4 Yorum

Ayşe Nur’un Gebelik Günlüğü, 20. hafta

Yolu yarılayan gebe yazarım Ayşe Nur, ikinci yazısında gebelik sektörüne isyan ediyor. 

***

Sevgili Blogcuanne Okurları,

Bugün itibariyle 19 hafta 6 günlük hamileyim. Hafta başında Şimal’in yazısını okuduktan sonra kendi kendime “Amaan ben ne anlatsam boş, kadıncağızlar ne hamilelikler ne uğraşlar geçiriyor” dedim.

AyşeNur20

Geçen hafta bir gösteri sebebiyle iş çıkışı Şişli’den metro ile bir durak mesafedeki Gayrettepe’ye gittim.  Uzun uzun koridorlardan kalabalıklarda yürüdüm. İş çıkışı alışık olmadığım bir şey olduğu için o zaman da kendi kendime kadınların pek çoğunun her gün o yolları ve daha beter bir sürü toplu taşıma aracında yaşadıkları zorlukları düşündüm. Onların yanında ben çok sıradan ve çok rahat şartlardayım. Bu şekilde sıkıntılı tecrübelerden geçen annelerin hepsine güç, kuvvet bir de diğer insanlar tarafından anlayış diliyorum. Metrodaki genç kız sıkışıklıktan tabii sırt çantasını göbeğimin üzerine koymaktan başka bir şey yapamadı, ne yapsın!

20 hafta tamamlandıktan sonra önümüzdeki hafta kendi doktorumun önerisiyle bir uzmanlık alanı perinatoloji olan bir doktora görüneceğim. Ben de ne demek olduğunu doktorumun yanından çıkınca araştırarak öğrendim, bir internet sitesinden sizlere de aktarıyorum.

“Perinatoloji dediğimiz gebelik ve doğum bilimi gebe kadınların ve bebeklerinin sağlığını düzeltmek, fetal anormalliklerin erken teşhisi, kromozomal anormalliklerin taranması, düşüklerin ve ölü doğumların engellenmesi, erken doğumun önceden anlaşılıp önlenebilmesi, çoğul gebeliklerde oluşabilecek problemlerin teşhisi ve gebeliklerin takibini yönetebilmek için çok önemlidir.”

Tecrübelerimi muayene gerçekleştikten sonra paylaşacağım. Bebeğimi uzun süredir görmedim. O yüzden biraz özlem olduğunu kabul ediyorum. Ve bu duygunun yaşanmadan anlaşılamayacak bir şey olduğunu da… Geçen gün biri sürekli ultrason fotoğraflarını gösterenleri, ay kulağı ay bacağı diye sevenleri çok mantıksız bulduğunu, kendisi bir şey bakınca anlamadığını söyledi. Öyle düşünmesi çok normal, yaşanmadan bilinmesi ve anlaşılması gerçekten mümkün değilmiş, bende öyle anladım.

Aslında bu muayene vesilesiyle de şunu anlatmak istedim: Sanırım hayatımızda neye odaklanırsak merakımız, hissettiklerimizde oraya doğru gidiyor. Mesela ben bu hafta bu muayene heyecanını duyuyorum. Olumsuz bir şey olmaması için dua ediyorum. Herkes bilinçaltında en kötü tecrübesine, en acı çektiği, en tehlikeli bulduğu, ana odaklanıyor ve onu tekrarlıyor sanırım. Babamın ameliyatının üzerinden 2 ay geçti. Kendisine sorduğumuzda uyuyamadığını ve her akşam rüyasında tekrar tekrar ameliyat olduğunu gördüğünü söylüyor.

Ben de gebeliğimin ilk aylarını atlatınca ve kendimle ilgilenmeye başlayınca benzer endişeler duymaya başladım. Çok yakınımda yakın zamanda hamilelik geçirmiş, soru sorabileceğim bir aile dostu ya da yakın arkadaşım yok. Ben de internet sitelerine girerek okumaya fikir edinmeye çalıştım ama işte asıl bocalamayı orada yaşadım. Okuduklarım tamamıyla bir birinden farklı yönlere işaret ediyordu ve kafa karışıklığına sebep oluyordu. Biri kozmetik kullan derken, bir diğeri en basit kozmetik malzemeyi bile yasaklıyordu. Sabahları içilen demir hapı bazılarında kabızlık, bazılarında ishal yapıyordu. Alımından sonra süt ürünü ve çay kesinlikle yasaktı. Sonra bir başka yerde öyle bir bardak çayla demirin bir yere gitmeyeceği, bunun o kadar da kolay olmadığı yazıyordu.

Hani bilirsiniz gebelik hesaplama dedikleri otomatik hesaplayıcılar var. Ne zaman gebe kalabileceğiniz, ne zaman doğum yapabileceğiniz konusunda tarihler veriyorlar. Onlardan birinde hesaplamalar yapılınca erken doğum olması halinde bebeğiniz bu tarihten sonra doğumu halinde hayatta kalabilir gibi cümle ile karşıma bir tarih çıktı. Tabii ki şimdi o tarihe odaklandım, neredeyse doğumdan önce oraya gün sayıyorum desem yeridir.

Tüm bu okuma tecrübelerinden sonra bir de güncel tecrübeleri dinlemek istedim. Eşimin arkadaşlarından ya da kendi erkek arkadaşlarımın eşlerinden hareket ederek ikinci sırada yer alan hamilelik geçirmiş insanlarla konuştum. Geçen hafta müşterilerimden birinin düzenlediği işbirliği organizasyonunda daha önce hiç tanışmadığım bir kadının tecrübelerine kadar dinledim! Onların da birisi harika bir normal doğum tecrübesi anlatırken, diğeri korkunç bir tecrübeden bahsediyor, uyanık olmanın bir anlamı yok diyordu. İşin içinden çıkamayacağımı anladığımda ben bir liste ile okuduklarımdan, dinlediklerimden ortak olan ve kesinlikle dikkatli olunması gereken maddeleri kafama yazdım. Onun dışında bahsedilen her şeyde sınırlı ve limitli davranmaya çalıştım.

AyşeNur202

 

Tabii ki uygulayamadıklarım da var, mesela sporun ne muhteşem bir şey olduğunu bilmeme rağmen egzersiz konusunda uykunun da etkisiyle çok tembel davranıyorum. Doktorların hazırladığı, daha önce Blogcuanne’nin de bahsettiği ve benimde yazdıklarına katıldığım çok başarılı siteler de var. Huzursuz şekilde karnım ağrıdığında ya da bir sorun varmış gibi hissettiğimde kendimi de rahatlatmak için girip baktığımda bu hafta karnınızın sağ tarafı ağrı muhtemeldir yazıyor, ben bir oh çekip yola devam ediyorum.

Tüm bu sitelerin biraz daha olumlu-biraz daha destekçi ve soru odaklı olması gerektiğini düşünüyorum. Merak edenler bakabilirler tüm bu sitelerde mutlaka hamilelikle cinsellikle ilgili bir bölüm varken (sanki hamilelik anında hiç aklımızdan çıkmıyormuş, ilk aklımıza gelen soru buymuş gibi) doğru düzgün beslenme ile ilgili bilgi veren site sayısı bir elin parmakları kadar bile yok. Buradaki pazar o kadar büyük ki herkes bir şeyler kazanmanın peşinde. Tüm anne adayları çatlak konusunda az ya da çok zaman geçiriyor ve piyasada satılan onlarca ürün var. Ülkemizde yakın zamanda satılmaya başlayan bir ürünün kullanma talimatını okuyunca göreceksiniz ki hamilelik çatlaklarıyla ilgili içinde hiçbir taahhüt yoktur. Ben bu ürünü daha önce menşei olan ülkede görmüş ve asıl amacı için kullanmıştım.  Ama bizde kozmetik mağazalarında, eczanelerde hatta gebe ürünleri satan mağazalarda bile bunun için satılıyor.

Ben 21. haftaya merdiven dayamışken, tüm bu kafa karışıklıklarıyla doluyken annemin her doktora gittiğimde bana söylediğini iletmek isterim: “Az doktora git; ben iki kere gittim, söyleyecek bir şey bulamamıştı” diyor. Tabii ki kendisinin bundan en yakını 34 sene önce 3 çocuğunu da evde ebeyle doğurduğunu göz önünde bulundurun! Şimdi sorunca ne cahillik diyor.

İsteyenlere gebelikler, hamilelere kolay doğumlar, annelere çok keyifli zamanlar dilerim…

Sevgilerimle,
Ayşe Nur

***

Ayşe Nur’un tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz. 

4 yorum

  1. Merhaba ,
    Gerçekten çok kafa karıştırmaya gerek yok. Ben 2. bebeğimi bekliyorum. İnşallah bir sürpriz yapmazsa 3 hafta sonra bizimle olacak. Herkesin deneyimlerinin ,yaşadıklarının yada yaşadıkları aynı bile olsa hissettiklerinin farklı olabileceğini ilk doğumdan sonra öğrenmiş olmama rağmen ,hala insanlar yanıma gelip, kendi deneyimlerini tek ve en doğruymuş gibi anlatıyorlar ve ben deliriyorum. Ters bir şey söylemek istemiyorum çünkü bunun gerçek hislerim olduğunu anlamayabilirler. Hamilelik psikolojisi yada doğumdan sonra söyleyebileceklerimi lohusa psikolojisine bağlayabilirler. Oysa söyleyeceklerim aklıselim insanların hamile olmasa bile söyleyebileceği hislerden ibaret.
    Sakin olun ve konuşmanın ucu olumsuza doğru giden hiçbir gebelik ve doğum hikayesini şu aşamada dinlemeyin. Bu zaten içten içe var olan geriliminizi kendi kendinize artırmaktan başka bir işe yaramaz.
    Çok neşeli ve sağlıklı bir gebelik ve akabinde de hayal ettiğiniz kadar kolay ve büyüleyici bir doğum dilerim.

    • Merhaba Şebnem, içime su serptin 🙂 Bakalım benim tecrübem nasıl olacak çok heyecanlıyım. Tüm dileklerin için teşekkürler. 3 hafta çok az süre kalmış. Hayırlısıyla, sağlıkla bebeğini kucağına almanı dilerim. Doğumda, sonrasında her şey istediğin gibi huzurlu ve kolay geçer umarım. Sevgiler

  2. Bende şebnem hanımın dediklerine katılıyorum. Etrafı çok dinlememek gerekiyor özellikle olumsuzu duyduğunda kalk git. Herkes bir değilki, doğal yaşamaya çalış, yediğinde içtiğinde doğalı tercih et ve her zaman güzel şeyler düşün. Öyle yada böyle o çocuk çıkacak derdi bi arkadaş 😀 Sen güzel düşünki güzellikler seninle olsun 🙂

    • Çook teşekkürler. Deniyorum deniyorum olumsuzlardan kaçmaya çabalıyorum 🙂 Ah ah şu doğal yaşamayı İstanbul’da bir başarabilsem. Dün uzakta bir toplantıdan çıkıp öğle yemeğini kaçırınca mecburen fast fooda kaldım. Yedikten sonra çocuğuma açıklama yaptım, tadına hiiiiççç alışma, çok az göreceksin 🙂