11 Yorum

Bebek arabası alırken nelere dikkat edilmeli

Geçen hafta bir bebek arabası önerisinde bulunmuştum. Otokoltuğu kullanımımdaki memnuniyetimden yola çıkarak ve gözlemlerime dayanarak yaptığım bir öneriydi. Arabanın sahibesi geçtiğimiz hafta geldi, tecrübeler pratiğe yakında dökülecek.

Bugün, puset (bebek arabası) alırken bence nelere dikkat edilmeli, onu anlatmaya çalışacağım. Aslında buna benzer bir yazıyı seneler önce yazmıştım. Bu yazıya ‘Ben bugün puset alsam nelere dikkat ederdim?’ demek daha doğru sanırım. Nitekim herkesin ihtiyacı farklı. Nasıl bir evde oturduğunuza (puseti asansörle mi merdivenle mi çıkaracaksınız), arabanız olup olmadığına (puseti bagaja koyacak mısınız), yaşadığınız şehirdeki kaldırımların durumuna (İstanbul’da, hatta Türkiye’nin çoğu şehrinde yaşıyorsanız hayatta başarılar) göre değişebilir tercihiniz. Ancak dikkat edilmesi gereken hususlar -bence- şöyle:

  1. Hafif olsun. İlk günler en ağır puseti bile itmek kolay, ne de olsa bebeğin ağırlığı kuş kadar. Ancak yaka süsü kıvamındaki o bebe, puseti kullandığınız dönemin çoğunda 10 kilodan fazla olacak. Puseti bebe en az üç yaşında oluncaya kadar kullanacağını düşünürsen ağırlık hesabını iyi yapmalı: Pusetin ağırlığı ARTI 10-17 kilo.
  2. Dengeli olsun. İkinci pusetimizi ilkinde olmayan bazı özelliklerden dolayı almıştık (daha hafif, tek elle katlanıyor, tek elle sürülüyor…). Ancak başka sorunlarla karşılaştık: Hem üç tekerlekli hem de hafif oluşu puseti çok dengesiz yapıyordu. Derin içindeyken kaç kez devrildi. Üç tekerlekli puset alacak olsam denge konusunu çok iyi araştırırım.
  3. Kolay sürülsün. Büyük tekerlekler sürümü kolaylaştırıyor. Öte yandan, Türkiye gibi kaldırım mühendisliğinin bir hakaret unsuru olarak kullanıldığı ve kaldırımlarda çöp kutusu, araba, ağaç, motorsiklet, masa ve insandan başka diğer her şeye rastlanan ülkelerde küçük tekerlekleri yönetmek daha kolay olabiliyor. Yaşadığınız yere, puseti kullanacağınız zemine göre değişir. Bebeğinizle geniş kaldırımlı yerlerde sık sık ve uzun yürüyüşlere çıkacaksanız ya da alışveriş merkezi gibi geniş mekanlarda vakit geçirecekseniz büyük bebek arabaları sizi rahat ettirir. Eğer sürekli kalabalık kaldırımlarda kullanacaksanız, kolaylıkla manevra yapabileceğiniz şemsiye türü bir puset belki de sizin için en iyisidir.
  4. Kolay tutulsun. İlk puset tecrübemiz (Peg Perego Pliko P3) bana öğretti ki, itme kolu çift pusetler (ki bunlar genelde şemsiye türü katlananlar oluyor) bana göre değil. Çift saplı olmasının avantajı elindeki poşeti, çantayı neyse kolay asabilmek (ki bunu yapabileceğin aparatlar ayrıca satılıyor). Öte yandan tek elin doluyken itmek çok zor oluyor (puset sürekli bir tarafa kayıyor) ve anne kişisinin tek eli çoğu zaman dolu oluyor (Bir başka çocuk, telefon, çanta, vs.). İkinci puset tercihimi yaparken buna özellikle dikkat edip itme kolu bütün bir parça olan bir model (Peg Perego Vela) almıştım (ama onun da bir dünya sorunu vardı, en başta dengesizliği).
  5. Kolay katlansın. Bu o kadar önemli bir unsur ki, kolay katlanmayan bir puset yeryüzünde olmamalı, üretimi yasaklanmalı. Benim kullandığım iki pusetten Vela olanı tek elle katlanırdı, o açıdan çok iyiydi. Tek elle katlanma olayı gerçekten hayatı kolaylaştırıyor, örneğin bebeyle tek başına otobüse/taksiye bineceksen. Öte yandan, tek elle katlanmayan puseti alma da demem, diğer özelliklerine bağlı… Otobüse binerken illa ki bebeği tutacak birileri yetişiyor imdadına.
  6. Arabanız varsa, bagaja kolay sığsın. Aksi halde nurtopu gibi bir sorunla karşı karşıya kalmak işten bile değil.
    Vela

    Geçen sene, Peg Perego Vela’yla gezerken. Tek elle katlanması ve itme kolunun tek parça olması en (ve tek?) olumlu özelliğiydi.

  7. Kumaşı kolay takılıp çıkarılsın. Toplumumuz annelerinin en en en büyük derdi pusetin terletmesi. Acaba yabancı bebeler mi terlemiyor, yoksa onların anneleri mi dert etmiyor? Bilmem. Şimdiki aklımla ben pusetin terletmesinden ziyade kolay temizlenmesini dert ederim (kolay çıkarılıp takılması, kolay yıkanması). Sen hiç bir puset örtüsünün ne kadar kirlenebileceğini biliyor musun Abidin?
  8. Sepeti büyük ve kolay erişilebilir olsun. Bir puset, hiçbir zaman sadece puset değildir. Aynı zamanda alışveriş arabası, ayaklı gardrop, gezgin kütüphane ve bilumum başka fonksiyonu olan bir şeydir. O sepete sadece bebek bakım çantasını ya da battaniyesini koymayacaksınız siz. Hava ısındığında elinizde taşımak istemediğiniz kabanları, marketten aldığınız mamayı, büyük çocuğunuzun oyuncağını, ve şu anda aklınıza hayalinize sığmayan her şeyi oraya yerleştireceksiniz. Sepeti yeterince büyük ve aynı zamanda sağlam olmalı. Bizim ilk pusetinki sağlamdı, ancak çok büyük değildi. İkincisi büyüktü ve fakat yeterince sağlam değildi ki bir süre sonra yırtılıp delindi. Sepet önemli.

Ben sıfırdan puset alacak olsaydım, yukarıda bahsettiğim sekiz maddeyi bir kağıda yazıp öyle giderdim mağazaya… Baktığım modelleri de bu kriterlere göre değerlendirir, yanlarına birer √ atardım. Bu özelliklerin hepsini bünyesinde barındıran bir bebek arabasıyla ben yeryüzünde henüz karşılaşmadım. Hafif olsa sepeti küçük oluyor, kolay sürülse ağır olabiliyor. Artı-eksi hesabı yaparak hareket eder, en fazla artı’yı toplayanı tercih ederdim.

Bu sekiz maddenin dışında bir de ‘olsa güzel olur ama olmasa da olur’ özellikler var ki, onların başında çift taraflı kullanım geliyor. Bana kısmet olmayan, yanımdan geçen çift taraflı bebek arabalarını gördüğümde aklımı çelen bir özellikti bu… Elzem mi? Bence değil. Zaten ilk altı ay (belki daha fazla) bebeyi anakucağına koyup onu da bebek arabasının üzerine yerleştirdiğiniz için bebeğiniz size dönük gidiyor; sonrasında ise gözü dışarıda olmaya başladığından zaten öne dönük gitmek istiyor.

Bir diğeri de servisi olması. Biz her iki pusetimizi de Amerika’dan almıştık ve her ne kadar Türkiye’de satış noktaları olsa da örneğin parça değiştirmek gibi konularda erişim kolay olmuyordu. Yaşadığınız yerde erişebileceğiniz bir servis/hizmet noktası olması bence önemli.

Evet, bir bebek arabası sadece bir bebek arabası değildir. Seyyar portmanto, alışveriş arabası, varsa büyük çocuk taşıyıcısıdır da aynı zamanda… Dikkatle seçilmeli…

11 yorum

  1. Günesligi de mümkünse büyük olsun 🙂

  2. Elif,
    harika bir yazi olmus, tesekkurler. Ben kesinlikle onerdigin yontemi kullanacagim.
    Benim merak ettigim bir baska konu var ama sanirim senin bu konuda bir tecruben yok, ya da ben hic rastlamadim bu konudaki bir yazina. Acaba okuyucularin arasinda yikanabilir bebek bezi kullanmis biri bir yazi ile deneyimlerini, ev ici-ev disi, esin dostun evinde, parkta, tatilde vs yasadiklarini arti ve eksi yonlerini anlatsa mesela ben acayip sevinirim :). Bazi turkce bloglarda kullandigini yazan var ama ben sureci anlatana rastlamadim.
    Bu arada once kardesin Ece’yi, sonra seni ve tum ailenizi taze minnak icin tebrik ederim. Hepinize mutluluklar dilerim!
    Sevgilerimle

    • Evet, benim öyle bir tecrübem yok, ancak paylaşmak isteyen olursa tabii ki yer veririm. Ve çok teşekkürler.

  3. Merhaba Elif ;

    3 sene önce senin tavsiyene uyarak peg Prego puset aldık , 3 senedir dere tepe geziyoruz ve sana çok teşekkür ediyoruz..sen yazmasaydın hayatta gidip bu marka bir araba almazdık..

  4. Birde ikizlerde ne yapmalı sorunsalı var tabii 🙂 Halen düşünüyorum, ortak bir akıl yolu bulurum umarım 🙂

  5. merhaba, çok güzel özetlemişsin. çift yönlü puset konusunda birşey de ben ekleyeyim bizim kraft marka pusetimiz var, büyük olduğu için artık pek kullanmasak da çift yönü bebeğin bize bakmasından ziyade güneşe ya da rüzgara karşı sürmemek istediğimizde kullandık, dezavantajı ise manevra yapma zorluğu ve ayağımızın tekere değmesi oldu, yeni modellerde bu sorun yoksa oldukça kullanışlı olduğunu söyleyebilirim. teşekkürler paylaşımların için..,

  6. Biz Ege 6 aylık oluncaya kadar puset almadık. Bilinçli bir tercihti. Hem evimizin ve arabamızın küçük olmasından, hem de zaten sling kullanıyorum ve oğlum çoook rahat ediyor ben de çoook rahat ediyorum, bebek büyüyüp ihtiyaçları daha da belirginleşmeden bir pusete onca para yatırmayı istemememizden kaynaklanıyordu. Biz 6 ayın sonunda Nuna Pepp almaya karar verdik, ve ne kadar doğru bir tercih yaptığımızı bu yazını okuyunca daha da net anlıyorum. Zaten 1 yıldır her kullanışımızda “ohh iyi ki bunu almışız ne kadar doğru bir seçim” deyip duruyoruz eşimle 🙂 Bu yazdığın kriterlerin büyük çoğunluğunu karşılıyor, tek dezavantajı var diyebilirim o da küçük sepet. Ama onun dışında hem fiyat, hem kalite, hem kullanım kolaylığı (manevra kabiliyeti süper ve tek elle çook rahat kullanılabiliyor) 2 kademeli yatma pozisyonu (tam yatıyor, oğlum rahatça uyuyabiliyor), dengeli ve sağlam olması, itme kolunun babanın ve annenin boyuna göre ayarlanabilmesi, çok kolay açılıp kapanması, tek ayak darbesiyle kolayca frenlenmesi gibi çok güzel özellikleri var. Puset arayanların bu markaya da bakmasını öneririm. 6 aydan küçükler için anakucağı da satılıyormuş ve ayrıca arabaya takılabiliyormuş, biz onu almadık tabii.

    • Haa, bu arada, en küçük arabaların bagajına bile çok rahat sığıyor, bizim araba micra idi, ve ona baston puset bile sığmamıştı düşünün! Ama Nuna Pepp rahat sığıyordu 🙂

  7. Ben de 14 aylık kızım için Bugaboo Bee kullanıyorum.Tek elle kapatma özelliği hariç yukarıda yazdığın tüm kriterleri kapsıyor. Buna ek olarak çift yönlü de kullanılabiliyor ve kullanımı gerçekten de çok çok rahat. Bence iyi bir mühendislikle, pratiklik önemsenerek üretilmiş. Güneşliği kocaman, ana kucağı basit bir aparatla monte edilebiliyor, güvenlik konusunda içim rahat. Görünüşü de çok hoş, renkleri zevkli, güneşlik kılıfları ayrı da satılıyor, yani örneği kızınızda kullandığınız pembe güneşlikli puseti oğlunuz doğduğunda başka bir renk güneşlik alarak da kullanabiliyorsunuz (cinsiyetçi bir örnek vermek istemedim aslında, renkleri cinsiyetleri değiştirebiliriz örnekte:)). Kılıfları çıkıyor, yıkanıyor. En hoşuma giden ama henüz kullanmadığımız ve kullanılabilirliğini test etmediğimiz opsiyonu, büyük çocuklar için önüne takılan ayakta gitme aparatı. Yani örneğin minik bebeğiniz arabada yatarken, ablası/abisi de arabaya takılacak bir aparat ile ayakta durarak ve arabaya tutunarak seyahat edebiliyor. Tek kusuru (ki baya da önemli bir kusur tabi ki) fiyatı. Piyasada incelediğim bebek arabalarının içinde üst segmentte yer alanlardan biri. Şansımıza bir arkadaşımız ABD’den gelirken getirmişti bize, nispeten makul bir fiyata gelmişti böylece. Benzer bir imkanı olan ya da maddi olarak uygun olacak aileler için kesinlikle tavsiye ediyorum.