19 Yorum

Kutsal bir kariyer olarak annelik

Görünen o ki günümüz Türkiye’sinde hükümette yer almak için bir numaralı kriter kadınları ilgilendiren her türlü konuda ahkam kesmek… Tabii erkek olarak…

Bu yüzden de memleketin devlet ‘adam’larından genç kızların erkek arkadaşlarıyla el ele yürümemesi, kadınların kaç çocuk yapması ve o çocukları ne şekilde doğurması, onlara nasıl bakması, onları ne şekilde büyütmesi, çalışıp çalışmaması, istenmeyen hamilelikleri kat’i surette sonlandırmaması, kadının tecavüze uğrarsa doğurması… gibi konularla ilgili sürekli nasihatler duyuyoruz.

Ne ilginçtir ki aynı kişilerden kadın cinayetlerinin sonlandırılması, kadınların iş hayatına döndürülmesi, girişimci kadınların desteklenmesi, iş ortamında kadınlara erkeklerle aynı fırsatların verilmesi, doğum izninin geliştirilmesi ve uzatılması… gibi konularda tek kelime duyamıyoruz.

Duyduklarımız hep kadınların nasıl daha fazla anne olabileceği yönünde…

Hükümetin bu ‘Daha fazla annelik’ görüşünü taçlandıran bir açıklama yaptı geçtiğimiz hafta Sağlık Bakanı… ‘Kadının annelikten başka kariyeri olmamalı’ buyurdu. Sonradan toparlamaya çalıştı, babalık da kariyerdir dedi, bana katılmayabilirsiniz dedi, dedi de dedi, ama hepimiz bu sözlerin hükümetin ‘kadın evde oturup çocuk baksın’ görüşünü yansıttığını ve ne ilk ne de son olmadığını biliyoruz.

Bir kere annelik kariyer değildir. Öğretmenlik bir kariyerdir. Bankacılık kariyerdir. Grafik tasarımcılığı, borsacılık, pastacılık, doktorluk… Hayatınız boyunca ciddi anlamda nakit ve mesai yatırımı yaptığınız ve o sayede de para kazandığınız şeydir kariyer.

8 senedir anneyim. Ne maaşım var, ne sosyal sigortam. 8 senedir (arada tek çocuklu hayattan iki çocuklu hayata geçişimi saymazsak) terfi etmedim. Böyle kariyer mi olur?

Bu gereksiz teknik açıklamayı bir kenara bırakacak olursam, daha önce bu blogda 4549852071074 kere dile getirdiğim ‘Devletin kadına ve kadınlığa karışmasından çok rahatsızım!‘ söylemini bir kere daha tekrarladıktan sonra konuya biraz daha geniş açıyla bakayım:

Başımıza ne geliyorsa bu ‘kutsal annelik’ kavramından dolayı geliyor. Annelik çok kutsalmış ve cennet anaların ayağının altındaymış ya hani… Hani küçücük kızların evlendirildiği ama birinin anasına küfretmenin cinayet sebebi kabul edildiği bir ülkede yaşıyoruz ya hani…

İşte bunlar hep anneliğin kutsal addedilmesinden…

Annelik kutsanacak bir mertebe değil. Evet, çok emek gerektiren, çok zor bir kurum (babalık da öyle), ancak dokunulmaz ve belirli kurallar dahilinde hareket edilmesini gerektiren bir müessese değil.

Annelik kariyer hiç değil. Annelik okuluna gitmediyseniz (öyle bir şey yok), annelik eğitimi almadıysanız (o da yok), annelik yaparak para kazanmıyorsanız (yapanı duymadım) ‘Kariyerim annelik’ diyemezsiniz.

Annelik kutsallaştırıldıkça, anne olan kadınların, toplumun tanımladığı ‘annece’ davranışların dışına çıkması kısıtlandırıldığı gibi (anneler siyaset konuşmaz, anneler alkol almaz, anneler küfretmez…), anne olmayan kadınlar da hor görülüyor (‘iki çocuk annesi kadına yapılacak şey mi bu?’ — demek ki iki çocuk annesi OLMAYAN kadınlara yapılacak şey)

Kadınlar, toplumca ‘anne olanlar ve olmayanlar’ olarak ikiye ayrılıyor. Anne olanlar belli bir kalıba sokulmaya çalışılırken, anne olmayanlar ise adeta cezalandırılıyor.

Annelik kutsallaştırıldıkça kadınlar anneliğin içine hapsedilmek isteniyor. Kutsal deniyor, kariyer deniyor, alın bununla yetinin, başka da bir şey istemeyin deniyor.

Bakın size bir şey söyleyeyim: Kimsenin anne olduğum için beni kutsamasına ihtiyacım yok. Kimseden öyle bir beklentim de yok.

Ne anne olarak, ne kadın olarak kimsenin bana acımasına, beni ihya etmesine, beni el üstünde tutmasına, beni pohpohlamasına da ihtiyacım yok.

Benim eşit davranılmaya ihtiyacım var. Eşit davranılmak benim hakkım. Kadın olduğum için, anne olduğum için değil, insan olduğum için hakkım.

Ha, illa anne olduğum için, kadın olduğum için bana iyilik mi yapmak istiyorsunuz? Bana karışmayın yeter! Hayatımı zorlaştırmayın!

Hani Türkçe’de veciz bir söz vardır: Gölge etme, başka ihsan istemem. 

İşte o kadar…

19 yorum

  1. Bu haberi, yeni yilin ilk cocuklarini gõrmeye giden bakanin söylediklerini okumus inanilmaz sarsilmis, sinirlenmistim!ve simdi siz kaleme almissiniz. Nede güzel yazmissiniz kaleminize saglik.. bide benim anlamadigim bu sõzü diyenlerin kizlari yurt disinda okuyup doktora, master yapiyorlar. ‘3 yok olmadi 5 cocuk dogurun’ diyorlar kendi kizlari/ogullari ya bekar yada bir, bilemedin en fazla iki cocuk sahibi. Ne is? Hoca’nin dedigini yap ama yaptigini yapma mi oluyor ne oluyor anlamakta güclük cekiyorum!

  2. Incir'in Annesi

    Cok ama cok sinirleniyorum. Bu aciklamalara soyle ust duzey kimlerden bir karsi tepki geldi mesela? Kadinlarin artik ciddi anlamda tepki koymaya baslama vakti geldi de geciyor. Bir de “ya sacmalamis iste, bosverin tepki cekmek icin yapiyorlar” diyenler var ve belki dedikleri dogru ama tepki vermeye vermeye daha tepemize ne kadar cikacaklar, daha agzimiza ne kadar edecekler ben onu merak ediyorum.

    Gercekten cok kizginim. Bu konuyu es gecmeyip, yazdigin, ulastigin kitleyi konuya ilgi gostermeye yonlendirdigin icin guzel bir kadinsin sen Elif!! Yorumun basinda dedigim gibi (belki ben ulke haberlerini tam anlamiyla okuyamadigimdandir) ben ust duzey kadin yoneticilerden, anne olan veya olmayan ciddi anlamda bir tepki okumadim hukumetin bu soylemine. Saglik Bakani’na kadin doktorlar bile bir cevap yapistiramadi. Perimasalinin dedigi zaten cok dogru, madem annelik ne diye hicbiri evlenmiyor. Ben Sumeyye Erdogan’in bu vakte kadar evlenmeyisini son derece yanlis buluyorum mesela!!!!!!!!! Gec kaldi anne olmak icin, hadi bakalim hodri meydan.

    Cok kizginim coooook.

  3. Hay ağzını öpeyim Elif!

  4. Elif yeni tasarıma geçtiğinde ” alkış ” butonu da olsun lütfen, mesela bu yazıyı alkışlamak istiyorum ben 🙂

  5. hay kıran girdin bunların topuna birden. Daha da ne diyeyim bilemiyorum. Ruhumuzu kararttılar yıllardır, daha ne yumurtlayacaklar diye bekliyoruz her gün. İçimiz şişti. Akıl, fikir, yürek acizi bunları hepsi.

  6. Aaa öyle deme annelikte maaş sigorta yok ama en büyük ödülümüz cennet var ya ondan bu kıskançlıklar. İmkanları olsa erkekler de anne olup tüm günahlardan yırtıp cennete girecekler. Sanki anne olmanın cennet kapısını açtığı garantiymiş gibi…

  7. Her hafta yeni bir yem. Hiç dikkatimi çekmiyor, bu konularda konuşmayı bile fuzuli buluyorum artık. Mesela bir herkes Osmanlıca öğrenecek vardı, zorunlu din dersi vardı, çalışan kadın mevzusu vardı..Ne oldu onlar??Konuşmaktan başka, Halil Sezai gibi ”İsyeeeaaaannn” demekten başka ne yapılıyor?

  8. Gecen gun dusunuyordum bu sacma demecler ne zaman, nasil basladi diye. Yanlis hatirlamiyorsam rte’nin restoranlardaki masalarda tuz olmayacak fermani ile basladi ilk. Yani ilk tuz koktu aslinda.
    Sevgiler

  9. Kaleminize sağlık Elif Hanım size katılmamak ne mümkün hislerime tercüman olan bi yazı teşekkürler

  10. Annelik çok kutsal madem çocuğunun annesini öldüren adamları önlesinler önce..Ayrıca çok isteyip anne olamayanların kul hakkı ne oluyor onu düşünsünler!!.güzel bir yazı kaleminze sağlık

  11. şu an sahip olduğum sosyal ve maddi hakları bana evde otursam verebilecek mi bu devlet? hayır! peki yaşlandığımda bana “kendi” kazancım olan bir gelir sağlayacak mı? hayır! tek çocuğum var o iyi yetişsin geri kalmasın diye beni çalışmak zorunda bırakıyor mu bu devlet? evet! çocuğumu gönderecek okul alternatiflerini bir bir yok etti mi? parasız eğitim diye bir şey kalmadı memlekette! annelik dünyadaki en güzel şey belki de ama kariyer değil! çünkü ben çocuğumu “iş” olarak görmüyorum! çünkü ben “işime” sövebiliyorum, “işimi” sevmeyebiliyorum. çocuksa “can” çocuk “emanet” ona işime davrandığım gibi hoyrat davranamam..iş hayatında kariyer yapmak uğruna bir çok insanı ezebiliyoruz ister istemez ama çocuğumu yetiştirirken ben kimselere kötü davranamam çünkü bu dünyada bir tek çocuğum bende iyi bir insan olma istediği doğuruyor! annelik belki de kariyer olabilecek son şey!

  12. MUKEMMEL bir yazi.

  13. Pelintozu mükemmel bir yorum. Sana da gelsin alkışlar. Bu konuda bir yazım vardı bu blogda, yıllar öncesine ait, o zmn dan bu zamana bir cm öteye gidilebilmis değil. Aksine hep geri vitesde duruyoruz. Yani niyet de yok.

  14. Çok güzel ,harika bir yazı.Çok beğendim.Bayıldımmm.Elinize ,kaleminize sağlık

  15. Çiğdem-Üzüm

    Harika yazı. Nokta.
    Bu vesileyle anneliğin, ne kadar çok başka, çok farklı, çok kutsal bir his olduğunu açıklamaya doyamayan anne arkadaşlarıma da yıllardır içimde biriken teessüflerimi iletmek isterim. Kutsal diye dayatılan her şeyden koşarak uzaklaşasım var, nicedir…

  16. Bravo Elif! Defalarca!

  17. Yazınızda katıldıgim noktalar var ama neden annelik kutsaldır lafına takıldığınizi anlamadim.Mesela öğretmenlik kutsaldir deriz. Bu diğer meslekleri aşağılamak küçümsemek değil ki. Siyasilere kizalim ki ben de bıktım sürekli her şeye ama her şeye karismalarindan; ama annelik kutsal lafından ne istiyorsunuz anlamadım. Valla anne olunca anladım ki annelik gayet de kutsal.. ayrıca dilimizde koskoca adama bu yapılır mi, mühendis adama bu yapılır mi gibi kullanımlar da var. yanlis anlaşılabilir ama art niyet aramak doğru değil diye düşünüyorum. Ve evet artık herkesin ama özellikle de erkeklerin kadınlarla ilgili her konuda konuşmak zorunda hissetmesinden bööğ geldi