18 Yorum

Öksürme Eğitimi

Aşağıdaki yazı Blogcu Anne okurlarından Hatice Bilen tarafından kaleme alındı.

***

Öksürme Eğitimi

Kış geldi ve işte tam da beklendiği gibi etrafım hasta insanlarla kuşatıldı. Herkes grip, öksürüyor. Duyarlı bir arkadaşımız sağ olsun hasta olduğu için maske getirmiş, hem kendisine hem de hastalara dağıtmak için. Bizim toplum hazır mı buna?! Hemen, bu ne? Nerden çıktı? Hamileler var, hasta arkadaşlara getirdim o yüzden dediğinde de “hamileler taksın o zaman” diye sorumluluğu bize atıyorlar. Yani bir tek hamileler hasta olmasın, geri kalanlar önemli değil. Hamile de olsa sağlıklı birinin maske takması ne kadar mantıklı?

Yıllar önce İstanbul’dan toplantı için misafirlerimiz gelmişti. Bir tanesi böyle maske takmış. Herkesin bakışlarını çekti üzerine, nesi var acaba, ciddi bir şey mi düşünceleri herkeste. Açıkladı da rahatladı herkes; grip olmuştu. Etrafındakileri hasta etmemek için takıyordu.

Maskeyi de geçtim şu öksürme işini bir türlü öğrenemedik biz. Ağzını kapatmadan öksüren çocukları görünce bozuluyorum, yüzümün şekli değişiyor hemen. Anne-babası neden öğretmiyor ki diye düşüncelere dalıyorum. Tuvalet eğitimi var da öksürme eğitimi neden yok mesela. Ama sonra anlıyorum ki anne-baba da bu eğitimden geçmemiş ki çocuğuna versin. Mikroplarını havada asılı bırakacak illa. Yürürken bazen önümde biri öksürüyor, iki el de cepte. Onun yolundan geçerken nefesimi tutuyorum. Hep sağlıklı insanlara mı düşmeli kendini korumak?

Eliyle ağzını kapatanlar da eğitimlerini tamamladığını zannedip aslında hiçbir şey öğrenemeyen grup. O elle birazdan kaç kişi tokalaşacak acaba? Kaç kişiyle aynı kapıyı açacak o el? Sanki öksüren birinin koluyla ağzını kapatmasını isterken dünyanın en zor işini söylüyorum. Maliyetsiz, kolay, enerji gerektirmeyen bir iş. Peki neden bu alışkanlığı kazanmak bu kadar zor?

Yazıyı okuyan herkesten rica ediyorum. Tek bir kuralı olan öksürme eğitimini içselleştirin ve öksürürken ağzınızı kolunuzla kapatın. Bir sonraki aşamada da çocuğunuza bu alışkanlığı kazandırın. Kendi başına yemiyor, uyumuyor hemen eğitim vermeliyim diye strese giren biz ebeveynler bu konuda da biraz takıntılı olsa eminim her şeyi havada kapan zamane çocukları hemen öğrenir yapması gerekeni. Gün içinde sürekli temas içinde olduğu okul arkadaşları da kendiliğinden korunmuş olur. Çocuk sonuçta, nasıl dikkat edecek buna demeyin. Kızım geçen sene çokça unutuyordu ağzını kapatmayı. Her seferinde uyardım ve sonuçta artık refleks olarak yapıyor. Olabiliyor yani. Biz anne-babalar neleri öğretmedik bu yavrulara, bir öksürme adabını mı öğretemeyeceğiz!

Herkese sağlıklı günler diliyorum.

Hatice Bilen

***

Hatice’nin blogunu sadeanne.blogspot.com.tr adresinden takip edebilir, Facebook, Twitter ve Instagram hesaplarını takibe alabilirsiniz.

Sizin de söyleyecek sözünüz varsa Blogcu Anne’de konuk yazar olabilirsiniz. Konuk yazarlık hakkında buradan bilgi alabilir, diğer konuk yazar yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

18 yorum

  1. Çok haklısınız. Teşekkürler. Hemen başlıyorum eğitime.

  2. ben kapatırım ama Kubilay’ a bunu çok da sıkı öğretmedim…kesinlikle dikkate alacağım..
    teşekkürler

  3. Benim kızım başladımı yarım saat süren öksürük nöbetleri var.hapşırık gibi deil ki bi sefer öksürüp geçmiyor. o yüzden affınıza sığınarak gereksizz bi yazı olmuş.görgü kuralı diyeceksiniz belki amma herkesin görgüsü kendine

    • Merhaba. Siz gereksiz görmüş olabilirsiniz ancak benim için önemli bir konu. Önlem almak varken bunu ihmal edip bir başkasının hasta edilmesi fikri gerçekten rahatsız ediyor. Yazıda sadece ufak çocukları kastetmedim. Yetişkinler de malesef bu konuda özen göstermeyebiliyor. Görgü değil tamamen sağlık açısından bakıyorum olaya.

    • Bence cok yanlis bir yaklasim. Velev ki birisi de Tuvalette cok zorlu anlar yasiyor. (hemoroit vs. kabizlik, surekli ishal durumlari vs. vs..) ee bu kisiler de o kadar sikinitidan sonra bir de ellerimi yikamak zorunda miyim derse ne hale geliriz.
      oksuruk mikrobu ile diskiyi bir mi tutuyorsunuz derseniz de, evet tutuyorum diyecegim. Ha Tifo, kilkurdu, ha nezle, grib…herkesin gorgusu ve mikrobu kendine Lutfen. ama toplum sagligini riske atamaz kimse.

  4. Yasemin hanım toplum sağlığından sorumlu bakan filan mı mısınız ben yorumumu Hatice hanıma ilettim size noldu????anlamadım

  5. Hatice hanım cvp lamış zaten siz niye atlıyosunuz herşeye……..

  6. Ilkokul bir “oturtma” yaniti olmus biraz yorumunuz. Yorumlar herkese acik bir kisim. Bir baskasina yazdiginiz yoruma baskasindan yorum gelebilir. Eger blogun kurallarina aykiri olsaydi, Elif hanim zaten silerdi.
    Umarim oksuruk nobeti geciren kiziniz astim muayenesinden gecmistir. SAYGIlar.

  7. Sevgili Blogcu Anne ve akli selim okurlari!
    Burada veya diger forumlarda, sosyal medyada, kendi yarattğı balonun içinde yaşayan muhafazakar, totaliter, be yaptim oldu, benim secimim bu, ben buyum kabul eden kalir, istemeyen gitsin, vb. dar kafalıların istediği sekilde konus(a)mamak, yorum yap(a)mamak her turlu hakaret ve saldiriya maruz kalmak gibi bir durum maalesef.

    Balik bastan kokarmis, basimizdakiler oyle bir totaliter, mini diktatorler gibiler. Toplumunda onlari örnek almasini artik yadirgamiyorum, ama ayipliyorum. Zaten uzun bir sure yorum yapmayip, kavgalari atismalari okumak istemedigim icin bloga da bakmiyordum.

    Ulkemiz, toplumsal kamu kuruluslari yozlasmadan önce Hifzi sihha diye bir kurum vardi. (Eski Ankaralilar bilir Cebeci/Kurtulus civarindadir.) Salgin hastaliklarin önlenmesi amaciyla misal devlet yurtlarinda kalacak ogrenciler vs. icin saglik raporu verirdi. (Simdi ne halde bilmiyorum.)

    Ben ilkokulda (80lerde) elimizin icine degilde disina ya da bir mendile hapsirmamiz, öksurmemiz gerektigi ögretilmisti. Sonra 90larda yurtdisinda yasamaya baslayinca, insanlar kollarini dirsekten kirip, kollarini agizlarina goturuyorlar. Farkli daha az bulasici bir method diye ögrendik, uyum sagladik. Ama ulkemizde nice “insanlar” var ki sumuklerini, balgamlarini sokaga tukurmekten cekinmiyorlar. Aksaray (tramvay/metro hatti civarinda kopru altinda 2. tuvalet ihtiyacini gideren “insan” gördum, kusup agzini yazmasina kurulayip yoluna devam eden kadin, cocugunun kirli bezini plajda kuma gömen anneler, ayagi mantarli kadinlara pedikur salonlarinda denk gelmedigimizi kim inkar edebilir…ulkemizdeki bilette parada diski artigi oldugunu kim inkar edebilir.

    Sokaklar ve baskalari kirli olabilir, ama guzel evlerimiz yurtdislarinda ki hastanelerden daha hijyeniktir, domestozla balkonlar yikanir, klorak WC nin parcasidir…kadinlar en temiz cay kasigi yarisi yaparlar.

    Ben saglik bakani degilim sadece insanlarin suya, sabuna dokundugu, öksurup-aksirirken elini agzini kapattigi, havuzda /plajda/hamamda hijyen kurallarina uydugu, hijyenik pedini/tamponu uygun bir sekilde posetleyip cöpe atmayi bilen genc kizlar ve kadinlarin oldugu, ve yasi geldiginde cinsel yollarla bulasabilcek hastaliklar konusunda haberdar olan, ve (bu konuyu ayip, benim gorgum, benim inancim diye inkar etmeyen), saglik, salgin hastaliklar hakkinda bilgilendirilen ve bunlari önlemek icin caba sarfeden bir toplumda yasamak istedigim icindir. (Nesiller boyu alerjik faranjit, larenjit gibi öksuruklu rahatsizliklar yasayan bir aile uyesi olarak, hastaligimiz mikrobik olmasa bile agzimizi burnumuzu kapatmayi ögrendik). insallah daha nice akli selim anneler hijyen kurallarina uyan genc nesiller yetistirmeye devam edecekler.

    herkese saglikli, temiz bir yil diliyorum.

    • Yasemin hanım yazdıklarınızın her satırına katılıyorum, çok güzel ifade etmişsiniz anlayana. Malesef güzel ülkem için umut yok. İleri gideceğine geri gidiyor, yozlaşıyor. Bu kadar steril, insani bir konudan bile siyasi kutuplaşma çıkarılabiliyor, bu beni gerçekten ürkütüyor. Bu tarz konularda bilimsel çevrelerde, gelişmekte olan 3. dünya ülkesiyiz. Neyazik ki giyimle kuşamla, parayla olmuyor bu konular. Bu arada hıfzısıhha merkezi isim değişikliği ile devam etmekte (ama keşke değiştirilmeseydi, geçmişimiz, çocukluğumuz değiştiriliyor gibi). Sevgiler:)

    • Yasemin hanım, duyarlılığınız ve zaman ayırıp kendinizi ifade etme gayretinde bulunduğunuz için çok teşekkürler. Ben yazdıklarınızın tamamına katılıyorum. İşimize gelmeyen şeylerde aman bu konu gereksiz, amma da abartıyorsunuz deyip işin içinden sıyrılmak çok kolay. Tüm bunlar empati yoksunu bir toplum olduğumuzu gösteriyor bence. Bilinçli anneleriz diye geçiniyoruz. Ben sadece uykuya, beslenmeye vs bu kadar önem verirken gözden kaçırdığımız ve ihmal ettiğimiz bir nokta olduğunu vurgulamaya çalıştım. Konu nerelere geldi….

  8. Yasemin hanım destan yazmışsınız anlaşılan çok yalnız ve konuşmaya ihtiyacınz var.dar kafalıdan girmiş ,genç kızların hijyenik pedine,cinsel yolla bulaşan hastalıklar derkenn…lütfen toplum huzuru için girdiğiniz karanlık delhize geri dönün,satır aralarındaki küçümseme ve bütün aşağı görme sözlerinizi kendinize yöneltin siz bu sözlere layıksınız.

  9. Muhafazaklarla uğraşmayı bırakın inanın onlar sizden bizden daha medeniler.eğitimleriyle yaşamlarıyla ve giyimleriyle level atladılar da siz süper mario gibi hala olduğuz yerde zıplıyosunuz.

  10. Peki sizin çocuğunuz başkasının yanında umarsızca öksürmesi sonucu hasta olsaydı yorumunuz yine herkesin kendi görgüsü mü olurdu? ve yine toplum sağlığını düşünmek için kimsenin bakan olması gerekmez , vicdanlı bir insan olmak yeterlidir diye düşünüyorum. çünkü burada yorum yapan insanlar sadece kendilerini ve çocuklarını değil başka insanları da düşünüyor. Hatta siz düşünmeseniz de sizi ve çocuklarınızı da. ( Tabi ki sizin çocuğunuz hastaysa ve küçükse sürekli ağzını kapatmasını kimse beklemez. ama yapabilecek durumda olanların ” eğitilmesi” gerekir.)
    Ayrıca Yasemin hanımı da bu kadar ayrıntılı düşünüp belki birşey öğretebilirim gayretiyle yazdığı yazısından ve ”aman bana ne”ci olmadığı için tebrik ediyorum.

  11. Hatice ve yasemin hanim cok güzel bir konuya deginmissiniz. Ikinizide tebrik ediyorum. Bazi insanlar sirf islerine öyle geliyor diye, yaptiklari kendilerini rahatsiz etmiyor diye baskalarina ne denli rahatsizlik verdikleri, ve ne tür hastalik bulastirdiklari pek umurlarinda olmuyor. Evet isin kolayinada kacabiliriz ama biraz sabirla, caba ile gözle görülūr seyler basarmak mümkün. Iyikide sizin gibi duyarli insanlar (anneler)hala var ve olacaktirda. Yoksa nice olurdu halimiz…

    • Siz de çok sağolun. Kızım örneğin yine hasta şu günlerde. Doktor kesinlikle kreşe gitmesini istemedi. Enfeksiyon vücuttan çıkana kadar evde kalmalı dedi. Yani bulaşıcılığı sürüyor demek bu. Herkesin böyle bir imkanı yok elbette. İşten de izin alamadığı durumlarda okula göndermek zorunda kalıyor. Göz göre göre başkasına hastalık bulaştırmak demek bu. En azından nasıl öksüreceği öğretilirse mikropları bu kadar kolay geçirmemiş olur. Ben kızımı okula göndermiyorum, derslerinden eksik kalıyor. İyileştiğinde okula gidiyoruz ve hoppp 1-2 hafta sonra yine hasta. Sonu yok. Herkes aynı duyarlılıkta olmadığı sürece gerçekten sonu yok.