8 Yorum

Ayşe Nur’un Gebelik Günlüğü, 29. hafta

İstanbul’da yaşayan, ‘okumayı yazmayı çok seven, bahar doğumlu, iki kedili bir departman müdürü’ olan Ayşe Nur, ilk gebeliğini anlattığı yazılarına kaldığı yerden devam ediyor.

***

Sevgili Blogcu Anne okurları;

Bu hafta aslında hangisinin üzerine düşeceğimi bilemediğim 3 farklı konum var. Hepsinden az az bahsedip 29. haftasından bir hamilenin düşündüklerini sizinle paylaşmak istedim.

AyseNur29

1-UZAK

Yurt dışında yaşayan teyzemiz ülkesine geri döndü. Doğumda burada olması pek mümkün görünmüyor. İnsanın 3-5 kardeşi olsa da sonuçta herkes kendi hayatının akışına doğru gidiyor. Aslında benim için yeni bir şey olmamasına rağmen, durumumun da etkisiyle doğal olarak daha duygusalım. Biz çocukluğumuzdan beri hiçbir zaman öyle hep beraber durumda olamadık. Şehir dışında okullar oldu, ben bir yere geldiğimde o çoktan başka bir yere gitmişti. Ama insanın birini ne kadar gördüğü veya onunla ne kadar yaşadığı ona hissettiği yakınlığı değiştirmiyor.

Uzaktaki insanlarla ilgili hep şunu düşünmüşümdür; bazen birini bir uçağa, bir otobüse, bir gemiye bindirir bir yere gönderirsiniz veya kendiniz binip gidersiniz. Arkada bıraktığınız kişileri tekrar görüp göremeyeceğiniz, yarın hayatta olup olmayacağınız belirsizdir. Bu genelde benim içime oturur. Yolculukları çok sevmeme rağmen, gitmeleri sevmem bu yüzden. Sezen Aksu’nun bir şarkısı vardır “Gidiyorum yine bu şehirden ayaklarım geri geri…” diye devam eder, ne zaman bir yolculuk olsa kafamda çalar, içimde hissederim. Gidenler olmasa iyi evet ama ne yazık ki olmalı hepimizin hayatında. Bu yüzden az gitmeli, bol kavuşmalı günler umarım.

2- HASTALIK

Neredeyse bloğa yazan her hamile hatta normal hayatta gördüğümüz herkes hasta. Sürekli bir öksüren, hapşıran birileri var çevremizde. Herkes kendi hayatında bir koşuşturma içinde devam ettiği için kimsenin öyle uzun uzadıya evinde dinlenmesi mümkün olmuyor. Zaten iş hayatında bu konuda kaç tane işverenin öyle çoook anlayışlı davrandığını hepimiz biliyoruz. Oysa ne kadar önemsizdir grip, soğuk algınlığı. Kısa sürede biraz fazla dinlenerek geçebilecekken bizde vakit yaratamayan insanlar yüzünden süreç uzar gider.

Babamın hastalığı konusunda Aralık ayında yapılan bir kontrolde, tümör tespit etmeye yarayan bir değer olması gerekene göre yüksek çıktı. Aynı ay içerisinde bir randevu verilerek tomografi çekildi ve bu hafta sonucu alındı. Sonuç temizdi. Ama işte sonuçta grip değildi. Ve hep hayatımızda olacaktı. Takvimlere sürekli bir sonraki kontrol tarihi eklenecek ve bu kafanızın içinde bir yer edecekti.

Bazen bedenimiz (şimdi ben hamileyken de öyle düşünüyorum) bizden bağımsız hareket ediyor. Kendi kendine hasta oluyor, iyileşiyor. Elbette çevresel faktörler, genetik ve yaşam şartları etkili. Ama bazen o kadar kontrolünüzden çıkıyor ki, sürece teslim olmaktan başka yapabilecek bir şey kalmıyor. Bu yüzden grip olduğunuzda yatın dinlenin, ihtiyacınız olanın ne olduğunu en iyi elbette bedeniniz söyleyecektir. Kontrol edebildiğiniz ve kolaylıkla atlatabileceğiniz bir hastalığın tadını çıkarın.

3-BENCİLLİK

Bu hafta iş hayatının gerçekleri biraz daha üzerime gelmeye başladı. 2 hafta önce ben hastayken iş arkadaşlarımdan biri ofise gelmedi. Ailevi bir sebep yüzünden olduğunu bize iletti ve bir sonraki hafta da gelmedi. Şimdi de işi bırakması söz konusu, işi bırakmasa bile 1 ay gibi uzun bir süre olmaması durumu var ki dönüşünde ne olacağını bilmiyoruz. Tamam empati yapalım herkesi anlamaya çalışalım ama kimse bize empati yapmayacak mı? Şu an benim ciddi şekilde yardıma ihtiyacım var ve 3 yıl gibi uzun süre beraber çalıştığım birinden bu desteği alamıyorum. Hepimizin özel hayatlarında sıkıntı olabilir ve iş hayatımızı etkileyebilir. Ama bu durumda biraz daha çaba göstermek en azından şu aşamada ikisi için ayrı karar vermek gerekmez mi?

Durumumum gereği objektif olamıyor olabilirim ama insanların bencillikleri beni bıktırdı usandırdı. İster yönetici olsun ister sizin altınızda çalışan kimsenin kimseyi umursadığı yok. Patronunuz konuya zaten fazlasıyla TİCARİ bakarken, bir diğer kişinin de fazlasıyla BENCİL bakmasıyla siz ortada kalıyorsunuz. Şirkette kaç yıldır çalıştığınız ve şirkete sağladığınız katma değer önemli olmaksızın…

Hani bazı insanlar vardır, izne giderler hiç ilgilenmezler işle, umurlarında olmaz ve çok eleştirilirler. Aslında kendilerini düşünerek ve hak ettikleri zamanı kendi adlarına veya varsa çocukları adına geçirerek ne kadar da haklıdırlar. Bu yüzden hepimize bencilliği benimseyebilecek ve uygulayabilecek akıllar dilerim.

Düşünen hamilenizden sevgiler…

Ayşe Nur

***

Ayşe Nur’un tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz. 

8 yorum

  1. Elbiseniz çok güzelmiş 🙂 bu yazdığınız sıkıntılardan uzak güzel hamilelikler dilerim 🙂

    • Teşekkürler, hamile kaldığımda ilk aldığım diyebilirim 🙂 Sevgiler

  2. Anne olunca da böyle oluyor, düşünen adam heykeline dönüyorsun 🙂 İnsanın içine bakacak vakti olmuyor hehalde yaşamın koşturmacasında, gebelik ve annelik durduruyor seni, bir dakika ya ne oluyor demeye başlıyorsun. Sonuç değişmiyor, düşün düşün zordur işin:)

    Kolay gelsin Ayşenur.

    • Teşekkürler Elif, çok haklısın bir süre daha düşünen kadın olmaya devam edeceğim sanırım. Doğduktan sonra halimi ise hiç düşünemiyorum, bakalım o zaman ne olacağım 🙂

  3. Kızıma anı bırakmak adına paylaşmasam da ben de bi günlük tutuyorum.Geriye dönüp okuduklarım arasında işyerindeki olayların etkisiyle o günlüğe belki yıllar sonra (hatta şimdi bile) bu şahsiyetleri niye dahil etmişim diye kendime sinirlendiğim yazılar da olmuş.Hatta okuduktan sonra da ben daha insanların bencillikleriyle başa çıkamıyorum bebeğim dünyaya gelince napacak diye bir kafa karışıklığına da girmedim değil ama başkalarını umursamamayı belki de yavrucaklarımızla birlikte yavaş yavaş öğrenicez.
    Bırakınız yapsınlar etsinler hayatlarınızdan çeksinler gitsinler…
    Onları düşünerek harcadığınız zamanları bebeğinizle geçirebilmeniz dileğiyle…

    • Tuğba, iş arkadaşından arkadaş olmaz zaten bunu bir türlü öğrenemedim. İnşallah dediğin gibi olur, hayatta önemli olan şeylere öncelik kazandırmayı ve geri kalan şeyleri umursamamayı öğreniriz. Sevgiler

  4. Esimde, bana hep insanlarin egoist, bencil, kirici olduklarini, beni yipratacaklarini ve bunun hem evliligimize hemde hamileligime būyük zarari olacagini sõyleyip zorlada olsa cikardi beni is hayatindan. Simdi onunla beraber calisiyor ve okuluma devam ediyorum. Her nekadar nadiren beni kizdirmak icin giciklik yapsada cok memnunum patronumdan:-) bir hafta ailemle görüsmedim ve bu aksam annem “selaam”diye bagirinca bahceden, dünyalar benim oldu, o an en büyük zenginliginligin sagliktan sonra anne baba aile oldugunu birkez daha anladim..
    Sana, sabirli günler, sapasaglam gecirecegin bir hamilelik diliyorum. Umarim pitircigi kucagina alinca, o güzelligin yaninda bu dertlerin hepsi anlam ve önemini yitirir:-) elbisende cok cici bu arada, yakismis..

    • Sevgili Perimasalı, erkekler bu konuda hep daha iyiler. Biz duygularımıza yenik düşüyoruz. İyi dilekler için teşekkürler, inşallahhh inşallah 🙂 darısı tüm bekleyenlerin başına.