4 Yorum

Ayşe Nur’un Gebelik Günlüğü

Yeni gebe yazarlarımdan Ayşe Nur da ilk yazısıyla aramızda… Ayşe Nur, diğer yeni gebelerime göre daha ‘kıdemli’, nitekim onca başvuru arasından ben anca karar verinceye kadar neredeyse yolu yarıladı. Geç olsun, güç olmasın, hoş geldin Ayşe Nur! 

***

Sevgili Blogcu Anne okurları,

Macerama tam orta yerinden hoş geldiniz…

AyseNur1

34 yaşındayım, 12 yıllık uzun bir ilişkinin yedinci evlilik yılındayım. Mutluyum, ilgi görüyor, sıklıkla şımartılıyorum.

Çocukluğum ve gençlik yılları Anadolu’nun küçük bir ilçesinde geçti. Ailem hala orada yaşıyor. 3 kız kardeşin en küçüğüyüm. Büyük masalarda kalabalık aile yemeklerinin yendiği, eski, cumbalı, sobalı ahşap bir evde büyüdüm. Bahçemizde hayvandan, ağaçtan ve çiçekten bol bir şey yoktu. Sonra üniversite için İstanbul’a geldim. Küçük şehrin bütün kapalılığını, korunma duygusunu sıklıkla üzerimde hissediyorum. İstanbul’un en kalabalık yerlerinden birinde yaşıyorum. Tek ve aslında İstanbul söz konusu olunca en büyük avantajı evim ve işimin arasında sadece bir bina var. Böylelikle trafikte hiç zaman kaybetmiyorum. Yoğun, sorumluluk gerektiren ama sevdiğim için genellikle sıkıntı duymadığım bir işte yönetici kadrosunda çalışıyorum. Bugün itibariyle 18 hafta+6 günlük gebeyim.

İlk 3 ayımızı bebeğimle sessiz-sakin geçirdik. Babamın akciğerinde bir kitle tespit edildi ve hemen operasyona alınmasına karar verildi. Ben daha bebeğimi yeni öğrenmiştim, eşim dışında kimseye haber vermedim. O an odak noktasının ben olmamam gerektiğine karar verdim. Çok büyük bir ameliyat ve sıkıntılı hastane günleri geçirdik.

Bu süreçte biz saklandık, sakin durduk. Doktorumun da kişiliği sayesinde süreç beni rahatsız etmedi. Gebelik kesesi görünmeyeceğini bildiğim bir zaman doktora gitmedim, gebelik testi de almadım. Doğrudan ekranda tanıştım bebeğimle. Zaten günümüzde üç haftalık hamileyim deyip ortaya çıkan sonra da henüz oluşmamış olmasına rağmen bebeklerini düşürdüklerine inandırılan anneler için çok üzülüyorum.

Hiç sabah bulantım olmadı, arada bir öğleden sonra çok yemek yediğimde rahatsız oldum o kadar. Onun dışında uyku, ah tatlı uyku peşimi hiç bırakmadı. Hala da bırakmadığını söyleyebilirim. Yaşlı insanların oturdukları koltukta uyudukları gibi her yerde uyuyabilirim.

Doktorumu bu sürede beş kez gördüm. Normal kontroller ve normal süreçlerle ilerledim. Bu haftaya kadar normal kilomun (zaten hafif kiloluyum) dışında bir göbeğim de yoktu ama birden ortaya çıktı ve saklanamayacağına karar verince insanlarla paylaşmaya başladım. Hala biraz üzerine konuşunca, insanlar bir şey sorunca tuhaf hissediyorum.

AyseNur2

 

Hep kiloluydum, 2012 yılında dur demeye karar verip 20 kilo verdim. Şimdi hepsini geri alacağım sanırım ama hiç umursamıyorum. İyi bir beslenme ve egzersiz programı ile verilebileceğini biliyorum.

Şubat ayında sokaktan hamileyken aldığım, üç yavrusunu sahiplendirdiğim, hep zamanı gelmediğini düşündüğümde beni anne olmaya hızla yaklaştıran, bir anne kedi ve yavrusuyla yaşıyorum. O bu evin ilk annesi ve ufaklık da ilk bebeği!

AyseNur3

Bu yazıyı okuyan siz muhteşem kadınlar… Tüm bu anlattıklarımdan en önemlisi size şunu aktarmak isterim: İçinizdeki güce, doğanın size verdiği nimetlere ve kendinize inanın. Geri kalan ve istediğiniz her şey kendiliğinden olacaktır.

Bu yolculukta bana eşlik edeceğiniz için şimdiden hepinize teşekkürler,

Ayşe Nur

***

Ayşe Nur’un tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz. 

4 yorum

  1. Sevgili AyseNur, öncelikle gebeliğin hayırlı uğurlu olsun. Sağsağlim, vakitlice alırsın bebeğini kucağına inşallah. Günlüklerle de yakından takip edebileceğimiz için çok mutluyum bu mucizevi süreci. Benim babam da akciğer kanserini atlattı, bahsettiğin ameliyatı ve zorlu hastane günlerini beraber yaşadık 5 sene önce. Ne büyük bir sıkıntı atlattığını çok iyi anlıyorum, hele de hamile halince. babana büyük geçmiş olsun, sana da helal olsun gerçekten! Maşallah. Babam sağsağlim hayatına devam ediyor çok şükür, hatta hiç yaşanmamışcasına. İnşallah senin baban da aynı şekilde sağlığına kavusur kısa zamanda.
    Bu arada bir duygumu paylaşmak isterim müsadenle, maalesef bizzat tecrübe ettiğim bir duyguyu hatta. “Zaten günümüzde üç haftalık hamileyim deyip ortaya çıkan sonra da henüz oluşmamış olmasına rağmen bebeklerini düşürdüklerine inandırılan anneler için çok üzülüyorum.” demişsin ya hani; kişiden kişiye farkeder şüphesiz, ama insanın hamile olmasını öğrenmesi yetebiliyor bir anın bilmem kaçında birinde içindeki tüm o bebenin hayatını gözünün önüne getirip tarifsiz bir heyecan duymasına. Hamilelik 12. haftanın dolması ile başlamıyor, diyeceğim o ki. Hatta bence annelik de bebeğin doğumuyla başlamıyor, insanın hamile olduğu haberini alması yeterli olabiliyor. Dolayısıyla 3 koca hafta bir kadının hamile hissetmesi ve hatta bunu dünyaya beyan etmesi ve hatta bunun için epey heyecanlanması için yeterli olabiliyor bile. Ekranda görülecek boyuta gelmiş olmaması bir bebeğin varlığına sevinmek veya yokluğuna üzülmemek için yeterli olamayabiliyor haliyle.
    Sağlıklı ve mutlu bir hamilelik geçirmen dileğimle, Sevgiler

    • Merhaba Deniz,
      Baban için çok geçmiş olsun, iyi olmasına çok sevindim. İnşallah bizde o uzun yılları görebiliriz. Şimdilik fazlasıyla diken üstündeyiz.
      Aslında duygu konusunda çok haklısın bende zaten o duyguyu hissettirip üzülen, hatta küsen, kendi kendine hiç hamile olamayacağına inandırılan anne adayların üzüntüsünden bahsetmiştim. Literatürde kimyasal gebelik denen ama aslında hepimizin yaşayabileceği süreçleri bazen ülkemizde çok abartıyorlar. Bunun anne adaylarını olumsuz etkilediğini çok kolay gebe kalabilecekken yok yere kendisine verilen bilgilerle hiç olmayacak şeylere inandırıldıklarını görüyorum. Umarım senin tecrüben seni olumsuz etkilememiştir. Yoksa kişi kendini hamile-anne hissediyorsa sana katılıyorum bunun günü-haftası-ayı olmaz. İyi dileklerin için çok teşekkürler, umarım sağlıkla her anne adayının yavrusuna kavuşması mümkün olur.
      Sevgiler

  2. Hoşgeldiniz Ayşe Nur hanım. takipteyiz.