2 Yorum

Ayşe Nur’un Gebelik Günlüğü, 27. hafta

İstanbul’da yaşayan, ‘okumayı yazmayı çok seven, bahar doğumlu, iki kedili bir departman müdürü’ olan Ayşe Nur, yazılarına kaldığı yerden devam ediyor.

***

Herkese Merhabalar,

Yine hasta bir hafta yine mız mız bir anne adayı olarak sizler sesleniyorum. Ben sona doğru yaklaştıkça başlangıçtaki günlere göre daha sıkıntılı günler geçirmeye başladım. Halime elbette şükürler olsun ama ömrü hayatımda bu kadar hasta olmadım desem yeridir. Kulağım, boğazım, başım ağrırken bir taraftan öksürük…

AyseNur27

 

Bu sezonda hamile olmanın en zor taraflarından biri de şu daha önce söyledikleri bir şey vardı, hamilelikte ve menopozda yaşananlar benzer diye bende yaşayarak gördüm. Gün içerisinde sıcak basma atakları geçiriyorum, kalbim çok hızlı atıyor ve deli gibi terliyorum. Bu durum birkaç kez yaşanınca da kış ayları göz önüne alınınca ısı-soğu durumundan muzdarip oluyorum. Gerçi yine de yaza göre kışın daha kolay bir hamilelik geçirildiğini düşünüyorum. Hele benim gibi sıcakla aranız çok iyi değilse, çok daha iyi olduğunu söyleyebilirim.

Hastalığa geri dönersek yılbaşı akşamından beri hafif kırgınlık hafta sonuna doğru tamamen yatağa bağlı şekle gelmeme sebep oldu. Doktorumun sıklıkla söylediği ateşlenme baş gösterince endişe etmemek mümkün olmadı tabii. Pazartesi günü kapısını çalınca da 27. haftayı evde dinlenerek geçirmemin iyi olacağına karar verdi. Görüşme sırasında şu bilgileri de aktardı: özellikle bu dönemde hastalıkların çok zor geçtiğini, son üç ayda olan hastalıklarda bir takım komplikasyonlara sebep olacağı için daha dikkat edilmesi gerektiği uyarısını yaptı. Zaten böyle durumlarda doktora gitmek temelde bir amaç taşıyor: bebeği görmek ve sağlıklı olduğunu bir uzman tarafından teyit etmek. Neyse ki ufaklık iyi görünüyordu, 1 kilo olmuş, ayakları başında top gibi takılıyordu.

Bu haftalar bebek için en hareketli haftalar, varlığını şükürler olsun ki sıklıkla hissettiriyor. Eskisinden farklı olarak bazı zamanlarda dışarıdan bakınca da çok net görülüyor. Ayak mı el mi tam emin olmadığım bir şey göbeğimi ittiriyor. Ah bugünler çok heyecanlı ve çok güzel ama sürekli sağlıkla onu kucağıma alacağım günü hayal ediyorum. Dışarıda gördüğüm bebeklere bakarak annelerin-babaların tavırlarından çıkarımlar yapıyorum. Mesela geçen gün gördüğüm 20 günlük bebeğin annesi ve babası ne kadar rahattı. İkisi de özgüvenle bebeğe yaklaşıyordu, hem rahatlıkla tutabiliyor hem de dışarıda olmaktan rahatsızlık duymuyordu. Bakıp bakıp Allah’ım ne olur bende böyle olayım diye iç geçirdim.

Evdeki hazırlıklarda devam ediyor, dolaplar gelip gitmeye, bebeğin odası düzenlenmeye devam ediyor. Bu konuda çok şanslıyım diyebilirim. Bana pek iş kalmıyor, eşim nerden hangi mobilya alınacak, hangi mağazada kalmamış hangisini internetten sipariş verecek takip ediyor sağ olsun. Bana evden teslim almak, sonrada kuruluma geleceklere çay-kahve ikram ekmek düşüyor. Tüm bu süreçlerde elbette evde yer alan eşyaları da gözden geçirmek gerekiyor. Ben tam toplayıcı biri sayılırım. O yüzden öyle hatıralarımdan kolay vazgeçemem. Lise günlerinden kalmış defterler, kitaplar, mektuplar koliler halinde duruyor. Her toplama sırasında eşim “Ne kadar çok yazacak şey bulmuşsun, atalım artık bunları” diye şansını deniyor. Ama yok daha oraya gelemedim! Hala gençlik hatıralarıma bağlıyım!

Bir sonraki haftayı evde bol bol dinlenerek geçirmeyi planlıyorum. Halim olursa bir şeylerde okurum elbette… Mutlu günler dilerim.

Ayşe Nur

***

Ayşe Nur’un tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz. 

2 yorum

  1. Çok geçmiş olsun. Hastalıklar bir daha geri gelmesin size 🙂 Güzel hamilelikler dilerim .

    • Merhaba, aman kimse hasta olmasın hamileyken hiç olmasın inşallah 🙂 Çoook teşekkürler