4 Yorum

Elif Y’nin İkinci Gebelik Günlüğü, 26. hafta

Almanya’dan yazan ve ikinci bebeğini bekleyen Elif Y. bu hafta Almanya’daki ebeveynlik izninden bahsediyor. 

***

Merhaba Blogcu Anne okurları,

Haftasonu ve bu hafta başından itibaren hamile olduğumu çok net bel ağrılarıyla anlamış bulunmaktayım. Öyle böyle değil arada bir tutuyor ve ordan kasıklara vuran bir ağrı perişan ediyor. Bebeği aşağıda taşıyan annelerin genel sorunuymuş bu ama bende böyle bir olay olmadığını kesin biliyorum, fakat ağrılar çok berbat. Yemeklerden 1-2 saat sonra başlayan mide yanması ve krampları hala son sürat. Papatya çayı, hamileler için olan mide tableti ve arada içilen soğuk süte rağmen midem hala yangın yeri…

Elif26

İçerideki minnağa gelince artık fark edilir hareketlerinin yani sıra sanki bir uyku rutini var ve bu hafta büyük boyutta bir turp ağırlığındaymış bizim ufaklık. BabyCenter’in anlattığına göre uzunluğu 37 cm, ağırlığı ise 750 gr. öyleki bazen beni sarsan tekmeleri yiyorum, bizim minnak baş aşağı pozisyonda ve ayaklar yukarda olduğundan arada kaburgaları öyle bir baskılıyor ki nefes alamıyorum.

Arjin’e hamileliğim boyunca babası toplasan 5-6 defa hareketlerini hissetmiştir, nedeni baba ne zaman elini koysa Arjin zınk diye dururdu. Şimdi bu iki numara baba elini dokunduğu an ya da konuştuğu an içimde sanki zıplıyor. Bir hareket, bir karnımı hoplatma bayılıyoruz o anlara canım, canım benim… Fakat ablası ne zaman elini koysa ya da başını dayasa bu defa aynı zınk diye duruş içerdeki minnakta. Abla isyanlarda; “neden bana tekme atmıyor, ama haksızlık bu” diye sorgulamakta… Ehhh ilahi adalet mi desek ne!

Biz kararsız anne ve baba hala isim konusunda bir yere varamadık ve bu gidişle doğduğunda aceleyle aklımıza ilk gelen ismi söyleyeceğiz diye korkuyorum.

Arjin’in anaokulunda çocuklarla ilk resim dersimizi yaptık. Sonuç sanki tüm konsantrasyon problemi yaşayan çocuklar seçilerek kursa yönlendirilmişti. Ama son derece keyifli ve güzel bir ders oldu. Tek sorun cuma tüm öğleden sonra sürekli mızmızlanan çocuğumla geçirdiğim can sıkıcı anlardı, Arjin baya baya kıskanmış başka çocuklarla yaptığım resimleri, ve geçirdiğim anları…Napalım annelik zor zanaat diyoruz…

ElifY262

Şimdi yaşadığım ülkeye dair anne ve babalık izniyle ilgili ve devletin yardımlarıyla alakalı bilgiler kısmına genel ve kısa bir açıklama yapmak istiyorum.

Efendim Almanya’da ebeveynlik izni kısaca size çocuğunuza bakma ve aynı zamanda meslek hayatıyla bağlantınızı kaybetmeme olanağı verir. Çalışan bir kişiyseniz çocuğunuzun üçüncü doğum gününe kadar ebeveynlik izni hakkınız vardır. Bu süre içerisinde çalışmanız gerekmez, ayrıca işinizi kaybetmezsiniz ve işveren tarafından işten çıkarılamazsınız. Ebeveynlik iznini anneler ve babalar tek başlarına ya da birlikte kullanabilirler (biz ayrı ayrı kullanmıştık). Ebeveynlerden biri henüz 18 yaşında değilse ya da genç ebeveyn henüz reşit değilken başladığı bir meslek eğitiminin son yılındaysa ya da sondan bir önceki yılına devam ediyorsa, büyükanne ve büyükbabalar da ebeveynlik izni kullanma hakkına sahiptir (inanılması zor gibi değil mi?)

Tüm bu haklara sahip olmak için ebeveynlik izninin başvurusunu, izni kullanmaya başlamadan en geç yedi- sekiz hafta önce işvereninize yapmak zorundasınızdır. Ebeveynlik izninden sonra işvereniniz size ya aynı işinizi, ya da eşdeğer bir iş alanı sunmak zorundadır. Asla anne ya da baba olduğunuz için işinizi kaybetmezsiniz.

Gelelim ebeveynlik parasına; ebeveynlik parası, doğumdan sonra çocuklarına kendileri bakmak isteyen ve bu nedenle çalışamayan ya da tam zamanlı çalışmayan ebeveynlere devlet tarafından sağlanan bir destektir. Doğumdan önce çalışmayan ebeveynlere de ebeveynlik parası verilir (ilk anneliğimde ben de bu haktan faydalandım).

Ebeveynlik yardımı için yapılan ücretin hesaplanmasıysa, ebeveyn olduğunuz tarihe kadarki gelirinizin üçte ikisi kadardır – en az 300 ve en fazla 1.800 Euro’dur (umarım açıklayıcı olmuştur.)

Anne ve baba ebeveynlik iznini beraber paylaştıkları takdirde birlikte en fazla 14 ay boyunca para alırlar. Her iki ebeveyn de çalışmayıp evde birlikte bebek bakıyorsa sadece 7 ay yardım alabilirler. Bu durumda ebeveynlerden biri tek başına en fazla 12 ay ebeveynlik parası almaktadır. Ama tek başına çocuk yetiştiren ebeveynlerse 14 ayın tamamında para alma hakkına sahiptir.

Ve tüm bunları ahh işimi kaybeder miyim, işveren son anda bir terslik çıkarır mı gibi kaygıya sahip olmadan yaşarsınız. Sosyal devlet olmak tam da bunu getirmekte, zira doğurun demekle bitmiyor. Çocuk sahibi olmak elbette dünyanın en keyifli, karşılığında ne alırsanız alın asla tatmin olamayacağınız duygusu, ama anne ve baba elbette çocuğun geleceği ve kendi kariyerini düşünme açısından bazı gerçeklikleri de göz ardı edemiyor. Umarım verdiğim bilgiler tatmin edici olmuştur, elbette gözümden kaçan ayrıntılar ve bilgiler mutlaka vardır şimdiden kusura bakmayın malum gebe kafası!

Bizden bu haftaya dair bu kadar, kalın sağlıcakla ve mutlulukla…

Elif Y.

***

Elif Y’nin tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz. 

Yorum yap

Girilmesi gerekli alanlar işaretlidir. *

4 yorum

  1. İç geçirmekten başka birşey yapamadım….. Aahh ah, haklısın işte sosyal devlet olmak budur. Keşke Türkiye’de de benzer haklara sahip olabilsek…

  2. ilahi adalet:-)))
    Elif rica etsem bir de bebek alisveris listesi, olmazsa olmaz alinmasi gereken seyler, bebek arabasi, aldim ama keske almasaydim dedigin seyler, iyiki okudum ve tekrar okuyup bilgimi tazeleyecegim dedigin kitaplar’a (marka ve isimleriyle beraber) deginebilirmisin.. ben bide hamilelik hazirlik kurslarina yazildim, mart ta yoga ya baslayacagim (umarim cok gec olmaz), dogum öncesi ve sonrasi icin eve gelecek ebe yi sectim.madem hepsini sigorta karsiliyor ve hepsi normal dogum icin yararli seyler neden yapmayayim ki dedim.. insallah hepsinin faydasini görürüm:-) bu arada bebeginin hareketlerindeN her bahsedisinde, keske benimkide öyle olsa diyorum(25+2). Ben saatlerce bekliyorum bi hareketini hissetmek icin..esim”dua et iste hic seni rahatsiz etmiyor,rahat rahat islerini yapabiliyorsun”desede, ben her an icimde oynasin, ziplasin, tepikler atsin, yüzsün istiyorum..

  3. Elif,verdiğin bilgiler çok tatmin edici oldu. Üzerine bir bardak su içtik ohhh yarabbi şükür 🙂 Hey Allahım ya bizde süt izinlerini birleştirirsek ve elbette işveren izin verirse bebeğimizle 1,5 ay daha fazla zaman geçirir miyiz diye uğraşıyoruz. Bütün nimetlerinden sonuna kadar faydalanın derim, çünkü burada doğurun deniyor evet ama aynı zamanda kesinlikle çalışmayın deniyor. Zaten gökten de para yağıyor ya… Sevgiler

  4. Benim hamileliğimde hemen hemen aynı sizinle 🙂 geriye kaldı 12 haftam 🙂 benim kızımla hınzır küçük oğlum şimdiden çok iyi anlaşıyorlar. Kızım konuşuyor içerdekinde hemen cevap hazır 🙂 hatta geçen gün anne kardeşine bişey diyeceğim dedi fısır fısır bişeyler dedi sonra kıkırdadı kızım sonra bizim ufaklığı tut tutabilirsen, oturmak dinlemek zorunda kaldım. Hâlâ ne söylediğini söylemedi kızım, ikisi arasında sırmış 🙂 bel ağrım yok benim ama gebelik şekeri ile başım dertte insulin oluyorum kontrol altında tutamadım başka türlü. Yediklerime çok sınırlı olduğundan çok kontrollü olarak kilo alıyorum. Benim için en zor şey bu sefer çok fazla duygusal oluşum ve evimi temizlemek. Herşeye ağlayıp üzülebilirim, bu halimden sıkıldım. Süpürgeyi açamıyorum eğilip doğrulmak tam bir işkence. Evim derli toplu ama yerlere sakın bakmasın kimse. Biraz eğileyim, yeri daralsın hemen tekmeler, sağ ve sol kroşeler havada uçuyor. Ayakkabımı giyemiyorum, hadi yaz şimdi sorun değilde sonra ne olacak bakalım. Kızımda 9ay çok rahattım bu sefer beni zorluyor gerçekten. Şimdi sıcaklarda yeniden başladı, hadi bakalım kolay gelsin bana. Dedikleri gibi her hamilelik birbirinden farklı. Allah yardımcımız olsun inşaallah, kolayca, güzelce bitirelim inşaallah bu güzel günleri. Tabiki zevkini çıkararak 🙂 sevgiler…