10 Yorum

Sanem’in Gebelik Günlüğü, 38. hafta

Sanem’in günlüğünde 3-2-1…

***

Ben bu hafta da buradayım. Küçük bebeğim için sevinip, biraz daha içeride kalsın diye dua ederken, büyük bebeğim için vicdan azabım da tavan yapmış durumda. Özellikle bu hafta…

Sanem38

Son haftalara, hatta günlere yaklaştıkça hareket kabiliyetim iyice azaldı. Büyüyen göbeğim çorap giymek ve çıkarmak gibi günlük eylemlerime kısıtlama getirse de benim tek sıkıntım şu anda Efe. Ona yetememe hissi. Bu hafta başımızdan geçen ufak bir kaza bu duyguyu iyice coşturdu. Hafta başında kreşten almaya erken gittim Efe’yi. Geçtiğimiz hafta birkaç gün öksürük ve burun akıntısı sebebiyle evde kalmıştı. Hem tam düzelmedi fazla yorulmasın diye düşündüm, hem de özledim. Beni erkenden görünce o da sevindi. Uykudan yeni uyanmış ikindi kahvaltısı ediyorlardı odalarında. Yemeği bitince o biraz ortalıkta koşturmak istedi, bense bir an önce kreşten ayrılıp eve dönmek. Mücadele burada başladı zaten. Ben peşinde ceket ayakkabı giydirmek için koştururken sabırsızlanmaya başladım. Neyse bir şekilde kandırdım giyindik, kapıdan çıktık derken bu sefer bebek arabasına oturma konusunda inatlaşma başladı. O yürüyerek gitmek istedi, ben bana hareket kolaylığı açısından oturtmak istedim. Bir şekilde kucaklayıp oturtmaya çalışırken ve Efe rahat durmazken olan oldu. Efe daha çok benim sabırsızlanmamın, aceleciliğimin ve kendi hareketliliğinin kurbanı oldu. Burnunu oturağının önündeki bara çarptı. Çarpmasıyla birlikte hem çok acı bir şekilde ağlamaya başladı hem de her tarafımız kan oldu.

Efe’nin burada daha önce bahsetmediğim ama beni oldukça endişelendiren ve üzen bir burun kanama durumu var. Başka başka kötü şeylere yorup, çeşitli doktor ziyaretleri ve zorla yaptırdığım kan testleri sonucunda sadece (ve çok şükür) hassas burun damarlarına sahip olduğuna ikna olduğum bir durum. Ben kan görmeye dayanamam ama insan kendi çocuğu söz konusu olunca her şeye katlanıyor.

Bebek arabasına oturtmaya çalışırken de burnunu bara (üzerinde süngerli kumaş olmasına rağmen) çarpmasıyla kanaması bir oldu. Benim elim ayağım kesildi. Hemen içeri koştuk. Tampon yaptık, başına buz koyduk derken 2-3 dakika sonra kan durmuş Efe de yavaş yavaş ağlamayı bırakmıştı bırakmasına ama ben içimden kendime demediğimi bırakmadım. Ne vardı acele edecek, biraz koşsundu işte çocuk kreşte! Aceleciliğim yüzünden çocuğu üzmüştüm, burnu kanamıştı. Vicdan azabından öldüm o gün. Gece uyuyamadım. Bu aslında son zamanlarda ona yetememe hissimin üzerine geldiği için normalde olacağından daha fazla etkiledi sanırım beni.

Son zamanlarda ister istemez Efe’yi hep bir şeylere zorluyoruz. Hemen evden çıkmamız lazım, hemen yemek yememiz lazım, hemen otobüsü yakalamamız lazım, hemen hemen hemen… ve bu hemenlerden çocuğa fenalık geldi. Kendim de aceleye, zorlamaya getirilmeyi sevmediğimden olsa gerek Efe’de de hep çok dikkat ettim bir şeylere zorlamamayı onu. Fakat diyorum ya son haftalarda hareketlerimin kısıtlanmasıyla kendimi fazla strese soktum. Bu stres de ona bu şekilde yansıdı. Kreşteki o günden sonra tekrar yavaşlamaya çalışıyoruz. Acele ettirmemeye gayret ediyoruz Efe’yi.  Ben de son 12-11.. diye gün sayıyorum annemin gelişi için. Pazarlıklara canım babam son noktayı koydu. Seden’e biz idare ederiz seninle annen biraz ablanlara yardım için kalsın dedi. Böylelikle tatlı cadı kızkardeşten bir ay izni koparmış oldu. Annem 1 Aralık’ta bir aylığına burada olacak inşallah.

Minik bebeğimi hayal etmeye çalışıyorum, meraklanmaya başladım iyice. Gece uykum kaçtıkça sevgilimi uyandırıp soru yağmuruna tutuyorum. “Sence nasıl olacak? Kime benzeyecek? Efe nasıl tepki verecek acaba?” Birlikte gezdiğimiz, seyahat ettiğimiz hayaller kuruyorum. Efe ve Deren’i elele tutuşturuyorum hayalimde. Sokakta benzer yaşlarda abi-kız kardeş görünce çok hoşuma gidiyor. Uzun uzun bakıyorum.

Bakalım bizi neler bekliyor. Hikaye yakında başlıyor…

Haftaya görüşmek üzere,

Sanem.

***

Sanem’in tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz. 

10 yorum

  1. Ah okurken sanki o ani ben yasamisim gibi tüylerim diken diken oldu. Evet, henüz sadece bir anne adayiyim ama artik eskisine göre daha hassas, daha duyarliyim. Lütfen kendinizi gereksiz yere bukadar üzmeyin (tabi burdan söylemesi kolay) annelerin tüm evlatlarina yetecek sevgisi vardir. Efe ile istek disi eskisinden daha az ilgileniyorsunuz belki ama sizde nihayetinde hamilesiniz ve biliyorsunuz ki insan normalde gūle oynaya yaptigi seyleri hamilelikte ite kalka yapiyor ve icindeki “minige” bisey olmasin diye daha cok dikkat etmek zorunda kaliyor.. bu arada resim okadar tatli cikmis ki bayildim. Bence cok kontrollu kilo almissiniz. Umarim bende dagilmadan sizin gibi toplu, toparlak bir sekilde bitiririm bu süreci☺

  2. Ahhh Sanem hanım 🙂 Hayat hep koşturmaca zaten , herşeyin hemen olmasını istemek de çok normal. Lütfen böyle düşünmeyin. Deren hanım doğunca zaten bu kaygılardan yetememelerden kurtulacaksınız. Mutlu günler sizi bekliyor 🙂

  3. Çok geçmiş olsun

  4. Merhaba;
    Oturup ağlayacaktım nerdeyse, nasıl bir hisse bu yetememe, bir türlü yakamı bırakmadı. Bir de benimki halen tek çocuk o yüzden heralde sizin yerinize koydum kendimi ve ağlamamk için zor tuttum . Az kalmış ya bırakın yavaş yavaş geçsin zaman. Yetişmeyiverin bi yerlere de. Demesi kolaydır belki ama ne bilim işte 🙂

  5. Merhaba Sanem Hanım,
    Ben de çocukluğum boyunca “hassas ve yüzeysel burun damarlarım” yüzünden defalarca burun kanamasıyla karşı-karşıya kaldım…bu anlar o kadar fazla ki…ablamla oynarken, çok üzüldüğümde, çok sevindiğimde, sıcaktan bunaldığımda, ve bunun gibi bir sürü durumda…o kadar çok kişi bu durumdan kendini suçlu hissetti ki gereksiz yere, özellikle ablam..yanlışlıkla dokunuyordu ama benim heryerim kan revan içinde kalıyordu..ne zaman 14 yaş oldum, burun kanamalarım kesildi..ergenliğin de verdiği fizyolojik iyileşmelerden olsa gerek…şimdi 26 yaşımdayım ve 12 senedir burun kanaması nedir bilmem..Efe’nin de benzer bir durumu olacaktır..kardeşi olduğunda da bu tür durumlar olacaktır..üzülmeyin, korkmayın, kendinizi kötü hissetmeyin…Sevgiler…

    • Doktorlarda hep sizin dediginiz gibi soyledi. Yuz iskeleti buyuyup gelisirken olabilir dedi. Bu ergenkige kadar olan kismi ilk duydugumda nasil dayanacagim ben 8-9 sene diye hayiflansam da tek derdimiz bu olsun diyorum. Babaannesine cekmis sanirim Efe. Onun da cok kanarmis.
      Cok tesekkurler yorumunuz icin. Sevgiler..