17 Yorum

Öznur’un Gebelik Günlüğü, 9. hafta

Gebe yazarım Öznur ikinci yazısında henüz dokuzuncu haftada kaybolan belini, ağlamakla gülmek arasındaki hallerini ve daha şimdiden gündeme giren doğum iznini anlatıyor. 

***

Aman Tanrım belim yok!

Sabahın 6.30’unda kendi sesime uyandım, aynanın karşısında belimi arıyordum. Tamam zaten hiç 60 olmamıştı ama en azından ufak bir kıvrım?.. LSD etkisindeyken kaydedilmiş bir Pink Floyd albümü geldi aklıma birden, şarkı arasında “where is my leg, where is my leg” bir çığlık duyuyorsunuz orijinal kayıtta, işin garibi ciddiydi adamcağız, şarkı sözü değildi bunlar. LSD tribine girip bacağını görememiş! O kafanın nasıl olduğunu merak ederdim her dinlediğimde, asla yaşayacağımı tahmin etmezdim ama bu sabahki benzer bir deneyimdi sanırım!

Yaklaşık 10 yıldır alerjik bir rahatsızlığım var, anjiyonörotik ödem. Birkaç senedir epey sakinleşti. Ama uzun zaman kortizon kullanmak durumunda kaldım ve yaklaşık 10 kilo aldım. Eskiden oldukça zayıf olduğum için bu kilo olayını pek kafama takmıyordum, nasılsa hala 50’lerdeydim. Hatta 3-4 senedir hafif göbeğim de vardı ama belim kavisliydi en azından. Sadece 2,5 ay önceki fotoğrafa şimdiden kıskanarak baktım.

Oznur91

Evet, bugün itibariyle artık belim yok, 60’lara terfi ettik. Göbeğimin de 9 haftayla pek alakasının olmadığını çoğunuz anladı sanırım! Şu an şirin bir gebe göbeği değil, bir gaz bombası taşımaktayım.

Üstelik bunların iyi günlerim olduğunun da son derece farkındayım.

Geçen haftaki ilk yazımın yayınladığı gün yine bir kanama yaşadım, ilkinden biraz daha fazlaydı. Üstelik hapları da kullanırken… Korkuyla gittiğim hastanede gümbür gümbür kalp sesini duyunca bayağı rahatladım ama progesteron haplarını sorgularken şimdi iğnesine mecbur kaldım. Bu sefer başka bir doktora gittim. Bu doktor da kan tahlili yapmadan verdi iğneyi… O haldeyken daha fazla sorgulamak istemedim artık ama kanama olursa progesteronu dayamak gibi bir durum var anladığım kadarıyla, biraz ezberlenmiş gibi geliyor diye son kuşkucu yorumumu yapıp daha yüksek dozajına mecbur kalmadan progesteron konusunu kapatıyorum artık ve umarım miniğime zarar vermiyordur diye düşünmeye çalışıyorum.

Bu kadar erken anlayacağımı düşünmezdim ama annelik gerçekten fedakarlık demekmiş, gerçekten kendini düşünmeden ilk önce onu düşünmekmiş, başka da bir şey diyemiyorum. Üstelik daha yaşadığım hiçbir şey değil, onu da biliyorum. Ama neler hissedildiğini anlamaya başladım, endişe ve kaybetme korkusuyla başlıyormuş meğer her şey.

Gelelim iyi haberlere, geçen hafta 5 mm olan mercimek bu hafta atağa geçerek 15 mm’ye ulaşmış, kendisi artık böğürtlenliğe terfi etti. Kalp atışları çok kuvvetli dedi doktor, kollarını, başını, burnunu gösterirken bayağı eğlendi kendisi ama -düşük korkusuyla gittiğim için sanırım- ben garip garip ekrana bakmakla yetindim. Sadece kalp seslerini duyduğum ilk an gözlerim doldu, benim gözlerim dolup dudaklarım titremeye başlayınca kadıncağız bacağıma dokunup yanındayım demeye çalıştı… Bayağı bildiğin kanlı bir arabesk sahnesine dönmeye başlamıştı ki ortam, eski soğukkanlı halime ani bir dönüş yapıp bu titrek hali yaşayan ben değilmişim gibi yaptım.

Kendime şaşırdığım ilk an da bu değildi üstelik. Geçen gün eşimle bir ses yarışması seyrederken “ses” üzerine yaptığı teknik bir yorumun ortasında önce gülmeye başladım, neden güldüğümü düşünürken gözlerimden yaşlar gelmeye başladı, neyse ki bu şapşal kriz çok uzun sürmedi ama ağladım mı, güldüm mü hala bilmiyorum. Yazık, kocamın gözündeki dehşeti de hiç unutmayacağım.

Ben tipik bir kova burcuyum sevgili okur, duygusal hallerimi garipsemem de o yüzden. Aşırı gerçekçiyimdir, pek hayal kurmam, kursam da insan orada bırakır bari kontrolü değil mi? Yok, hayallerim bile mantıklıdır benim. Soğukkanlıyımdır, ne hissettiğimi anlamaz pek kimse, o yüzden bu hallerim kendime bile garip geliyor.  Ama bu durumlara da alışacağız sanırım, alışırız, miniğim sağlıklı olsun da…

Oznur9

Duygusal mevzuları bir kenara bırakıp, reel dünya mevzularına dönecek olursak bir derdimiz daha var. Diğer sağlık konularında bonkör sayılabilecek şirketimin doğum harcamalarını 4.000 TL ile kısıtlamış olması. Üstelik bu sadece doğumda kullanacağım bir limit değil, en başından itibaren tüm muayenelerde bu toplamdan düşmeye başlıyor. Dolayısı ile doğuma kadar muhtemelen tüm limiti tüketmiş olacağım.Yani doğumu kendimiz ödeyeceğiz.

Sırf bu sebepten dolayı kendisini çok sevdiğim, 10 senelik doktorumdan bu süreçte ayrılmak zorunda kaldım, zira çalıştığı hastanenin doğum için istediği ücret diğer hastanelerin 2-3 katı. Elbette bebeğimin sağlığı içinse helal olsun ama hafiften (!) düdükleniyormuşum gibi hissettim, bu yüzden iyi olduğunu duyduğum, 4-5 arkadaşımın normal doğum yaptığı başka bir doktorla yoluma devam ediyorum. Lakin bir endişem var: kendisi bir hastaneye bağlı çalışmıyor ve aletleri eski gibi geliyor bana. Acil kanama şikayeti ile gittiğim diğer hastanedeki ultrason görüntüleri ile karşılaştırınca daha çok anladım bunu, burada 15 mm çıkan embriyo, diğerinde 10 mm çıkıyor. Kalp atışları, embriyo görüntüleri diğerinde daha net. Tamam şu aşamada çok önemli değil, boy fotoğrafı istemiyorum ama ayrıntılı USG’nin yapıldığı aşamada milimetrik ölçümler yapılırken ben bu nuh nebiden kalmış aletlere nasıl güveneceğim? Kararsız kaldık açıkçası, şu an için düşüncemiz bu doktora devam etmek yönünde ama ayrıntılı USG için bu sitede ismini okuduğum birkaç perinatologdan birini seçip ona da kontrol ettirmeyi düşünüyorum. Malum yaş 37, risk sınıfına giriyorum. Bu konuda sizlerin de tavsiyesi olursa çok sevinirim.

Şirketimde gerekli kişilere bu hafta hamile olduğumu söyledim, zira iki bölümün satışla ilgili süreçlerine sadece ben bakıyorum ve ücretsiz izin kullanmak gibi de bir planım var, bu yüzden çok geç olmadan birini bulmaları ve benim de onu yetiştirmem lazım ki doğum iznimde çalışmak durumunda kalmamayım. Tabii 6 ay sonunda işimi geri alabilir miyim bilmiyorum, çünkü yıllardır içinde bulunduğun, emek verdiğin bu sistem işine yaramadığın anda seni silip atıyor, diğer ülkeler ile karşılaştırma şansım olmadı ama bizim ülkemizde durum bu. Patronlara göre sadece çalışacaksın, çalışacaksın ve çalışacaksın.

Geçen gün yeni müdürüm “niye kimse akşam mesaiye kalmıyor?” diye sorduğunda derin bir offfff çektim. Az da olsa okuma ihtimaline karşılık aklımdan geçen 18+ cümlelerden bahsetmeyeceğim ama sabah 06.30’da kalkıp, akşam 8’de eve giriyorum sevgili yönetici! Sevgilimle, evimle, kendimle, ailemle ve 7 ay sonra bir de bebeğimle ilgilenebileceğim günde sadece 3 saatim var. Sadece 3 saat. Lütfen bu 3 saati rahat bırakın, aile hayatıma, ruh sağlığıma tecavüz etmeyin diye bağırasım var yüzünüze! Mesela şu an ciddiyetle baktığım şu word sayfasında bir şartname cevapladığımı sanıyorsanız yanıldınız, gebelik günlüğü yazıyorum efendim, günlüğüme gelen yorumları cevaplıyorum, daha yeni bir kanama daha atlattım ve sabahtan beri iş namına yaptığım bir şey yok! Yani şu an fiziken işte olsam ne olur, olmasam ne olur? Önemli olanın işlev olduğunu hatırlattırmayın bana bu yaşınızda çok rica edeceğim.

Umarım en kısa zamanda kendimi bu çarktan kurtarmış olurum. Önümüzdeki haftalarda bu konudaki planlarımdan da bahsedeceğim.

Öznur.

***

Öznur’un tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz. 

17 yorum

  1. Merhaba, öncelikle mutlu rahat hamilelik diliyorum.2 bebe doğurdum ikisinde de 4.aya kadar kanamam vardı.İlkinde progesteron kullandım baş dönmeleri bulantılarla beraber..Sonra dr umu değiştirdim ilkinde zaten riskli dönemi atlatmıştım kullandırmadı 2.de hiç kullanmadım.Bir katkısı olmadığını birşey yapmış olmak için kullanıldığını düşük olacaksa etkilemeyeceğini ama bir zararı olmadığını söylemişti.Gerçekten 2. hamileliğim kanama anlamında daha sıkıntılıydı ama ben kafa açısından tabi ki daha rahattı. Kullanırsanız bebeğe zararı olur diye korkmayın kullanmazsanız böyle örneklerde var bilin endişe etmeyin..Öpüyorum güçlü bebeişinizi şimdiden..

    • Merhaba Sibel

      evet birçok görüş aldım, hepsi de zararı olmayacağı yönünde, içim daha rahat.

      teşekkürler

  2. Merhaba Oznur,

    Yazacaklarim icini rahatlatir mi bilmem ama paylasmak istedim. 3 yil once ilk hamileligimde ( evet simdilerde 2. ye hamileyim) ilk trimester bitinceye kadar kanamam oldu. Ama 13. hafta bittigi gun ayarlanmis bi sekilde kanamalar da bitti. Ve ben yurt disinda yasadigimdan hic progestan hapi kullanmadim. Cok yalvardim ama vermediler burda :(( Cunku heran bebegime bisey mi oldu korkusuyla yaklasik 9 hafta gecirdim. Miktar olarak da bir saat icinde 2 adet pedin tamami kan olursa ciddi bir durum var demektir onun disinda sorun yok demislerdi burda (Amerika da yasiyorum) Turkiye’de ise neredeyse hapini, ignesini kullanmayan gebe sayisi cok az. Bebisinin herseyi normalse kullansan da kullanmasan da bisey olmaz diye dusunuyorum. Zaten stresli bir hayatin var, boyle seylere takilip ekstra stres yapma bence. Sevebilecegin, her anlamda guvenebilecegin bir doktor bulman dilegiyle ayrica. Selamlar…

    • Sevcan selam,

      haklısın, ekstra strese gerek yok:) dünkü kontrolden beri daha rahatım zaten, sevgiler.

  3. Merhaba Öznur, detaylı ultrason için Amerikan Hastanesinde Atıl bey de Recep bey de çok iyi. Orada calısmıyorlar, sadece haftanın belli günleri ordalar. Ayrıca muayehaneleri de var. Ücret çok pahalı, bastan belirteyim. Ama bence değer. Gönlünü ferah tut, bir şeycikler çıkmaz. Sevgiler.

    • neslihan selam,

      atıl bey kafama çok yatıyor doğrusu 🙂 bakalım kendisine ulaşabilirsem ki 2 gündür beceremedim ondan randevu almak istiyorum.

  4. Merhaba Öznur, perinatolog konusunu bende bu hafta tecrübe edeceğim. Sonrasında dilersen bende doktorumu iletebilirim. Bende ucuz olduğunu söyleyemeyeceğim. Sevgiler

  5. ilk gebeligimde bende gögüslerimi o cili bicili harika camasirlarima sigdiramadigimda ayni tepkileri vermistim 🙁 sonra onlarin birer süt bankasi oldugunu kavramam neyse ki gec sürmedi…
    Önündeki sürecte bedenindeki o muazzam degisiklik seni sarhos edecek bunu sakin unutma 🙂
    Sevgiler Öznurcum…

    • elif, kalbinin sesini duyduğumda hiçbir şeyin önemi kalmıyor, sen de yakından biliyorsun 🙂 merakla bekliyorum üstelik o günleri.

  6. Size harikanormal doğum yaptıran bir Dr önerebilirim. Kadıköyşifa Hastanesi Dr Fahri Akbaş. ben 2 normal doğum gerçekleştirdim. ikiside aynı hastane fakat Dr lar farklı. 2. dogumumu yaptiran Fahri beyden feci memnun kaldım.mükemmel bir insan, süper sakin,pozitif enerjili ve profesyonel bir doktordur

  7. Merhaba Oznur Hanim,
    Bence ultrason aletleri icin cok endiselenmeyin…Ben Londra’da dogum yaptim,yalnizca iki kez ultrasona girdim…Turkiyedeki doktorumun ultrason aletine gore o kadar cok eskiydi ki,ben de bir an endiselenmistim,ancak hic bir sorun yasamadik…
    Sevgiler
    Burcu

  8. Çiğdem-Üzüm

    Perinatolog tecrübem çok olumluydu o nedenle paylaşmak istedim Öznur; Prof.Dr. Cihat Şen. Ciddi, detaycı, ilgili ve güven veren bir tavrı var. Yeri Elmadağ’da. Sevgiler.

  9. Oncelikle tebrikler, saglikla bebeginizi kucaginiza almanizi dilerim 🙂
    Riskli gebeliklerde uzman olan Gökmen İyigün’ü size tavsiye edebilirim. Kendisi benim de doktorumdu.
    Suan Kadikoy Sifa Atasehir’de.