonra güldüm kendime: Ege hala bir bebek zaten! Ama işte, o ilk bebeklik halleri var ya, gözler kapalı, meme aranan, yumuk elli…süt kokulu… şimdi de mis kokuyor ama o süt kokusu bir başkaydı sanki 🙂 Şimdi bile saçma olduğunu bilsem de hüzünleniyorum bazen, kaldı ki cep telefonu falan isteyecek! Ooof of! Hem çabucak büyüsün konuşsun oyun oynayalım, resim yapalım falan istiyorum, hem de hiç büyümesin hep böyle bebek kalsın istiyorum. Sanırım her anne benim gibidir değil mi 🙂

  7. sondaki fotoyu çok beğendim..

  8. lise onlara çok uzak.bu yıllarca aynı soruya maruz kalacagınızı gösterir. ve evet büyüyorlar .

  9. bu son fotoğraf insanı ağlatmaya yeter….

  10. sağlıkla büyüsünler. çok hızlı geçiyor zaman. son cümle beni bitirdi gerçekten

  11. nedense çook duygulandım,,iki oğlan annesi ve de aynı şeyeri yaşadığım içindir belki,,
    ve duygularımı yazıya döktüğün içindir belki elif

    sevgiler

  12. nekadar da büyümüşler cidden ama benim 3 yalındaki kızım sordu napıcam karnına nasıl girdim diyo sürekli ben nasıl bebnek doğurucam diyor sizinkiler gene büyük hadi of napıcamı şaştım kaldım. büyüdükçe bebeklikteki sevimlilikleri kalmıyor ama güzel oluyor sanki dimi

  13. tüm çocuklar sağlıkla mutlulukla büyüsünler inşallah…

    çocuklarda yaramazlık, hiperaktiflik gibi konularda araştırmanız ya da paylaşımınız var mıydı?
    blogda aradım ama bulamadım.
    bu ara bu konularda dertliyim ve sürekli araştırma yapıyorum sizin bilgilerinize de bakmak istedim.

  14. eee yerim ben onlari ki…

  15. berna yavuzdugan

    Gerçekten büyümüşler ama Elifcim. Hele deniz koca delikanlı olmuş resmen. benim kizimda 7 yaşını doldurdu bu ay. unuttuğu her sorumlulukta beni derinden endişelendiriyor acaba dikkatini mi toparlayamıyor diyorum. demek daha zamnı var böyle şeylerin. yani biraz daha sabredersem o günleride görebileceğiz inşallah.

  16. Harika bır yazı. Beş yaşındaki oğlum yeni aldigimiz güneş gözlüğüyle kahvaltı yaparken o komik ani belgelemek istedim…Anne çek ama face e koyma dedi neden dedim çünkü utanıyorum dedi.bu küçük adam ne zaman büyüdü :))

  17. İşte çocuklar bu kadar farkında olanların ve bitenlerin 😀 Cep telefonu konusunda ise ”genç nesilden” biri olarak küçük çocuklarına cep telefonu alan aileleri yargılamayın derim, ben 7 yaşımdan sonra evde akşam 10’lara kadar yalnız kaldığımı bilirim, iki ebeveyn de çalışıyorsa ve bırakılacak bir aile büyüğü yoksa çocuklar biraz kendi kendilerine olmak zorunda kalıyor. Cep telefonu büyük bir avantaj bu konuda, aile her istediğinde çocuğa ulaşabiliyor. Akıllı telefonlar bir çocuk için zararlı olabilir, o yüzden başlangıçta basit modeller seçilmeli bence, benim ilk telefonum Nokia 3310’du mesela, 9 yaşımda almıştım 😀

  18. Incir'in Annesi

    Cok guzel bir yazi. Kizim her gecen gun yeni sozcukler soylerken, bir cok seyi kendi yapmaya baslamisken ne de duygulandirdi bu yazi beni. Donuyoruz dolasiyoruz annelerimizin ettigi laflara geliyoruz. “Siz benim icin hala bebeksiniz” “Icime sokasim geliyor size tekrar” “Bebekliginiz gozumun onunde, ne cabuk buyudunuz” ve daha niceleri.

    Sevgiler,

  19. Bir de eklemeyi unutmusum halbuki cok begendim. O nassil bir Ac Tirtil oyle. Masallah tu tu tuuuuuuu.