15 Yorum

Ayşe Nur’un Gebelik Günlüğü, 24. hafta

İstanbul’da yaşayan, ‘okumayı yazmayı çok seven, bahar doğumlu, iki kedili bir departman müdürü’ olan Ayşe Nur, ilk gebeliğini anlatmaya kaldığı yerden devam ediyor.

***

Sevgili Blogcu Anne Okurları,

Süreç ilerledikçe daha evhamlı ve pimpirikli biri olmaya başladım. Özellikle karnımda büyüyen masum varlığın sağlığı şu an benim için her şeyden önemli. Öyle hastalık hastası olmaktan da çok korkarım, hamilelik bir hastalık değil ve normal hayatıma uyum sağlayarak devam ettirebileceğim bir şey benim için ama uykusuz geçen bir gece, az protein alınan bir hafta, yorulduğum birkaç gün sonrasında sabah uyanıp hemen doktoruma gitmek ve açıkçası ultrason cihazıyla bütünleşmek, bebeğimin iyi olduğuna emin olmak istiyorum.

AyseNur24

Bugün de o günlerden birini yaşıyorum; umarım gün içerisinde biraz daha düzelirim. Rahmetli anneannemin bir lafı vardır “Köpekler ana olmaya görsün.” Yani bir hayvanın bile ne kadar hassaslaştığını, tabii ki insanlarında çok daha fazla hassaslaşacağını anlatmak ister. Sanırım o günlere geldim, artık daha iyi anlıyorum.

AyseNur24hediyeler

Geçen haftanın en önemli bilgisi Güney Afrika’da yaşayan ablamın uzun yeni yıl tatilini değerlendirerek Türkiye’ye gelmesiydi. Şimdiye kadar bebeğimize hiçbir şey almadığımızı düşünürsek, tulumlar, banyo oyuncakları, kitaplar bir sürü hediye ile geldi. Ve bebeğimin ilk oyuncağının tatlılığına bakar mısınız? Bence uzun süre neden rengimizde fark var diye düşünecek!

Aysenur24HediyeBebek

Hafta sonu bende İBS anne bebek çocuk fuarını ziyaret ettim. Doğrusunu söylemek gerekirse çok fuar insanı değilim. Ama yine de görmek, avantajlı bir şey varsa almak isterim diye düşündüm. Stantların pek çoğunda var olduğunu iddia ettikleri indirim oranları bana çok gerçekçi gelmedi, ben farklı yerlerde ürünleri daha ucuza görmüştüm. Ama mesela geçen hafta nazik hediyesi ile beni sevindiren (Hemen sütüm olsa da bebeğimi emzirsem dediğim tshirtüm) Happy Milk standı çok güzeldi.

AyseNur24HappyMilk

Bir önceki yazımda beni değerli yorumlarıyla bilgilendiren annelerin sling önerilerini görme fırsatım oldu. Her ne kadar eşimi bebeğin onun içine taşınabileceğine ve rahatlıklar uyuyabileceğine henüz inandıramasam da çalışmalarım devam ediyor.

Fuarda sosyal medyada takip ettiğimiz annelerin, bebeklere özel üretilmiş ürünlerin olduğu her stant güzeldi. Çocuklar kendileri için hazırlanmış alanlarda çok eğleniyordu. Aldığım tek şey ise bir duvar yapıştırması! Üstelik çocuğun bunu 2 yaşına kadar filan kullanması pek mümkün olmamasına rağmen beğendik ve aldık hatta çekinmedik duvara da yapıştırdık.

Onun dışında fuarların numune dolu poşetleri ellerinden eksik olmayan kitlesi ise beni her zaman rahatsız etmiştir. Bu biraz meslek hastalığı olabilir. Bizim işlerimizde son tüketiciye ulaşmayan her numune boşa üretilmiş ve aslında yaptığınız etkinlik başarısız olmuş demektir.

Son olarak evdeki dolap kurulumu gerçekleşti. Ben özellikle büyük şehirlerde eli çekiç, ingiliz anahtarı, matkap vb. ekipmanları tutan usta olduğuna inancımı kaybediyorum. Bu anlamda özellikle hizmet üretemeyen küçük esnaf dev seri üretim mağazalarının büyüklüğü altında ezilmeye devam ediyor. Oysa küçük şehirlerde ne kadar önemlidir iyi ustalar, hepimiz için çok kıymetlidir, tavsiye sebebidir. Eşimin tüm yardımlarına rağmen, dolabı indir tekrar yerleştir filan derken epey yoruldum. O yüzden son birkaç gündür uyuyup dinlenmeye çalışıyorum.

AyseNur24dolap

Orada da evin tekir küçüğü gece olur olmadık saatlerde uyandırarak pek yardımcı olmuyor. Genelde çok uslu olmasına rağmen son zamanlarda gece kontrolümüzü kaybediyoruz. Heyecanla biraz daha büyüyeceği ve annesi gibi uzun saatler uyuyacağı zamanı bekliyorum. Ve evet tüm baskılara rağmen beni bu kadar sakinleştiren, zihnimi dağıtan, zaman zaman sinirlendiren ama sırnaşıklığı ile her şeyi unutturan kedilerimden ayrılmayı düşünmüyorum.

Herkese mutlu mesut günler dilerim, kucak dolusu sevgiler,

Ayşe Nur

***

Ayşe Nur’un tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz. 

15 yorum

  1. canım eline sağlık yavaş yavaş heyecan vardır çok tatlı duygular… ben hamile kaldım henüz 1 ay geçti şimdiden çok heyecan var bebiş için 🙂

    • Elif çok teşekkürler, kolaylıkla sende 5leri 6ları gör inşallah. Çok heyecanlı çookk 🙂

  2. Kedili hayat nasıl çok merak ediyorum. Kedilere bayılıyorum ama itiraf edeyim kendime güvenemiyorum ya gerektiği gibi bakamazsam ve sıkılırsam. Bakımı zormu, evde bebeğim var 1,5 yaşında onunla durum nasıl olur?

    • Sevgili Pasaklı Kız, bende yapamam diye düşünüyordum ama sokak kedileri olmalarına rağmen oldukça iyi zaman geçiriyoruz. Anne doğurduğu zaman bu ev 5 kediliydi her yer sağlam en küçük bir süs eşyası bile kırılmadı. Kedinin bakımı konusu çok kolay, hiç bir problem yok. Zaten yetişkin kediler günün 10-15 saatini uyuyarak geçiriyor. Elbette iyi bir mama, veteriner masrafı, tüy bakımı vs göz önünde bulundurulunca ayda yaklaşık 100 Tl bütçeyi de hazırlamak lazım. Yapılan araştırmalara göre evde kedi veya köpekle büyüyen çocukların hem bağışık sistemlerinin hem de sosyal yönlerinin güçlü olduğunu söylüyor. Ben test edince göreceğim henüz bir bebekle nasıl olur bilmiyorum ama apartmanımda bir goldenla büyüyen Can ve bir kediyle büyüyen Defne var. Onlarda hayatlarından memnunlar. Son not kesinlikle pet shoptan almayın, cins kedilerin hem bakımı daha meşekkatli hem de ticari amaçla genelde anneden erken ayrıldığı için bağışık sistemleri güçsüz olur çabuk hastalanır ve ileride üzülmenize sebep olabilir. Üstelik o kadar çok desteğe ihtiyacı olan kedi var ki mesela bir gözü yada bir bacağı olmayan sokaklarda yaşayamayacağı için kafeste yaşayan, eminim sizin evinize kolaylıkla uyum sağlarlar. Düşünürseniz sosyal medyada çok aktif çalışan zaman zaman benimde destek olmaya çalıştığım hesaplar var, bilgilerini seve seve paylaşırım. Mutlaka aklınızda olması gereken önemli bir konu, kediler evlerinden ayrılmaktan hoşlanmıyorlar. 1 haftalık bir tatile gittiğinizde bile sizin için 2-3 günde 1 eve gelip bakabilecek biri olmalı. Katılın aramıza, bekliyoruz 🙂

      • Sokak kedisini ne kadarken ve ne şekilde eve aldınız? Ben kendimi bildim bileli bayılıyorum kedilere. Kızım şuan yaklaşma konusunda korkuyor. Gördüğü zaman mutlu oluyor ama gel gidelim dediğimde bana yapışıyor. Bu dönemde normalmi bilmiyorum ama araştırmalara devam edicem, kendimden emin olduğum bi zamanda da hayata geçireceğim inşallah kedi annesi olma durumunu 🙂 Bilgileriniz için teşekkür ederim buarada.

        • Bir gün işten dönerken bizim Karamık’ı sokakta gördüm hamile ve çok tombişti, aylardan şubattı soğuk ve yağmurluydu. Sevdim okşadım eve geldim ama çok almak istedim eve, haline çok üzüldüm. Eve gelip eşime durumu anlatınca, tekrar görürsen al o zaman dedi. Ertesi gün aradım yok, bir sonraki gün aradım yok, tüh doğurdu herhalde bir yerde diye düşünmeye başladım. 3.gün iş çıkışı eşimle eve gelirken hadi üstümüzü değiltirip arayalım dedik, apartmanın kapısını açtık ki Karamık yerde yatıyor. Hiç orada karşılaşmamıştık, çok şaşırdım bu bir mesaj dedim ve o akşam eve aldım. Salona gidip kanepenin üzerine kuruldu kendi evi gibi, bir kaç gün sonra 8 martta yavrular doğdu. Şenlik o zaman başladı. Bu arada pire, parazit vs için ilaç veremedik hem hamile hem emziriyordu. Veterinerimiz güzelce takip etti zamanı gelince hem yavruların hem annenin ilaçlarını verdi, yaklaşık 4 ay sonra kısırlaştırdık. Ben Karamık’ı alırken yavruları doğar yaz gelir kısırlaştırıp tekrar sokağa döner demiştim, tabi ki öyle bir niyeti yok 🙂 Sorsak ev benim siz gidin der şu an. Sizde zamanı geldiğinde ideal ev kedinizle buluşacaksınız eminim. Çocukların kediden korkmaması ebeveynleri ile çok alakalı, siz onu cesaretlendirdikçe yaklaşacak ve bu etki ömrü boyunca onda kalacaktır. Kucak dolusu sevgiler her zaman sorulara hazırım 🙂

  3. Merhaba, öncelikle hamileliğinizin kalan kısmını da keyifli geçirip, bebeğinizi sağlıkla kucağınıza almanızı dilerim. İki yazıdır slingle ilgili yazdıklarınızı okuyorum. Ortaköy’de oturan ve bebeğiyle tek başına özel taşıt kullanmadan çok gezen bir anne olarak, İstanbul sokaklarında pusetle yalnız dolaşmanın hele toplu taşıma kullanmanın neredeyse imkansız olduğunu söylemeliyim. Ama bu tabii ki çok kişisel bir görüş, tamamen yaşam tarzıyla alakalı bir fikir. Hem wrap sling hem de boba 4G kullanmış hatta boba 4G’yi hala kullanan biri olarak ( bebeğim 10,5 aylık ), size şiddetle boba 4G’yi öneririm. Yenidoğanda da kullanılıyor ve çok ama çok pratik takılıp çıkarılıyor. Bebekse içinde çok rahat ediyor. Kızım ilk aylar içinde uyurken çok yemek, alışveriş vs… yapmışımdır. Hala da bebeğimle dışarı çıkarken bana en pratik gelen bobayla çıkmak oluyor. Tuniko.com’ dan inceleyebilir hatta orada mail adresi olan Hülya Cinsçiçekçi’den bütün sorularınıza yanıt alabilirsiniz. Ama bebeği üzerinde taşımak yerine pusetle taşımayı çok daha pratik bulan anneler de var. Bana acıyan 🙂 arkadaşlarım , benim için çok üzülen 🙂 bir annem var mesela :)). Bu tamamen sizin hangisiyle ;belki bir süre sonra ikisiyle vs…) ilgili. Hazırlıklarda kolay gelsin, bebiş de bir avazda doğsun inşallah!

    • Buket Hanım bende Şişli’de oturuyorum durum aynı, tek başıma bir pusetle ne yaparım bilmiyorum. Önerinizi titizlikle inceleyeceğim, kendimi çok puset insanı görmüyorum yaşadıkça göreceğim. Ben zaten kendim tez canlıyım onu açtım kapadım, bir yerden geçirdim, merdiven çıkardım indirdim filan derken çok sakatlanırım gibi 🙂 Belki slingle başlayıp olmadı alternatifi yapmalı. İyi dilekleriniz için çoook teşekkürler, bebişe öpücükler, sevgiler 🙂

  4. Son paragrafı eksik yazmışım kusura bakmayın. “Bu tamamen sizin hangisiyle ( belki bir süre sonra hem boba hem pusetle ) rahat edeceğinizle ilgili” yazmak istemiştim 🙂

  5. Ben kedilerden inanilmaz korkuyorum. Sadece kedi degil, bir cok hayvandan korkuyorum. Bir kuş bile avucumda bir iki adim atsa ödüm patliyor. Anca ugur bögecine ses etmiyorum. Oda elimde gezdiginde gidiklanip kötü olsamda bazen. Hic unutmuyorum bir yaz sicagiydi tr de 40-45 derece. Bayagi kücügüm ozamanlar. Hep ucuk seyler yapmaya hevesli olan ben, acaba oracikta yatan kedinin kuyrugundan tutsam ne olur acaba diyordum. Yapayim yok yapmayayim derken, yavasca yanina yaklastim ve kuyrugundan tutup cektim, o da can acisiyla kolumu yukaridan asagiya tirmaladi ve ben o aciyla kedinin peşi sira kostum..evet hataliydim ama onu oracikta bogabilirdim. Günlerce onun acisi ile dolastim.. gecen evde minik bir kurbaga gördüm, tirnagim kadar kücük anam ne hayaller ne senaryolar kurup öldüm öldüm dirildim:-(annem ve babam köyde hayvanlarla, onlarin icinde büyümüs. Esim zaten hayvan manyagi, hep onlarla ne yaptigini anlatmak icin can atar, ama ben tam bi felaket. Korkudan nereye kacacagimi ne yapacagimi sasiririm. Bu arada hayirli, güzel saglikli hamilelikler gecirin insallah. Tüm dualarim siz, ve sizin gibi hamile olanlar icin..

    • Teşekkürler Perimasalı dediğin gibi tüm hamileleri için iyi haberler, güzelliklerle geçer günler inşallah. Bu hayvan konusu değişik bir şey. Bende hayvanlarla büyüdüm ama net kuraldı asla eve girmeyeceklerdi. Senelerce veteriner olmak istedim. Hiç unutmam bir gün çok hasta cins bir köpek yavrumuz var eve getirdik yalvar yakar anneme, hayvan 1. günün içerisinde annemin el halısına gitti tuvaletini yaptı. Olmaz ama böyle durumlarda olur işte 🙂 İstanbul’a geldiğim ilk yıllardı, bir sabah okula giderken yavruları olan bir sokak köpeği hiç bir şey yapmama, hatta onu görmeme rağmen arkamdan geldi aniden geldi sağ bacağımı ısırdı. Kuduz aşıları, hastaneler falan filan korkunçtu. Hala bacağımda derin izlerini taşıyorum. Bir süre bende korktum özellikle köpeklerden sonra zamanla geçti. Kediler konusundaysa hiç bu kadar yakın olmamıştım, şimdi ise pişmanlık duyuyorum. Senelerdir bacağı, gözü olmayan bir kediye kolaylıkla ev sahibi olabilirdim ve daha iyi bir hayatı olurdu. Şu an gördüğüm her kediyi yardıma ihtiyacı olan her hayvanı kurtarmak istiyorum diyebilirim. Umarım evimdeki kedilerde bebeğimle çok iyi anlaşırlar, orası nasıl bir macera olacak bende çok merak ediyorum, şüphesiz zaman zaman sorunlar olacak ama atlatırız diyorum 🙂 Sizde hayvanlardan korkmayın, yaklaşmak zorunda değilsiniz tabi ki sizin tercihiniz ama eğer korkarsanız bunu mutlaka hissederler, bu konularda inanılmaz iç güdüleri var. Sizin durumunuzda herkes yoluna giderse sorun olmaz, kimse bir birine bayılmak zorunda değil :)Arada bir sokaklarda gördüğünüz mama kutularına birazcıkta kedi maması bırakırsanız, size minnettar kalırız 🙂 Çöpten bir şey yemek hem ömürlerini kısaltıyor, hem de zarar görmelerine sebep oluyor. Sevgiler

  6. Yo uzaktan korkmuyorum. Mesela komsumuz polonya ya gittiginde kedisine biz baktik (onun evinde tabi ki) mamasinida verdim, sütünü de. Ama birgün banu inanilmaz acikmis (adi ‘bani’ ama annem ‘banu’ koymustu adini☺) ben mamasini daha tabagina koymadan o tabaga saldiriyor pissst deyip def ediyorum, hafif yana cekiliyor ben mamayi tam koyucam tekrar geliyor derken, ben o an döktügüm ecel terlerini anlatamam. Dakikalar sürdü bu durum ve ben kafamda bin türlü senaryo kurdum yine ‘ya üzerime atlarsa, ya elimi isirirsa, ya bacagimi isirip etimi koparirsa vs vs

    • Perimasalı mama konusunda hep aynılar, benimkilerde peşimi bırakmaz. Aynen dediğin gibi ya bir çekip koyayım diyesim gelir bazen 🙂 Kedi kendini tehlikede hissetmediği müddetçe asla ısırmaz, bir de genç ve oyun oynamıyorsa tabi, bizim ergen benim elime yapışıyor ama sıkıştırmadan. Zarar vermek istese net verir zaten. Siz kendinizi ferah tutun, zarar görmeyen kendi hayatını riskte hissetmeyen hayvan saldırmaz.

  7. Ayşenur Hanım ben de pek tez canlıyımdır, pusetle afakanlar basıyor evet :). Siz de sağolun, sevgiler!

    • Hızla yürümeyi öğreteceğiz inşallah Buket Hanım, annelerine uyum sağlasınlar 🙂 Ablam 8 aylıkken yürümüş hala anlatırlar 🙂