0 Yorum

Sanem’in Gebelik Günlüğü, 37. hafta

Kıdemli gebe yazarım Sanem yeni gebelik günlüklerinin başlamasıyla iyice telaşlandı ancak görünen o ki önümüzdeki birkaç hafta boyunca ufukta Deren yok… 

***

Gebeliğimin 6. haftasından beri Sevgili Elif’in bloguna konuk oluyorum. Şu anda yazmakta olduğum 28. yazım. 37. haftam yarın bitiyor. Üstelik yeni gebelik günlükleri bile başladı. Fakat ben hala kendimi doğuracak gibi, yakında iki çocuklu bir kadın olacak gibi hissetmiyorum.

Sanem37

Az önce ebe randevusundan çıktım. Sondan başlayarak anlatacak olursam şimdilik iki hafta daha doğum gözükmüyor. Beklenen tarihi bile geçebilirsin dedi ebem Marit. Hem istatistikler, hem ilk doğumumu 42. haftada yapmış olmam hem de herhangi bir doğum belirtisi göstermemem sebebiyle “Rahat olabilirsin iki hafta sonra yine görüşeceğiz” diye de ekledi.

Evet 37. hafta bebeğin zamanının dolduğu hafta olarak kabul ediliyor ama her ne kadar son haftalar fiziksel olarak daha zor olsa da bebek ne kadar içeride o kadar iyi diye düşünüyorum, hissediyorum, okuyorum. Bunlar bir yana, bizim bir de anneyi bekleme durumumuz var. Canım yazık yine “Kendimi 40 parçaya bölsem yine kimseye yetişemem!” durumuna geldi. Ben buradan baskı yapıyorum daha erken gel diye, evin küçük cadısı kızkardeşim hem sınavlarından dolayı gelemediği için üzgün, hem de ben o kadar uzun zaman annemi özlerim diyor. (uzun zaman üç hafta bu arada, göz açıp kapayıncaya kadar geçecek..) Orta yolu bulmak için pazarlıklarımız sürüyor.

Geçen hafta aile hekimimizi değiştirdiğimden ve yeni doktorumuzun kliniğinde bir de ebe bulunduğundan bahsetmiştim. 32. haftada olmam gereken bir kontrol vardı. Yine geçen hafta yeni klinikte ebeyle görüştüm. İlk doğum hikayemi dinlemek istedi. Sonra bebeğin konumunu ve büyüklüğünü (tahmini olarak) belirledi. Kafası çıkış pozisyonunu almış ama bu tabii ki doğum yakın demek değil dedi. Bebeğin de yaklaşık 3 kilo civarında olduğunu tahmin ediyor şu anda. Marit de aynı fikirde. Eğer abisi gibi Deren de 42. haftayı beklerse sanırım abisinin doğum kilosunu yakalar ama tabii ki öncelikli olan bebeklerin sağlıkla dünyaya gelmeleri benim için.

Bunların dışında klinikte rutin idrar testi yaptık. Ebe lokositlerin sınırın üstünde olduğunu gördü, bu yüzden daha detaylı test için idrar örneği laboratuvara gitti ama ben bir şey olduğunu zannetmiyorum. Enfeksiyona işaret edecek herhangi bir şikayetim yok çünkü.

Ek olarak gündemimize bir grip aşısı girdi. Şu an grip sezonu başladığı için risk grubundakilere ücretsiz aşı yapılıyor burada. Ben de hamile olduğum için risk grubuna dahil oluyorum. Klinikteki ebe aşı olup olmak istemediğimi sordu. Başta tavrım olmamaktan yana olduğu için araştırıp öyle karar vereyim dedim ama hem okuduklarım hem de bugün Marit’le de bunu konuşunca olmaya karar verdim. Birincisi olur da doğumdan önce grip olursam yüksek ateş doğumu başlatabilir ve virüs bebeğe de geçebilir dedi klinikteki ebe. Ben aşı olunca antikorlar bebeğe de geçtiği için bu aşı onu da koruma altına alıyor. Herhangi bir riski olmadığını da ikna oldum ama yine de böyle bir aşı için gebe okurların doktorlarına danışmaları gerektiğini hatırlatmak isterim.

Bunun dışında her şey çok şükür yolunda. Ufak tefek eksiklerimizi sanırım bu hafta artık tamamlamış oluruz.  Hastane çantamı ise inat ettim 39. haftadan önce hazırlamayacağım. Bundan sonrası artık ayaklarımı uzatıp biraz dinlenme…

Sevgiler,

Sanem.

***

Sanem’in tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz.