16 Yorum

Öznur’un Gebelik Günlüğü, 15. hafta

İstanbul’dan yazan ve ilk gebeliğini anlatan, ‘yaklaşık 4 saatini trafikte geçiren, tahammül sınırlarını oldukça genişletmiş ama bunun yanında sinir sahibi olmuş ve günün birinde delirip mutlaka Ege’ye yerleşecek olan (klasik) bir bilişim sektörü çalışanı’ olan Öznur iyi haberleri de aldıktan sonra artık tam gaz devam ediyor.

***

Şu son iki hafta yaşadığım duygusallığı ömrüm boyunca yaşamadım herhalde. Aslında son ana kadar sakinliğimi korumuştum ama doktordan aldığımız iyi haberlerin de etkisiyle her şeye pek bir içlenir oldum son günlerde. Neyse ki gözlerim çoğunlukla mutluluktan doluyor, özellikle de gelen yorumları okurken…Herkese teşekkür ederim iyi dilekleri için.

Oznur15
Geçen hafta hamileliğim ile ilgili kimseyle konuşmak istemezken, son haftada birden atak yapan göbeğim sayesinde insanlara bebeğimin 5 aylık olmadığını anlatmaya çalışıyorum bu hafta. Artık bayağı dikkat çekmeye başladı. Bir de göbeğimi görüp “E sen yeni evlenmemiş miydin?” diyenler var.  Bundan sonra ilk sorana evlilik tarihim ve gebelik haftası ile ilgili açıklama yapmaktan vazgeçip “Evlenmeden önce yaptık” diyeceğim ve suratındaki şaşkınlık ifadesini seyredeceğim. Ne çok seviyoruz, daha doğrusu ne çok hak görüyoruz insanların özeline pat diye girme hakkını. Hayır, arkamdan istediğin dedikoduyu yap da, merakını yenemeyip bana sorma hakkını nereden buluyorsun? Üstelik evlenmeden önce yapsam ne olacak, yapmasam ne olacak, televole kültüründen sıyrılıp “kendi hayatım-kendi tercihim” kavramlarını ne zaman öğreneceğiz acaba

Bir de cevap verdikçe daha da derinleşiyor sorular, cinsiyetini cevaplasan adını soruyor, adını söylesen kendi beğendiği isimleri sayıyor. Eğlenceli zamanlar yaşamaya başladım anlayacağınız.

Haklı oldukları tek bir mevzu var ki, göbeğim gerçekten 5 aylık gibi. Eskiden de dümdüz değildi ama son iki haftada yürürken gözüme takılacak kadar büyüdü. Çıplak halini görüp arasıra dehşete kapılsam da çoğunlukla bakıp gülüyorum, çok hoşuma gidiyor.

Ama tartıya çıkınca durumlar o kadar da hoş değil. 59 kilo ile hamile kaldım, şu an 63 kiloyum. Olması gerekenden 1,5 kilo önde gidiyorum. Karbonhidrat tüketimine dur diyemezsem doğumdan sonra epey zorlanacağım gibi görünüyor. Bu haftadan itibaren sebze ve et ağırlıklı beslenmeye geçmeyi planlıyorum, ama sadece planlıyorum. Çünkü ne zaman yemek yemeğe kalksam tercihim genelde makarna, pizza, pide gibi hamur işlerinden yana oluyor. Hamile kalmadan önce karbonhidratı neredeyse tamamen sıfırlamış, sebze ve protein ağırlıklı beslenmeye başlamıştım. Meyve ya da tatlı deseniz 1 sene yemesem aklıma gelmezdi. Şimdi beslenmeme birdenbire karbonhidrat, tatlı ve meyve girince kilo alımı biraz hızlı gitti doğal olarak. Haliyle göbek 5 aylık gibi görünüyor. Haftaya gideceğimiz doktor kontrolünde yine kiloya dikkat edelim uyarısını bekliyorum zaten.

Hızlı göbek büyümesi sebebiyle de daha sonra kullanırım dediğim çatlak kremlerini şimdiden edinmenin zamanı geldi sanırım, piyasada önerilen çeşitli markalar var ama gerçekten etkili olduğuna inandığınız bir krem var mı? Birçok kişi bu işin kremle alakası olmadığını, tamamen genetik olduğunu söylüyor ama genetik durumlar da çelişkili. Annem, abimde yani ilk doğumunda hiç çatlamazken, benim doğumumda çatlamış. Bu yüzden ne ile karşılaşacağımı tahmin etmem zor. Önlem olarak kullanmak daha iyi olacak sanırım.

Bir de aklıma takılan kitap-kurs-spor üçlemesi var. Ben doğumun içgüdüsel bir durum olduğuna inanıyorum, normal doğum yapmayı çok istiyorum ve bunu yapabilecek gücü hissediyorum kendimde. Bu yüzden ne kursa gitmeye, ne kitap okumaya ne de sporla ya da yogayla uğraşmaya niyetim var-dı. Zaten sabah 6.30 da evden çıkıp akşam 20.00 de eve girebildiğim için niyetim olsa bile gücüm olacağını düşünmüyorum kursa ve spora. Haftasonları da eşim çalıştığı için genelde onun yanında oluyorum Şile’de. Ama kitap konusunu es geçmesem mi acaba? Çocuk eğitimi ve bebek bakımı konusunda elbette faydalanacağım kitaplardan ama doğum öncesi kurs veya kitap gerekli midir emin değilim? Doktorumun doğum sırasında beni doğru yönlendireceğini biliyorum, normal doğumu destekleyen bir doktor olduğu için kendisini seçtim zaten ama birazcık bilgilensek fena olmayacak gibi duruyor. Bu konuda kitap öneriniz olursa çok sevinirim.

Gördüğünüz gibi bu hafta normal dertlerimize döndük, artık doğumu düşünmeye başladım. Ne güzel…

Son olarak, facebook’ta bıraktığım izden mütevellit blogu keşfeden ve neredeyse tüm gün hamile bir kadının saf ve temiz duyguları ile eğlenen, kadınsal hallerimi okuduğu için bayağı bir trip yaptığım ve sonunda triplerimden kurtulmak için sonraki haftaları okumayacağını söylese de bu yazıyı okuyacağına emin olduğum işyerinden sevgili arkadaşım, kardeşim Engin’e selamlarımı iletirim. Blogda bir ilke imza attık sanırım bu selamla ama bayağı bir içlenmiş kendisinden bahsetmedim diye. Eh gebelik günlüğümde adı geçtiğine göre kızımın dayısı sayılır artık, doğunca da bu güzide sıfatı unutmaz herhalde…

Haftaya görüşmek üzere,

Sevgiler,

Öznur

***

Öznur’un tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz. 

16 yorum

  1. Ayse Oner in kitabini onerebilirim.gayet sicak samimi bir anlatimi var..

    • melike teşekkür ederim, hemen bakıyorum.

    • evet ben yeni aldım ve gayet memnunum. fakat idefix.te %30 indirimli satılıyor. Oradan almanızı şiddetle tavsiye ederim, ben alamadım siz alın. 🙂

  2. ben kursun bayanlardan cok, erkeklere faydali oldugunu dusunuyorum…Biz esimle 1 gunluk bir kursa katilmistik..Ben cok okudugum icin kursun bana cok katkisi olmadi, ama esim icin cok faydali olmustu…Dogum esnasinda bu nedenle de bana cok yardim etti ve yonlendirdi…Uygulamali kurslarin ozellikle faydali olacagini dusunuyorum…
    Sevgiler

    • Burcu merhaba,

      Eşim yeni yeni alışmaya başladı doğuma girme fikrine, önceden kesinlikle girmem diyordu. Fikre biraz daha ısındırıp sonra düşünebiliriz aslında uygulamalı doğum kursunu. teşekkürler

  3. Ne kadar mutluluk verici bir yazi olmus! Herseyin yolunda olmasina o kadar cok seviniyorum ki! Ben de 12. haftayi bitirdim. Sanirim bana en yakin gebelik gunlugu seninkisi. Ilgiyle takip ediyorum. Catlak konusuna gelirsek, ben de herseyin genetik oldugunu okudum ama olay tamamen cildin elastikiyetiyle alakaliymis. Tamamen engellemese de krem kullanmak catlaklari azaltabilir diye dusunuyorum. Krem kullanmak icin belki cok erken ama 2 haftadir “Burt’s Bees Mama Bee Belly Butter” kullaniyorum. Cunku son bir aydir tazmanya canavari gibi oldum ve bu gobek olarak geri dondu 🙂

    Dogum ve bebek bakimi ile ilgili kitaplara gelince, Elif’in tavsiye ettigi kitaplari almayi dusunuyorum. Ozellikle dogumla ilgili olanlari. Cevremde dogum yapan arkadaslarim, kuzenlerim sanci baslayinca korkup sezeryani tercih ettiklerini soylediler. Bence bunda yillardir duydugumuz zor dogum hikayelerinin etkisi cok buyuk. Dogum oncesinde zihnen kendimizi hazirlamanin bu surecte yardimci olacagini dusunuyorum. Kendimi cok yorgun hissettigim icin henuz spor konusuna giremedim ama sadece gobegi buyuyen anneleri gorunce “ben de ben de!” demiyor degilim 🙂

    • şerife selam,

      evet duyduğum bir krem adı, bugünkü doktor kontrolümüzde soracağım bu markayı.

      aslına bakarsan zihnen uzun zamandır hazırlıyorum kendimi doğuma, acıdan korkmam zaten, canı çok tatlı biri değilimdir ama yaşamadan da bilmek zor o anlatılan acıyı.Yine de cesur hissediyorum kendimi o konuda. herşey yolunda gitsin de, ben katlanırım gibime geliyor, bakalım 🙂

  4. Çiğdem-Üzüm

    Çiğdem-Üzüm
    (moderation preview) 0 mins ago
    Sevgili Öznur,
    Öncelikle iyi haberlere çok sevindim ve hamileliğin geri kalanını da bu haftanın telaşlarıyla geçirip daha esaslı hiçbir dert tasa yaşamamanı diledim.

    Doğum kursunu, özellikle de ben çok iyi tecrübelerle ayrıldığım için İstanbul Doğum Akademisi’ninkini şiddetle öneririm, eşin için bile olsa gidin derim ama elbette aklın kalbin ne derse sizin doğrunuz da odur:)

    Kitap için de yine normal doğuma beni hazırlayan iki önerim olacak. İlki İçgüdüsel Doğum, Pam England isimli bir ebe yazmış ve bildiğim kadarıyla doula yetiştiren merkezlerin anayasası gibi bu kitap:) Bazı bölümleri biz şehirli sert kadınlara fazla romantik gelse de o kadar haklı ki…Diğeri de 20 normal doğum hikayesini derleyen bir kitap; Doğal Doğuma Doğru. O kadar çok doğal doğum okuyunca kafanda kiri pası atıyorsun ve heeeyt be ilaç da neymiş sezaryen de kim oluyormuş ben evde kendim de doğururum moduna giriyorsun:))) İlla üç kitap önermek gerekirse de Hypnobirthing- Mongan Yöntemi derim.
    Sevgiler.

    • Evde bile doğururum diyen bir tek benim sanıyordum çünkü dile getirdiğim zaman millet bana acayip bakıyor ya. Yalnız olmadığıma çok sevindim 🙂 O değilde gerçekten evde doğuramaz mıyım 😀

    • Çiğdem selam,

      çok teşekkür ederim.

      hepinizin doğum hikayesini ezbere bilecek kadar okudum 🙂 kurs konusunda hala çok emin değilim ama senin doula sayesinde normal doğuma dönen hikayenden çok etkilenmiştim mesela. bu yüzden doula konusunu daha çok ciddiye alıyorum.
      İçgüdüsel doğum kitabını okuyacağım. Zaten kitap okumadan bile şu an ilaçsız normal doğum yapmak istiyorum.
      bakalım, süreç neler gösterecek 🙂

  5. öznur hnm benimde canım hep hamurişi çekiyor başka bişeyle doymıycak gibiyim ne olacak böyle ya.

  6. Ben hamileliğimde çok çatlamaktan çok korkmuştum, özellikle göbek bölgem için. Kendimce bir krem hazırladım, şöyle ki; Yarım kutu vazelinli el-vücut kreminin içine kakao yağı, badem yağı, havuç yağı, susam yağı ve fındık yağı karıştırdım. Miktarlarını bilmiyorum ama hepsinden eşit koyuyordum ve krem su gibi değil ama akışkan bir hal alıyordu. Göbek bölgeme günde iki defa düzenli biçimde kullandım ama maalesef bacaklarıma iki günde bir sürdüm. Sonuç: 15 kilo aldım, göbeğim kocamaaan oldu ama göbeğimde hiç çatlak yok, bacaklarım fena 🙁 Kremi kesinlikle tavsiye ediyorumm

  7. Merhaba Öznur… başından beri doğal doğum istememe rağmen içimde sorular, korkular vardı. Açıkçası sezaryenden daha çok korkuyordum. Her ikisine de hazırlıklı olmayı öğretmek için eşimle kursa gittik ve çok faydasını gördük. En önemlisi de her şeyi doktorumuza bırakmamayı öğrendik. Bütün yönlendirmeleri ona bırakırsan sonrasında sorgulayabilirsin veya doğum sırasında son anda vazgeçebilirsin. Bilinçli olmak doktorunun vereceği kararları kabul etmek açısından çok önemli. Bunu da doktorumuzdan öğrendik. Kursun bizim için artıları saymakla bitmez. Eşimde doğuma girmek konusunda yarattığı güven en önemlilerinden bir tanesi…

    Umarım kafanı bulandırmamışımdır 🙂

    Sevgiler…

  8. Sevgili Öznur, bence doğum kursu çok çok güzel bir tecrübe. Eşim doğuma girmeyi kesinlikle istemiyordu, ben de zaten çok istekli değildim, ama eşim doğrum kursunu da süper gereksiz görüp sırf beni kırmamak için gelmişti. Sonra doğuma girmeye karar verdi, sonra ben tüm doğum boyunca elimi ya da masajı bırakmasına izin vermeyip adamcağızı hapsettim:) Ve sonra eşim tüm baba adaylarına doğum kursunun çok faydalı olduğunu anlatmaya ve mutlaka doğuma girmelerini tavsiye etmeye başladı. Erkeklerin süreci öğrenip konuya dahil olmaları, alınacak kararlara ortak olmaları ve doğumu benimsemeleri oldukça önemli bence.
    Benim arzum da doğal bir doğum yaşamaktı, bu sebeple doğrumda nelerle karşılaşacağımı ve hangi müdahalelerin olduğunu öğrenmek açısından çok faydalı oldu. Ve bu öğrendiklerim sayesinde gerekli olmayan hiçbir müdahaleye maruz kalmadım. Ama bir de en az bunun kadar önemlisi, doğduktan sonra bebeğinin hangi müdahalelere maruz kalabileceği ve bunlardan hangilerini senin tercih edecek olman. Tüm bu bilgiler için doğum kurslarının hakkı ödenmez bence.
    Sağlıkla ve sevgiyle bebeğini kucağına alman dileğiyle.