12 Yorum

Öznur’un Gebelik Günlüğü, 16. hafta

İstanbul’dan yazan ve ilk gebeliğini anlatan, ‘yaklaşık 4 saatini trafikte geçiren, tahammül sınırlarını oldukça genişletmiş ama bunun yanında sinir sahibi olmuş ve günün birinde delirip mutlaka Ege’ye yerleşecek olan (klasik) bir bilişim sektörü çalışanı’ olan Öznur yazılarına devam ediyor.

***

Çoğu zaman haftalık yazımı yazarken farkediyorum kaç hafta geçtiğini. Düşük tehlikesidir, ense kalınlığıdır derken, nasıl geçtiğini hiç anlamadığım koca 16 haftayı devirmişiz bile. Bundan sonrakiler de sağlıkla geçer umarım.

Oznur16
Doktorumuzdan aldığımız güzel haberler ile yeni yıla arkadaşlarımızla, gayet mutlu girdik.  Beni eşimle tanıştıran, yani bu günlüğe vesile olan, hikayemin en başında bahsettiğim sevgili arkadaşım da hamile olduğundan değişik bir yılbaşı geçirdik onunla bu sene. Gece 12 de başımızda yılbaşı şapkaları ve gözlükler ile çocuklar gibi düdük çalarken bir ara “Şimdi biz anne mi olacağız birkaç ay sonra?” diye düşünmedim değil. Ama sonrasında kızlarımızın şanslı olduğuna karar verdim. Aramızdaki yaş farkına rağmen onlarla çocuk olabileceğiz, ne güzel.

Geçtiğimiz hafta, perinataloğumuzdan sonra kendi doktorumuzla görüşmemiz vardı. Ben biraz endişeli gittim, ense kalınlığının artmış olmasından korksam da aldığımız haberler gayet güzeldi. En son 2,2 mm olarak ölçülen nt kalınlığımız biraz daha gerilemiş ve 2 mm olmuş. Organ gelişimi de gayet iyiydi.  İki hafta sonra yaptıracağımız amniyosentez hakkında konuştuk biraz.

Şu an amniyosentez sonucunda genetik bir problemle karşılaşma ihtimalimiz oldukça az, ancak doktorum daha önce hiç duymadığım karyotip analizi diye bir testten bahsetti. Amniyosentez ile bakılan sendromlar kısıtlı olduğundan daha geniş bir araştırma isterseniz karyotip analizi de yaptırabileceğimizi söyledi. Bu test de amniyon sıvısı ile yaptırılıyormuş.

Biraz kafam karıştı açıkcası, bizim için önemli olan down, turner, kistik higroma gibi hayati sendromlar ile ilgiliydi. Böyle bir durumumuz varsa zaten amniyonsentez ile ortaya çıkacak, bunun dışında ne gibi problemler karyotip analizi ile saptanabilir dediğimde, immun sistem yetmezliği ya da kemik-kas yapısı gevşekliği gibi örnekler verdi.

Bilemiyorum, henüz çok araştırma fırsatım olmadı ama bebeğimin bu tip rahatsızlıkları varsa bile benim için süreç değişmeyecek, yani bu tip problemler saptansa bile hamileliği sonlandırmam zaten, bu yüzden böyle bir incelemeye gerek var mı emin değilim. Amniyosentez için gittiğimizde doktorumuzla bu konuyu konuşacağım, eğer yaşamla bağdaşmayan durumları tespit edebiliyorsa yaptırabilirim.

Ah 1,5 milimetre. Başımıza ne işler açtın?

Şimdi iki hafta sonra amniyosentezimiz, arada karar veremediğim karyotip analizi, onun sonucunu almadan da ta Kasım ayından randevusunu aldığım detaylı USG var.  Ve Şubat ayının ikinci haftası tüm sonuçlar elimizde olacak.

Kızım, umarım sağlıkla gelirsin de biz tüm bu dna problemleri ile boşuna uğraşmış oluruz

Bunun dışında kilo alımım konusunda beklediğim uyarı gelmedi, son ayda sadece 400gr alarak zor da olsa tatlıyı kesmemin faydasını gördüm.  Aynı iradeyi karbonhidratlar için de diliyorum ama şu satırları elimde koca bir burger ile yazarken bu dileğe inanmam zor oluyor haliyle.

Bu haftaki muayeninin en güzel haberi progesteronu kesmemiz oldu, 11. haftadan beri hiç kanamam olmadığından artık o ilaçları kullanmayacağıma çok sevindim. Çünkü ilk başlarda uyku yapan ilaç, son haftalarda artık huzursuz, garip bir uykuya sebep oluyordu, gece belki 10 kez içimde bir sıkıntı ile uyanıyordum. Dolayısıyla sabah kalkmak işkenceydi benim için. Bir de sinir durumu vardı tabii ki, bırakalı 2-3 gün olmasına rağmen sakinleştiğimi hissediyorum.

Gerçi onu bıraktım, baş ağrılarım başladı ama bu ağrılar sanırım ilacı bırakmamdan kaynaklanmıyor, bu haftalarda normal dedi doktorumuz, hafif ağrı kesicileri kullanabileceğimi söyledi ama şimdilik sabrediyorum, henüz ağrı kesici almadım.

Geçen hafta bahsettiğim hızlı göbek artışı birçok kişide merak uyandırıp “Hmmm bu göbek 5 aylık gibi duruyor”  sorularına neden olmuştu,  malum 4 ay önce evlendik. Sıkılıp bundan sonra ilk sorana “ Evet, evlenmeden önce yaptık.” diyecektim.  Böyle hayal etmemiştim ama o talihli sevgili annem oldu. “ Ee çok da göbeğin çıktı senin?” deyince dayanamayıp “Evlenmeden önce yaptık anne, bir ayın günahı olmaz artık” dedim. Keşke fotoğraf makinasını da hazır etseymişim, suratını görmeliydiniz!  Çok güldüm. Sonrasında şaka olduğunu söylesem de doğuncaya kadar emin olmayacak sanırım. Hele bir de birkaç hafta erken gelirse bizim minik, ömür boyu dilinden kurtulamam artık.

Haftaya görüşmek üzere, herkese mutlu seneler diliyorum.

Sevgiler,

Öznur

***

Öznur’un tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz. 

12 yorum

  1. Ne güzel haberler Öznur hanım 🙂 2015 size bebişinizi sağlıkla getirsin inşallah. Keşke annenin de bi fotosunu görebilseydik sözünüzden sonra 🙂 🙂

  2. Hahaa çok güldüm.Bir anneye yapılacak en son şaka.Sevgiler

  3. Haha kabagin, aneyin basina patlamasi kötü olmus, ama komik olmus:-)) onlarda okadar abartmasinlar üfff ne zaman yaptiysan yaptin!hayat senin, kocan memnun sen memnun. Bebikoda saglikla katilacak araniza! Bu millette her seye maydanoz olmayi birakip õnce kendi hayatlarina bakmayi ögrensinler.. herseyin güzel, 2015 in sana verecegi en harika hediyenin (kizinin) sapasaglam gelmesi dilegi ile…

  4. 2 hafta geriden takipteyim 🙂 yarın 14 haftalık oluyoruz bizde… 2015 bebeklerimizi sağlıkla getirsin bize… Baştan sona tüm yazdıklarını okudum ve çok sevindim artık riskin azalmış olmasına bundan sonra başka moral bozan bir gelişme olmadan doğuma gidersin inşallah, tabi bende =)

  5. Annenize çok güldüm yaa, kadıncağız hamile olduğunuz için bir şey de diyememiştir ama içi içini kemiriyordur şimdi onun 🙂 Dua edin de meleğiniz erken falan gelmesin, zamanında gelsin 🙂

  6. Umarım kızınız sapasağlam gelir kucağınıza..Öyle olacağından ben -neredeyse- yüzde yüz eminim ama insanın içine kurt düştü mü çıkmıyor biliyorum, ikinci gebeliğimde benim de sıkıntılarım olmuştu.

    Gebeliğin bir hastalık , 9 ay sürecek karmaşık bir laboratuvar ve görüntüleme zincirine dönüştürülmesi bizim çağımıza özgü bir talihsizlik olsa gerek. Almanyadan, Danimarka’dan yazan gebeler var ve Türkiye’deki gibi değil takip süreci. Gebelik her dişinin var oluş amacı (fizyolojik olarak), belki de 2 veya 3 çocuk doğuracağız ama 40 yıl adet görüyoruz mesela. Bedenimiz ne yaptığını biliyor. Yaşamla bağdaşmayan hastalıklara sahip bebekler ilk haftalarda düşüyor zaten. Geriye kalan 1/ 10000.. ihtimaller için kocamanbir endüstri kurmak ..bilemiyorum..

    Nacizane önerim kendinize doğal doğumu destekleyen bir ebe bulmanız..

    Sevgiler.

    • Elif merhaba,

      Önümüzdeki hafta yazımda tam olarak bu hislerimden bahsediyorum zaten, kendimi hamile gibi hissetmiyorum tüm bu şüpheler ve araştırmalar yüzünden. Bu sürecin sonunda en çok üzüldüğüm şey de bu olacak sanırım.

      iyi dileklerin için çok teşekkürler,

    • Yazdıklarınıza kesinlikle katılıyorum. Amerika’da yaşayan bir arkadaşım sadece üç defa ultrasona girdiklerini söyledi. İlki keseyi görmek için, ikincisi 11-14 haftalar arasındaki tarama için üçüncüsü de 17.haftada cinsiyet için. Bizdeki yok detaylı ultrason, yok şeker yüklemesi, yok ikili testin kan testi, dörtlü test, dopler ultrason duyunca şaşırıyor. Bu çok ciddi bir endüstri ve hayır diyemeyeceğimiz için bu zaafımızı kullanıyorlar. Herkese sağlıklık bir hamilelik diliyorum.

  7. Öznur iyi olmanıza sevindim 🙂 Kızlar erken gelir derler, annen bunu bir yere yazmıştır söyleyeyim 🙂 Sevgiler

  8. Ahahahaa Öznur anilarima döndürdün beni biliyormusun? Ilk gebeligimde bizde bu 1 ay önce olayi hakikatti ve anneme bebek bekliyoruz dedigimde kadin telefonda uzun süre ses vermedi. Bebek hesaplanandan 1 ay erken, aslinda normal zamaninda gelincede malum erken dogdu demis millete ahh bu anneler, canlarim benim :₺

    • Elif zor sabretmiştim son ay, keşke yapsaymışım 1 ay önceden diyorum şimdi, hiç olmazsa duyduklarıma değerdi 🙂 nasılsa şimdi de kimse inanmıyor.