18 Yorum

Şimal’in İkiz Gebelik Günlüğü, 13. hafta

İkiz gebesi Şimal gebelik günlüğüne devam ediyor… 

***

Bedenimin olabildiğince sabit kalması gereken, lakin düşüncelerimin ve duygularımın beni “biraz” sarstığı 13. haftayı bitiriyoruz hep beraber. Hep beraber diyorum çünkü aileyi seferber etmiş durumdayız. Eşim, annem ve kayınvalidem dönüşümlü olarak ev ve yemek işleri ile ilgileniyorlar sağ olsunlar. Ancak; istemeye alışkın olmadığımdan, benim yere düşen sakız kağıdımı bile annemin ya da eşimin kaldırmasına ya da sofradan su bardağını almak için kalkmak yerine getirilmesine hala mahçubum. Düşüncesel boyutta bunun böyle olması gerektiğini bilsem bile içimden bu mahçupluğu atamıyorum. Buradan kendilerine sonsuz teşekkürler demek istiyorum.

Bu hafta yapmamam gerekenlerin başlarında yer alan bir maddeye bile bile lades dedim. Yorumlarda da söylemişlerdi geçmiş haftalarda forumları okuma ya da internette konu ile ilgili dolaşma diye. Ama bu bünye rahatsız! Araştırmalı, okumalı. En azından kuyruğu acıyana kadar meraklı kedi gibi dolanmalı. Kedi ruhu evin genelinde hakim kısacası. Madem halet-i ruhiyemizi kediler üzerinden aktardık, o halde “fazla merak kediyi öldürür” ise beni de depresyon uykusuna itti başlarda. Düşünmekten fazla bunaldığım zamanlar bünyemi uykuya teslim edince kedicik de etrafımı uyku pozisyonlarında dönmeye başladı, arayıp da bulamadığı. Neyse ki canım yanınca forum okumayı bıraktım. Her süreç kendi nev-i şahsına münhasır dedim ve konuyu kapattım, artık kendi yolumu bulmaya çalışacağım.

Simal132

Baktım hala “durumum nedir” deli sorusuna iki doktora rağmen cevaplarım bulanık, ilk bebeğini karnında kaybeden ikincisini ise hastanede yatarak tamamlayan bir arkadaşımın önerisi üzerine üçüncü doktorumuzdan randevu aldım (eşimin konudan sonradan haberi olduğunu iyelik ekinden anlamışsınızdır). Bu doktor randevularım aynı sekreterya görüşmesi ile ilerliyor.

–        Alo merhaba, durumum şu…
–        Ben size randevu saati konusunda geri döneceğim…

      10 dk…

–        Doktor bey randevunuzu yarın için ayarlamamı söyledi.

Bu açıdan beklemiyor olmak güzel ama verdiğimiz ücretler ile bence özel araç ile evimizden alınmam da gerek.

Gittiğim son doktor detaylıca muayene ettikten sonra “zaten sana serklaj yapılamazmış, keza rahim kanalında iltihap var” buyurdu. Buyurun doktorcum bana da takacak yeni konu lazımdı! İltihaptan kültür aldı; bebeklere, rahim kanalına baktı ve muayene bitti oturduk karşısına. Öncelikle kesinlikle ve kesinlikle kilo almamalıydım, keza bebeklerin büyümesi için alan bırakmalıydım. Bunun için diyetisyen gerekliydi, akabinde çokkkkkk su içmem gerekliydi mesela üç litreden az olmamalıydı, bir de günde 1 saat yürümem gerekliydi. İlk iki başlık benim de bildiğim mevzulardı da bu yürüme mevzuu benim aklıma yatmamıştı. Sordukça sordum neden yürüyorum neden yürüyorum diye ama en sonunda “yatmaya ne kadar meraklısın!” cümlesi ile boyumun ölçüsünü aldım. Yatmak istiyorsan yat ama ben riskli gebelikle kliniğinde bile hastalarımı mutlaka 1 saat yürütüyorum, belki 500 mt yürüyeceksin her gün ama yürüyeceksin dedi. Buna da peki dedim ama yürümekten korktuğum için yürüyemiyorum, doktor tecrübesi ile içimdeki o minik ses karşı karşıya geldi ve utanarak söylüyorum ki içimdeki ses doktorunkini yendi.

Kafamı karıştıran diğer unsur ise yaptırmamı önerdiği kan testi oldu (Harmony Test). Bu test İngiltere’ye yollanıyor ve bebekteki kromozom bozukluklarını %95’ varan yaklaşık değer ile ediyormuş, fakat ikiz gebeliklerde hangi bebekte bozukluk olduğunu tespit edemedikleri içinde amniyosentez yapılmasını önerirmiş! Benim kaygılarımın, detaycılığımın alıp başını fezaya vardığı şu günlerde önüme (tabii ben kaşındığım için) çoktan seçmeli, hatta hayati böyle bir seçim durumları da gelince benim devreler yanıyor, yanmasın mı? Hala karar veremedim bu konuya, hatta o kadar veremedim ki yazdığı testin adını bile henüz Google amcaya sormadım, soramadım….

Eşim Şoför Osman gibi beni doktordan doktora taşırken aradaki uğrak noktası diyetisyendi. Aslında şu anda enerji harcama miktarım minimal düzeyde olduğu için çok acıkmıyor, buna bağlı olarak da fazla yemiyordum ama denilene göre bunun 18. haftadan sonra gözümün dönme aşaması vardı ve buna hazırlıklı olmalıydık. Onun için uzun uzun konuştuk öğünleri, bunları 18. hafta itibari ile yemeği dört gözle bekliyorum ve fakat ben şu an yiyemiyorum. Sütü içersem yemek yiyemiyorum içmezsem dişim kırılacak diye korkuyorum ama korkumla yaşayıp yine içemiyorum. Ceviz, zaten bir başka şey ile yemezsem hiç yiyemiyorum ben de harman olsun diye cevizi yoğurtla karıştırıp ana öğünde yemeği azaltıp yiyorum. Ben böyle kuş kadar yerken de içimdeki canavarlar nasıl büyüyecek bilemiyorum. Diyetisyenden ilerleyen haftalarda kullanmayı umduğum listeyi dosyama koyup evin yoluna koyulduk.

İçimden de artık bu hafta evden çıkmam diyorken kendi kendimi daha aynı akşamdan ateşledim. Her tuvaletten sonra nur topu gibi altın sarısı akıntım katılmıştı aramıza, ne hoştu! İlk gördüğümde önemsememeye “çalıştım”. İki, üç derken artık limitlerimi aşmıştı, ya idrar yolarlı enfeksiyonuysa diyen iç ses savaşı kazanınca ilk doktoruma yazdım. Hemen gel yarın sabah dedi, dediyse gitmeliydim. Sabah muayenesini yaptı ve “biz sana vajinal enfeksiyon için bir şeyler vermedik mi?” dedi. O iki saniyede içimden birkaç cevap alternatifi geçti, mesela yok verdiniz ama ben şaşkınım kullanmıyorumdu. İlaçları yazdırdık ve çıkarken “çok pimpirikliyim kusura bakmayın” dedim, “yok ben böyle seviyorum” dedi doktorum, e severdi tabii, atladığı ilacı ya ben de atlasaydım! Eğlencesiz hayatıma yeni eğlence işte. Tam eczaneden çıkmıştık ki alınan kültür sonucu için aradılar mikrop üremiyordu, şimdilik dert edilecek bir mevzu yoktu.

Simal13

Bunca doktor gidip gelmelerine karşın evde güzel şeyler oluyor bu aralar. Sevdiğimiz insanlar bizi hiç yalnız bırakmıyorlar sağ olsunlar. Yemeklerini de getiriyorlar, sofrayı kurup kaldırıyorlar yapıyorlar da yapıyorlar ve bana beni iyi hissettiriyorlar. Evin daimi üyelerinden zaten çok mutluyum ama gelenler, arayanlar ile enerjim yükseliyor ve ben kafamı kuma gömecek vakit bulamıyorum.

Not: Henüz hobi uğraşı araştırmalarına başlayamasam da keçe gibi kesmeli biçmeli işler kesim artığı bırakacağı için elendi. Sanırım benim de başlanan üretimlere katkım olsun diyerek bir minik hırkaya başlatılacağım. İçimdeki “Erkek Fatma”’ya buradan el sallıyor, öpücükler yolluyorum.

Ankara’dan sevgilerle,

Şimal

***

Şimal’in tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz. 

18 yorum

  1. Şimal Hanım

    Bu yazdığınız doktorlar arasında Nuri Danışman var mıdır?

    Sevgiler

    • Evetttttt, bu nasıl bir ön görüdür. 😀 Sizinde mi doktorunuz?

      Sevgiler?

      • Malesef benim de doktorumDU kendisi. En fazla 16 haftalığıma kadar dayanabildim kendisine. Kurduğu cümleler (daha doğrusu sizin yazdıklarınız) o kadar basmakalıp ki! 5 ay kilo alamazsın demişti; psikolojimi baya yerle bir etmişti kendisi adama kontrole gitmeden 1 hafta önce saçma sapan diyetler yapıyordum 🙂 yok kiloymuş minimum 3 lt suymuş! ne olursa olsun yumurtaymış, ölsemde yürüyecekmişim 500mt bile olsa!:D haa bir de tutturmuştu özel hastanede doğum yaptırmam ZTBye geleceksin diye. Ama kendisi ankaranın en sağlam sorunlu gebelik uzmanıdır. Benim sorunlu gebelik gibi bir durumum olmadığından işin açıkcası adam yerine koymadı beni ve biraz kaba geldi tavırları.

        • En sağlam riskli gebelik doktoru darken örnek verebilir misiniz rica etsem? Benim de kafam karışık da.

          • Bekleme odasındayken dinlediğim hikayelerden. Aklımda kalan bir kadın vardı vandan gelmişti sırf onun için. 5 tane çocuğunu da 9 aylık hamileyken kaybetmiş. Bu doktorla yapmış doğumunu. Bunun gibi birkaç örnek daha. Ancak başıma gelen bir şeyden de bahsetmek isterim. Kendisi bana TARLADA BILE doğum yaparsın demişti ama ben doğumda biraz zorlandım. Mesela çatım dardı ve oğlum vakumla dünyaya geldi; normal doğum yaptım evet ama Amerika’da doğum yaptım buna rağmen Amerikadaki doktorum 1 saat daha böyle devam edersen seni sezeryana alacağım demişti ki orada en son çaredir sezeryan ile doğum. Kendisi benim hakkımda baya yanılmıştı.
            Bir de bana senin gibi genetik yapısı olan insanlar (sarışın uzun boylu) doğumda 30 kilo alırlar birdaha da veremezler gibi saçma sapan bir yorum yapmıştı ki aklımdan hiç çıkmaz. Sadece 14 kilo aldım ve 2 haftanın sonunda sadece 3 kilom kalmıştı.
            Doktorluğuna bir şey diyemem kendisine uzun süre gitmedim ama muayene sırasında kendisi moralimi fazla miktarda bozmuş bir insandır. Ben dayanamadım değiştirdim.
            Kendisiyle geçen kısa süreli anılarım bundan ibaret 🙂

            • Eylülll seninle ilgili herşeyi yanlış yorumlamış, neyseki riskli gebelik değilmişsin. Sağlıkla bebişini kucağına almışsın :). işte mutlu son budur.Şimdi kaç aylık ya da kaç yaşında oldu?
              Birde 30 kilo nasıl abartı bir rakamdır!
              Bu doktoru tek doktorum olarak atayıp sadece onunla devam etmeyeceğim, o nedenle biraz daha geniş yaklaşıyorum sanırım :). Beni takip etsin istiyorum ama tek doktora ne yazık ki artık güvenemiyorum (Beyaz’ın psikopat karakteri gibi oldu).
              Sevgilerimlee 🙂

              • TEkrar merhaba Şimal 🙂
                Şuan oğlum 19 aylık. Tek doktor olarak atamayıp onunnda fikirlerine kulak vermeniz bence de çok doğru bir karar olmuş. Size en büyük duam umarım sağlıklı dünya tatlısı ve uslusu bebekleriniz size hiç sıkıntı yaşatmadan vaktinde dünyaya gelirler. Sevgiler ve kolaylıklar dilerim 🙂

  2. Merhaba Şimal, önceki yorumlarda tanışmıştık zaten. Ben de yatarak geçirmiştim hamileliğimi seninle aynı sorundan ötürü.. Bence yürüme konusunda kendini nasıl hissediyorsan öyle davran. Ben dışarı çıkmaya cesaret edememiştim, evdeki küçük gezinmeler dışında. Paranoyak olmaktansa riske girmeyeyim demiştim 🙂 Süt içme konusunda da dün oğlumun doktorunla görüştüm, oğlum anne sütüne alışkın olduğu için inek sütüne alıştıramadım bir türlü diye.. İçmesin boşver dedi, inek sütünü buzağılar içsin, sen ona bol bol yoğurt yedir, sütlü tatlı yap dedi.. Yoğurtla aran iyiyse süt yerine daha çok tercih edebilirsin sanırım 🙂
    Sevgiler…

    • Hande merhabalar, seni çok iyi hatırlıyorum, nasıl atlayabilirim. Bu süreci en iyi bilebileceklerdensin sende.
      Evde minik dolaşmalarım devam ediyor, oturma odasından kalkıp salondaki koltuğa oturuyorum, oradan kalkıp mutfaktaki koltuğa şeklinde evde dolanıyorum :).
      Bu arada süt içemiyorum hala ama dediğin gibi her öğün yoğurt yemeğe dikkat ediyorum, zaten peynir delisiyim, bir de eşim saolsun arada kazan dibi gibi sütlü tatlı getiriyor minik minik 2 güne yayarak onu tüketiyorum.
      Sevgilerrrrr

  3. Merhaba simal, her hafta yazacagim sanirim sana. Insallah benim erkenci bidik 2 ay daha beklerse tabiki 🙂 sende benim gibi doktorlari ücledin, hayirli olsun. Evde yuruyebilirsin canim ama bir noktadan sonra genelde 20. Hafta oluyor bu, kendi doktorun oluyorsun. Karnin sertlesirse veya akintin jel gibi cogalirsa, kanama olursa gibi onlarca sebep seni yataga baglayabilir. Kim ne derse desin, bu surecin en zor yükü daha dogrusu emanetini sen tasiyorsun. Ilk basta insan gocunuyor ama bir sure sonra alisiyorsun. Korkutmak istemem ama esimin altimi degistirdigi zamanlar oldu. Hic bir sey evlat acisindan zor degil, inan bana. Öyle cok sey yazmak istiyorum ki aslinda ama kisa keseyim 🙂 sana ve bebeklerine sevgilerimi yolluyorum. Merak etme, tüm bu sabrina degecek 2 mucizen olacak

    • Ozlem selamlar,
      Bu alt değiştirme ihtimaline kendimizi hazırladık. Eminim insan kendini ne kadar hazırlarsa hazırlasın başa gelmeden anlaşılacak bir durum değildir. Ama eğer bunlar yaşanacaksa hep beraber elimizi taşın altına komalıyız.
      Şimdilik hala mutfak koltuğunda oturabilme lüksüm olduğu için belki de hala isyan etmedim. Birde doktora gittiğimiz bir gün dışarda bir Chai Tea Latte içtim hala onun etkisi devam ediyor 🙂
      Sevgilerimleee

  4. Şimal hanım merhaba, gerçekten durumunuz kolay değil , naçizane önerim çok fazla doktor doktor gezmeyin, genel anlamda aynı şeyleri farklı yorumlayarak söylerler. Tıpta kesin diye birşey yoktur. Temel bilgiler çerçevesinde yapılan çalışmalarla herkes kendi deneyim ve yorumunu katarak hastasını takip eder. Riskli bir gebeliğiniz var, herşeye hazırlıklı olun. Hani bunu yazarken kolaymış gibi görünüyor diyebilirsiniz, ben de oğluma 3.gebeliğim sonunda ileri bir yaşta sahip oldum, bunu moralinizi bozmak için söylemiyorum. Sürekli vajinal muayene olmanız bile enfeksiyon kapmanıza sebep olabilir. Doktorların da yapabileceği bir yere kadar, içinize en çok sinenle devam edin, üç aşa beş yukarı genel bilgiler aynıdır. (Aslında iki doktor önerecektim ama doktor doktor gezmeyin dedikten sonra garip olacak vazgeçtim:)) Sağlıkla bebeklerinizi kucağınıza almanız dileğiyle sevgiler:)

    • Selcan hanım merhabalar,
      Dediklerinizde haklısınız, doktor sayısı bir süre sonra kendiliğinden azalacak diye düşünerek şu anda su akar yolunu bulur hissiyatı ile ilerliyorum birazda.
      Şimdilik kötüyü aklıma getirmemeye çalışıyorum, keza evde kafa hep kötüye kayıyor zaten. Onları uzaklaştırmak bile zaman ve moral tahribatı yapıyor.
      Sevgilerimle

  5. cigdem beskonaklıoglu

    Simalcim merhaba tekrar, biliyorsun bende sıkıntılı bi gebelik gecirdim benim dr koru hastanesinde umit korucuogluydu. Ama benim gitmesem de hep olumlu seyler duydugum hakan satıroglu.insan hep en iyisini istiyor bebegi icin ama tek doktorla devam daha iyi. Ne zaman istersen goruselim sevgiler

    • Çiğdemcim tekrar selamlar,
      Şatıroğlu benim gebelik dışındaki jinekolojik takibimi yapmıştı 2 yıl kadar. Ama hem aşırı pahalıydı (yani şu an dahil şimdiye kadar gittiğim hiçbir doktor onun kadar pahalı olmamıştı) hem de bazı sorunları atlamıştı. Açıkçası kendisine soğumuştum, ama dediğin gibi kendisini çok seven (bende sevmiyor değilim insan olarak harikadır) hastaları var, ben biraz kırılmıştım kendisine.
      Ayrıca yazımda da bahsettiğim “çocuk istiyorsan acele et” diyende kendisidir 🙂
      Sevgilerimleeeeee.

  6. Sevgili Simal, gittigin doktorlar arasinda prof dr Ozgur Deren de var mi? Riskli gebeliklerde 10 numara 5 yildiz diye biliyorum. Sevgiler.

    • Selammlar Yasemin,
      Yok Ozgur Deren’e gitmiyorum. Şu anda 3 doktor ile süreci devam ettiriyoruz. Çokk teşekkür ederim.
      Sevgilerimle.

  7. Merhaba Şimal Hanım,

    Nuri Danışman adını gorunce yazmak istedim.
    Nuri Bey ilk hamileliğimde doktorumdu, cok sukur 3 yasında bir kızımız var.
    İkinci cocugumuza hamileyim yine Nuri Bey e gidiyorum.
    Bence onerdigi seyler su, yurumek, kilo almamak hepsi bebegin sağlıgı için.
    Ornegin benim gebelik sekerim diyet ve yuruyusle yoluna girmişti, herhangi bir ilaç kullanmadım.
    Riskli gebelik durumum olmadıgı halde, ilk dogumuma giremedigi halde Nuri Bey i kendimize yakın hissettigimiz icin ona devam ediyorum.
    Riskli bir durum varsa da benim de akraba ve arkadaslarımdan duydugum riskli durumlarda sehir dısından pek cok hastanın Nuri Bey e geldigi.
    Sağlıklı bir hamilelik ve doğum dilerim.