4 Yorum

Elif Y’nin İkinci Gebelik Günlüğü, 21. hafta

Almanya’dan yazan ve ikinci bebeğini bekleyen Elif Y. bu yazısında geçen hafta yaşadıklarının yanı sıra Almanya’daki doğum ve ebelik sistemini anlatmaya devam ediyor. 

***

Merhaba Blogcu Anne okurları,

Yeni bir hafta, yeni umutlar derken koca bir yıl bitti… 2014 nasıl ve ne şekilde geçti bilinmez ama bize güzel geldi. Yıllar sonra çok istediğimiz bir restoranı açma şansımız oldu, bir yıldır beklediğimiz ve istediğimiz bir misafirimiz gelmeye karar verdi ve en önemlisi Arjin’in havalesiz geçen ilk yılı olarak tarihe geçti 2014… (Hoş, yıl daha bitmedi, daha bir haftamız var)

Biz 2014’ü güzel şeylerin olduğunu hatırlayarak uğurlamaya başladık bile, sizler de öyle yapın derim. Elbette acıları, üzünteleri, kayıpları olan bir yıldı 2014, fakat bunları sürekli yad ederek değil, güzel anları anarak bu yıla vedanızı yapın derim vee konuyu bize bağlarım…

Elif21

Bu haftayı biz son iki haftadır Arjin’de bitmeyen öksürüğün üstüne musluk gibi akan bir burun ve geceleri uyuyamayan bir çocukla geçirdik. Öksürükte denemediğim doğal, alternatif tıp yöntemi kalmadı ama en sonunda Doktor onayıyla öksürük şurubunu verdik. Burada geçen hafta, 3 haftalık Noel tatiline girildi ki bu, bu hafta evde 7/24 çocuk var demekti; üstüne bir de hasta olunca tadından çekilmedi diyebilirim…

Arjin bu aralar acaip bir şekilde bana düştü, resmen siyam ikizi gibiyiz. Sabahları bizim odaya geldiğinde ilk babanın yanına giden, babayla sarılan, yatakta keyif yapan çocuk gitti, anneye yapış yapış bir çocuk geldi. Sürekli anne sen de gelir misin, sen de olacak misin soruları… Oysa babası varken hayatta beni aramayan bir çocuktur Arjin, ama işte şu an ikiz gibiyiz. Okuduğum kitapta bu davranışın çok normal olduğu yazıyor, ne de olsa anne şu an başka bebekle birlikte düşüncesindeymis, canım benim…

Gelelim içerdeki miniğime: Sorunsuz, sağlıklı, ve normal bir süreçte ilerliyor haftalarımız. Bizim ufaklık kıpır kıpır… Hele de babayla sohbet ediyorsak hareketlenmeler bir o kadar artmakta ayyy bu kız da babaya aşık olacak galiba… Arjin’le kıyasladığımıda bu minik daha hareketli. Bu hafta bir havuç uzunluğundaymış, ayy ben o havucu yerim yerim derken kendime gelip, gülmek… Ahh bu annelik, cidden delilik! 

Biz küçüğümle son zamanlarda ablası ve gece eve geç gelen babası yüzünden pek uyuyamıyoruz ve tabii bu bende biraz yorgunluk ve bitkinlik yapıyor. Gece uykumun en derin anında restorandan dönen sevgilimin tıkırtısına uyanıp birkaç saat bölünen uykumun en derin anında bu defa Arjin kalkıyor vee ben leyla gibi oluyorum gündüzleri… Şu aralar gündüz yaptığım uykular da Arjinin evde olması nedeniyle gerçekleşemiyor, durum böyle olunca ben bu ara uykusuz, yorgun ve bitkinim…

Hala etrafımızda miniğin kız olacağını duyduklarında, “ahh hadiii” diyen insanlar var ve ben bu yorumlara daha ne kadar gülümseyerek cevap vereceğimi bilemiyorum. Hayır, insan bebek bekleyen bir kadının mutlu şekilde cevap verdiği cinsiyete niye öyle üzgün, somurtkan bir yorum yapar ki? Cidden mutsuz ve memnuniyetsiz canlılarız… Yıllarca bebek özlemi çeken insanlar adına azıcık empati kursalar belki yapmış oldukları yorumun ne denli hadsiz ve kırıcı olduğunu anlayabileceklerdir… Yahu yaşlı alman komşum bile ikinci bebeğin de kız olacağını duyduğunda; -ahh Schade (yazık) diyebiliyor… Şimdi bu 80 yaşındaki kadına ne anlatırsın? Güldüm, ama biz çok sevindik dedim o kadar. Ama harbi sıkıldım bu ikinci kız olayına duyunca gelen tepkilerden, bir gün birine patlarım ama, o şanslı kim olur bilmiyorum…

Neyse işte mutlu, mesut, keyifli geçen hamileliginde içine bazen limon sıkanlar olabiliyormuş bunu da öğrendik.

Yazımın geri kalanında geçen hafta gelen birkaç soruya cevap vermek istiyorum: Almanya’da doğum yapmak için doktor seçmek gibi bir şansınız yok, burada Türkiye’de olduğu gibi aylık kontrolünüzü yapan doktorunuz doğumunuza girmez-giremez.

Hastanelerin doğum servisinde halihazırda doktor bulunur, fakat doğumunuzla baştan sona ebe ilgilenir. Doktor sadece epizyotomi (kesi) yapmak için gelir, ki onu da şayet ebe uygun görürse yapabilir ve dikişi yapıp gider. Doğum her şekilde sadece ebelere aittir, elbette ciddi komplikasyonlarda devreye doktorlar giriyor ama onun dışında çok profesyonel ve inanılmaz destekli bir ebe teşkilatı vardır.

Doğuma girecek ebeyi önceden seçme hakkınız var, ama önce bunun için hangi hastanede doğum yapacağınıza karar vermelisiniz ve sonra o hastaneyle çalışan ebelerle görüşüp kendi doğum ebenizi seçebilirsiniz. Ben ilk doğumumda ebe seçimi yapmadım ve doğumhanede bulunan 6 ebeyle tanışma ve çalışma fırsatım oldu (zira bir türlü gelmeyen sancılarım vardı). Hepsi birbirinden sevimli ve ilgiliydi, hani anne sıcaklığı dediğiniz şefkati resmen veriyorlardı.

Almanya’da yaşayan ve buradan yazılarımı takip edip bana ulaşan hamile arkadaşlarım hiç korkmayın ve endişelenmeyin, yeryüzünün doğum noktasında en iyi ebelerine sahip ülkelerinden birindesiniz. Kendinizi oradaki atmosfere güvenle bırakın ve o ana kadar bebeğinizle olan bağınızı güçlü kurun, zira doğumda çok işinize yarayacak içerdeki ufaklıkla olan bu güçlü bağ…

Şimdilik bizden bu kadar. Haftaya büyük ihtimalle yepyeni bir yılın ilk günlerinde buluşacağız. 2014’e son 1 hafta kala bizden kocaman güzel, umutlu dilekler hepimize…

Sağlıkla ve umutla kalın

Elif Y.

***

Elif Y’nin tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz.  

4 yorum

  1. ah bu kiz erkek muhabbeti dunyanin her yerinde ayni sanirim…ben de 11 haftalik hamileyim ve tum ailede erkek bebek beklentisi tavan yapmis durumda…artik duymazliktan geliyorum, ne olursa olsun cok sevilecegini biliyorum cunku 🙂

  2. Bende nefret ediyorum bu cinsiyet konusundan. Hatta tiksiniyorum, igreniyorum da diyebilirim. Artik insani, o dünya tatlisi, minicik, güzelim yavrularin gelisine sevinmeyecek hale getiriyorlar bazen. O yüzdendir ki genelde en son sordugum, ve hatta cogu zaman sormadigim sorulardan biridir bu. Bide ilk cocugu olanlara ‘neyse bu ilk ne olcagi pek önemli degil’ yani ikincisinde basinin etini yiyip, sacma salak laflari o zamana saklar, sinirlerini o zaman hoplatiriz dercesine. Yaa ikincisi, hatta ücüncüsü ve hatta dördűncüsű ayni cinsiyetten olsa ne olur. Hepsini veren Allah. Ikisinide tatmak cok güzel ama aksi durumda da insana hamileligini ve daha sonraki yillarini abuk subuk laflar edip, morallerini bozup gecirtmenin ne anlami var?!! Bizim orada 4-5 yasindaki bir cocuk bile hamile oldugunu duydugunda ‘cinsiyetiii, yaaaa cinsiyetiiii’ diyor!!! Lafa gelince, ‘herseyin basi saglik’ diyen ilk toplumlardan biriyiz halbuki ama cidden sadece lafta, hatta onu derken bile yine bir tüh cekiyoruz. Bu arada benim bebiko hala kipirdamiyo.. Ara ara biseyler oluyor ama o mu degil mi tereddütte kaliyorum(21.haftaya girdik) doktorum ve kayinvalidem ‘bu bebek cok uslu olacak’ diyorlar. Umarim öyle olur. Elifcim siki takipteyim seni. Ve umarim 2015 yili da hepimiz icin cok güzel bir yil olur..

  3. Gercekten ben de cok sikildim bu cinsiyet mevzusundan… 2. Ogluma hamileyim , hamile oldugumu duyan insallah bu sefer kizdir, diyordu. Simdi ‘kismet 3.ye artik’ diyorlar. Sanki ben illa kizim olsun diye hamile kalmisim gibi… Demek orda da var boyle densizler… Ne diyeyim duymayacagiz artik:) gecmis olsun Arjine…

  4. Ahhh Arkadaslar demek her dem
    ve her yerde bu cinsiyetci yorumlara maruz kaliniyor. Serife kim ne beklerse beklesin sen
    Onu sevgiyle bekliyorsun ya o yeter!..
    Perimasali ilk bebekte biraz gec hissediliyor cidden hareketler ve bazi bebekler biraz daha agir oluyor. Mesala kizim cok az hareketliydi, oysa bu firil firil 🙂
    Ahh Gülgün ahh 2. bebeklerin kaderi bu demek, ayrica tesekkür ederiz gecmis olsun dileklerin icin…
    Hepinize mutlu günler arkadaslar :))