8 Yorum

Çok Süper Penguen’ler bunlar…

Geçtiğimiz hafta çok süper bir gün geçirdim.

Bundan iki ay önce yola çıkan, ‘çocuklar için ilk mizah dergisi’ olan Süper Penguen’i ziyaret ettim, ekibiyle tanıştım, hikayesini dinledim.

unnamed

Fikrin yaratıcıları Erdil Yaşaroğlu ve Selçuk Erdem’i zaten tanımayan yok. Kendileriyle çeşitli ortamlarda tanışmış, adeta gizli gizli ‘takip etmiş’ ve ‘benim oğlum sizin hayranınız’ diyerek imza almışlığım da çok (Bu çocuklar da olmasa hayranı olduğumuz kişilere nasıl yanaşacağız, bilmem).

Ama bu sefer farklıydı. Bu sefer kitap fuarında, yazar yemeğinde değil, ‘kendi habitatlarında’ gördüm bu insanları… Mecidiyeköy’deki Penguen bürosuna girer girmez kapıda Erdil Yaşaroğlu’yla karşılaştık. Hayran olmamak, boynuna atlamamak, yanaklarını sıkmadan durmak çok zor… Neyse ki sadece fotoğraf çekmekle yetinebildim.

photo 1

ErdilY2

Süper Penguen, Erdil Yaşaroğlu ve Selçuk Erdem’in ‘çocuklar için mizah dergisi’ fikrini hayata geçiren Pınar Denizer Ergüden ve Selin Nahmiyas Feldman’ın ortak ürünü. Genel müdürlüğünü Gülsüm Akşit’in yaptığı derginin yayın yönetmenliğini Pınar, sorumlu yazı işleri müdürlüğünü de Selin üstlenmiş.

Pınar’la çok uzun zamandır sosyal medyadan tanışıyoruz. Ne zamandır dile getirdiğimiz ‘Bir araya gelelim, görüşelim’ temennisi Süper Penguen sayesinde gerçek oldu. Çocuklardan, okullardan, ve tabii ki memleketin hallerinden bahsettiğimiz öğle yemeği, Penguen ofisinde keyifli bir kahve sohbetiyle devam etti.

photo 4

Solda Pınar Denizer, sağda Selin Feldman ve önümüzde en Süper Penguen.

Pınar ve Selin’in daha önce yayıncılık sektöründe ortak geçmişleri var, birlikte çalışmışlar. Daha sonra yolları ayrılmış, farklı yerlerde devam etmişler işlerine… Geçtiğimiz yaz her ikisi de çalıştıkları kurumdan ayrıldıktan sonra ‘Penguen ekibinin bir çocuk mizah dergisi’ çıkaracağı’nı duyunca görüşmeye gidiyorlar, ayrı ayrı… Görüşmeden sonra güçlerini birleştirip, Erdil Y. ve Selçuk E.’ye ‘Biz bu işi yaparız, ama birlikte yaparız’ diyerek proje sunuyorlar. Erdil Y. ve Selçuk E. teklife bayılıyorlar ve ekip işe koyuluyor.

Süper Penguen ismini Pınar’ın kızı Lidya buluyor. Ekip ‘Uçan bir şey olsun, içinde ‘Çocuk’ lafı geçmesin’ derken Lidya’nın ‘Süper Penguen olsun’ teklifi üzerine o an orada süper pengueni çiziyor Selçuk Erdem. Ve böylece derginin adı da, baş kahramanı da belli oluyor.

SuperPenguen

Fotoğraf: Süper Penguen

Süper Penguen’le Pınar’ın sayesinde ilk çıktığı iki aydan beri tanışıyoruz biz. Eve girdiği ilk gün bizimkilerin (özellikle Deniz’in) sevincini anlatmam mümkün değil. Karşısında duran dergi hem Penguen’di, hem Erdil Yaşaroğlu/Selçuk Erdem’di, hem de çocuklar içindi! Üstelik bu sefer, anne-baba Penguen’indeki gibi içeriğin sansürlenmesine gerek kalmadan okuyabilecekti, yaşasındı!

Süper Penguen’in içeriğinin bir kısmı haftalık Penguen dergisinden evriliyor. Pınar ve Selin’in öngördüğü içerikler, Penguen ekibi tarafından hayata geçiriliyor. Ancak Süper Penguen’in ‘çocuklar için’ bir mizah dergisi olması yetişkinlerin okuyamayacağı anlamına gelmiyor. ‘Babam da okudu ve bayıldı’ desem yeterince anlaşılır sanırım.

Penguen’de alışageldiğimiz espriler, içindeki küfürler ayıklanarak, ve siyasetten uzak tutularak Süper Pengeuen’de karşımıza çıkıyor. Penguen takipçilerine tanıdık gelen çizimler de var içinde, bu dergi için sıfırdan yaratılan karakterler de… Selçuk Erdem’in Laa Uygarlığı ve Loo‘su (ki baş kahramanın kız olmasına ba-yıl-dım), Erdil Yaşaroğlu’nun okurlara karikatür çizmeyi öğrettiği Erdil’in Çizgi Dünyası, Feyzi Özşahin’in Robotika‘sı bu dergi için yaratılmış içerikler.

LaaUygarligi

Fotoğraf: Süper Penguen

Süper Penguen’i elime aldığımdan beri en çok merak ettiğim, içeriği nasıl ‘çocuğa uygun’ hale getirildiğiydi.. Çünkü, bir yandan bilgi verilirken, bir yandan hiçbir yapmacıklık, didaktiklik yok dergide… ‘İçeriği bizler geliştiriyoruz’ dediler Pınar ve Selin. Gerek annelikte, gerekse yayıncılık sektöründeki tecrübeleri bunun için yeterli altyapıyı oluşturuyor zaten. Eğer daha önce çizilmiş bir karikatürse ve küfür yoksa içeriği herhangi bir düzeltmeye tabi tutulmuyor. Yine de içerik tamamlandıktan sonra Selçuk Erdem’in eşi Deniz Erdem psikolog gözüyle bir inceliyor.

Süper Penguen, eğlencenin yanı sıra hap bilgiler de veren, ama bunu ‘çaktırmadan’ yapan bir dergi… Örneğin her sayıda farklı bir tarihi dönemin işlendiği Derin Tarih bölümünde ‘bilgiler karikatürlerin çevresinde, şakalar içinde gizli!’ Türkçe Dersi’nde dahi anlamındaki ‘de’den tut da ‘deveye hendek atlatmak’ deyimine kadar çeşitli bilgiler karikatürler eşliğinde anlatılıyor. Komik Test’te yine karikatürlerle birlikte bazı bilgiler göze sokulmadan sunuluyor.

Aylık dergi ya bu, magazin bölümü de var elbet. ‘Ünlüler Dünyasından Son Haberler’de Şirinler Köyü’ndeki skandaldan, Temiz Camcılar Birliği’nin Örümcek Adamı kınamasından haberdar oluyorsunuz.

Magazin

İçeriği kadar tasarımı da çok başarılı Süper Penguen’in. Bertan Kılıçcıoğlu derginin tasarımından da öte, görsel yönetmenliğini üstlenmiş. Yazılı yayınların tabletlerle yarıştığı şu devirde bence çok başarılı bir yapıt çıkmış ortaya… Çok zekice hazırlanmış desem haddini aşan bir yorum olmaz umarım. Ne kadar ince düşünüldüğü, emek verildiği ortada…

Çocuklara yönelik her dergi gibi, hem ilgiyi, hem bilinirliğini arttırmak adına hediyeleri de var Süper Penguen’in. Her ayki poster ve çeşitli çıkartmalar bizim evde kapış kapış gidiyor. İlk dergide verilen Süper Penguen, ilk günden çocukların odasında yerini aldı; Süper Penguen’in kendisi evimizde çizimlere konu oluyor.

Gezegen

Süper Penguen Gezegeni imiş…

Süper Penguen’in tadını çıkarmak için okur yazarlık şart bence. Resimlerine bakılarak eğlenilecek bir dergi pek değil, çünkü espriler anlatımlarda gizli… Derin’in ilgisinin sadece çıkartmalar çekiyor, onun ötesine pek geçemedi henüz. Ancak Deniz elinden bırakmıyor, her yerini büyük bir ilgiyle okuyor.

Bizim zamanımızda Fırt vardı, Gırgır vardı ve onları okuyarak büyüdük biz. Kah gizli gizli okuduk, kah açıktan, ki hiçbirinin içeriği çocuklara göre hazırlanmamıştı (Fırt’ın iç kapağındaki çıplak kadını hatırlamayan var mı?) Zararını gördük mü, bilmem… Ancak şu bir gerçek ki, Süper Penguen (ve Dünyalı) sayesinde nihayet bizim zamanımızda olup da artık olmayan dergilerin arkasından ağlamayı bırakabiliriz. ‘Keşke bizim zamanımızda da olsalarmış’ dedirten yayınlar var artık…

Süper Penguen alanında tek ve eşsiz bir dergi. Ben burada ne kadar anlatsam hakkını veremem, mutlaka alınmalı, her ay alınmalı. Her ayın birinde standlarda oluyor. Sosyal medyadan da takip edebilirsiniz: Facebook, Twitter, Instagram.

Çocukların mizahla erken yaştan tanışması bence çok önemli… Gülebilmek, dalga geçebilmek, ve bunu dozuyla yapabilmek çok büyük bir erdem. Erdil Yaşaroğlu ve Selçuk Erdem, bu konudaki yeteneklerini bizim nesle fazlasıyla kanıtlamış iki harika isim zaten. Şimdi, yanlarına aldıkları müthiş bir ekiple çocuklarımızı da kaptılar. Bunun için kendi adıma ne kadar teşekkür etsem az…

8 yorum

  1. Elif,

    Ellerine emeğine sağlık. Bizim için de çok keyifli bir gün oldu. Yine bekliyoruz 🙂

  2. bayıldım bayıldım.. tam ihtiyacımız olan şey.. oğluma, diğer mizah dergilerini almak istediğinde onlar yetişkinler için olayını bir türlü kabul ettiremiyordum bu fikir harika olmuş.. tüm ekibin ellerine sağlık..

  3. “Bu çocuklar da olmasa hayranı olduğumuz kişilere nasıl yanaşacağız, bilmem” demissiniz ya..iste ben de bilemedigimden ve cocuklarimin degil de benim sevdigim kisi oldugunuzdan yanasamadim size..ne diyecektim ki “sizi hakkaten cok seviyorum” e burdan demis olayim 🙂

  4. ‘Keşke bizim zamanımızda da olsalarmış’ demissiniz ya, ben de dilerim uzun upuzun soluklu bir dergi olur… Olsun ki henuz bir yasindaki oglum da bu sevimli dergi ile tanisabilsin.(:

  5. EHr hafta Penguen Uykusuz alıyoruz biz .eşimle çok sveiyoruz.. ama daha hiç süpre penguen almadık bizzzz.. oğlum küçük diye sanırım unuttum gitti.. ama alıp saklasak mı ne 🙂

  6. çocukluğumda mizah dergisi okuyamamış olmanın acısını kızlarıma okuyarak çıkarıyorum ben de 🙂 gerçekten hem süper penguen hem de dünyalı çok güzel dergiler. Herkesin emeğine sağlık 🙂 hem eğleniyor hem de yeni bir şeyler öğreniyoruz daha ne olsun 🙂

  7. İlk sayıyı okuduktan sonra ikinci sayıyı gün sayarak bekledik biz de, çok sevdik hatta bayıldık diyebilirim.
    Ortalıkta karikatüristim diye dolaşan yalaka adamın çizdiklerini karikatür zannedenlere göstermek gerek,
    Bu dergi tam bizlik, fikir sahiplerine, emeği geçenlere çok teşekkürler.