3 Yorum

Elif Y’nin İkinci Gebelik Günlüğü, 19. hafta

Almanya’dan yazan ve ikinci bebeğini bekleyen Elif Y. günlüğüne kaldığı yerden devam ediyor.

***

Merhaba Blogcu Anne okurları,

Yine bir koca hafta bitti ve bu haftanın yarısına geldik bile… Zaman nasıl hızlı geçiyor anlamak imkansız ve biz öyle böyle yolu yarıladık sayılır. Babycenter’den gelen habere göre, miniğim bu hafta bir büyük domates kadarmış. Baby Center’ın her gün ve de haftalık bebeğime ve bana dair gelen haberlerini okumak çok keyifli…

ElifY19

Ebemizle bu hafta cuma günü hastanenin doğum servisinde buluşmak üzere randevu aldım. Çok heyecanlandım! Tuhaf ama ikinci bebek olmasına rağmen ilk kez yaşıyormuşum gibi içim kıpır kıpır…

Yine yeniden sevdiğim yazarların bebeklerle ilgili kitaplarını başucu kitabı yapmaya başladım, bebeklerle ilgili kitapların anlattıklarına ilaveten ne çok deneyim edinmişim.

Oysa kızımda bu kitapları okuduğumda sanki karanlık bir mağaradaydım ve o kitaplar bana ışık oluyordu. Halbuki şimdi okurken altını çizdiğim, not eklediğim yerleri gülümseyerek okuyorum. Başkalarının edindiği bu güzel deneyimleri  okurken kendi  deneyimlerimi de işin içine katmak keyifli…

Öyle böyle ben de deneyimli bir anne olmuşum yahu, çaktırmadan bundan biraz övgü duyayım!

Dün arkadaşımla konuşurken “Eee hazırlıklar başladın mı, eşyaları yavaşa yavaş çıkarmaya başlayacak mısın?” sorusuyla –ahh dedim daha var yahu, sonra baktım yolun yarısını kat etmişiz.

Arjin’in birçok eşyasını arkadaşlarla paylaştım, arabası, salıncağı, otokoltuğu gibi… Bana göre sağlam bebek eşyaları alınıyorsa o eşyalar rahatlıkla 2-3 bebeği hatta bizimki gibi 4. bebeği bile idare edebilir. Biz Arjin’in tüm giysilerini (ki bunlar en fazla birkaç defa giyilmiştir) ülkemizde ihtiyacı olan çocuklara göndermiştik.

Arjin çok hızlı büyüyen ve nerdeyse her ay alışveriş yaptığımız bir bebeklik geçirdi ve hala öyle bir çocukluk geçirmekte. Giysileri hep yepyeni kaldığından, ihtiyaç sahibi birilerine verdik. Elbette bazı özel giysilerini hatıra olarak kaldırdık mesela; ilk hastane çıkışı giysisi, ilk ayakkabısı, emeklerken yırtılan ilk tayt ve çorapları, kirli önlükleri, ilk doğumgünü elbisesi, vb. ama bunların dışında öyle elle tutulur pek bir eşyamız yok kardeşine giydirecek. Yakın tarihte bir alışveriş süreci bizi bekler.

Çevrenizde çocuklu arkadaşlarınız varsa bu alışverişi de bir nebze olsun azaltabilirsiniz, ben öyle yapmayı düşünüyorum. Giyilmiş eşyaların hep bir dokusu ve anısı vardır bana göre, o yüzden arkadaşlarımdan gelen bazı eşya teklifini hiç geri çevirmeden kabul ettim. Yavaş yavaş bebeğin dış dünyadaki gereksinimleri için hazırlıklara başladık…

Bu hafta aylık doktor randevumuz var  ve Arjin de bize katılacak. İlk defa kardeşini ekranda görecek, durmadan soruyor. “Anneee kardeşimi görmeye ne zaman gideceğiz?” soruları her gün en az üç defa soruluyor. Bu arada göbeğe hamile kremleri sürüp, masaj yapma dönemi başladı. Arjin ve babası bu konuda yarışıyorlar her gün. Heyecanla göbeğimi yağlayıp, kardeşiyle konuşan kızım bazen ilginç sorular soruyor ve cevaplar veriyor.

Hakikaten ikinci bebeği beklemek çok farklıymış, hatta tüm aile için acaip sevinçli ve keyifli geçiyor. Biz daha çok Arjin açısından bu süreci daha ılımlı ve daha keyifli hale getiriyoruz.

Kardeşi doğduğunda Arjin tam 5 yaşında olacak ve 5 yıldır sürdürdüğü özerkliğine bir ortak gelecek. Bu süreci en doğru şekilde organize edip, atlatmak adına bol bol kitap okuyorum, çevremdeki bu süreci yaşayan arkadaşlarımla konuşuyorum. Kolay olmayacağını biliyoruz ama Arjin’in duygusal dünyasında travma yaratmayacak şekilde kolay atlatmayı umut ediyorum ve o doğrultuda donanım kazanıyorum. Sevgili okurlar, bu anlamda tecrübelerinizi benimle paylaşın isterim, sonuçta her çocuk başka bir deneyim ve bambaşka bir süreç…

Bizden bu haftaya dair tüm gelişme ve olaylar bunlar. Haftaya ebemizle ve doktorumuzla olan görüşmeleri buradan paylaşmak adına, kalın sağlıcakla ve umutla…

Elif Y.

***

Elif Y’nin tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz.  

3 yorum

  1. Benimde sali günü doktor randevum vardi, her ne kadar acaba ögrensem mi?desemde kendi kendime, doktorumun: “birde cinsiyetine bakalim”sözüne, hayir istemiyorum diye yanit verdim. Bazen hani bilsem en azindan simdiden kiyafetleri kücülen bizim aile bicirlarindan birkac parca alirdim diyorum. Sonra tabi hala, babaanne, anane cok sitem ettiler basta.simdi biz ne alicaz, nasil alicaz diye..sanki dünyada tek pembe ve mavi renkler var ve 1 günlük bebege kamyon kamyon esya aliniyorda, bende onlari bu durumdan mahrum birakmisim gibi:-)) (neyse en azindan hamile oldugumu bilen sadece bu kadar insan var, digerlerine yilbasindan sonra sürpriz yapicam ve onlarda basimin etini yemeye baslayacaklar neden ögrenmiyorsun diye) bende ki
    yafetlerin elden ele dolasip birkac cocugu büyütme fikrini cok güzel buluyorum. Zira cocuklar cok cabuk büyüyorlar ve cocuk esyalari, kiyafetleri bir hayli pahali.

  2. Merhaba Perimasali, ahh o cinsiyeti merak etme durumlari ama sizede bravo ben hayatta hayir diyemezdim. Aile büyükleri bu bebek cinsiyetine pek merakli oluyorlar. Size ve bebegimize sevgiler bizden

  3. Merhaba Elif hanım, ben de sizin gibi 19 haftalık hamileyim ve aynı sizin gibi Almanya’da yaşıyorum. Henüz 6 aydır burada yaşadığımız ve Almancaya bu işleri konuşabilecek düzeyde hakim olmadığım için, hamilelere özel olanaklar ve hizmetler konusunda tüm bilgilere sahip değilim. Mesela bize kulaktan dolma gelen bilgilere göre, Almanya’da doğum doktorumuzu kendimiz seçemeyip, doğum esnasında hastanede nöbetçi hangi doktor varsa doğumu o doktorun gerçekleştireceğini duymuştuk. Ama siz şimdiden müstakbel Ebeniz ile randevulaşmışsınız bile 🙂 Demekki seçilebiliyormuş… Sizden ricam bu konudan biraz bahsedebilir misiniz? Mesela prosedür nasıl ilerliyor? Seçilen Ebe ile doğumu gerçekleştirmek için ne yapmak gerekiyor? Hastaneye doğumun orada olacağını ne zaman bildirmek gerekiyor?
    Sevgiler….
    Deniz