0 Yorum

Elif Y’nin İkinci Gebelik Günlüğü, 25. hafta

Almanya’dan yazan ve ikinci bebeğini bekleyen Elif Y. bu hafta ikinci kez hamile ve anne olmanın avantajlarını anlatıyor. 

***

Merhaba Blogcu Anne okurları,

Haftalar öyle hızlı geçiyor ki ben artık ucundan tutamıyor da sanki sonuna yetişiyorum. Evde bir ufaklık daha varken hamile olduğumu ancak öğleden sonra bitkin bir halde koltuğa gömülüp uyuya kaldığımda anlıyorum.

Elbette bu haftalarda fazlasıyla yoğun şekilde olan tekmeleri unutmamak gerek. Bizim minnak sırt üstü yattığımda ya da araba kullandığım anlarda acaip bir hareketler içinde, karnımı dıştan hoplattıran bu anlarda bunu yeniden yaşadığım için evrene ve hayatıma teşekkür ediyorum…

Elif25

Bizim minnakın şu anki tek problemi sağ tarafa ağırlıklı uyumamak. Bazen öyle tekmeler atıyor ki sanki sağ yanıma bıçak saplanıyor! Sol yanım en sevdiği pozisyonum ve an itibariyle hamile yastığı kullanma dönemine girmiş bulunmaktayız.

Bu hafta midemle başım dertte, resmen midemin içinde yangın var gibi. Hele kramplar resmen soluk aldırmıyor. Soğuk süt içerek nispeten rahatlatıyordum ama son 3 gündür artık dayanılmaz boyutta olunca mecburen doktor önerisiyle gebelikte mide şikayetleri için olan bir tablet aldım. Arjin’e hamileyken kramplarım ve bel ağrım oldukça fazlaydı, ama bu gebelikte henüz başlamadı bu şikayetler, aman hiç başlamasın diyorum.

Önümüzdeki günlerde sağlık kasamın ücretsiz sunduğu “yoga-pilates-yüzme-jimnastik” gibi aktivitelerden yoga ve pilates kurslarından birine başlamak istiyorum. Ülkemde maalesef bu kurslara insanların bir ton para verdiklerini duymaktayım.

Biz artık mobilyalarımızı da çıkarttık ve odaya yerleştirdik, henüz tam olarak yerleştirmedigimiz için görsel olarak paylaşmıyorum. Önümüzdeki haftalarda artık yoğun alışverişlere de başlamak gerekiyor, ama daha zaman var… Bu defa o çokça kafa patlatılan hangi bebek arabası, hangi oto taşıyıcısı olsun, yok yatak ne tür içerikte olmalı gibi bir dolu stres yok o konuda gayet rahatız. İkinci çocuğun keyfi de bu olsa gerek.

Aslında baktığınızda birçok konuda ikinci bebek oldukça rahat ve stressiz oluyor.

Şöyle ki başınıza aşağı yukarı ne geleceğini biliyorsunuz, çok büyük bir beklentiniz yok. Oysa ilk bebekte kitaplarda yazan bir kurguyla hazırlanıyorsunuz ve tabii etrafınızda yok şöyle yok böyle diyen bir dolu sesler… Kızımda kendimi birçok bebek eğitim kuramları ve görüşleriyle hazırlamıştım (kolik olan bebeğimle en çok fayda gördüğüm “Harvey Karp” tekniği oldu diyorum) oysa gerçek bambaşka bir şeydi. Okuduklarımın elbette çok yararı oldu ve asla pişman olmadım, offf keşke uygulamasaydım dediğim bir uygulamam olmadı.

Tecrübesiz, yalnız olduğumuz bir süreçti, malum eşimin ailesi ve benim ailem (sadece ablam burda yaşıyor) Türkiye’de olduğundan kimsesiz ve perişan bir süreçti. Kızım kolik bir bebekti ama hani öyle böyle değildi o dönemi yazsam kitap olurdu sanırım. Eşimle o süreci resmen uykusuz, zombi gibi geçirmiştik…

Şimdi mesela diyorum ki; ya en kötüsü ablası gibi kolik olur, ötesi var mi? Yani bir nevi antremanlı oluyorsunuz.

Oysa şimdilerde yaşadığım tek kaygı Arjin’in kardeşi gelince yaşayacakları, onun içinde yüreğinde oluşabilecek fırtınalara nasıl yardımcı olacağım düşüncesi beynimi kemiriyor. Şimdilerde kardeşine kendini hazırlamış gibi, örneğin kreşinde 1 yaşında bir kız çocuğu var ve en çok ilgilenen çocuğun Arjin olduğunu söylüyorlar. Arkadaşlarımın bebeklerine olan ilgisinde de tam bir abla gibi ve korumacı yaklaşıyor ama işte bize gelen bebek her bakımdan farklı olacak, yaşayıp göreceğiz.

Hafta başında kızımın kresiyle görüşmemi yaptım, bu cuma çocuklara resim kursumun ilk gün başlangıcını yapıyorum. Çok heyecanlıyım, uzuuun bir aradan sonra yine yeniden eğitimci kimliğine bürünmekten keyifliyim. Çocuklarla aram hep iyidir ben 10 yaş üstü çocuklara hitap edecek nitelikte değilim. Benim ilgi alanım çocuk dünyası, gençler beni hep biraz geriyor… Üzgünüm ama böyle hissediyorum…

Resim derslerimi mart ayının ortasına yani annelik iznimin başlama tarihine kadar vereceğim, ama ben nisan ayının ortasına dek aksilik olmadığı takdirde devam etmeyi düşünüyorum. Arjin bu dersleri duyunca ben de senle resim yapmak istiyorum demeye başladı bile… Çocuğuma ders vermek, yapmak istediğim en son şey olduğundan bu isteğinin olmayacağını uygun bir dille anlattık. Zira evde 7/24 resim yaptığımızdan ziyadesiyle bu hizmeti almakta kendileri!

Bu hafta sonuna benim için güzel olan bir etkinliği yapmış olmanın keyfiyle başlıyorum. Umarım ilk ders güzel bir enerjiyle başlar ve biter. Çocukların o kıpır kıpır enerjisiyle beslenmeye çok ihtiyacım var.

Bu hafta ülkemde “Gezi Parkı” eylemlerinde yitirdiğimiz canımız gençlerimizden biri olan Ali İsmail Korkmaz’in davasında karar verildi. Bu öyle bir karardı ki; bir annenin evladını yitirmesinin tarifsiz acısına yepyeni acıları ekleyecek denli insanlık dışıydı…Ve bir kere daha anladık ki Türkiyede ne adalet, ne de hukuk var!..

Yine duyguların alt -üst olduğu bir hafta daha bitti bende… Daha umutlu ve güzel günlerin olduğu haftalar yaşamak umuduyla mutlulukla ve sağlıkla kalın…

Elif Y.

***

Elif Y’nin tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz.