11 Yorum

Öznur’un Gebelik Günlüğü, 10. hafta

Gebe yazar Öznur günlüğüne kaldığı yerden devam ediyor… 

***

Merhaba sevgili BlogcuAnne Okurları,

Bu hafta hayatımın en eğlenceli doktor kontrolünü yaşadım.

Bücürüm artık 2 cm. Nabzı 170, yani gayet iyi. Uzun uzun inceledik bu sefer; kollarını, bacaklarını tek tek gösterdi bize. Ben bir ara bacaklarının arasındaki uzantının pipi olduğunu iddia etsem de, doktorum kordon olduğu konusunda ısrar etti. Hatta en son, bacağından daha uzun olmasının muhtemel sıkıntılarını konuşuyorduk ki bana bir gülme krizi geldi. O an gülmekten söyleyemedim ama pipi olmadığı konusunda mutabıkız sevgili doktorum, sorun yok.

Oznur10

Ama böyle düşünmenin de gerçekten hoşuma gittiğini itiraf edeceğim.Annelik biraz da çılgınlık mı ne?

En başından beri, hatta son 7 senedir ne zaman anne olacağımı düşünsem hep oğlum olacakmış gibi gelir, içten içe kız düşlediğimi sadece size söylüyorum ama nedense kendimi hiç kız çocukla hayal edemedim. Gelişigüzel bir söylem olmadığının da oldukça farkında olarak diyorum ki; sağlıklı olsun da gerisi önemli değil. 

Ama en nihayetinde yavrusunu merak eden bir gebe olarak Rus takvimi, Çin takvimi gibi işin eğlencelik kısımlarına da göz attım tabii. Şimdilik ikisi de ayrı telden çalıyor.

Bücürümüzün gelişimi haftasına göre birkaç gün geri. Zaten en başından beri böyle gidiyoruz, çok önemli olmadığını söyledi doktorumuz. Benim de kafama taktığım bir konu değil, ayrıntılı USG konusuna da bu mevzudan girdik ve geçen hafta aletlerinin eski olması yüzünden boşuna endişelendiğimizi anlamış olduk. Zaten detaylı ultrason için dışarıda başka bir doktora yönlendirdiğini söyledi, kendisi yapmıyormuş. Kafamdaki perinatoloğu da “son noktadır kendisi, gidebilirseniz iyi olur” cümlesi ile onayladı.

Ertesi sabah 08.30’da heyecanla telefona sarıldım.

“Lütfen saat 11’den sonra arayınız, mesaj falan da bırakmayınız” tadındaki telesertsekreter mesajını duyduktan bir süre sonra açık kalan ağzımı ve telefonu kapattım. Bu mesajı duyup, kendini yaramazlık yapmış mahçup bir çocuk gibi hisseden tek hamile ben miyim?

Neyse ki doktorun dünya tatlısı olduğuna ilişkin bir çok yorum okuduğumdan randevu almaktan vazgeçmedim, 2 saat sonra saatlerce meşgul çalan telefonu sonunda düşürmeyi başarıp şubat ayı için detaylı ultrason randevusunu aldım.

Artık bu konuda içim rahat.

Doktorum kilo alım hızım konusunda ufak bir uyarıda bulundu bu hafta, zira henüz 3 aya yeni girmiş olmamama rağmen nerdeyse 3 kilo almışım. Mide bulantılarım sebebi ile yiyebildiğim yegane şeyler olan makarna-yoğurt ve pilav-yoğurt ikilisinin geri dönüşümü pek hayırlı olmamış kısaca. Yediklerime dikkat etmem artık farz oldu. Ancak maksimum 3 saatte bir guruldamaya başlayan şu midemle ne yapacağım hiç bilmiyorum, bir de tatlı isteği var ki tarif etmem zor. Çayını bile şekersiz içen biri olarak çikolatayı resmen emerek yiyorum. Hayatım boyunca yediğim tatlıyı bu iki ayda tüketmişimdir sanırım. Önceden bilmiş bilmiş aşermenin tamamen psikolojik olduğunu iddia eden bendeniz, bu önüne geçemediği tatlı isteği ile birlikte hamilelik teorilerindeki ilk golünü yemiş oldu.

Evet efendim, aşerme son derece gerçekmiş, psikolojik falan değil !

Ama tatlıda sağlayamadığım kontrol mekanizmam diğer yiyecekler mevzu bahis olduğunda hemen devreye giriyor. Her lokmada gerçekten ne yediğimi düşünmekten kendimi alamıyorum. Tavuk yesem, gözümün önünde antibiyotikler uçuşuyor, o yüzden yemiyorum. Balık yesem, ya havuzda suni yemle besleniyorlar ya da atık dolu denizlerde.

Artık içtiğim suya bile güvenemez oldum.

Aslında bu konuda biz kısmen şanslı bile sayılırım. Eşimin Şile yakınlarında bir işletmesi var, ailesi de orada yaşıyor. Kayınvalidem sayesinde yazın tüm sebzelerimizi kendimiz dikip, doğal gübre kullanıp, hormonsuz ilaçsız beslenebiliyoruz. Fazla gelen kısmından konservelerimizi yapıp tüm kış doğal, mis gibi domates soslarımız, salçalarımız oluyor.  Ayrıca köyde inekler, keçiler, tavuklar da var. İstanbul’a çok yakın ama şirin bir Anadolu köyü gibi burası. Bu yüzden haftasonları da olsa ayağımızı çime, toprağa basıp, kısmi de olsa doğal gıdalar ile beslenebiliyoruz.

Oznur102

İşte benim bundan sonraki niyetim bunu bir yaşam tarzına çevirmek. Ben komşuluk ilişkilerinin çok sıkı olduğu, çocukların tüm gün sokakta özgürce oyun oynayabildiği güzel bir mahallede büyüdüm. İstiyorum ki benim çocuğum bir apartman dairesine tıkılı kalmasın. Ama günümüz şartlarında aynı şekilde sokağa çıkaramayacağıma göre başka şansı da görünmüyor.

Eğer başarabilirsem önümüzdeki birkaç sene içerisinde butik bir işletme kuracağım kendime, kendimiz için ürettiğimiz ürünleri arttırmak yeterli olacak, lojistiğine kadar her şey planlanmış durumda. Büyük marketlere girmek ya da devasa bir işletme olmak değil niyetim, sınırlı ama sağlıklı kalabilme derdindeyim. 3 senedir kendimiz ve yakınlarımız için yapıyoruz zaten, gayet iyi gidiyor.

Böyle bir imkanımız varken neden bunu genişletmeyelim ki? Üstelik bu kadar da ihtiyaç varken.

Şimdilerde yeni misafirimiz ile çok daha kafama yatmaya başladı bu fikir, zaten şehri oldum olası hiç sevemedim, asosyalliğin ötesinde bir antisosyallik hali de var üzerimde. Tam benlik bir iş olacağını düşünmekle birlikte henüz fikir aşamasında. Hazır maaşlı, üstelik sektörün de ortalamasının üzerine olduğunu bildiğim bir işi bırakmak, ne kadar kazanacağının belli olmadığı bir maceraya atılmak, bir bakıma şansa iş yapmaya karar vermek zor.

Ama biliyorum, bir gün, sanırım bir Cuma akşamı ya da pazartesi sabahı trafiğinde bunların hepsini yapacak kadar delireceğim.

Ve muhtemelen de, dışına çıktığımda göreceğim asıl deliliğin şu an yaşadığım hayat olduğunu.

Haftaya görüşmek üzere,

Öznur

***

Öznur’un tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz. 

11 yorum

  1. Öznur selam, sanırım Atıl beyden almışsın randevu, her sey gönlünce olsun

  2. Bu günlükleri okudukça kızıma bir kardes daha yapasim geliyor 🙂 sağlıkla kalın ve sağlıkla yazın ins.

  3. Merhaba Öznur,

    Eğer sen ve özellikle eşin, ufak tefek, minyon tipli insanlarsanız birşey diyemem ama eğer iri yarı tiplerseniz ve bebek de ufak ise, o zaman bence kız geliyor. Benim bebeğim sürekli önden gidiyordu ve ablam bu yüzden erkek olacağını iddia etmişti, hakikaten erkek oldu. Kızlar biraz daha ufak tefek oluyorlarmış 🙂 Tabii belli olmaz yine de, doğuncaya kadar hiçbişeye inanma sen 😉

    • pelin ikimiz de minyon sayılırız, pek iri yarı olduğumuz söylenemez( şimdilik). ama göbeğimin daha şimdiden oldukça önden gittiğini söyleyebilirim, o kadar hazırmış ki, 9. haftada fırlayıverdi 🙂

      bakalım az kaldı, göreceğiz yakında. biz şu an oğlan muamelesi yapıyoruz, kızsa fena bozuk atacak bize 🙂

  4. ye tatlıyı doğur hakkıyı demişler 🙂 ben de çok tatlı yerdim..oğlum oldu ama ben zaten çok tatlı yerdim 🙂 ay aman sağlıklı olsun da kuzucuk gerisini boşverelim 🙂

  5. Banada biri;” icime kiz doguyo” diyo, öbürü “erkek”. Gerci ben 16. Haftamda olmama ragmen anne ve babalarimizdan bide en yakin arkadasimdan baska kimseye söylemedim heñüz hamile oldugumu. Hamilemisin diyen bir kac kisiyede yoo kilo aldim diyorum. Sürpriz olsun istiyorum herkese..Gercektende evlendikten sonra kilo aldim hamileligim boyunca 1 kilo aldim henüz ama cinsiyetini doguma kadar ögrenmemeyi düsünüyorum. Hakki da bas üstüne, Ayse de.. ama beni üzen bisey bizim insanlarin hangi ülkede yasarlarsa yasasinlar ayni olmalari.. daha 8 aylik evliyim (gecen ay 28 yasina girdim) ama insanlar; “ayyyy inanmiyorum hala hamile degilmisin???neee bide hap aliyosun .??!!!benim eltimin gelinide aynisini yapti ahanda 5 yildir cocugu olmuyor!!!”sanki ben 8 yildir evliyimde, ve 8 yildir cocugum olmuyormus gibi korku ve panik icindeler.yillarca okuduk ettik. Saglik sektöründe calisiyoruz ama daha bu eline bir kitap dahi alip okumamis yurdum teyze, hala, yengeler kadar akillanamadik..:-(yada onlarin deyisi ile:”bosuna okumussun bunca yil.bilmiyomusun hap kullanirsan Yillarca cocuk pesinde kosacagini??”)sanki 12 yasini doldurdugundan itibaren kontrol hap i kullanan almanlar, 35 yasinda anne olmak istediklerinde hepsi 10 yillik tedavi görüpte öyle anne oluyorlarmis gibi..

    • perimasalı, ben de son 3 senedir hap kullanıyordum, en az1 sene olmaz diye yorumlar aldım çoğu kişiden. salak gibi o kadar inanmıştım ki 25 kutu ovülasyon testi sipariş etmiştim nasılsa uzun süre deneyeceğiz diye, halbuki testleri sipariş ederken hamileymişim 🙂 hapı bıraktığım ay hamile kaldım, 37 yaşındayım, sigara ve alkol de kullanırdım.

      bu işlerin bir matematiği,bir mantığı yok. keşke olsaydı ama yok. yurdum teyzeleri de hiç susmayacak 🙂

  6. Malesef öznurcum durum nekadar üzūcü olsada degismeyecek.en kötü sey cahille dalasmak derler ya, iste hep hee hee deyip gececegiz malesef..Isin kotu yani bu yorumlari okadar cok yapiyorlar ki, ben bu abuk subuk seylere kanmam diyen sen bile gun gelip acaba??diyorsun. Öyleki bu yalan yanlis bilgilerin daha dogrusu bilgisizligin asli astari olmayan seyler oldugunu herkese anlatan ben, hapi biraktigim ay hamile kalmayinca acaba dogrumu diye dizlerime vurmaya baslamistim:-))alaninda okadar iyi olan doktor kocam bile ikna edemezdi beni artik bunun koca kari lafi olduguna:-))