33 Yorum

Öznur’un Gebelik Günlüğü

Blogcu Anne Gebelik Günlükleri’nin yeni yazarı Öznur ilk yazısıyla bugün merhaba diyor. Hoş geldin bloguma Öznur! 

***

Merhaba BlogcuAnne okurları,

Ben Öznur. 37 yaşındayım, İstanbul’da yaşıyorum. Üniversiteye kadar olan yaşantım deniz kenarı bir semtte, Ortaköy’de geçti. Çocukların sokakta serbestçe oyun oynayabildiği, çok araba geçmeyen, herkesin birbirini tanıdığı güzel bir mahallede büyüdüm.

Büyük bir üniversitenin işletme bölümünü kazandım, lakin dikkatsiz yapılan bir tercih sonrası okul hayatımı o büyük üniversitenin küçük bir şehirdeki kampüsünde tamamlamak zorunda kaldım. Hayatımın en travmatik, en nerede-neden olduğumu anlamaz, en siyasi zamanlarıydı, sigaraya da 17 yaşımdayken orada başladım.

Genel geçer kabul edilenin ya da toplumun büyük çoğunluğunun tersini yapmak gibi bir genetik huyum var, bu huyumu ara sıra sevsem de genelde bana zorluk yaşatması sebebiyle üniversite yaşantımın geçtiği bu şehrin karakterine ve özellikle de siyasi görüşüne uyum sağlamak için oldukça zorlandım.

Hoş, uyum sağlamak istediğimi de söyleyemem zaten.

Ayrıca sınıfı geçmek için mikro ekonomi çalışmak,  mikro ekonomi çalışmak için  odaklanmak, odaklanmak için de poponun üstünde oturmak gerekiyordu; zaten ilk konudan itibaren ayrı dünyalara ait olduğumuzu anlamıştım. Üstüne bir makrosu çıktı (sıralama tam tersi olabilir, onu bile hatırlamıyorum), neyse sayelerinde okulu zar zor bitirdim, 50 gerekiyorsa 50 aldım, 51 ile hiç muhattap olmadım.

Üniversite nihayet bittikten sonra büyük bir şirketin finans bölümünde işe başladım. Yalnız bırakın finansı, muhasebenin en basit, en klasik kuralını, yani kasaya para girdiğinde kasanın neden borçlu olduğunu bile hala anlamış değildim. Şu an bile bu tanımın yanlış olduğunu düşünüyorum.

Bu yüzden kendime ve müdürüme daha fazla işkence çektirmeden işten ayrılıp, bambaşka bir sektörü tercih ettim ve 15 senedir aynı sektörde çalışıyorum. Evim Çekmeköy’de, işyerim Beşiktaş’ta olduğu için, günde yaklaşık dört saatini trafikte geçiren, tahammül sınırlarını oldukça genişletmiş ama bunun yanında sinir sahibi olmuş ve günün birinde delirip mutlaka Ege’ye yerleşecek olan (klasik) bir bilişim sektörü çalışanıyım.

Eşimle dört sene önce tanıştık, en yakın arkadaşlarımdan birinin “sen bu adamla evleneceksin” ısrarlarına fazla dayanamayıp onlarla birlikte tanışmaya gittim, müstakbel sevgilinin Şile tarafında bir restoranı olduğundan zaten doğal akış içerisinde ilerlemişti her şey, güzel bir günün ardından bence bu iş olmuştu ama müstakbel sevgilinin kimsenin bilmediği büyük bir sorunu olduğunu sonradan öğrendim. Bir kız arkadaş!

Tabii bunu birkaç defa akşam yemeğine davet bekleme ama edilmeme denemesinden sonra öğrenmem pek hoş olmadı, zira bu bilgeliğe erişinceye kadar, o akşam konuşulan siyasi bir konuyu bahane ederek facebook listeme eklemiş, online gördüğümde selam vermiş, her fırsatta muhabbet etmeye çalışmıştım, bildiğin adama sarktım yahu!

Kısmet, eli elime değmeden umutlar kesildi, başlamamış ve aslında başlasa çok güzel olacağını hissettiğim bir aşk rafa kaldırıldı, facebook’tan takip etmiyormuş gibi yaptım, farklı insanlarla tanıştım, aradan bir sene geçti ve başka biriyle nişanlandım.

Nişanlanmadan iki hafta önce beni arayıp, numarasını gördüğüm an başımı döndüren, o ana kadar rafa kaldırdığımı ya da çoktan tozlandığını sandığım ve beni kahve içmeye çağıran müstakbel sevgili kişisine iki hafta sonra nişanlanacağımı söylediğimde ondan daha fazla üzüldüğümü farkettim ve kısa bir süre sonra zaten sorunlu devam eden, ailesi ile problemler yaşamaya başlamış olduğum nişanlımla ayrıldık.

Son kez deli cesaretimi toplayıp “ben ayrıldım” diye karşısına çıktım.

Bu sefer de kız arkadaşım var deseydi ya kızı ya onu boğacaktım!

Neyse ki yoktu… O gün bugündür yanındayım ve yanımda olduğu için dünyanın en mutlu kadınıyım. 10 haftalık evli ve 7+4 haftalık hamile olarak karşınızdayım.

oznur

Her ne kadar süreç çok hızlı gibi görünse de , kadın dediğin şöyle olur, böyle yapar gibi toplumsal kalıplara tamamen ters düştüğüm için yaklaşık yedi senedir anne olmayı beklemekteyim. Aslında evlenmeden de çocuk sahibi olabilecek görüşte ve güçte olmama rağmen bu opsiyonu son ana bırakmış ve bu son ana ramak kala hayatımın erkeğini biraz önce okuduğunuz uzun bir süreç sonunda bulmuş oldum.

Sevgilim 47 yaşında, bense 37. Beklemeye çok da fazla zamanımız olmadığı için, ayrıca gerek de görmediğimiz için Ağustos ayı itibari ile doğum kontrol hapını bıraktım, zaten Ağustos sonu evlenecektik. Ayrıca tahminime göre hem biraz geç bir yaşta, hem sigara kullanıp, hem haftada 1-2 alkol aldığımızdan zaten uzuuun bir süre uğraşmamız gerekebilirdi, hatta bundan o kadar emindim ki 25 kutu ovülasyon testi bile aldım, zaten her ay hamile kalabileceğim günler 2-3’ü geçmediğinden, kaç ay denemeye hazır olduğumu varın siz hesaplayın. Tamam uzun süreceğini biliyordum, hatta bel tutulmaları ile dolu o aydan hiç ümitli değildim ama beni kaşındıran bir şey oldu o gün, ovülasyon testlerinin yanında gebelik testi hediye gelmişti.

Hediyeye hiç dayanamam, hemen açtım.

Halbuki bir hayalim vardı, gebelik testini evimde yapıp sevinçten ağlayarak eşimin boynuna sarılacaktım. Hani belki günlük yazarım diye o an resim çekecektim, karnıma dokunup “hoş geldin bebeğim” diyecektim ve hatta eşim bile belki birazcık duygulanacaktı.

Olmadı, zaten hayatım boyunca hiç romantik bir kadın olamadım.

Gebelik testini işyerimin kokulu tuvaletinde yaptım, çizgi silik çıktığı halde hamile olduğumu anlamıştım ama anlamak istemeyen bir tarafım vardı. O tarafım o akşam votka içecekti, sigarayı azaltmıştı ama henüz bırakmamıştı, aslında kan testi yaptırmasam bu akşam bir jübile bile yapılabilirdi, daha adetim bile geçmemişti. Özetle, yedi senedir bu anı bekleyen kesinlikle o tarafım değildi.

Gidip kan testi yaptırdım.

İki saat sonra kendisini görecek olmama rağmen, eşime hamile olduğumu tüm odunluğumla şirketimin servisinde söyledim.

Çok sevindi, sevindik, benim dışımda herkes duruma alıştı ama ben hala gerçek olduğuna inanmakta zorluk yaşıyorum.

Lakin ilk haftaların pek umduğum gibi geçmediğini itiraf etmek zorundayım. Elbette her trimesterın kendine özgü bir takım sıkıntıları olduğunu biliyordum ama daha önce kimsede duymadığım şeyleri yaşıyorum.

Mesela kasık ağrısı, ne zaman biraz fazla ayakta kalsam, doğrulamayacak kadar çok ağrım oldu. Hala da biraz var ama bu hafta nispeten azaldı.

Mukus artışı sebebiyle sanırım artık horlayan bir kadınım! Ayrıca midemde bir gaz bombası taşıyorum, mütemadiyen karnım şişmiş bir halde geziyorum.

Yani özetle, devamlı kasıklarını ve acıdığı için memelerini tutarak gezen, tıslayan, horlayan, depresif, her an dudakları titreyen garip bir kadına dönüştüm. Evliliğimizin ikinci ayındaki fantezilerim bunlar değildi kocacığım. Umarım evlilik kararını gözden geçirmiyorsundur.

Tüm bunların yanında arasıra mide bulantım oluyor, ama abartılacak kadar çok değil. İki hafta önce yaşadığım ufak bir kanama sebebiyle progesteron kullanıyorum. Bu haftaki kontrolümde doktorumun keseceğini ümit etmiştim ama 18 Kasım’daki kontrole kadar kullanmamı istedi, halbuki artık ne kanamam ne de başka bir sorun var. Kalp atışları 100’ün üzerinde çıktı, kese çevresinde hiçbir kanama yok, her şey olması gerektiği gibi gidiyor, progesteron hapını kullanmamı gerektirecek bir eksiklik var mı bunu bile bilmiyorum, bununla ilgili bir kan tahlili yapılmadı çünkü.

Hal böyleyken aslında kullanıp kullanmama konusunda kararsızım, bazı kaynaklar tamamen gereksiz olduğunu söylerken, bazı kaynaklarda faydası olabileceğini okudum. Şu an için kullanmaya devam ediyorum ama baş dönmesi, memelerin acıması gibi tüm yan etkilerini de yaşıyorum bu da ekstra sıkıntılı haftalar geçirmeme sebep oluyor.

Ve sırf bu sıkıntılar yüzünden devam ettiğim doktorumdan başka bir doktora daha gideceğim bu hafta. Çünkü doğal doğumu istediğim kadar doğal bir hamilelik süreci de istiyorum, hiçbir faydası olmadığına ilişkin şüphelerimin olduğu bir ilacı kullanmak pek hoşuma gitmiyor. Miniğe hormon basıyoruz gibi geliyor, ikinci bir görüş alırsam biraz daha rahatlayacağım sanırım.

Bu hafta bebeğim mercimek kadar, sadece bir mercimek. Ve bu mercimeğin çıkıp benimle konuşacağını ve hatta kafa tutacağını düşündükçe gülesim geliyor. Bütçe toplantısında, üstelik şirket olarak o kadar eksideyken patronuma gülümserken yakalanmasaydım daha iyi olurdu ama dünyadan ve patronumdan biraz anlayış rica ediyorum bu aralar.

Haftaya görüşmek üzere,

Sevgiler,

Öznur

***

Öznur’un tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz. 

33 yorum

  1. 2 sene önce bu zamanlar bende böyleydim sanırım ve çoklu gebe günlükleri de yine bu zamanlar başlamıştı yanlış hatırlamıyorsam. Bi hevesle takip ederdim acaba neler oluyor bu hafta, benim yaşadıklarımdan onlar da yaşıyormu… gibi. Şimdi de hamile olmasam da yine aynı hevesle takip ediyorum, bayılıyorum bu günlüklere.
    Allahım kolaylıklar versin istediğiniz gibi doğal bir hamilelik ve doğal bir doğum yaşarsınız inşallah 🙂

    • merhaba 🙂

      ben de yaklaşık 2 sene önce bu günlükleri okumaya başlayıp, acaba bir gün ben de bunları yaşar mıyım diye düşünüyordum, demek ki o zamanlar da sen yaşıyormuşsun 🙂

      iyi dilekleriniz için teşekkürler

  2. Ben bugün itibariyle 35+4 günlüğüm. Sanem ile çok yakın gidiyor bizim sürecimiz. Ama benim de hala çok hoşuma gidiyor okumak. Ve bilirkişilerin yıllar süren araştırmalar ve istatistikler sonucunda hafta hafta yaşayacaklarımızı nasıl da başarılı bir şekilde tespit ettiklerini her seferinde ağzı açık takip edebiliyorum.
    Her gebelik , her bebek farklı da olsa hissedilen temel rahatsızlıklar hemen hemen aynı .Bu bile bu hamilelik denen sürecin ne kadar mucizevi olduğunu hatırlatıyor insana.
    Hepinize süper rahat, süper keyifli hamilelikler diliyorum.

  3. Öznur hoşgeldin! Gebeliğin ilk günlerinde yaşadığın sıkıntıları daha önce duymamıştım demişsin ya, hah onun için yazıyorum: Kasıkların aşırı ağrısı/acısını ben de yaşamıştım, zor ve korkutucu oluyor. Her sancıda “bebeğime bişey mi oluyo yoksa” endişesi, demek annelik denen endişe yumağı o zamanlar başlamış 🙂

    Keyfince bir gebelik süreci yaşaman dileğiyle.

    • pelin hoşbulduk,

      evet endişesi ilk günlerden başlıyormuş gerçekten, ama o gümbür gümbür kalp atışlarını duyunca bir rahatlıyorum ki sorma 🙂

      çok teşekkürler

  4. Hoşgeldiniz Öznur hanım 🙂 Güzel bi evlilik hikayesi . Bakalım hamilelik nasıl geçecek ? Hayırlı olsun.

  5. Merhaba Öznur, benim de ilk doktor randevumda rahimde kanama tespit edilmişti, nitekim kan testinde progesteron seviyem düşük çıktı. O yüzden 12. haftaya kadar kullandım, yan etkilerinden dünyayla baglantim koptu ama bebeği düşürme ihtimalini göze alamadım açıkçası. Risk teşkil ediyordu çünkü. Hatta 12’den once bir ara biraktik, kanama olunca tekrar basladik. Senin kan değerlerini bilemiyorum tabi ama deneyimimi paylaşmak istedim. Kolaylıklar dilerim!

    • selam ece, bana kan testi yapılmadı, zaten takıldığım da bu.
      biraz ezbere verilen bir ilaç sanırım, kanama= progesteron gibi olmuş, halbuki detayına bakmak lazım.
      neyse sağlıklı gelsin de bebeler, kullanırız sorun değil.
      yeter ki yan etkileri miniği etkilemesin, tek derdim bu.

  6. Kasilmalar esnasinda bir “distraction” bulun demisti hastanedeki ebe. Bu gunlukler olacak sanirim beni gulumsetip rahatlacak olan 🙂 Sevgili Oznur ve diger gebe yazarlar hosgelmis. Her hafta heyecanla bekleyecegim gunlukleri.
    Cok sevgiler,
    Sanem

  7. Merhaba Öznur,

    Merakla gebelik günlüğünün devamını bekliyorum. Bu kasık ağrısı denen meret ilk trimester benim de kabusum olmuştu. İlk trimester bitince benim için her şey çok daha güzeldi, umarım çok rahat, huzurlu, keyifli ve mutlu bir hamilelik geçirirsin…

  8. Cok merak ediyorum, öncelikle hayırlı olsun, sağlıkla kucağına alırsınız inşallah, bu arada bence erkek olacak 🙂 Neyi merak ettiğime gelirsem, sigara durumunu ne yaptınız, ben hamilelikte bıraktım ama şimdi çok zorlanıyorum, doğum yapalı 6 ay oldu bu arada.
    sevgiler

    • ezgi selam,

      bence de erkek olacak 🙂 ilk başta birkaç nefes otlandığımı itiraf etmek zorundayım ama sonra bıraktım. 20 senenin üstüne gerçekten çok zor oldu, hala da zor geçiyor. aklımdan çıkarabilmiş değilim, emzirme süreci bitince başlayacağım diye garip bir kendimi avutma yöntemi geliştirdim, hani “belki bir gün ” umudu şimdilik iyi geliyor. o kadar zaman sonra başlar mıyım bilmiyorum ama 🙂

      • hadi bakalım, umarım ki başlamazsın, herşey beyinde bitiyo kalibaa, ama zor işte, neyse umarım çok keyifli bir hamilelik geçirirsin. Çok güzel anlatmışsın yaşadıklarını merakla bekliyorum, hamile olmama rağmen 🙂

      • Merhaba Öznur,
        Hayırlı olsun bebişiniz sağlıkla gelsin inşallah 🙂
        Sigara konusunda Allen Carr yöntemini denediniz mi ? Denemediyseniz tavsiye ederim, ben bu yöntemle 14 yıllık bağımlılığı sildim attım, 10 aydır özgürüm, rahatım ve mutluyum 🙂 Daha önceki başarısızlıkla son bulan bırakma girişimlerime göre çok kolay ve stressiz bir şekilde bıraktım ve şimdi çoğu zaman kendimi sanki hiç içmemiş biri gibi hissediyorum. Dilerseniz şu linkten videosunu izleyebilirsiniz : http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/201223/sigarayi-birakmanin-kolay-yolu-allen-carr

        Şu kitabı da tavsiye ederim : http://www.idefix.com/kitap/kadinlar-icin-sigarayi-birakmanin-kolay-yolu-allen-carr/tanim.asp?sid=AN7HZYS4R2YGRO0U24BR

        Bende işe yaradığı için paylaşmak istedim. Umarım sizde de aynı etkiyi yaratır… Siz zaten artık sigarayı bıraktığınız için küçük canavarınız çoktan ölmüştür, ama asıl önemli olan kafanızdaki büyük canavardan da en kısa zamanda ve de kolayca kurtulmanızı dilerim 😀

        • ne kadar güzel bir paylaşım, çok güzel bir video. Çok çok teşekkürler bu paylaşımınız için Özge Hanım. Amaan yine saçma sapandır diye düşünürken videoyu izlerken buldum kendimi, şu an çok kararlı hissediyorum gerçekten, işe yarayacağını düşünüyorum. Tekrar çok teşekkürler.

          Sevgiler

          • Rica ederim Ezgi Hanım, eğer bu video sizin de sigara ile ilgili fikirlerinizi değiştirdiyse ne mutlu bana 🙂 Kitabı da okumanızı gerçekten tavsiye ederim çünkü inanın ki bakış açısı bir defa değişince ve de bu konuda kararlığınızı korudukça sigara içmek cidden çok anlamsız geliyor ve bırakmak sizin için bir işkence olmaktan çıkıp mutluluk kaynağına dönüşüyor 🙂 En azından benim için böyle oldu ve sizde de öyle olmasını gönülden dilerim 🙂
            Sevgilerimle

  9. Incir'in Annesi

    Bildiginiz ahkaha attim yahu:)

    Saglikla gecsin gebeliginiz ve dogumunuz da kokaycacik olsun insallah. Evlilik hikayesi cok hos.

    • incir’in annesi 🙂 seni çiğdemin gebelik günlüğünden tanıyorum, onunki üzümdü değil mi 🙂 çok hoşuma gitmişti incir ve üzüm 🙂

      çok teşekkürler iyi dileklerin için.

      • Incir'in Annesi

        Biz hala Incirle Uzum diyoruz, cocuklarin adi yok aramizda:) Egeli koyluler hasada gider gibi “Incir ve Uzum”

        Bu arada bir de yazabilseymisim guzel olacakmis:)

  10. Peki sigarayi biraktin mi merak ettim…

    • evet, son bir iki haftadır başlayan tiksinmem de yardımcı oldu açıkcası, olmasaydı daha çok zorlanırdım.

  11. Haha çok eğlenceli, ben de kahkaha attım:) Yanlış anlamayın, kasılmalara filan değil tabi de, anlamak istemeyen tarafınıza. Hoşgeldiniz, sağlıklı bir hamilelik ve doğum olur inşallah:)

    • teşekkürler Fatma 🙂 her ne kadar örnek olmadığımı bilsem de içimden gelenleri ve yaşadıklarımı yazdım 🙂 neyse ki ağzıma bile sürmüyorum artık.

  12. Selammm 🙂
    sizleri okurken yuzume yayilan o bilmis gulumsemeye engel olamasamda ayy bunu bendr yasamistim diye ic cektigim oldu..biz size abi olduk Ege bey 7 yasinda artik ve kucuck bi tavsiye cok hizli buyuyorlar yasadiginiz her anin ve sizinin tadini cikarin cunku zaman cok hizli ve bebisler cok cabuk abi oluyor..saglikli dogumlar 🙂

  13. evcadisi selam, teşekkürler 🙂

    evet kendime bunu devamlı hatırlatıyorum 🙂

  14. hoşgeldin 🙂 🙂 keyfini çıkar o zaman. hamilelik günlerim özlemle hatırladığım, hayatımın en mutlu geçen dönemi idi o vakte kadar. 🙂 🙂

    • hoşbulduk dubleanne, ilk başlarda bhcg nin hızlı artışı sebebiyle çoğul gebelik olabilir demişti doktorum, o zaman okumuştum blogunuzu ilk kez, tekrar karşılaşmak hoş bir sürpriz oldu 🙂

      sevgiler.

  15. Çiğdem-Üzüm

    Hoşgeldin Öznur. Harika bir yolculuk seni bekliyor. Trafikte minik mercimeğinle konuşacak, şarkı söyleyecek, dertleşip sevinecek çok vaktin olacak. Ben de o süreçte kendimi bir sahil kasabasına atma hayallerini çok kurdum ama doğuma on gün kalana kadar işi de trafiği de geride bırakmak mümkün olmadı. Yine de her anı güzeldi. Tadını çıkar. Sevgiler.
    Çiğdem-Üzüm

    • çiğdem, en sevdiğim gebelerdendin sen, nehirle olan hikayeni çok sıkı takip etmiştim. doğum hikayen zorlu ama muhteşemdi.
      sevgiler, teşekkürler