2 Yorum

Öznur’un Gebelik Günlüğü, 20. hafta

İstanbul’dan yazan ve ilk gebeliğini anlatan, ‘yaklaşık 4 saatini trafikte geçiren, tahammül sınırlarını oldukça genişletmiş ama bunun yanında sinir sahibi olmuş ve günün birinde delirip mutlaka Ege’ye yerleşecek olan (klasik) bir bilişim sektörü çalışanı’ olan Öznur yazılarına devam ediyor.

***

Bu haftaki doktor kontrolümüz de gayet iyi geçti. Amniyosentez sonrası raporumuzu inceledi doktorumuz, benim aklıma takılan femur kısalığının ve göbek çevresinin biraz geniş olmasının herhangi bir anlamı olmadığını söyledi.  Göbek çevresi için “koca göbekli olacak ne güzel” yorumunu duyduk, femur kısalığı için de eşimle benim boyuma bakıp “eh kız bebek işte, çok da uzun olmasını beklemiyoruz” dedi.

OZnur20

Ve ilk kez amniyosentez sonuçları için “Bence bir şey çıkmayacak” yorumunu yaptı. Normalde haklı olarak böyle bir yorum yapmaktan kaçınırdı hep, bu sefer de ultrason görüntüleri çok iyi olunca kötü sonuç ihtimalini epey düşürdü demek kafasında…

Şimdi iki hafta sonra kranial inceleme ve fetal kalp taraması yapılacak. Bu arada amniyosentez sonuçları çıkmadan önce benim 3 ay önceden randevusunu aldığım 20. hafta detaylı USG taraması var. Aslında buna gerek kaldı mı diye uzun uzun düşündük eşimle. Doktorumuz pek de gerek olmadığını ima etse de, sonunda “Aslında sizinki biraz orijinal bir bebek, farklı biri de görse fena olmaz” diyerek kararı bize bıraktı.

Bilemedim ilk başta, yani şu an gittiğimiz ve amniyosentezimizi yapan perinatologdan da oldukça memnunuz aslında. Zaten sonuçlar ile birlikte detaylı bir tarama daha yapılacak kalple ilgili, gitmişken ona da yaptırsak olur diye düşündüm ama diğer tarafta da yılların deneyimden oluşan, binlerce vaka görmüş geçirmiş bir birikim var. Yani gideceğimiz kişi bu işin “son noktası” olarak tanımlanıyor. Evet amniyosentez sonucu ile zaten elimizde kesin bilgiler olacak ama bu testin cevap veremeyeceği onlarca ihtimal de var. Ve bu “son nokta” dan da olumlu şeyler duymanın bana iyi geleceğini düşünüyorum. Üstelik ufak bir ihtimal de olsa şüpheli bir durum olması halinde hemen array testlerine başlayabileceğimiz DNA örnekleri de hazır olacak.

Sonuç olarak maliyeti yüksek de olsa, tüm bu araştırmalar yüzünden hafiften göçmüş de olsak ve aslen fazladan olduğunu bilsem de gitmeye karar verdim. Yani bu hafta detaylı USG’miz var. Ondan sonraki hafta da fetal kalp taraması ve sonuç değerlendirmesi.

Kızım, çok kurcaladık seni ama kusura bakmayacaksın artık. Umarım çıkınca sen de bizi bu kadar kurcalamazsın.

Minik kızım tam 250 gr olmuş bu hafta, boyunu sormayı unuttum. Daha doğrusu sordum da doktorun cevabını unuttum. 20 cm dedi diyor eşim, sanki o an orada değilmişim gibi yabancı geldi cevap. Bayağı şaşırdım, o kadar olmuş mudur?

Bunun dışında femur boyu ile ilgili de epey konuştuk ama normal değerlere göre kaç santim kısa dediğini de unuttum. Bu aralar tam olarak “aklım bir karış havada“ durumunu yaşıyorum.  Yaşadığım sadece unutmak değil, sadece unutmuş olsam söylendiğinde en azından anımsarım çünkü konuyu, hiç yaşanmamış gibi siliyor beynim bazı şeyleri. Bu haftaki ölçümlerde demir epey eksik çıktı, “dramatik bir düşüş olmuş.” dedi doktorum. Hem uyku hali, hem enerjisizliğim hem de unutkanlığım sanırım bundan. Hiç istememe rağmen bir de demir takviyesine başladık, midemde problem olduğu için bağırsakta çözünen bir türünü verdi, bakalım zaten hamileliğimin başından beri sorun yaşadığım sevgili bağırsağımıza ekstra etkileri nasıl olacak? Ama itiraz etme şansım da pek yok zira canım eşim ev işlerine isyan etmeden önce kendime gelsem iyi olacak artık, kolumu kaldıracak enerjim olmadığı için yemek yapma, sofra hazırlama, kaldırma, bulaşık, çamaşır asma hepsi ile kendisi ilgileniyor. Ayda bir yardımcımız geliyor ama ona pek yardımı olmuyor tabii günlük işler için. Bu açıdan çok şanslı olduğumun farkındayım ama tüm kredimi tüketmesem iyi olacak.

Bu arada ense kalınlığıdır, cvs dir, amniyosentezdir derken yolun yarısı bitti bile. Nasıl geçtiğinin gerçekten hiç farkında olmamam bir yana, bebek odası, arabası, yatağı ve diğer tüm gereksinimlerine dair en ufak bir araştırmam da olmadı. Bir arkadaşımızın az kullanıp bize verdiği bir bebek arabamız var, ana kucağı, oto koltuğu da vardı diye hatırlıyorum. Aynı şekilde süt sağma makinesini de vermişti. Ben yeğenimin kullanması için almıştım ama o da pek kullanmadı. Temizleyip depoya kaldırmıştık ikisini de. Pusete geçinceye kadar onunla idare ederiz diye düşünüyorum. Dolayısıyla araba ve süt sağma cihazını almamıza gerek kalmıyor.

İlk zamanlar bebek odası almayı da düşünmüyorum, zaten ilk 6 ay bizim odamızda kalacak. Bir beşik ya da park yatak ile bu konuyu da çözeriz, hangisi daha kullanışlı oluyor henüz araştırmadım ama İkea’nın ahşap beşiklerini çok beğenmiştim mesela. Bunu da ananemiz alacakmış.

Bize sadece çocuk odamıza aldığımız ve şimdilik ıvır zıvırlar için kullandığımız dolabımızda bebek için yer açmak kalıyor sanırım ama bu iş bu kadar kolay çözülmüş olabilir mi gerçekten? Eee binlerce liralık alışveriş listesinden bahsedenler ne alıyor bu durumda? Kesin unuttuğum veya şu an fark edemediğim bir sürü eksik var.

Yani anlayacağınız kızımla ilgili tetkiklerde ne kadar detaycı ve araştırmacıysam diğer konularda da bir o kadar rahatım, her şeyi eksiksiz hazır etmektense eksik çıktıkça alınır modundayım şimdilik. Çünkü alınan bir çok şeyin gerçekten ihtiyaç dahilinde kullanılabilir olduğundan emin değilim.

Bebeğimiz gelince muhtemelen evimizi de değiştireceğimiz için şimdilik mümkün olduğunca az eşya ile idare etmeyi hedefliyorum.

Kızım hafiften kıpırdanmaya başladı sanki bu hafta…

Haftaya görüşmek üzere,

Sevgiler,

Öznur

***

Öznur’un tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz. 

2 yorum

  1. güzel haftalar Öznur hanım 🙂 güzel bir yazı olmuş .

  2. Herseyin yolunda gitmesine cok sevindim Öznur. Geriye kalan gunlerin doya doya keyfini cikarman dilegiyle 🙂