47 Yorum

Şimal’in İkiz Gebelik Günlüğü, 12. hafta

Şimal ikinci yazısıyla 12. haftadan bildiriyor. 

***

En son hastaneye gitmek üzere huzurunuzdan ayrılmıştık ben ve iki diğer arkadaş. Bu hafta yabancı amcaların “full of energy” deyimlerindeki gibi bünyeye adrenalin basılmış olarak, ancak içimden zıplayabildiğim, buna karşın bedenimi sakin tutmaya çalıştığım bir hafta olarak geçti. Bu çok neşe dolu (!) bir hafta sonunda, eğer okuduğum makalelerdeki kaygı bozukluğu anne karnında başlayacaksa benim nohutları (artık nohut demek de mümkün değil ki bildiğin el kol sallıyor, hatta inanmazsın selam çakıyorlar) bundan korumam için geri kalan hamilelik sürecimi neşe dolu turşucuk olarak geçirmem gerekli sanırım.

Şimal12

Hamileliğimde 11. haftanın son günü olan pazar akşamı eşimle, var olan düşük riskini azaltması için ve zaten başından beri bildiğimiz bir operasyon olmasının da verdiği rahatlık ile akşam hastaneye yatışımı yaptık. Doktor yatıştan önce son muayenede benim artık ezbere bildiğim repliği tekrarladı, “Gece 24’den itibaren bir şey yemek içmek yok”. Eşim tabii hemen müdahale etti duruma; “can sağlığınız için buna emin misiniz?”. Keza bu dünyada sınanma denilen bir şey varsa benim açlıkla sınammam olmamalıydı! Tüp bebek doktorum bile uzun süre beni aç bırakıp operasyona girdiği için çığlıklarımdan bana dokunamamış, operasyon sonrası çikolata ile gönlümü almaya çalışmıştı. Bu istem dışı hareketler kendisine bildirilen doktorum, peki o zaman en geç sabah 6’da bir şey yersin dediğinden çantamın içindeki kocaman bir baget sandviç, ice tea, elma ve kuru kayısıyı komodin üzerine yerleştirdim.

Yatışı takiben hemşireler ilk tansiyon ölçmeye geldiklerinde özenle dizdiğim yiyecekleri görünce, “Bu saatte yemeyeceksiniz, değil mi?” cümlesine gülümseyerek “Yok, sabah 6’da” diyip olanları anlattım ama hemşirem kabul etmedi ve en duymak istemeyeceğim cümle geldi: “Serum bağlarız acıkmazsınız!”

Murphy amca sabah 6’da hemşirelerin serum takmak, tansiyon ölçmek için odaya girmesi ile selamını çaktı; “saat kaç oldu acaba?” refleksi ile elimi telefona uzatmam ile telefonumun dünyaya ekranını yumması gerçekleşti. Normalde pimpirikli olan bünyem gelecek haberlerimi hissetti bilinmez bu durumu umursamadı. Hemşireler her yarım saatte bir geldi, serumumu hiç boş bırakmadılar sağolsunlar ama benim inatçı tansiyonum 7-5 bariyerini aşamadı, napalım durum buydu.

Öğlen vakti artık “dikilmeye” doğru ameliyathaneye indirildim. Zaten açtım ve bazal metabolizmaya bağlamıştım, düşünmekten daha kolayı olup biteceklere kendimi bırakmaktı. Neyse ki ameliyathaneye girmemle uyumam adeta ışık hızlıydı. Doktorumun hayal meyal sesi ile uyandım: “Dikemedik!” diyordu. Hala yarı beynim uyuyordu ve algılayamamıştım, ne demek dikemedik?!?! Odama çıkardılar, üzerimde ameliyat kıyafetim yatağımda boş boş eşime bakarken doktor olup biteni anlatmaya odama geldi.

Rahim ağzında dikişi atabilecekleri parça kalmamıştı ve bunu benim baygın olup kendimi tamamen gevşek bıraktığım bu operasyon ile görebilmişlerdi, ama rahim kanalımın durumu iyiydi. Bu ne demekti? Tüm kötü olasılıkları o 10 dakikada dinledim: Operasyonun olamaması erken gebelik sebebi idi, bu yüzden 24. haftada bebeklere ciğer geliştirici iğne vurulacaktı ve bu geçebildiğimiz her hafta bebeklerin gelişimi için kârdı. Riskin sebebi; rahim ağzının olmaması ve bebeklerin erkenden o kanaldan kayıpppp gitme ihtimalleri idi. Artık tuvalete, yemek yemeğe ve evde çok bunalırsam eşim tarafından kesinlikle merdiven çıkmadan bir tatlı yemeğe götürülmek için vs. kalkabilirdim, sandalyede en fazla 10 dakika oturabilirdim. Ama bu da yetmemişti, bu riski biraz daha azaltmak için bir ihtimal vardı, bebeklerden birinin kalbini durduracak iğne vurulabilir, böylelikle diğer bebeğin büyürken düşük ihtimali azaltılabilirdi. Daha cümle bitmeden benim verdiğim cevap belliydi, hayır! Kalbi atan bir miniği bu kadar da isterken nasıl yok ederdim!

Ertesi günü hastaneden çıktık, eşim sadece bana refakatçi kalmamıştı, olasılıkları duyunca hemen eve gitmiş tüm evin düzenini benim yatışıma göre hazırlamış ve gece kalmak için geri hastaneye dönmüştü. Eve dönmüştük ama kimse gülümsemiyordu ki! Ertesi sabah rapor durumu ile ilgili doktoru aradım: “Biz de size ulaşmaya çalışıyorduk! Hemen gelebilir misiniz?” cümlesinin üzerine eşim 20 dakikaya evdeydi, bir saat içinde hastanedeydik.

Gebelik takip doktorum, başka bir profesör ve bir diğer doktor ile çoklu muayeneye girdik. Önce down sendromu için ense kalınlığına ve burun oluşumuna baktılar. Bu zaten rutin ikili kontroldü ama bizim durumumuzda çok önemliydi. Eğer bebeklerden birinin sorunu varsa redüksiyon yani kalp durdurulma işlemi yapılacak böylelikle önceki gün bana önerilen durum bir zorunluluktan dolayı yapılacak, böylelikle suçluluk hissi olmayacaktı. Minnaklarım canavar gibilerdi.

Sonra tekrar rahim kanalıma bakıldı, boyu ölçüldü, ve ben alt ranzadaki minnağımın kafasının hareketlerini izlerken rahim kanalı bebekleri taşır mı taşımaz mı tartışılmaya başlandı. Narkozdan uyandığımda dikemedik dendi, tamamdı; odamda anlatıldı, risk vardı, tamamdı; muayene öncesi maket üzerinden durum anlatıldı, tamamdı; ama doktorlar tartışırken, bebeğime ekrandan bakarken tamam değildi işte… Gözyaşlarım o kadar çok akıyordu ki tartışmayı bırakıp “iyi misin?” sorusuna tek cevabım vardı: sinirlerim bozuldu.

Muayene sırasında doktorlardan biri redüksiyon (İngilizce reduction= azaltma) işlemine kanama yaratabileceği ve düşüğe sebep olabileceği için olumlu bakmadıklarını söyledi, çok şükürdü. Ama yine de tehlike hakkında bilgilendirildiğimizi ve bu işlemi onaylamadığımızı yazan belgeye imzamızı aldılar. Rahim kanalının iyi olması avantajımızaydı, her hafta düşük engelleyici iğneyi asla ve asla unutmamalıydım. O bizim can simidimizdi.

Eve dönüşte hemen riskli gebelik konusunda uzman olanları araştırmak için ekranı çektim önüme. Bu ihtimali bildiğimden birkaç doktor isimi vardı aklımda. Onlardan birinin web sayfası açıkken annesi emekli kadın doğum uzmanı bir arkadaşım aradı ve bir de annemle konuş istersen dedi. Arkadaşın annesi ile konuşmamız sonucunda bana bu konuda araştırma yapacağını ve beklemede kalmamı söyledi. Kısa bir süre sonra bana geri döndüğünde gelen isim ekranda açık olan isimdi, o halde evren mesajı çakmıştı: o doktora gitmek gerekliydi. Hemen arandı ve süreç kısaca sekretere anlatıldı, durum acildi, ertesi güne randevu alındı.

Aynı hafta içinde defalarca muayene olmak yıpratıcı olsa da bir başka yoruma çok ihtiyacım vardı. Muayene sonrasında doktorun karşısına tekrar oturduğumda elimi kolumu bir yere sığdıramıyordum. Evet, rahim kanalın kısa ama bu senin bebekleri taşıyamayacağın anlamına gelmiyor, önemli olan onları ileri haftalara taşıyabilmek dedi. Tek bebek olsaydı sorun olmayacaktı, sorun çoğul gebelik olmasıydı. Keza kanala daha çok baskı olacaktı, ayrıca normal (tekli) gebeliklerde plesantanın salgıladığı, rahim kanalının açılmasına sebep olan hormonun bende iki kat salgılanmasından kaynaklı kanal daha erken açılabilirdi. Şimdiki kilom iyiydi ama 18. hafta sonrasında yeme atakları geldiğinde kilo almamam gerekliydi ve diyetisyen kontrolüne girecektim.

Devamında moralimi düzelten yorum geldi: İngiltere’den getirtilecek plastik bir parça vardı. Fiyatı çok cüzi ama fonksiyonu hayat kurtarıcı parça ilerleyen haftalarda rahim kanalına destek olup bebeğin erken doğmasını birkaç hafta ileri atacağı için içime su serpti. Diğer bir yorum da tamamen yatağa bağımlı olma yoksa kasların erir, bebeğin beslenmesi için gerekli düzgün dolaşım fonksiyonu yerine gelmez ve şimdiden bunalırsın idi, minik minik hareket etmeliydim. Sonunda, dikkat et ama korkma dedi, benim durumunda olup bebekleri yaşayan anneler vardı! Doktordan çıktığımda yüzüm gülüyordu tekrar, tavsiye edenlere teşekkürlerdi.

Simal122

Bizim evde Çankırı-Ankara hattı ile değişen düzen tekrar değişti. Evde annem, eşim ve minik kedi oğlum pervaneler saolsunlar. Kedi oğluş şaşkın bakışlarını üzerimden çekmeden dolanıyor, yanımdan ayrılmıyor. Annem ve eşim, şaşkın bakmıyorlar ama yanımdan ayrılmıyorlar. Artık her hafta hastaneye iki haftada bir diğer doktora olmak üzere kontrol altında sürecime devam edeceğim.

Yatmak önemli değil geliyor (ki her arayan, 10 dakikadan fazla sabit oturamayan bünyemle ne yapacağımı soruyordu, cevabım: “böyle önemli bir konuda sayılı gün çabuk geçerdi”), önemli olan bu anne karnından bana selam çakan minnaklarla dışarıya sağ sağlim tanışmak… Kitap okumayı zaten seviyorum, internet vakit alıyor, film dizi kanalı, bulmaca derken vakit şimdilik geçti (Uzun süreli oturmak yasak olduğundan puzzle gündemimden çıktı). Bunun yanında önerilere de açığım, aklıma gelmeyen ancak zamanı verimli geçirmemi sağlayacak başka neler olur mesela?

Ankara’dan sevgiler herkese….

Şimal

***

Şimal’in tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz. 

47 yorum

  1. Merhaba bir anne icin bu tip bir sureci yasamak eminim cok zordur ama insallah hersey yoluna girecek ve saglikla alacaksiniz bebeklerinizi kucaginiza. Tam tibbi terimleri bilmiyorum ama sanirim Hassas Anne de benzer bir durum yasamisti ve simdi saglikli uc cocuk annesi. Onun blogundan veya kendisinden destek alabileceginizi dusunuyorum, sevgiler

    • Sevgili Gece, çok teşekkür ederim. Hemen bakıyorum ilgili bloga. Gerekirse de çalar kapısını “bir yardım ihtiyacı vardı” derim artık napalım 🙂
      Sevgiler.

  2. Merhaba Simal,

    Umarim zaman su gibi akar ve sag salim bebeklerine kavusursun. Zaman gecirmek icin kare karalamaca onerebilirim sana. Yanlis hatirlamiyorsam DR gibi zincir kitapevlerinde kitapciklar halinde satiliyor. Harika bir beyin cimnastigi ve cok zevkli.

    Sevgiler,
    Sanem.

    • Sevgili Sanem teşekkür ederim ;). Dün eşim de tam böyle şeylerden bahsediyordu (kare karalamaca ne bilmiyorum ama söylerim alırlar). Şimdiki hedefim su doku, rakamları oldum olası severim, o iyi gelmişti. Dediğiniz kitapçıklara hemen ulaşılacaktır.

      Sevgilerle,

  3. evet evet, hassasanne’ye ulaş ve onun doğum macerasını blog sitesinden oku. bildiğim kadarı ile tem tek olan ilk bebeği hem de ikiz kızları için ona bu dikişler atılmıştı ve hep yatmıştı. umarım herşey yolunda gider senin için de. dua ediyorum.

    • Sevgili Dubleanne,

      Hep yatma kısmı ile baş edebilmek gerçekten önemli, hassasanne’yi instagramdan takip ediyorum ama zaman ayırıp bloguna bakmamıştım, artık vakti gelmiş sanırım :). Nil ve Ela’ya öpücükler.
      Sevgiler,

  4. Hazir bol zamaniniz varken kendi kendinize dil ogrenmeye calisabilirsiniz

    • Sevgili Nagehan,

      Bu dediğinizi düşünmüştüm, İtalya ile mesleki bir yakınlığım vardı bu yüzden bir zamanlar öğrenmek istemiştim, belki o zaman bu zaman. Deneyeceğim setlerden. Teşekkür ediyorum.
      Sevgiler.

  5. Merhabalar, ben de oğluma 4,5 aylık hamileyken sizinkine benzer bir durum yaşadım ve doğuma kadar ev istirahatiyle geçirmek zorunda kaldım.. Her an ne olacağı korkusuyla günlerin geçmesini beklemek gerçekten çok zordu ama her kontrolde gördüğünüz içinizde büyüyen mucize size gerçekten güç veriyor.. Çok şükür hiç bir sıkıntımız olmadan 37,5 haftalıkken doğumum gerçekleşti. Size de hayırlısıyla küçük mucizelerinizi sağlıkla kucağınıza almanızı diliyorum 🙂

    • Hande merhabalar, nasıl bir sorun yaşamıştınız? Ev istirahatı derken hep yattınız mı evin içinde az da olsa dolanmanıza izin var mıydı?
      Sizin hikayeniz mutluluk verdi. Bebeğinizle keyifli günler dilerim.
      Dilekleriniz için çok teşekkür ederim :).
      Sevgiler.

      • Benim sorunum rahim ağzı kısalığı imiş, küçük bir kanama sonucu doktora gittiğimizde öğrendik bunu ve o günden sonra evde yatarak dinlenmem ve fazla ayakta gezinmemem gerekiyordu ama evin içinde dolaşmama ve haftada bir kez (çok ayakta durmadan) dışarı çıkmama izin vardı 🙂 bu süreçte Progestan diye bir ilaç kullandım sürekli. Öyle böyle 38. Haftaya kadar dayandım ve gayet sağlıklı bir oğlan doğurdum 🙂 şimdi 1,5 yaşında.. Darısı senin de başına inşallah, sağlıkla bebişlerini kucağına almanı diliyorum..

        • Selamlar Hande tekrar,
          Benim sorunumla aynı yan,. Umut verdin bana.
          Ayakta durma süresini bana da aynısını söylediler; tuvalet, yemek ve evde minik dolaşmalar. Çok bunalırsan kısa bir yerlere gidin demişti. Bugün gittiğim doktor da mutlaka 1 saat yürü dedi, kafam karıştı.
          Progestan fitil kullanıyorsum bıraktım geçen hafta. Proluton iğne kullanıyorum haftada bir düşük riski için.
          İnşallah ben de o haftaya kadar dayanırım ama bugün doktor erken doğum yapacağın %99 dedi. Hep beraber görücez :))..
          Sevgilerimle

          • Merhaba tekrar, yürüyüş yapmak bana pek mantıklı gelmedi. Sonuçta yorulmamak ve fazla ayakta kalmamak gerekli ki baskıyı azaltabilelim.. Bence erken doğum fikri üzerine yoğunlaşma (sana tavsiye ediyorum ama ben hiç yapamamıştım), zamanında doğurmanın mucize olduğunu sanıyordum ama değilmiş 🙂 Allah bizlere dayanma gücünü veriyor buna eminim, kendine çook dikkat et, çünkü şu an en önemli şey sensin 😉

  6. 6-7 ay sonra buraya bu bebiklere hitaben bol maşallahlı tebrik cümleleri yazacağız 🙂 ikizler sizi yormadan önce bir güzel dinlenmiş olursunuz ve evet bu sürede yeni bir dil öğrenilir 🙂

    • Sevgili Pelin ne güzel yazmışsın :D. Çok teşekkür ederim. Ek bir dil öğrenmeyi denicem, bakalım sanıl olacak :).

      Sevgilerimle

  7. Sevgili Simal, 20.haftada plasentam asagıda oldugu ve erken dogum riskim oldugu icin yataga baglandım. Aylarca kanama,igne,serum,aciller arasında 38.haftaya kadar geldim. Yataga baglanmak zor ama eglenceli. Tek tavsiyem internette cok yazı okuma. Bebek bakım kitapları oku bol bol arkadas cagır,uzuldugunde mutlaka konus,muzik dinlettir ikizlere, eger birgun konusmak istersen konusalım cunku insan ihtiyac duyuyor. Zor ama gecicek 1 yıl sonra unutmus ve cook mutlu olacaksın. Sevgiler

    • Sevgili Çiğdem mutlu günlere ulaşmanıza çokkk sevindim gerçekten :).
      İnternetten yazı kısmı okumamaya katılıyorum, insanın var olan enerjisini de sömürüyor. Bunu tüp bebek sürecinde deneyimlemiştim. İnsan umutlanacaksa da boğazına düğümler oturuyor ve hep bir belirti arıyor insan, delirtici. O yüzden sadece genel bakıp kapatıyorum 😉
      Görüşmek üzere,
      Sevgilerimle

  8. Sevgili Şimal
    Umarım gebeliğin çok ama çok güzel, sorunsuz huzurlu mutlu sağlıklı geçer. Güçlü olman ne kadar güzel, hep böyle ol inşallah.
    Oyalanma aktivitesi olarak (eğer gerçekten 6 ay daha yatacaksan, sonunda dizilerden de bulmacalardan da sıkılabilirsin, belki denemek istersin dedim), elişi hobilerini önerebilirim. Keçe işleri olabilir, bebişlerine minnak oyuncaklar yapabilirsin, örgü olabilir, kanaviçe işleri olabilir. Pinterestte güzel fikirler var.
    Sevgiler

    • Sevgili Pelin, çok teşekkür ederim. Güçlü müyüm bilmiyorum ki, hayatta başımıza gelenleri bir şekilde göğüslüyoruz. Once kadın sonra anne olmak doğuştan güçlü olmak zorunda olmak gibi 🙂 Ama beni öyle gördüğünüz için onur ve gurur duydum 🙂
      Yorumunu okuduktan sonra keçe için kısa bir araştırma yaptım, eğer başarabilirsem buradan paylaşıcam.

      Sevgilerimle

  9. Sevgili Simal, bebeklerini kucagina aldiginda hepsini unutacaksin. Bu zor gunler gecmiste kalacak. Umarim saglikla dogarlar.

    • Sevgili Ninel, öncelikle ne güzel bir isminiz var 🙂
      Gerçekten ben de umuyorum, dileklerin için de çok teşekkür ederim.
      Sevgilerimle

  10. Tüm güzel dileklere ben de katılıyorum. Umarım sağlıkla dünyaya gelirler.

  11. Güçlü Annecik Şimal,
    Ben ağır preeklampsi sonucu help sendromu ile erken doğum yaptım. Eve bağlandığım haftalar boyunca canım kahramanım drumun en büyük yasağına uydum, hiçbir şekilde durumumla ilgili internette dolaşmadım, o zaten bilmem gerekenleri söyleyecekti anlaşmıştık. Şu an dünyalar tatlısı ve çoook güçlü bi kızım var, o kadar güleç ki içeride yaşadığı sıkıntıların acısını dışarıda çıkarıyor sanki. Yüreğini ferah tut, senin minnaklar da öyle olacaklar

    • Sevgili Başak ne güzel başlamışsın öyle, çok mutlu ettin beni 🙂
      Kaçıncı haftada yaptınız doğumu?
      Güzel dilekleriniz için çok teşekkür ederim, bizim minnaklar da sizin kızınız kadar güçlü olur inşallah.

      Sevgilerimle,

  12. Allah, minnaklarini hayirli, saglikli, sihhatli bir sekilde kucagina almayi nasip etsin..

    • Sevgili Permasalı,
      Minnaklar ve kendi adıma çokk teşekkür ederim 😉
      Sevgilerimle,

  13. Merhaba Simal, okurken sanki ben yasadim o anlari, ama emin ol selam cakan o minnaklar sag salim kucaginda olacak, kucak dolusu sevgiler…

    • Sevgili Elifffff,
      Çok teşekkür ederim. O selam çakan el dünya ile tanışsın da hemen sizinle paylaşıcam 🙂
      Sevgilerimle,

  14. Allah’in izniyle bebeklerinizi saglikli sıhhatli kucaginiza alırsınız inşallah 🙂

  15. Şimal Selam, hassasanne ile yazışmanı öneririm

    • Sevgili Nazlı selamlar,
      Dediğin gibi hassasanne’ye yazmayı düşündüm, süreci ile ilgili yazıyı okudum. Ancak orada bir nüans var, ilk bebeğini kaybettikten sonra rahmin içinde gebe kalmadan kelepçe takmışlar. Bunu bana şimdiki doktorum da söyledi, eğer gebelikten once müdahale edebilseymişiz bunlar olmazdı dedi. Ama artık çok geç :/ Yine de ulaşmayı deneyeceğim.
      Sevgilerimle,

  16. sevgili Şimal, başkasına sormuşsun ev israhati konusunda bende 7 ay yatmış biri olarak yazabilirim.temizliğe kadın geliyodu ama bende evimi süpürüyodum sonra hemen şıp koltuğa sola yatıyordum.el uğraşı istemeyen yemekler yapıyodum,duşakabinde tabureye oturup kızımı yıkıyodum.ama duş olayı hemen kısacık olmalı sıcak kasları gevşetebiliyor.bebelerini kucağına alacağını hayal et moralini yüksek tut.bugünleri atlattında tahmininden çook daha güçlü biri olacaksın.sevgiler

    • Sevgili 3 gül annesi (3 bebişiniz mi var?),
      Yorumunuzu okuyunca (bugün ki doktorunda etkisi var tabii) kafam karıştı. Ev istirahatı denilince bu aktivitelere izin var mıydı? Yani bu işleri doctor kontrolünde mi yapıyordunuz?
      Çok teşekkür ederim ayrıca, yorumlar benim için çok değerli, aydınlatıcı oluyor benim için.
      Sevgilerimle

  17. Merhaba Şimal,

    Yazını büyük bir dikkatle okudum. Ben de ikizler burcu ve tüp bebek tedavisinde iki kez kimyasal gebelik elde etmiş, zaman zaman panik ve endişeli, zaman zaman ise fazlasıyla boşvermiş bir anne adayıyım. Genellikle yazma değil okuma kısmında iyiyim:)) Ama sana iyi dileklerimi sunmak, benzer şeyler yaşamış biri olarak seni çok çok iyi anladığımı belirtmek için yazmak istedim. Artık bugünden itibaren dualarımda sen de olacaksın. Hayırlısıyla, sağlıkla miniklerini kucağına almak nasip olur inşallah…Bolca dinlen. İkiz teyzesi olarak söylüyorum oturamayacağın günler yakında:)

    • Tuubaaaaa merhabalar 😀
      “zaman zaman panic ve endişeli, zaman zaman ise fazlasıyla boşvermiş” cümlesi beni anlatıyor :)))..boşverdiğim şeylerden bazılarının sonradan ne kadar önemli olduğunu anladığımda da panic oluyorum. Yani bir kısır döngü 🙂
      Umarım tüp bebek denemelerin başarı ile sonuçlanır keza nasıl bir süreç olduğunu bilen bünyelerden olarak umut sürecinin insanı yıpratıyor biliyorum.
      Dileklerin ve duaların için çok teşekkür ederim,
      Sevgiyle kal,

  18. Merhaba Şimal,
    hamilelik süreci o kadar mutsuzlukla andığım bir süreç ki hamilelik hikayelerine hiç bakamadan geçerim normalde. Tesadüfen sana denk geldim.
    Ben de ikiz hamileliğinde benzer süreçlerden geçtim. “yetersiz rahim, serklaj, uterus kasılmaları, ilaçlar (o kadar çok ilaç kullanmak zorunda kaldım ki), yatakta geçirdiğim 4 ay vs) ama tıp sağolsun, 20. haftada başlayan sorunlara rağmen 35. haftaya kadar dayandılar. Şimdi sağlıklı 8.5 yaşında kızlarım var ve de 4.5 yaşında oğlum 🙂 Bütün herşey geride kalacak inşallah ve ikizlerinizi sağlıkla kollarınıza alacaksınız. Dualarım seninle. Sevgiler

    • Sevgili Onlineanne merhabalar,
      Serklaj yapılabilmiş miydi size? Rahim ağzı kanalınız kaç santimdi?
      Bana bugün ki doctor yatma dedi, diğerleri yat diyor kafam karışmıştı size o dönemde neler demişlerdi?
      Sorular sorular 🙂
      Hikayenizin olumlu sonuçlandığına çokkk sevindim hem de 8.5 yaşına gelmişler ki allah bağışlasın.
      Sevgiler.

  19. Ahh kafası karışmış Şimal im.her kafadan bi ses çıkıyo doktorlardı yorumlardı internetteki hikayeler…..şimdi benim serklajım vardı rahim ağzı 2,5-3 cm civarıydı ama sen bunların hepsini bırak bi kenara güvenebişeceğin bi doktorun olsun öncelikle,onu dinle.ikincisi sen şuana kadarki tedavin tedbir amaçlı çok şükür kötü deilsin şuan (umarım hep böle dvm eder)ilerli haftalarda en önemli şey sen kendi vücudunu dinle …yorulduğunu , kasılman olup olmadığını , belinin ağrısı,akıntı miktarı ve pütürlü kahve(bu çok önemli) bunları kendin yorumladığında kafan daha rahat olcak.ben aktivitelerimi kendim belirliyodum.neyin iyi neyin ağır geldiğini kendin belirliycen.herkes bir olmaz mesela şarkıcı gülben ergen”ben ikizlerime hamileyken 8adım atma hakkım vardı demişti.anlayacağın herkes farklı atlatıyor.kendini oyalayabileceğin bir fikirde benden ;bebelerine hırka patik lif ör

    • Öyle güzel başlamışssınız ki cümleye sanki yıllardır tanışıyor gibiyiz 🙂
      Üç tane doktorun takibi altındayım ve hangisine “tamam kendimi bunun ellerine bırakıyoru” diyebileceğimi hala bilemiyorum, içimdeki ses de bilmiyor.
      Bu kadar doktor kontrolü dediğin gibi tedavi amaçlı, beni bu ara kafası kesik horoz gibi koşturan ise ilerde “keşke şunu da yapsaydım” diyeceğim birşey kalmaması.
      Aktivite konusunda doğrusunuz, içimden gelene uymaya çalışıyorum 🙂
      Hobi konusunda da, hırka örmeye karar verdim. Kolunu kesmeyi bilmiyorum ama bana öğreteceklermiş :D.
      Sevgilerimle

  20. Merhaba Şimal,
    Hep bu blogu takip ediyordum ve serklaj ameliyatımın 2. Gününde senin yazını görünce şaşırdım! Benim de rahim ağzı kısalığım var, ve 8 gün önce ameliyat oldum, evde yatma sürecindeyim. İnsan yatarak nasıl yorgun olabilir diye düşünüyorum bazen sonra bi silkelenip kendime geliyorum! Yatarak riskli hamilelikler geçirenlerle konuşuyorum onlar kavuştuysa mucizelerine biz neden kavuşmayalım ki! güzel müzikler açıyorum, diziler… Filmler.. Benim ayaklar yukarda, vucut düz yatar şekilde genelde ya da sağa sola dönebiliyorum hal böyleyken dediğin gibi birşeylerle uğraşabilmek baya zor. Sürekli başkalarından birşey istemek falan… Ama yavaş yavaş evdeki düzeni de mevcut duruma ayarlayarak konfor sağlamaya çalışıyoruz.. Böyle böyle bebeklerimize sağlıkla ulaşacağız inşallah! İstersen daha detaylı da konuşuruz:) çok çok sevgiler

    • Sevgili Sezin,

      Serklajının başarılı geçtiğine çok sevindim 🙂 Benim sürecime paralel görünüyor yazdıkların. Ben de film, kitap dizi arasında kendimi savuruyorum.
      Konuşmayı isterim 🙂
      Sevgilerimle,

  21. Tekrar merhaba simal, serkaj yerine oeser takilacak olmasi aslinda sevindirici. Iltihap riski azalmis oluyor ki en onemli erken dogum sebebidir. Haftalik depot igne cok ama cok önemli, haklisin. Bir sure sonra yatmak zorlasacak ama o noktada hissettigin kipirtilar bu sikintiyi unutturacak merak etme 🙂 eger seninle ayni seyleri yasamis kadinlarla tanismak istersen kadinlar kulubu sitesinde rahim agzi yetmezligi forumu var. Serkajla veya peserle bebeklerine kavusmus onlarca kadin var, hikayelerini ve önerilerini okuyabilirsin. Cok basit görunen banyo bile bizim durumumuzda zorlasiyor, onun bile ayri bir yontemi var. Seni ve bebeklerini sevgiyle kucakliyorum.

    • Selam Özlem,
      Kadınlar Kulübüne bakayım dedim, açtığımda okuduğum ilk 5-6 yorum bebeğini kaybetme ile sonuçlanıyor. Bir gün kendime gelemedim. Bahsettiğin banyo ile ilgili önerilere ya da başarı örneklerine dahi ulaşamadım 🙁
      Sevgilerimle,

  22. Ah canim son katilanlar ne yazikki bebegini kaybetti ama 4-5 yildir var o forum ve bu surecte pek cok kisi bebegine kavustu. Hatta daha 2 gun önce bir bebegimiz oldu, 37 haftalik dogdu. Suan olumsuz örneklere daha aciksin, o yuzden etkilenmissindir. O sayfada doktor önerilerini sor, listeyi kopyalarlar. Olumsuzluklara takilma, sen sorununu biliyorsun. Ben dogumdan sonra ögrendim her seyi ne yazik ki… ve her sey icin cok gecti, sen sansli bir annesin. Bunu kendine sik sik hatirlat olur mu?

  23. Sevgili Özlem,
    Pesser geldi, ortalama 18 ya da 20. hafta takacaklarını söylediler. Senin iltihap riskini azaltır yorumun hep aklımın bir kenarında. İyi ki yazmışsın çok teşekkür ederim.
    Bu arada herşey ne yazık kı çok geçti derken? Umarım senin için herşey yolundadır.
    Sevgilerimle,