6 Yorum

Elif Y’nin İkinci Gebelik Günlüğü, 23. hafta

Almanya’dan yazan ve ikinci bebeğini bekleyen Elif Y. bu yazısını Charlie Hebdo katliamında yaşamını yitirenlere ithaf ediyor… 

***

Merhaba Blogcu Anne okurları,

Farklı bir konuyla yazıma başlamıştım ve tam sonlandırırken ekranda “Paris- Charlie Hebdo” saldırısı haberi geçmekteydi. Yine bir katliam din için yapılıyordu… Ne denir ki? Şu satırları yazarken 12 insanın artık yaşamadığını biliyoruz ve söyleyecek tek kelimem yok… Sadece bir insan, bir anne olarak korku-öfke ve endişe duymaktayım.

Ben bu dünyaya bir çocuk daha getiriyorum. Hem de espri ve karikatürlerin karşılığının katliam olduğu böyle bir dünyaya… KORKUYORUM…

Hayat çok karmaşık, şu ara kardeş bekleyen Arjin için halihazırda kaygı düzeyim oldukça uçlardayken böyle olaylar yaşamdan soğutuyor beni… Battaniye altına girip, sevdiklerimle beraber o kadarcık korumalı bir dünyam olsun istiyorum. Şimdi Paris-Charlie Hedbo saldırısı haberini almadan önce yazdığım yazımla sizi başbaşa bırakıyorum ve ben bir müddet daha kendi kabuğuma çekiliyorum izninizle…

ElifY232

Elif Y’nin kendi çalışmalarından biri…

Bizim eve yerleşip bir türlü gitmeyen ve 3 haftadır bütün aile bireylerini yoklayan gribal virüs bende durdu, gideceği de yok gibi. Dört gündür devam eden kulak ağrılarıma, boğaz ağrısı da geldi oturdu. Ay yeminlen bıktım ben bu hastalık durumundan, neredeyse grip aşısı yaptırmadığıma pişman olmak üzereyim. Homeopatik ilaçlar kullanıyorum ve işte soğanı kesip kulağa bağlamak gibi şeylerle geçiştiriyorum ama hakikaten bu uzayan ve bir türlü bitmeyen hastalık beni acayip bıktırdı.

Bu hafta nihayet sevgili kocacım zaman ayıracak ve beraber bodrum katına attığımız birkaç parça bebek mobilyalarını çıkarıp, temizleyip eve bir çeki düzen vermeyi başaracağız. Şimdilik arkadaşların yardımına yok falan diyorum ama yakın zamanda sanırım isteyeceğim; zira hala o bitmeyen yorgunluk ve uyku halleri devam ediyor. Oysa Arjin’e gebeligimde oturma odasını baştan aşağı mobilyalariyla değiştirmiş, o gece kaskatı karınla uyuyamamıştım. Anlayacağınız çok enerjik ve tüm evi yerinden kaldıracak denli hiperaktiftim.

Bizim minnak cana gelirsek 23. haftanın içindeyiz ve kıpır kıpır bir şekildeyiz… Bizimki bu hafta mısır koçanı uzunluğundaymış, yeri geniş olduğu için hareketleri çok rahat şekilde hissedilirmiş, ki ben ufaklığın hareketlerini acaip hissediyorum. Hele sabahları taze portakal suyu içtikten bir süre sonra sanki içimde bir top var ve ordan oraya atılıyor, o denli bir coşku! Ben ki portakal suyu sevmeyen bögürerek içen biriydim, bu hamilelikte en çok tükettigim şey portakal suyu oldu.

ElifY23

Bu hafta iştahta patlama volkanik şiddette olmakla beraber kontrol duygum çok ama çok zor oluyor. Kahvaltı pek canım istemiyor, zira koca bardak portakal suyunu hüplettikten sonra normal. Öğlen iki meyve ve yoğurtla geçiştirip akşamüstü yenen akşam yemeğini 2 tabak gibi bir rekora çıkarmaktayım ve de çok mutsuzum! Karbonhidrat aşkım öyle feci bir boyuttaki neredeyse elimde ekmekle gezineceğim. Neyse ki wasa tarzı ekmekler kalori kısmını dengelememe yardım ediyor. Arjin’de tatlı krizlerim olurdu, hem de şeker hastası gibi. Bu sefer daha çok ekmek-makarna-bulgur aşeriyorum.

Bu hafta kramplar acaip bir şekilde ara ara geliyor, ama benim kramplar daha çok kaşık çevresi ve rahim kısmında oluyor. Sanırım büyüyen bebek ve rahmin etkileri diyorum, neyse ki henüz bacaklarda kramplarım başlamadı.

Haftaya aylık doktor kontrolümüz var ve sanırım 3 boyutlu video ve fotoğraf çekimi bu ay yapılacaktı. Şubat ayı doktor kontolümde o iğrenç şeker testim var, o sıvıyı aç karnına içmek hakikaten insani acaip kötü ediyor. Burada şeker testini yaptırmak istemiyorum deme gibi bir ayrıcalığınız yok, zira doktorların olmazsa olmaz dediği testlerin en başında geliyor. Hele ki benim gibi biraz tombik bir hamilelik başlangıcınız varsa kaçınılmaz bir test maalesef.

Bu hafta Arjin’e dair kaygılarım arttı; ikinci bebek geldiğinde ne hisseder, ya çok etkilenirse, ya benden uzaklaşırsa… gibi bir dolu deli sorular kafamda… Bu aralar ceza verdiğimde (odada bir müddet düşünme, iPadle oynamama, sevdiği çizgi filmi izlememe gibi) hemen beni kötü anne olmakla nitelendirip, seni ve bebeğini sevmiyceğim! diyor. Ve o an koşup ona sarılmamak için zor tutuyorum kendimi, sonra bir 5 dakika bekleyip yanına gidip kucağıma alıp uzun uzun sarılıp, öpüp, okşayıp neden bu tür bir ceza verdiğimi açıklayıp sonra birlikte başka aktiviteler yapıyoruz. Ama tüm bu olup bitenlere ikinci bebek geldiğinde nasıl yaparım, nasıl yeterim soruları beni şuara acayip meşgul ediyor.

Bizim bu haftamız böyle geçti. Pek iç açıcı bir yazı olmadı, zira dünya olarak yılın ilk haftasına pek güzel haberlerle başlamadık.

Haftaya dek sağlıcakla ve umutla kalın…

Elif Y

***

Elif Y’nin tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz. 

 

6 yorum

  1. Merak etmeyin, ikinci doğduğunda olay sizi sevmiyorum bir tek kardeşimi seviyoruma dönüyor 😉

  2. Sevgili Elif,aramizda 1 hafta var ve bizde ikinci bebegi bekliyoruz.Arjinle yasadigin endiseleri bende oglum ilk goz agrim icin hissediyorum.gerci benim oglum daha subatta 2 yasini dolduracak ve doktoru cok fazla etkilenmeyecegini soyluyor. Ama icimde surekli nasil yeticem, ikisinede sevgimi sunarken doyurucu olabilecekmiyim…vs sorular.annelik ciddende hem bir delilik hemde surekli kendini eksik hissetme hali galiba. Sevgiler

  3. ah elif yaa sen en azından insani haklar açısından düzgün bir ülkedesin..ben polisin çocuk öldürmesinin “destan yazmak” sayıldığı bir ülkeye doğurdum oğlumu..Allah hayretsin sonumuzu ne diyeyim..

  4. Merhaba Pelintozu, inanirmisin insani haklar acisindan düzgün en iyi yerde olman, baska biryerde yasanan insanlik disi bir olaya icinin yanmasina engel olamiyor. Keske ,o amaan bana ne yaa nasilsa orda yasayan ben degilim tarzi bir bakis acisina sahip olabilsek ama insansan ve insana dair bir yürege sahipsen olmuyor ve olmamali zati…

  5. Merhaba Asli evet dedigin gibi daha kücük yaslarda cocuklar kardes krizini cok daha rahat atlatabiliyormus ki bizimkinin suan ki tek derdi sevdigi seylere gelen yasaklar. Birde 4 yas tam kendi kisliginioturtma ve bireylesmedönemi oldugundan baya baya zorluyor. Ama yapacak birsey yok yola devam 🙂

  6. Merhaba Asli@b, gercekten mi? Cok daha memnun olurum zira yeryüzünde birbirlerini koruyup kollasinlar istiyorum. 🙂