17 Yorum

Öznur’un Gebelik Günlüğü, 17. hafta

İstanbul’dan yazan ve ilk gebeliğini anlatan, ‘yaklaşık 4 saatini trafikte geçiren, tahammül sınırlarını oldukça genişletmiş ama bunun yanında sinir sahibi olmuş ve günün birinde delirip mutlaka Ege’ye yerleşecek olan (klasik) bir bilişim sektörü çalışanı’ olan Öznur yazılarına devam ediyor.

***

Bu haftamız da karyotip analizini araştırmakla geçti. Net bir bilgi elde edemediğim gibi araştırmaktan da sıkıldığımı farkettim. Daha doğrusu artık bir noktada isyan ettim.

İşin ilginç tarafı araştırırken değil, bir internet sitesinden bebek kıyafetlerine bakarken farkettim bu duygumu, tam alacakken “testler bir sonuçlansın da, öyle alırım.” diye vazgeçtim ve bu düşüncenin beni ne kadar yorduğunu ve üzdüğünü farkettim.

Oznur17

Yaklaşık 10 haftadır araştırılıyorum.

Yaklaşık 10 haftadır içimde büyüyen bebeğime, bebek değil de ne olduğu belli olmayan bir kitleymiş gibi yaklaşılıyor. Testler, analizler yapılıyor, ihtimaller, yüzdeler veriliyor. Hangi sendromla doğabileceğinden bahsediliyor.  Her ultrason randevumuzda doktorumuz uzun uzun ve ciddi bir yüzle bir problem belirtisi arıyor.

Şöyle rahatça uzanıp elini kolunu seyredemedik daha yavrumun, elini salladığında ne tatlı diyemiyoruz mesela, gülemiyoruz, parmakları tam mı diye bakıyoruz.

Her doktor kontrolümüz ayrı endişe.

Evet, hiçbiri benim isteğim dışında yapılmıyor biliyorum. Hepsi sağlıklı bir bebeğe sahip olmam için.  Ama işin korkunç yanı, süper gelişmiş olduklarını iddia ettikleri yüz tane test de yapılsa hiçbir doktor ya da hiçbir test sonucu bebeğinizin %100 sağlıklı ya da hasta olduğunu garanti etmiyor. Biri bitiyor, şu sendrom da olabilir diye başka bir test söyleniyor, o bitiyor şu ihtimal de var diye başka bir test.  Her şeyin tek bir testte cevaplandığı bir yöntem yok. Hal böyle olunca geliştiğini sandığınız lakin hiç gelişememiş bu endüstrinin önünüze koyduğu ne idüğü belirsiz ihtimaller sizi korkutuyor ve bu ihtimallerin getirdiği testler deryasında kaybolmaktan kendinizi alamıyorsunuz.

En azından ben alamıyorum. Çünkü daha 1 ay önce bebeğimin sağlıklı olma ihtimalinin sadece %30 olduğunu duymuş bir anne adayıyım. Sonradan bu yüzdelerin değişmiş olması benim endişemi tamamen gidermiyor. Bir hafta bastırsam bu duygularımı, öbür hafta hortluyor.

Keşke bu kadar korkmasaydım diyorum, farklı ya da özel bir çocuğa sahip olmaktan.

Keşke, böyle bir bebeğe sahip olabileceğimi düşündüğümde aklıma gelen ilk şey, hayatı boyunca girmeye çalışacağı her ortamda çok büyük ihtimalle dışlanacağı ve aynı ihtimalle mutsuz bir hayat sürebileceği olmasaydı.

Ya da ağır bir tablo olması durumunda biz annesi ve babası olarak ilerde yanında olamasak da “Devletimiz en iyi şekilde ona bakar” diyebilseydim. Dövülür mü, tecavüze mi uğrar? diye düşünmeseydim.

Belki çevremde görseydim iyi bir örnek daha cesaretli olurdum ama göremiyorum. Belki de toplum onları bu kadar dışladığı için göremiyorum. Belki de pek çoğumuz gibi başımı çevirdim şimdiye kadar.

Özel çocukları olan annelere müthiş bir saygı duyuyorum şimdi, ben sadece ihtimalini yaşarken bu kadar ağır geliyorsa gerçeğini yaşayanlar nasıl dayanıyor? Evet, zor olduğunu tahmin ederdim ama nelere karşı ayakta durmaya çalıştıklarını ve bunun ne kadar zor olduğunu belki de ilk kez bu kadar içten hissediyorum.

Tüm bu bıkmış ve artık isyan etmiş düşüncelerimle karyotip analizi ile ilgili araştırmaları daha yeni başlamışken bıraktım. Aklımdan amniyosentez de mi yaptırmasam gibi deli düşünceler geçiyor. Henüz o aşamada değilim ama iyice dellenmeden şu amniyosentezi atlatsam iyi olacak.

Neyse… Az kaldı, biliyorum. Yakında kızımın sağlıklı olduğunu da duyacağım.

Belki de bu düşüncelerden dolayı 16. haftam genelde baş ağrıları ile geçti, senede 1-2 kez ancak başı ağrıyan biri olarak haftanın 3-4 gününü ağrı ile geçirdim. Ah bir de serviste bayılma maceram var.

Artık havasızlıktan mı, trafikten mi, sıcaktan mı bilemiyorum ama yaklaşık 1,5 saattir serviste oturuyordum ve birden tansiyonumun düştüğünü farkettim. Aynı anda kimseye farkettirmeden nasıl bayılırımın hesaplarını yapıyordum, zira fark ederlerse hastaneye götürürlerdi kesin. Ne var bunda demeyin, siyah pantolon ve ipek gömleğimin altına nasılsa botlardan gözükmez diye giydiğim çingene pembesi yünlü çoraplarınız olsaydı siz de aynı hesapları yapardınız eminim.

Bir yandan da tüm bunları hesaplayabildiğime göre bayılmam herhalde diye düşünürken kısa bir süre için kendimden geçtim, ayıldığımda terlemiştim ve kusma hissim vardı, derin nefes alarak bu kısmı da ses çıkartmadan geçirdim. Paltomu çıkardım, birkaç dakika sonra kendime gelmiştim.

Kimse fark etmedi.

İşyerine vardığımızda doktorumu aradım, istersen bir hastaneye git ama sıcaktan olmuş olabilir dedi, zaten oldum olası sıcağı sevmem. 2-3 gündür tansiyonum hala 10/6 civarlarında ama kendimi iyi hissettiğimden hastaneye de gitmedim. Sonradan da hiçbir problem yaşamadık. Hatta bu küçük kısım dışında bu hafta kendimi fazla enerjik hissetttiğimi bile söyleyebilirim, haftasonu temizlikten kendimi alamadım, en son duvarları silmeye başlamışken müdahale edip durdurdular artık.

Haftaya amniyosentezimiz var, görüşmek üzere,

Sevgiler,

Öznur

***

Öznur’un tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz. 

17 yorum

  1. Öznur – hissettiklerinde çok haklısın. Bunların hepsi öyle ya da böyle geride kalacak, ‘ne kadar korkmuştuk’ diyeceksin… Az kaldı.

    Bayılma konusunda — ilk gebeliğimde market alışverişinde benzer bir şey olmuştu, sanırım tansiyonum düşmüştü. Ayakta olduğumdan saklama durumum da olmamıştı, düşme tehlikesi yaşadığımdan hemen ambulans çağırmışlardı (O zaman Amerika’da yaşıyorduk ve 7 dakika içinde gelmişti vs vs). Ve sebebi bulunamamıştı. Hamilelikte birçok anormallik normal, ancak sebebini yine de kurcalamak gerekiyor tabii. Bir dahaki sefere sakın saklama, varsın çingene pembesi çoraplarını görsünler…

    • Elif, tek dileğim bu, iyi çıksın da sonuçlar varsın ben boşuna endişelenmişim diye güleyim bu günlere.

      Bayılma konusunda haklısın, bir daha umarım olmaz ama olursa saklamam, söz 🙂

      sevgiler

  2. Merhaba Oznur,
    cok yakin arkadaslarim ve ailem disinda kimseye soylemedim ama 10 haftalik hamileyim ben de. 38 yasima bir iki ay kaldi ve yasadigim ulkede 35 yas ustu gebelere devlet ucretsiz amniyosentez uyguluyor (tabii arzu edenlere ya da onceki testlerinde risk faktoru olanlara).
    Ben tup bebek yontemiyle hamile kaldim ve bu yonteme baslamadan once yedi gecmis sulalem arastirildi diyebilirim. Bizden istenen testler arasinda, esim ve benden, karyotip testi vardi. Kan ornegi verdik ve iki hafta icinde sonuc cikti. Oncesinde genetik uzmani bu testin ne oldugunu, neleri tespite yaradigini vs anlatti. Ha sen anladin mi dersen ehh iste :). Bu testi anne ve baba adayindan istemelerindeki sebep ikisinde olan cekinik genlerin bir araya gelip bebekte bir rahatsizliga neden olup olmayacagiydi. Bakilanlar arasinda Turkiye’de evlenmeden once istenen saglik raporunda da bakilan akdeniz anemisi hastaligi vardi. Eger arzu edersen Elif vasitasiyla ben kendi raporumu gonderebilirim sana, kaldi ki isimler latince yani Turkiye’de de ayni isimler kullaniliyordur. Hani belki bir bilgi olur sana diye oneriyorum. Size onerilen karyotip testi bebege mi yapiliyor yoksa bizde oldugu gibi sana ve esine mi? Amniyosenteze gelince ben yirmili yaslarimda da hamile kalsaydim yaptirirdim. Zaten doktoruma ikili uclu testleri istemedigimi, sonuclarin ne cikacagina bagli olmadan her halukarda amniyosentez yaptiracagimi soyledim. Subat sonunda randevum var benim de. Ben acikcasi fazla bir duygusal bag kurmadim hamileligimle ilgili, cok fazla konusmayi da tercih etmiyorum su donemde. Bu benim ozellikle yaptigim bir sey. Ama butun kalbimle inaniyorum ki ikimizin de saglikli bebekleri olacak. Kaygilarini anliyorum sadece teste kadar cok dusunmemeni oneririm.
    Sevgilerimle

    • deniz, tebrik ederim, sağlıkla kucağına almanı dilerim.

      bize önerilen karyotip testi bebeğe yapılıyor, amniyon sıvısından. amniyosentezin cevap veremediği binlerce olası genetik problemin araştırılması anlamına geliyormuş.yani bebeğin dna haritası çıkartılacak ve bu harita üzerindeki dna değişikliğine bakılacak, bilmem kaçıncı dna da bir problem saptanırsa mesela onun için de ayrıca testler yapılacak. yani biraz karmaşık işler. yaptırmayacağım büyük ihtimal. bakalım 🙂

  3. Öznur, amniyosenteze dek inan insan bebegiyle o duygusal bagi bir türlü kuramiyor ve hissettiklerini cok iyi anliyorum. Ben iki gebeliktede yaptirdim ve sonrasinda neden bu kadar gerilip, korktuguma hayiflanmistim.
    Bayilma olayini bende iki defa yasadim benimkinin altinda yatan sebep beslenememek ve kusmakti. Ama bence bir daha olmasi halinde mutlaka arastirmalisin.
    Hersey cok cok güzel olacak, tadini cikaracahin günler yakin, sevgiyle ve huzurla kal

    • Elif selam,

      Duygusal bağı kurdum aslında ama tahmin ettiğim gibi değil, her an içimde bir şüphe var. bu da ayrıca suçluluk duygusuna sebep oluyor. ama az kaldı, amniyosentezden sonra daha iyi olacak herşey biliyorum. sevgiler.

  4. Merhaba Öznur
    Kısaca sana yaşadığım gebelik sürecinden bahsetmek istiyorum 2. gebeliğim plansızdı her şey söz de kontrolümüz altındaydı bazen ne yaparsan yap olacağı varsa oluyor derler ya o hesap. Ben sağlıkçıyım aile sağlığı merkezinde ebe olarak görev yapmaktayım. Hamile kaldığım o dönem zarfında Türkiye genelinde kızamık salgını vardı tüm sağlıkçılar ve 86-92 yılları arasında (KKK aşısı normal şartlarda 2 doz yapılıyor günümüzde ama bu yıllarda doğanlara tek doz yapılmış ve koruyuculuğu yokmuş) doğanlar riskin fazla olmasından dolayı KKK (MMR) aşısı yaptırmalıdır diye önerdiler. Haliyle evde 2,5 yaşında bir oğlum var bu tarz bir vakayla karşılaşıp hastalığı taşımam olası, bunları düşünerek aşı yaptırdım ama hamileymişim hemde aşıyı yaptırdıktan 2 gün sonra hamile olduğumu öğrendim… Aşının bebek üzerine etkilerini araştırmakla başladım 6 tane doktora danıştım ve hepsinin bana söylediği anomali riskinin çok büyük olduğu ve gebeliğin sonlandırılması gerektiğiydi. Çok uzatmak istemiyorum sancılı bir dönemdi gebeliğimin ilk 6 ayını ağlamakla stresle vb duygularla geçirdim sonra oluruna bıraktım bebeğim için hazırlıklar yapmaya başladım rahatladım, sonuç mu çok sağlıklı bir kızım oldu 🙂 literatüre bile girebiliriz :). sana diyeceğim sakinliğini o içindeki heyecanını kaybetmemen, inan hiç bir test sana %100 cevap vermeyecek sana duyman gerekeni söylemeyecek her şey olasılık üzerine kendine ve bebeğine güven.Sağlıcakla bebeğini kucağına almanı diliyorum.Sevgilerle!!!

  5. Merhaba
    Ben 35 yaşından sonra 2 çocuk doğurmus bir anneyim rabbime şükürler olsun 2 side sağlıklı ben anne olduğumdan beri ellerimi açıp dua edeceğim zaman ”Allah im sen bana sağlıklı 2 çocuk verdin ya senden başka ne isteyebilir ki”diyen biriyim ağlamamak için kendimi zor tutuyorum şu andan itibaren duaları senin kızını sağlıkla kucağına alman için olacak ne olursa olsun kızın senin gibi bir annesi olduğu içan çok şanslı Allah yardımcın olsun dilerim bundan sonra tek derdin Çizmeli içindeki pembe çorapların olsun

  6. Seni anlıyorum ama bence bu günlerini böyle endişelerle geçirme! Hamileliğini özleyen var mı bilemem ama ben özlüyorum bazen. İçinde bir canlı büyütmenin muhteşemliğini hisset. Yatağa yat gözlerini kapat elini karnına koy ve onu hissetmeye, ona iyi mesajlar göndermeye çalış. Bebeğin sana iyi gelir 🙂

  7. selamlar.ben bu konularda kaderciyim.hamileyken doktorum bana” ikili test üçlü test yaptıracak mısın?” dedi.ben de “kötü bişi çıkarsa müdahele edebiliyor musunuz?” dedim.”hayır biz iyi yada kötü sonuç söylüyoruz aldırıp aldırmamak sana kalmış” dedi.ben de nolursa olsun aldırmama kararı verdiğimden yaptırmadım.allah sağlıklı bir bebek nasip etsin sana da.bir de o ara çok sık, bu testlerde çok hata payı olup anaların moralleri bozulduğunu duyuyordum.test sonuçları problemli olup sağlıklı doğan çok çocuk duydum.inşallah sağlıklı bir bebek alırsın kucağına.

  8. Merhaba Öznur, öncelikle bir anne adayi olarak seni cok ama cok iyi anladigimi belirtmek isterim. Ama şunuda yazmadan gecmek istemem: hepimiz zamanin ne denli hizli gectiginin farkindayiz, bununla beraber hamileliginde.. ikinci bir cocuk istermisin bilmiyorum fakat istemez isen bu senin ilk ve son hamileligin olacak. O yüzden artik birazda tadini cikarmanin vakti gelmedimi sence?..Evet annelik, o canin icinde oldugunu bildigin andan itibaren endiselerle dolu olmaktir ama hem kendine hemde bebegine sanki biraz fazla yükleniyormussun gibi geldi bana.. sen onu zaten her hali ile kabul edeceksen, o zaman kendine bu sūrecte bukadar eziyet etmek yerine bebegine olumlu ve pozitif enerji göndermeye bak, bu ona cok daha iyi gelecektir inan bana. Birde türkiye de cok fazla testler yapiliyor gibime geldi sanki.. dualarimiz hep seninle inan hersey cok güzel olacak, yeterki sen herseyi oluruna birak ve allaha dua et.

    • Perimasalı, yazımın içindeki keşkelerden biri de bu aslında.
      Yani majör bir problem tespit edilmesi durumunda kararımız hamileliğe devam etmek yönünde değil. Yoksa zaten amniyosentezi bile yaptırmaz, %1 bile olsa risk almazdım.

      Ama bu karara rağmen göründüğü kadar da endişeli değilim, çok az ihtimalle bunun başımıza gelebileceğini biliyorum. Aslında baskın duygum endişeden çok bilinmezliğin getirdiği sıkıntı. O test, bu test dolaşmaktan yoruldum . Bir de amniyosentez öncesi son gerginlik işte bunlar.
      Yani karşımda olsan o kadar da gergin olmadığımı anlardın ama yazıya dökmek biraz zor bu hisleri, karamsar gibi görünse de her anımda böyle değilim 🙂 keyfini çıkartacağım günlere de az kaldı.

  9. öznurcum. Seni şu anda en iyi anlayanlardan biride ben oluyorum. Çünkü kısa bir süre önce aynı şeyler başıma geldi. Evet bu süreç çok sıkıntılı. Bekliyorsun sonuçlansın diye ama duymak istediklerin olmazsa diye de çok korkuyorsun. Evet Türkiyede çok fazla test uygulanıyor. Nedeni de malum. Ben hiç olmaması gereken testlere tabi tutuldum. Ama olsun sonuçlar iyi oldu. Önemli olan her ne olursa olsun dünyaya gelecek bir canlı. Bu süreçte belki çok zor biliyorum ama mutlu olmaya çalış. İnan sonucu çok etkileyecek göreceksin. Sevgiyle kal:)

    • Zuhal merhaba,

      Evet korkuyorum, çünkü bu sürecin bitmesini istemiyorum. Bu bir sürü test gereksiz gerginlik aslında, gelişmiş ülkelerin çoğunda bu kadar teste tabi tutulmuyor gebe kadınlar. Evet 15 günde bir bebeğimi görmek güzel ama şu an gebeliğim boyunca sadece 2 kez görüntüleniyor olmayı tercih ederdim. Çünkü doktorlar gebeliğini olağan dışı sıklıkta ve olağan dışı testlerle değerlendirdiğinde sen de sıradan şeyler hissedemiyorsun.
      İyi olan şu ki, az kaldı 🙂 Haftaya ilk sonuçlar ile birlikte bu sıkıntılarım geçmiş olur umarım.

  10. Aynı süreçten geçmiş bir hamile olarak sizi çok iyi anlıyorum ve hislerinizi paylaşıyorum. Endişelenmemek hiç mümkün değil. Araştırmamak hiç mümkün değil, çok iyi biliyorum. Test sonucu almaya yaklaştıkça stres daha artıyor. Ben en stresli gecemi testin sonucunu öğreneceğimiz sabahın gecesinde yaşamıştım. Biz de anomalinin çıkması durumunda gebeliği sonlandırma kararındaydık. Metin olmak zor, evet. Bu zor bekleme süreci geçtiğinde, bu yaşadıklarınızı unutmayacaksınız elbette ama hissettirdiklerini hiç yaşamamış gibi anımsamayacaksınız. Her şeyin sizin için ve bebek için iyi olmasını diliyorum.