9 Yorum

Ayşe Nur’un Gebelik Günlüğü, 28. hafta

İstanbul’da yaşayan, ‘okumayı yazmayı çok seven, bahar doğumlu, iki kedili bir departman müdürü’ olan Ayşe Nur, yazılarına kaldığı yerden devam ediyor.

***

Sevgili Blogcuanne Okurları,

Aman Tanrım üçlü haftalara geldik inanamıyorum! Serüvenin % 75’i tamamlandı sayılır ve heyecan/vesveselerim her geçen gün biraz daha artıyor.

AyseNur28

Geçen hafta keyifsiz hastalık sürecinden sonra henüz tam olarak iyileşemesem de daha iyi olduğumu söyleyebilirim. Umarım bir daha hasta olmam çünkü bu haftalarda nefes alma-mide-hareket etme sorunları arttığı için bir de üzerine hastalık eklenince çok zor oluyor. Hasta olduğum haftanın çoğunda evdeydim, uzun uyku saatleri geçirdim. Kalan zamanlarda iş yerine destek olmaya çalıştım çünkü eğer bütün işlerimin birikmesine sebep olursam bir sonraki hafta gelsin mesailer durumunda olurdum.

Bu hafta için en zorlandığım konu şu diyebilirim, içimde büyüyen yavrucuk sebebiyle bedenim her türlü genişlemeyi yapmaya çalışıyor. Sürekli sağ-sol tarafımda, kasık ya da göğsümün altında bir sızı durumu yaşıyorum. Evimin çevresinde her hangi bir merdivenden çıkınca sonunda hayattaysam J mutluyum diyebilirim. (Şişli’de oturmanın en zor tarafı)  En küçük harekette bile nefes nefese kalıyorum. Akşamları yarım saat yürümek için harekete başladığımda karnım-belim birleşip eve dönmem için ısrar ediyorlar. Şu an henüz pes etmedim zorluyorum.

Yemek yemeği çok seven bir kişi olarak miktar konusunda ciddi azalmaya gitmek zorunda kalıyorum. Eğer çok yersem ve iyi çiğnemezsem saatlerce sindirim sorunu yaşıyorum. Bu hem normal hayatıma, akşam saatlerindeyse uyku zamanına oldukça zarar veriyor. Bu arada her şeyden canım istiyor evet, bu durumu her şeyden az az yiyerek çözmeye çalışıyorum. Tatlı konusunda hiçbir değişiklik yok hep seviyordum hala seviyorum. Tüm pastane vitrinlerine kediler gibi sürünerek geçiyorum, bazen havayı koklayıp tadını almaya çalışıyorum!

Yatakta olduğum zamanlarda kesin kural mutlaka sağ veya sol tarafa dönük olmak zorundayım. Sırt üstü yatmam mümkün değil, sanki biri karnımın üzerinde oturuyormuş gibi hissediyorum (zaten öyle sayılır). Üstelik eğer o şekilde yatmak istersem, sanırım yavrucuğum da rahat edemiyor, bir hareketlenme oluyor. Özellikle akşamları veya araba kullanırken kesinlikle konuştuğumda tepki verdiğini görebiliyorum. Eskiden benim hissettiğim ama insanların hissedemediği tepkilere ek olarak karnımda görülen zıplamalar, şişip inmeler başladı. Hatta geçen akşam bir video çektim, şimdi herkese onu gösteriyorum, ben muhtemel ismini seslenirken, hop diye bir şey dışarı doğru zıplıyor.

Bol bol su içmeye özen gösteriyorum, ancak tabi ki boyut değişikliklerinin olumsuz etkisi burada da devam ediyor. Su içiyorum sonra aradan kısa bir zaman geçiyor tuvalete gidiyorum, gün içinde bu döngü tekrar tekrar yaşanıyor. Eskiden geceleri kediler beni uyandırıyordu şimdi o kadar çok uyanıyorum ki ben onları uyandırıyorum.

Bir sonraki doktor randevumuz ben o zamana kadar hastalanmaz ve inşallah bir sorun yaşamazsam 32. haftada olacak. 32. haftada sisteme çalışabilir raporunun da girmesi gerekiyor ki yasada kullanılması öngörülen doğumdan önce olan 8 haftalık iznin bir kısmı doğumdan sonraya kayabilsin. Bu hafta Sanem’in Lohusa günlüğünü de okuyunca, konuyla ilgili ülkemizde olan şartlara isyanım artarak devam ediyor. Düşünüyorum biz çalışan annenin 8 hafta doğumdan önce ve 8 hafta doğumdan sonra izni var, yani yasa diyor ki bebeğin 2 aylıkken işe geri dön. 2 aylık bir bebeğin annesine zaten çok ihtiyacı olduğu durumda işe dönmemiz ve sağlıklı şekilde, hiç aklımıza bir şey takılmadan çalışmamız bekleniyor. Yeni yasaya göre çocuk sayısına göre verilecek yardıma gelince, asıl çocuğu olmayan çünkü onların geleceği konusunda endişe duyan bilinçli kesim yerine zaten çocuğu olan, doğsun bir şekilde büyür anlayışına inanan kitleye hitap edecektir. Benim işimde de pek çok personel söz konusu olduğu için şunu biliyor ve çok üzücü buluyorum: Şu an 4857 sayılı iş kanununda baba için doğum izni bulunmamaktadır. Yani yasa çocuğun mu oldu baba, hiç önemli değil annesi onunla ona yeter diye bakıyor. Personellerimize sürekli yasal bir izin yok, biz size 2-3 gün izin verelim gibi açıklama yapmak durumunda kalıyoruz.

Yine yeni tasarıda yer alan çocuk büyüyene kadar 30 saatten fazla çalışmama durumuna gelince bence iş yerlerine açık ve net kadın çalışan almayın demenin bir yoludur. Hangi işletme bunu kabul eder? Şimdi sıklıkla duyuyoruz çocuk 1 yaşına gelene kadar günde 1,5 saat olan süt izni bile tartışma konusu. Özellikle işçi kadrosunda bu izin sürelerinin bile problem edildiği noktada, bu anlayışı güçlendirmeden işvereni bu anlamda motive etmeden tek doğru ile hareket edilmesi ne kadar yanlış.

Şubat ayında aynı iş yerinde 8 senedir çalışıyor olacağım ve ne yazık ki bu kadar uzun süredir çalışmama rağmen benim içim de hiç rahat değil. Evet anneliğin de tadını çıkarmak istiyorum ama pozisyonum gereği de harcadığım emeği önemsiyor ve zarar görmesini istemiyorum. Doğumdan sonra da en büyük avantajım evimle işimin yan yana binalarda olması olacak (şimdi bile bazen öğle yemeği zamanında eve gidip 1 saat uyuyup dönebiliyorum) ama tabii ki şimdiden iyi bir bakıcı konusu kafamızı kurcalıyor. Kısacası haftalar hızla geçiyor, anne adayının kafasında deli sorular dönüp

Hepinize kucak dolusu sevgiler, sağlıklı günler…

Ayşe Nur

***

Ayşe Nur’un tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz. 

9 yorum

  1. Sevgili Aysenur, yemek konusunda biran beni anlatiyorsun sandim:-)) hele tatli istegim bu aralar tavan yapmis durumda, aynen bende herseyden azar azar dozunda yemeye calisiyorum ama inan önüme 5kg cikolata verseler süpürür kalkarim.. ama agrilarin, yürüme problemlerin beni korkuttu acikcasi. Sanirim belirli haftalardan sonra insan artik yūrümekte zorluk cekiyor bunu bazi kisilerdende duydum:-( ben 23+4 de hala günlūk 11-14 km lik yūrüyüsūme devam ediyorum. Umarim uzun süre bu durumu sürdürebilirim.. dogum iznine gelince inan cok üzülüyorum, 3 cocuk yapin 5 cocuk yapin diyenlerin bu konuda bukadar gaddar olmasina!! Almanyada ücretli izin bir yil. Calismayanlarada yine annelik parasi veriliyor. Sonrada aile yardim parasi veriliyor bunun icinde ya anne ya baba 2 yila kadar evde cocuguna bakiyor. Cocuk parasi zaten ne kadar zengin yada fakir olursaniz olun, cocugun hakki olarak hep var. Bide maddi durumunuz cok iyi degilse cocuk dogmadan önce kücük capli bir yardimda bulunuluyor. Ona, kiyafet, cocuk arabasi vs almaniz icin. Dogum süresince ve dogum sonrasinda size yardimci olmasi icin, sorularinizi sorup destek alacaginiz evinize gelen bir ebeniz var. Dogum öncesi kurslar, özel dis temizligi gibi durumlar ve bedava yararlanabileceginiz vb. seyler… bu imkanlarin yanisira hic kimse size, “hadi 2.ci, 3.cü, 4.cü yü ne zaman yapacaksin” deyip, aile kurum ve genisleme bekciliginizi ve bakanliginizi yapmiyor(tabi bizim türkler haric! ben 11 aylik evliyim 11000 kere ne zaman cocuk yapacagim soruldu, yoksa kisirmiydim? Bir kere hap almistim artik hic doguramama ihtimalimden tutunda dahada neler neler…) son haftalarinin cok güzel gecmesi dilegi ile..kendine ve bebikona cici bak:-)

    • Sevgili Perimasalı yürüyüşlerini eksiksiz yapabilmen harika, benim ki biraz tembellikten,biraz tombişlikten. O yüzden inanıyorum ki sen rahatlıkla yürüyüşlerini devam ettirirsin. Yurt dışı örnekleri bizimkilerle kıyaslanınca sinir bozucu. Sen 11 aylık evliymişsin ben 7 yıllık evliyim artık kaç kere sorulduğunu sen düşün. Bir de şimdi görüyorum insanların gözünde, tüp bebek mi acaba diye düşünüyor, sormak istiyor soramıyorlar 🙂 sende kendine çok iyi bak, teşekkürler sevgiler

  2. Bu hafta benim gündemimde de (belki de çıkması düşünülen yasanın etkisiyle) hep izin konusu doğumdan sonra dönüşün nasıl olacağı korkuları vardı.Geçen hafta doktor kontrolü ,şeker yüklemesi ,aşı derken epey izin almak durumunda da kaldım işyerinden homurtulara inat.Şimdi de hafif soğuk algınlığı durumum olmasına rağmen evde istirahatte değil işyerindeyim ki 2 yıldır kullanmadığım yıllık izinlerim doğumdan sonraya kalsın rapor alabileceksem de o zaman tolerans hakkımı kullanayım şimdiden sorun olmasın düşüncelerindeyim…
    Tüm çalışan annelere kolaylıklar bebeklerine de herşeye rağmen bol gülücüklü günler diliyorum…

    • Sevgili Tuğba, kadın olmak ülkemde her koşulda zor ne yazık ki. Takılma hiç hamile olsak da olmasak da izin isteyince nasıl olsa homurdanacak birileri oluyor. Hepimize kolaylıklar inşallah, sevgiler kucak dolusu

  3. merak ediyorum

    Ya ben bir şeyi anlamıyorum izinler artirilsin mi artırılmasın mi diyorsunuz?? Bi ara ücretli izin 6 ay olacak dedikodulari dolanırken ben inanmamış ama keşke olsa demiştim. Kendim devlette çalışıyorum ve bebeğim 3 ay bile olmadan çalışmaya başlamak zorunda kalmıştım. O yüzden bu yasayı en çok isteyenlerdenim. Ama o zaman sosyal medyada biz herseye karsiyizcilar hayır bu kadınlari eve hapseder, kadınlar is bulamaz diye hükümete veryansın ettiler. Zaten tıpkı beklediğim gibi hükümetin de gözü kesmedi ve çıkmadı. Ama öte yandan yine sosyal medyada kadınlar sürekli izinlerin yetersiz olduğundan hükümetin sadece çocuk yapın dediginden ama o çocuklara kimin bakacağının düşünülmediginden, küçücük bebeklerin annelerinden ayrı kalmak zorunda olduklarından yakınıliyor ki sonuna kadar katılıyorum. Ama bu ikisi çelişmiyor mu? Yukarıdaki yazıda da aynı çelişki var. Bize izin hakkı verilsin isteyen kullanmasn. Kapitalist sistemin ve patronlarin takınacağı tavırdan dolayı niye hükümete çıkartma kotu niyetlisin diyorsunuz. Böyle düşünüyorsaniz niye izinlerin azlığından sikayetleniyorsunuz?? Sizin çözüm öneriniz ne?? Gerçekten merak içindeyim. Sanmayın ki bu yazıyı hükümetin avukatlığını yapmak için yazdım. Zerre kadar inancım yok bu yasaları cikartabileceklerine onlar anca bizim çocuk sayimiza karışırlar. Sadece inanmasam da izinlerin artırılmasıni isteyen bir anne olarak yazdım. Lütfen birileri merakimi gidersin. Ben bir şeyi mi kaçırıyorum????

  4. merhabalar ayşenur,

    yazında izin ile ilgili olan kısımları okurken acaba ben yazmış olabilir miyim? diye bile düşündüm. Aynen kafamdakileri yazmışsın. Bir de saçma sapan bir “evlendikten sonra 1 yıl içinde ayrılırsan tazminatını alabilme hakkı” diye bir yasa var. ama hamilelikte eğer işten ayrılmak istersen istifa olarak kabul ediliyor ve bir kuruş alamıyorsun. 🙁
    senin gibi ben de 8 yıldır aynı iş yerinde çalışıyorum. bir tarafta dediğin gibi yıllardır kazandığın haklar var, diğer tarafta da 2 bilemedin 3 aylık bebeği (bebeğini) evde tanımadığın bir bakıcıya bırakıp gitmek var. sinirlendiriyorlar insanı. Şeytan diyor,git yurt dışına yerleş, rahat rahat doğur. 🙂
    Toplumun genelinde “erkek işini yaptı, bundan sonraki iş annenin” gibi mantıksız bir anlayış varken, aynı toplumun devletinin de babaya özel bir izin vermesi beklenemezdi zaten. niye, çünkü kadın olarak biz çocuğu annemizin evinden getiriyoruz, ortak yapım değil. eeheh.
    Ben bu konuların dışında toplamda kaç kilo aldığınızı sormak istiyorum. Sanki ben biraz çok almışım gibi hissediyorum. yukardaki fotoğrafını görünce sanırım benimki 3üz diyorum. 🙂 (20h+6g) hamileyim ve sanırım (pazartesi günü net ölçüm yapılacak) toplamda 6 kilo aldım. Sizlerde durumlar nasıl?

    • Selamlar Aslı, eşim öpücüğü hak etti sayende, demek ki fotolarda iyi kamufle ediyoruz. Şimdi 29. Haftadayım ve 13 kilo aldım. Doktorumun her seferinde dikkat edelim demekten dilinde tüy bitti 🙂 Bence gayet iyi gidiyorsun. Doğum sonrasında bakıcı vs herkes aynı şeyi yaşıyor bizimde kolay olmayacaktır.Bebekler sağlıkla gelsin her şeyi çözeriz. İş konusunu düşünme 8 senedir çalışmışsın o kadar nazını çekeceklerdir eminim. Kıymetlisin şimdi tadını çıkar 🙂

  5. Arkadaslar size birsey sormak istiyorum konu kilodan acilmisken, ben hamileligimin 7.ci haftasinda doktora gittim kilo ölcümü yapildi ve hamilelikten önceki kilom soruldu bende kafadan attim bisey. Cünkū kilomu sadece tahmini olarak biliyordum ve ne zaman hamile kalacagimida kestiremedigim icin ölcme gibi bir egilimim olmamisti. Sizler hamilelige baslamadan önceki kilo ile simdikinden mi bahsediyorsunuz yoksa doktorda ilk ölctürdügünüz kilo ile simdikindenmi? Bu arada Aysenur gercekten resimlerde hamileligi belli ama gayette fit ve hos gözüküyorsun

    • Sevgili Perimasalı, ilk ölçünden şimdikine kadar olanı düşünebilirsin. Zaten ilk 3 ay hiç kilo almama ihtimalide var o yüzden normal kilon o sayılır. Benim 5 haftalıkken doktorun ilk ölçtüğü ve şimdiki arasındaki farkı söylüyorum. Ayyy çok teşekkürler kızlar moral oldunuz 🙂