22 Yorum

Çocuğumuzu Oto Koltuğuna Nasıl Yapsak da Alıştırsak?

Arabada güvenlik benim için çok önemli bir konu ve bunun için kendimce çok haklı sebeplerim var. Etrafımda, üçü kendi ailemden olmak üzere trafik kazasında kaybettiğimiz beş kişi var ve hemen hepsi de önlenebilir ölümlerdi demekle yetineyim.

Türkiye’de, çocukların oto koltuğuyla seyahat etmesini zorunlu kılan yasa 2010 yılında geçmiş olmasına rağmen hala uygulanmasında ve denetlenmesinde eksiklikler var. Bunda bilgi eksikliği de oldukça rol oynuyor. Bu bilgi eksiğinin kapanmasına bir nebze katkıda bulunabilmek umuduyla, bundan bir süre önce, bebekler ve çocuklar için seyahat ürünleri (oto koltukları ve pusetler) geliştiren Alman Kiddy markası ile bir işbirliği yaptık ve Kiddy ile Seyahat Güvenliği başlığı altında buradan erişimimiz olan anne babaları bilgilendirme amacıyla yola çıktık. Kiddy’nin zaman zaman ürün, zaman zaman istatistiki ve teknik bilgilerle destek olduğu bu bölümde ben de kendi tecrübelerim ve araştırmalarımdan yola çıkarak işe yarayacağını umduğum paylaşımlarda bulunuyorum. Bugüne kadar:

konularına değindim, ancak bunların hepsi geçersiz — EĞER ÇOCUK O KOLTUĞA OTURMAZSA. Ve, evet, çocuğun o koltuğa oturmaması söz konusu, nitekim, çocukların bir kısmı, hele de küçüklüğünden beri oto koltuğunda oturmaya alışmamışsa, seyahat sırasında bağlanmaya şiddetle direniyor. Haksız da değiller. Kim, kıpır kıpır hareket etmek varken, elini kolunu doğru dürüst oynatamadığı bir koltuğa bağlanmak ister ki? Ben istemem mesela…

Ben bu konuda ciddi bir sorun yaşamadım. Deniz oğlum, kitap bebeğim benim, her zaman uyumluydu. Zaten hastaneden çıktığı andan itibaren oto koltuksuz seyahat etmedi, Amerika’da doğduğu için hemşire arabaya kadar bizi geçirip oto koltuğuna koyduğumuzdan emin oldu. Biniş o biniş, Deniz bir kere bile oto koltuğuna direnmedi. Derin oğlum ise bir başka konuydu, o öyle bağlanmalara, sıkışmalara gelemezdi! O da hastaneden çıktığından itibaren oto koltuksuz seyahat etmedi, ve fakat birkaç ay sonra oto koltuğunda da seyahat etmek istemedi. Çocuk seyahat etmek istemedi, nokta. Bir seferinde o kadar ağlamıştı ki Boğaz Köprüsü’nde sağa çekmek zorunda kalmıştım susturabilmek için… Ve susmamıştı. Yolun geri kalanını o ciğerlerini patlatırcasına ağlayarak geçirmiştik, 20 dakika boyunca…

O gün bir derdi vardı bence, çünkü sonrasında tekrarlanmadı bu sıkıntı. Ancak ne zaman çocukların oto koltuğuna oturması gerektiği ile ilgili bir yazı yazsam, ‘Oto koltuğuna oturtmamak, çocuğunuzun üçüncü kattaki bir balkondan atlamasına göz yummakla eşdeğer desem ‘Vallahi bizimki oturmuyor, çatlasak da patlasak da oturmuyor!’ sesleri geliyor. Doğrudur, oturmuyordur, belki siz bir şeyi yanlış yapmışsınızdır, belki de her şeyi doğru yapmanıza rağmen çocuğunuz oto koltuğundan nefret ediyordur. Belki de çocuğu gerçekten araba tutuyor ve araba yolculuğuna tahammül edemiyordur. O halde arabaya binmeyeceksiniz çünkü oto koltuksuz seyahat etmek bir alternatif değil. 

Peki, çocuğu oto koltuğuna oturmaya alıştırmak için neler yapılabilir, ne yollar denenebilir? Kendi tecrübelerimden paylaşayım:

İlk aylarda: ilk haftalarda zaten uyuyor bebe, ancak ilerleyen zamanlarda gözü açılıp etrafa bakınmaya başladığında bir ayna koyabilirsiniz karşısına. Bu tür aynalar, hem geriye doğru seyahat eden bebeğinizi dikiz aynasından görmenize, hem de bebeğinizin kendini görmesine imkan kılıyor.

Çocuğun yanında, arkada oturmayı ben en başından beri doğru ve pratik bulmadım. Herkes kendi yerini bilsin, baştan olması gerektiği gibi alışsın istedim. Sonuçta her zaman arabaya bir başkasıyla binemeyecektim, bebeğimle tek başıma yolculuk etmem gereken zamanlar da olacaktı. Böyle zamanlarda onunla sürekli konuşur, sesimi duyururdum. Gittiğimiz yerleri anlatırdım onlara, yolda karşıma çıkan şeyleri… Her ne ne kadar monolog türü konuşma tuhaf gelse de ilk başta, onların birçok şeyi anladığını bilirdim, bu da beni mutlu ederdi, sanırım onları da…

Altıncı aydan sonra: Bu aylarda bebelere bir haller oluyor, etraflarında olan bitenin farkına varmaya başlıyorlar, eh, motor yetenekleri de gelişmeye başlayınca arabada onları tutabilene aşk olsun! Bir de bakmışsınız ki bir gün öncesinin mutlu mesut seyahat eden bebesi arabada giderken kıyameti koparan bir yaratığa dönüşmüş!

Bebeğiniz başını dik tutup, elini ağzına sokmaya, eliyle ağzına bir şey götürmeye başladığı zamanlarda eline bir şeyler tutuşturabilirsiniz. Ben bir ‘araba oyuncakları torbası’ hazırlamıştım; içinde bir sürü küçük -torbaya sığacak kadar küçük, ağzına değil- oyuncak vardı: çeşitli çıngıraklar, plastik banyo oyuncakları, parmak kuklalar… Torba yanımda olurdu, bizimki söylenince içinden çıkarıp verirdim eline… Bir süre onunla oynardı, söylenmeye başlayınca anlardım ki ya düşürmüş, ya sıkılmış, hoooop yenisini tutuştururdum.

Bu ‘araba oyuncakları torbası’nın çok sofistike şeylerden oluşmasına da gerek yok bu arada… Pet şişe, mandal, tahta kaşık, aklınıza gelen her şey olur. Püf noktası: Onun için yeni olması, uzun zamandır görmediği ya da ilk kez gördüğü bir şey olması önemli ve yeterli. Ve tabii ki güvenli olması birinci ihtiyaç.

Bir yaşından sonra: Bazı oto koltukları bir yaşından (ya da 15 kilodan) sonra öne dönme imkanı veriyor. Bu hala tartışmalı bir konu olsa da (ben de döndürmüştüm ve bu kararımı sorguluyorum) bebe öne de dönse arkaya da, bir yaşından sonra işler hem kolaylaşmaya, hem zorlaşmaya başlıyor. Kolaylaşmaya başlıyor, çünkü bebe laftan anlıyor, en azından daha rahat iletişim kuruyorsunuz. Zorlaşmaya başlıyor çünkü bağımsızlığını ilan ediyor ve o koltukta oturulmayacak arkadaş!

Böyle zamanlarda onu biraz daha meşgul edecek türde oyuncaklar devreye girebilir. Örneğin şu tür minik kitaplar arabada seyahat ederken ve dışarıda yemek yerken vazgeçilmezimdi benim. Minik parmaklarıyla sayfalarını ayırmaya çalışır, bayağı oyalanırdı bizimkiler.

Çocuğun eline vereceğiniz şey her ne olursa olsun, iki şeye dikkat etmek gerekli: (1) Ani bir frende herhangi bir yerine batacak, saplanacak kadar sert ve sivri olmamalı ve (2) Boğazına kaçmamalı. Bu açıdan, kendi kendine bir şeyler yiyebilmeye başladığı zaman boğazına kaçmayacak türden yiyecekler de tutuşturabilirsiniz eline… Grissini türü çubuklar mesela… Onlarla da bayağı oyalanır.

Arabada çocuğa verdiğiniz oyuncakların nasıl sabitleneceği biliminsanlarının merak ettiği bir konu olsa gerek ki bunun için çözümler üretmişler.  Bazı oto koltuklarının üzerinde aksesuarlar var bunun için. Örneğin Kiddy’nin, Derin’in kullandığı, 9-36 kilo aralığındaki GuardianFixPro2 ile biraz daha küçük, 9-18 kilo aralığındaki PhoenixFixPro2 modellerinin güvenlik yastığına bunun için zımbalı şeritler yapmışlar. Oyuncağın sapını bu şeritlere asarak sabitleyebiliyorsunuz…

Screen Shot 2014-12-03 at 8.10.23 PM

Her yaştan çocuğu arabada oyalamanın en garantili yollarından biri de kuşkusuz müzik… Bıdık yolcu kaç yaşında olursa olsun, eşlik edebileceğiniz, birlikte söyleyebileceğiniz müzikler onu eyliyor. Ebeveynliğimizin ilk beş senesinde arabada sadece çocuk şarkıları dinledik diyebilirim. İlk etapta İngilizce Nursery Ryhmes dinliyorduk (Wheels on the Bus, Twinkle Twinkle Little Star… çünkü Türkçe çocuk şarkıları o zamanlar Ali Baba’nın Çiftliği’nin ötesine pek geçmiyordu, şimdi nasıl bilmem). Neyse ki sonra Barış Manço Çocuk Şarkıları‘nı keşfettik. Fikret Kızılok ve Bülent Ortaçgil’in ‘Büyükler için Çocuk Şarkıları’ albümünü de uzun zaman dinledik (ve sonunda kaybettik, şimdi de hiçbir yerde bulamıyorum). Püf noktası: Arabada dinlenen müzikleri evde de dinleyip pekiştirmek, arabada ‘Aaa, hadi Arkadaşım Eşek’i koyalım’ şeklinde dikkati oto koltuğundan başka yere çekmeye yarıyor. Her ne kadar aynı şarkıları hem evde, hem arabada tekrar tekrar dinlemek anne-babaların akıl ve ruh sağlıkları için pek tavsiye ettiğimiz bir tutum olmasa da tünelin ucunda ışık var: Seneler süren çocuk şarkılarından sonra biz Beatles’a terfi ettik!

Oto koltuğunun düşman olmadığını öğretmek çocuğu koltukla barıştırmak için bir başka yöntem… Koltuğu eve getirip oynamasına izin vermek örneğin… Deniz bir büyük koltuğa geçtiğinde önceki koltuğu boşa çıkmıştı, Derin henüz ona oturamıyordu. Evde bir süre boşta durdu o, Derin üzerine otururdu koltuk gibi, ve çok güzel oynardı. Üçüncü türden yakınlaşmalar, bilinçaltı mesajlar: Oto koltuğu o kadar da kötü bir şey değil, eğlenebilirsin bile…

Bu yazıyı hazırlarken yabancı web sitelerine baktım, yurtdışındaki ebeveynler bu işi nasıl kotarıyorlar diye… Gördüğüm kadarıyla orada ‘Bebeğimi oto koltuğuna oturtamıyorum’ diye bir sorun yok; ancak ‘Bebeğim oturmak istememeye başladı’ var. Bunu da bebeğin büyümekte olan yaşına veriyor, ve bununla başa çıkmanın, onu oyalamanın yöntemlerini tartışıyorlar. Yine de ve her şeye rağmen o çocuk oturmaya devam ediyor.

Anne-babaların çocuklarını oto koltuğuna oturtamamalarının başlıca sebebi çocuğun ağlaması oluyor. Elbette çocuğunun can hıraş bir şekilde bağırmasına seyirci kalmak kolay değil, ancak bir de şöyle düşünmek lazım: Konuşmayı bilmeyen yaştaki çocukların mutsuzluklarını ifade etmelerinin tek yolu ağlamak. Yani çocuk, eti koparılırcasına ağlarken bile aslında demek istediği şey ‘Buraya bağlı kalmaktan nefret ediyorum’ olabilir, o kadar…

Hareket etmenin tadına varan bir çocuğun oto koltuğuna bağlı kalmasının onu mutsuz ettiğini kabul edecek olursak, o zaman şunu sormamız lazım kendimize: Çocuğumun, ağladığı için oto koltuğuna oturmamasına razı olmamın sebebi, onun mutsuz olması mı? Yoksa o ağlayınca benim mutsuz olmam mı? Ve eğer yanıt ikincisiyse, bu mutsuzluk, herhangi bir kaza anında oto koltuğuna oturtmadığım çocuğumun başına bir şey gelmesi halinde yaşayacaklarımla kıyas götürür mü?.. Bence yanıtı hepimiz biliyoruz.

Bunlar benim tecrübelerim ve çözüm önerilerim. Siz de çocuğunuzu oto koltuğuna alıştırırken yaşadıklarınızı, tavsiyelerinizi yorum kısmında paylaşırsanız çok sevinirim.

Kiddy

Bu yazı, bebek ve çocuklar için seyahat güvenliği ürünleri üreten Kiddy’nin desteği ile yayınlanmıştır ancak yazdıklarım kendi fikirlerimdir. Bu bölümdeki diğer yazıları buradan okuyabilirsiniz.

22 yorum

  1. Oğlum şu an 5,5 yaşında ve halen oto koltuğuna oturuyor diye bana tuhaf gözlerle bakanlar var çevremde ..Yok efendim koca çocuk olmuş,kendi başına arka koltukta pekala oturabilirmiş, yok efendim çocuğa bebek gibi davranıyormuşum, hatta abartıp “koltukta komik duruyor ” diyen bile oldu ..Hiç umursamıyorum, kibarca cevabını verip bildiğimi okuyorum.. Varsın komik görünsün ama canı “SAĞ” olsun ..

  2. Büyük oğlum 5 yasinda, küçüğü 5,5 aylık. Abimiz 10-11 aylık olana dek oto koltuğu olarak da kullandigimiz taşıma koltuğunda seyahat etti. Daha sonra kilosuna uygun iki kez koltuk degistirdik. Son koltuğunu alirken rengine o karar verdi. Tek bir gün bile oturmayacagim demedi. Bebekken birkaç kez agladigi oldu ama bu durum bizi vazgecirmedi tabii ki. Ufaklik da dogdugundan beri kendi koltugunda seyahat ediyor. Uzerini giydirip koltuguna koydugumuzda dışarı gidecegini anliyor artik, keyifleniyor. Yolculukta sıkıntı cikarmayan bir bebek. Altı temiz karnı toksa genelde sorun olmuyor. Zaten uzaksa gidecegimiz yer cogunlukla uyuyup kaliyor. Umarim hep böyle devam eder. Önünde abisi örneği olduğu icin zorlanacagimizi düşünmemiştim açıkçası ama Derin’i öğrenince şimdi korkmadim degil. Arka koltuğa iki çocuk koltuğu ancak sigdigi için benim yanlarına oturmam mümkün olmuyor zaten. Birkaç kez yanımızda başka biri de olduğundan aralarına sıkışıp gitmeyi goze de aldim onlari rahatsız etmektense. Direksiyonda kendim varken de bi sekilde oyalayabiliyorum şimdilik. Ben bu işin ilk günden bi alışkanlık degil de zorunluluk olarak benimsetilmesi taraftariyim. Yani çocuk başka bir seçeneği olduğunu bile düşünmemeli.

  3. ilk 6 ayı sorunsuz geçirmiştik. ancak 6-12 arası gerçekten zaman zaman arabada birini boğazladıklarını düşündürecek kadar vahimdi. direndik, ağlamasına göz yummadık. bu dönemde sınırları zorlayıp 10 saatlik yolculuk yapmak zorunda da kaldık. tüm yolu sadece tek bir şarkıyı dinleyerek geçirmiştik.
    genellikle ben arabada teksem sorun yaratmıyordu. ancak arabayı eşim kullanıyorsa kıyamet kopuyordu. birimizin onu eğlendirmek zorunda olduğunu mu düşünüyodu acaba 🙂 aylarca eşim arkada ona hikayeler anlatıp şarkılar söylerken ben şoför muamelesi gördüm. 1 yaşından sonra direnci kesildi. şimdi 2.5 yaşında. koltuğuna kendi tırmanıp oturuyor, kendi iniyor. kemerini bağlattırmadan kesinlikle arabanın çalıştırılmasına müsade etmiyor.

    hiç kolay olmasada; orada oturmanın, bağlanmanın bi zorunluluk olduğunu anlatmak ve başka alternatifi olmadığı konusunda ikna edici olmak gerektiğini düşünüyorum. herşey onların güvenliği için…

  4. Of kanayan yarama parmak basan bir yazı!! O koltuğa oturduktan 10 dak. sonra sanki etinden et kopartıyormuşuz gibi ağlayan bir kızım var. Ne oyuncaklar, ne kitaplar, ne şarkılar, ne oyunlar. Sonuç; avaz avaz ağlamaktan yorgun düşüp uyuyakalmak ve bir süre sonra tekrar uyanıp ağlamaya kaldığı yerden devam etmek. Yapacak bir şey yok biliyorum. Şimdi otokoltuğu değişti, daha dik oturabileceği (9-18 kg arası ) modellerden birine geçti. Henüz denemedik, korkuyorum bunu da sevmezse diye. Salonda duruyor, pek yüz vermiyor ama bakalım. Artık mecbur olmadığımız sürece arabaya binmiyoruz , bol bol yürüyoruz. O derece sıtkım sıyrıldı. Kızım 10 aylık, biraz daha laftan anlayacağı dönemleri bekliyorum belki biraz değişir bu durum diye. Yoksa gerçekten onun için de bizim için de bir eziyet oluyor en basit bir yolculuk bile .

  5. Benim kizim da hareketlenmeye baslayinca uzun yolda sıkılmaya basladi ama ne kadar aglarsa aglasin asla kucagima almadim. Benim icin cok sıkıntı oluyor surekli eylemeye calismak ama dediginiz gibi varsin olsun. Gecenlerde burda (almanya’da bir kaza oldu. Anne ve buyuk cocuk hayatta ama bebek arabadan firlayip otabanin diger tatagina gecmis ve baska bir araba ezmis cocugu Allah korusun yani o kadar tehlikeli hakikaten. Tek sorun Turkiye’ye geldigimde Istanbul’da sehir icinde taksiyle seyahat ettigimde. O zaman da ergo baby’ye koyup emniyet kemerini benim gogsumle cocugumun arasindan geciriyorum. En azindan firlama riski ve emniyet kemeriyle zedelenme riskini azaltiyorum diye dusunuyorum. Umarim en kisa zamanda Istanbul’da da toplu tasimalar bebek arabalari icin rahat bir hale gelir.

  6. Ben de Ege’yi ilk gününden beri oto koltuğunda oturtuyorum. Hatta geriye dönük olarak oturuyor hala (16,5 aylık oldu, evet hala ters gidiyor) ve ayakları sığdığı sürece de ters oturtmaya devam edeceğim sanırım. Çünkü hiç öne dönük seyahat etmediği için, bu nasıl birşey bilmiyor, bilmediği için de talep etmiyor. Oto koltuğuna oturmadan araba hareket etmiyor. Ege de alıştı. Ama ben farklı olarak (belki de tek çocuğum olduğu için mecbur kalmadığımdandır) eşim arabayı kullanırken ben onun yanına oturuyorum arkaya. Ege bazen benimle ilgileniyor oyun oynuyor şarkı söylüyoruz. Bazen de dışarıyı seyrediyor, yüzüme bile bakmıyor. Arkada oturmam daha çok kendi korkumdan. Bir ara çok kusuyordu çünkü, kusar mı kusmuğu nefes borusuna kaçar mı boğulur mu diye, önde otursam bile ikide bir arkaya sarkıp ona bakma ihtiyacı hissediyorum. Öyle olunca önde de bişey anlamıyorum oturduğumdan. O yüzden bir süre daha ben arkada oturmaya devam ederim kanımca. Benim için dert değil.
    Ben de yanıma çeşit çeşit kitaplar, oyuncaklar (özellikle ses çıkaranlar), birkaç çeşit araba, elma dilimleri, ekmek veya poğaça gibi şeyler alıyorum oyalanması için. Ama ne zaman oturmamak için dirense ağlasa, bir ihtiyacı var deyip sağa çekiyoruz arabayı. Küçükken ya emzirmek için, şimdi de ya altını değiştirmek, ya da ne bileyim bazen sadece yürümek istiyor. O da insan sonuçta, canı sıkılıyor olabilir. Oturmaktan bunalabilir. Azcık arabanın dışına çıkarıp yürütüp hava aldırıp tekrar biniyoruz, ve o şekilde yolculuğumuza devam edebiliyoruz. Çok şükür ki şanslıyım, öyle çok da problem çıkaran bir çocuk değil Ege.

  7. Oglumuz 2.5 yasinda, dogdugundan beri oto koltuguna oturuyor. Bir yas civarinda uykuya gecmek istedigi zaman ya da yolculuk uzayinca mutlaka benim kucagima gelmek istiyordu. O donemde babasiyla ben olmadan yaptigi gunluk kisa geziler koltugu tekrar benimsemesine, koltukta uyumaya alismasina yardimci oldu. Simdi hicbir sorun yasamiyoruz. Oyuncak arabayla oynarken bile on koltuklara isaret edip anne ve baba diyor, arkaya isaret edip kendi adini soyluyor. Dolayisiyla tatiller de dahi koltuksuz seyahat etmeye alismamasi, baska bir alternatifle tanismamasi da onemli bence. Benim onumdeki gunesligin aynasi hep acik, ordan surekli iletisim halinde oluyoruz, benim ve babasinin kemerlerimin takili oldugunu da goruyor ve biliyor. Uzun araba yolculuklari oncesinde de mutlaka bir parka gidip guzelce oynuyoruz ya da uyku saatine yakin yola cikiyoruz. Yolculuk sirasinda yemek icin durdugumuzda onun oynamasi icin mola suresini uzun tutuyoruz. Sarkilar cok yardimci tabii, ben iki koltuk arasindan arkaya dogru kitaplar okudugumu da bilirim. Hemen yaninda kitap/oyuncak dolu bir canta oluyor ve o da bunu biliyor. Ama ben de ozellikle uzun yolculuklarda huzursuzlandiginda en kisa surede mola verme taraftariyim.

  8. Sevgili Elif,
    Biz de en büyük sinavlarimizdan birini oto koltuğu ile verdik. Ve geçtik sanirim:) Bizim oğlan 4 yasinda ve gercekten zor bir bebekti. Dogdugunda arabamiz yoktu. 10 aylikken başlayan araba kabusu bizim için nerdeyse bir buçuk sene surdu. Ben ogluma empoze etmiş olmiyim diye oyuncak araba bile almazken o bir araba delisi cikti. Su an debriyaja basmadan vites degismeyecegini biliyor. Ama bir kere bile on koltukta yolculuk yapmasina göz yummadim.aglama krizinin ne demek oldugunu benim kadar iyi bilen kac kisi vardir acaba? Bu durum bizim 15 dakikalık mesafeleri 1 saatte metro ile gitmemize maloldu. Zor muydu? Evet. Değdi mi? Kesinlikle. 2.5 yasina geldiğinde ilk defa uzun yol seyahatine cikacaktik. Artik oto koltuğuna mutlaka mutlaka oturmaliydi. Konustuk. Anlattık. Anladi ama direnç gösterdi. Bir arkadasimizdan rica ettik ” ben seni çok seviyorum ve zarar gormeni istemiyorum, eğer koltuğuna oturmazsan ve öne geçmeye calisursan arabanizi almak zorunda kalicam” dedi. Bu doğru bir şey miydi bilmiyorum. Ama bizim amacimiza hizmet etti. Umarim oğlumuza başka yönden zarar vermis olmamisizdir. Çünkü koltuktan kalkmak istediğinde Y nin gelip arabamizi alacagini söyledik. Bu tehdit etkisi mi yapar çocuk üzerinde yoksa yaptigi hareketin sonucunu göstermek olarak ele alınabilir mi bilmiyorum. Yalniz su var ki aglamasi karsisinda pes edip asla önde seyahat etmesine veya koltuktan inmesine izin veemedik. Arabadan inip metroya bindik. Bazi yerlere gitmekten vazgectik ama simdi koltuğunda oturan bi çocuk var arabada:) senin bahsettiğim yöntemlerin bir cogunu kullanmisiz:) oto koltuğu evde oyuncak olarak durdu, atistirmaliklar, oyuncaklar eslik etti yolculuklara. Ama bence en etkilisi kararli olmamizdi. Bilhassa da benim:) çünkü once givenlik acisindan sonra da oglumla yalniz bir yerlere gidebilmek için er ya da geç oto koltuğuna oturulmaliydi.simdi oglumla heryere gidebiliyoruz. Bu benim icin cok zor elde edilmis bi mutluluk. Bi çok konuda oglunun inadına yenilmiş bi anne olarak bunu bassrdigimiza gerçekten çok . seviniyorum. Bu olay benim için çok önemli bir ders oldu. Çocuklarla ilgili bir problemi gercekten çözmek istediğinizde mutlaka cozuyorsunuz…
    Anne babalik yolculuğunda herkese mutluluklar….

  9. Cocuklarin degil ama ebeveynlerin bu konuya alistirilmasi gerekiyor herseyden once. ABD’de yasadigim icin belki de, ben bu konuyu anlamiyorum bir turlu. Cocuk herseye alisir eninde sonunda ama aileler aliskin degil ki, en ufak bir direnmede yan ciziliveriyor. Ornegin cocuk hayir ben koltukta (normal araba koltugu) oturmayacagim, arabanin icinde gitmeyecegim bagajda gidecegim veya arabanin tepesine oturup gidecegim bana ne diye ortaligi yiksa kim kaale alir? Kimse. Deli deli olma dersin, en kotu ihtimalle tokadi yapistirir arabaya sokarsin cocugu. Bitti. Bu da ayni sey. Aglayacak bagiracak kriz gecirecek gerekirse, gecirsin ne var, yapmadiklari sey sanki. Kizlarimi kavga dogus, o tepinirken iki kisi zorla araba koltuguna ancak oturabildigim gunler oldu ama gecti gitti. Bir cocugun bir uygulamaya eninde sonunda alismamasi mumkun degil, aile arada bir bir kacamaktan ne olur ki demedigi surece. Biri bir gunde alisir digeri bir ayda, ama aile tutarli ve kararli davrandigi surece eninde sonunda ogrenir bunun boyle olacagini.

  10. Ben arabada durmayan bebek bir benimki zannediyordum walla tanidigim ne jar bebe varsa arabaya bindikleri an uyuyorlardi benimki ise canhiras bir sekilde bagiriyor.neler neler yaptik ve yapmaya devam ediyoruz.o koltugu cikarip icinde sallaya sallaya uyutmalar mi (yoldan gecenlerin once saskinlikla bakip ardindan kahkaha atmalari esliginde)durup buz gibi ayazlarda yol kenarlarinda sakinlesme seanslarimi istersiniz.denemedigimiz sey kalmadi.nefret ettik yolculuk yapmaktan walla stresten cırcır oluyorum nezaman arabayla bi yere gitcek olsak.acelemiz yoksa gece uykusunu bekliyoruz yola cikmak icin.tabiri caizse arabada nefes almiyoruz o uyanmasin diye.insallah bebelerimiz biranevvel alisir su oto koltuguna.

  11. anakucağı bağlamaktan nefret ediyordum 6 aylıkken başladım araştırmaya 8 aylıkken besafe aldık. 4 kademe yatışı olan bu koltukta Arda o kdr mutlu oldu ki.. Camdan dışarıyı izliyor. Şarkı söylüyor uyuyor. Ben de yeniden ön koltuğa geçtim tabii şimdi kardeşine bu koltuğu verceğimiz zaman Arda’ya ne alsak onu düşünmeye başladım. Kaliteli koltuklar da çok pahalı 🙁

    • Sizin özelinizde konuşamam, içinde bulunduğunuz durumu bilmiyorum tabii ki, ancak hep birlikte oto koltuklarının pahalı olduğu algısını gözden geçirmemiz lazım. Evet, 300 liraya da koltuk var, 1500 liraya da, ve 1500 lira olan büyük bir ihtimalle daha konforlu olmasının da ötesinde daha da güvenlidir; çünkü güvenlik testlerinden geçmiştir, vesaire…

      Hangi markayı alacaksanız alın, sertifikalarına bakın. Çarpışma testlerinden geçmiş bir koltuk olmasına dikkat edin.

      Ve şu bir gerçek ki: en ‘kötü’ oto koltuğu bile, hiç oto koltuğu olmamasından iyidir. Zaten bu yola girmişsiniz, eminim sizi her yönüyle rahat ettirecek bir şey bulursunuz.

  12. oğlum 27 aylık ve hastaneden çıktığımız günden beri koltuğunda oturuyor. Ilk aylarda her konuda olduğu gibi koltuğa oturup ağladığında etrafımdakiler “al kucağına, el kadar bebek anneden ayrılır mı?” Gibi tepkilere maruz kaldıysam da bildiğimi okudum ve o çocuk kendi koltuğunda oturdu. Oturmaya da devam edecek. Despotluksa evet, kuralcılıksa evet, kötü polis katı anne rolüyse ona da evet.. Benim ne Olduğum değil, oğlumun güvende olması önemli. O koltukta oturulacak, nokta..

  13. merhabalar, benim kızım da 1 yaşına girecek 1 hafta sonra ve yeni bir koltuk araştırıyorum, neler tavsiye edersiniz deneyimli anneler, yazınız da çok verimli, teşekkürler? 5 nokta kemer bağlantılılar mı, ön barı olanlar mı çok kararsızım:)

    • Bu noktada kendinize ilk sormanız gereken soru geriye dönük mü, öne dönük mü koltuk almanız gerektiği olur. Buna karar verdikten sonra 5 nokta kemer bağlantısı ve güvenlik barı arasında karar verebilirsiniz. Ben küçüklüklerinde 5 nokta kemer bağlantılı kullanmıştım, güvenlik barından haberdar değildim. Her ikisinin de avantajları ve dezavatantajları var, bebeğinizle bir deneyin derim.

  14. Oğlum 5,5 yaşında, hastane çantamızın eki oto koltuğuydu. Belki de kolik bir bebek olduğundan ağlamasına alışkındık. Bu nedenle ağlamasını oto koltuğuyla ilişkilendirmedik. Çocuklar için derlenmiş klasik müzik cd si kolik krizlerine iyi geldiğinden hep çantamızdaydı, arabada da onu kullandık. Aklı ermeye başladığında da oto koltuğunun bir trafik kuralı olduğunu, uymamamız halinde para cezası alacağımızı falan anlattık. Yurtdışı seyahatimizde gerçekten de trafik polislerince durdurulup bu konuda bir kontrol yapıldığında, söylediklerimiz iyice pekişti. Çocuk dediğin yemek yememek için de ağlıyor ama yedirmenin bir yolunu buluyoruz, oyuncak için de ağlıyor, almıyorsak almıyoruz. Her aile kendi içinde buna da bir çözüm bulur diye düşünüyorum.

  15. Bizimki oto koltugunu sevmiyor, binmek istemiyorumu her duydugumda icimden gecen “de get beee”, ala ala almani ingilizi, amerikalisi oturtmasini biliyo, hic bu annelerin “nasi oturturuz” diye tartistigini duymadim. Boyle bi makelenin bile cok ama cok gereksiz olmasi gerekir.

  16. Benimde kizim hastaneden araba koltuguyla cikmasina ragmen hic sevmedi. Cok agliyordu. O yuzden Ilk bir yil evden disari pek cikmadim diyebilirim. Abd de bindirmeme gibi bi si soz konusu degil. Cezalarin cok pahali olmasini gectim cocugu almaya kadar gidebiliyor isin ucu. O yuzden evde oturdum ya da arkada oturdum. Uzun yola cikmamiz gerektiginde ise durup durup emziriyordum. Bir yasina geldiginde one bakana gectik. Aslinda iki yasina kadar arkaya bakmasini oneriyorlar ama bir yil daha evde oturmayi gozum yemedi malesef 🙁 o zaman Biraz rahatladim. Ama bir elim arkada araba kullaniyordum. Bizimde oyuncak cantamiz vardi arabada. O bi kac dk Sonra atiyordu ben yeni oyuncak veriyordum. Bazen sarki soyleyerek oyalamaya calisiyordum. Yaban mersinini cok seviyordu. Sadece arabada veriyordum mesela. Cantamizin olmazsa olmazlarindandi. Bazende 20 dk lik yolda arabayi kenara cekip emziriyordum Sonra devam ediyordum. Kizim 3 yasinda Hala koltugu sevmiyor. 20 lik mesafede defalarca anne geldik mi diyor ama yapacak bi si yok. Arabada da hic uyumaz. Cok yorgun oldugunda bile garaja arabayi park ederken uyurdu. Ama ne olursa olsun sitede bi kac dk lik mesafede bile koltuguna oturuyor.

  17. elficim vesile olduğun için çok teşekkürler. Az önce indirim kodunu kullanarak cruiserfixpro siparişini verdim. Birkaç gün içinde gelir sanırım. Sevgiler

  18. Merhaba oğlum 22 aylık oto koltuğu var fakat kemerlerini bağlatmıyor bir türlü, (bebekliğinde sorun yoktu ama sanırım aklı erdikçe etrafa uzanıp hareket etmek daha çok ilgisini çekiyor); sürekli dil döküyoruz ama nafile. Sizin yazınız sayesinde kemersiz koltukla tanıştım ve dün itibariyle sipariş verdim (zaten diğer koltuğumuz 2.eldi ve küçük gelmeye başlamıştı) umarım bu koltukla rahat bir şekilde seyahat ederiz. Teşekkürler, sevgiler…

  19. oğlum hep oto koltuğunda oturttum. Hatta ablam bir keresinde yazık çocuğa arkada otur kucağına al demişti ki ablam aslında çok titizdir çocuklar konusunda ve bu lafı söyleyeceğini beklediğim son kişidir. gene de ödün vermedim. Bir keresinde trafikte arabamız durduruldu yakın yer diye biz kemer takmamıştık polis bize ceza yazdı , oğlum ise polis amcasına ben oturuyorum dediğinde polis amcası onu tebrik etti bizim yanımızda. O günden beri bizimki hem kendinin hem de bizim kemer takmamız konusunda çok hassas. Eşim o gün söylendi epey polise ama ben eşime bence bu ceza bize iyi oldu dedim, kim bilir Allah korusun o polisin cezası sayesinde belki de bir kaç kaza olasılığını atlatmışızdır diyorum hep eşime. O günden beridir 2 sokak ötedeki markete bile kemeri bağlamadan gitmiyoruz hiçbirimiz.