28 Yorum

Tünelin ucu ışığa çıkıyormuş

Her şey ne kadar zordu…

4 sene önceki şu yazımı okudum. Ağlamak istedim. Nasıl acıdım kendime… Canım ben…

Ne kadar zorlanıyordum o zamanlar… Ne kadar gömülmüştüm anneliğin derinliklerine… Post partum olmayan, doğum sonrası hemen başlamayan ama sinsi sinsi yiyip bitiren bir annelik depresyonu var mı? Olmalı. Çünkü bence bende vardı.

Depresyon olmasa bile… Ne bileyim, zorluk. Aşırı zorluk hem de… Tükenmişlik, hah. Bak bu oldu.

O zamandan bu zamana ne değişti? Yaşadığım yer. Ben mekanların her şeyi, ama her şeyi çok etkilediğine inanıyorum. Kadıköy bana iyi geldi. Çıkıp yürüyebilmek… Çocukları yürüyerek alabilmek. O yazıyı okudum da, Deniz’i okuldan almak için Derin’i de anakucağına koyup arabaya bindiriyordum. Okula git, anakucağıyla bebeği indir, yürü, Deniz’i al, bahçede oynamak istesin. Eve gel, bu sefer o bahçede oynamak istesin… Yukarı çık, yemek yap, ikisinin banyosu, uykusu… Of ne operasyondu!

Başka ne farklı? Anneme daha yakınım. Gidip gelebiliyor. O olmazsa babam. Kayınvalidem. Çocukları okuldan tek alabilecek kişi ben değilim artık. Başıma bir şey gelse, ne bileyim, hastalansam, hadi onu da geçtim, toplantım görüşmem olsa, ha dedin mi koşabilecek bir sürü insan var. Ferhan… Geçenlerde Derin hastalanmıştı, evden çıkamıyordum, Deniz’in sınıf arkadaşlarından birinin annesinden rica ettim bırakmasını. Tecritte değilim burada.

Daha fazla yardım isteyebiliyorum artık. Kendi sınırlarımı, yapabileceklerimi, yapamayacaklarımı fark ettim (sayılır). Bu ev hem düzenli, hem temiz, hem yemek yapılmış, hem çocuklarla oynanmış, hem işler bitmiş olmuyor. Bütün bunları yaparken kendimi verimli hissedeceğim, işimi yapabileceğim şekilde hiç olmuyor. Ol-mu-yor. Olmaz. Bende öyle bir kapasite yok. Bence kimsede yok, ama bende yok. Bu kadar basit. Yardım istiyorum. İsteyemediğimde de kendime acımamaya çalışıyorum.

Ama en çok değişen şey ne biliyor musun? Çocuklar büyüdü. Ve bence ben de büyüdüm.

O yazıyı yazdığımda Deniz, Derin’in şu anki halinden neredeyse bir yaş küçükmüş. 9 aylık ve 4 yaşında iki bebeye karşılık şimdi 5 ve 8 yaşında iki oğlan. Vay anasını. Bana bak be, resmen iki oğlan anası oldum! Fiyyt fiyt! Biri neredeyse boyuma gelecek, inanamıyorum nasıl, ne zaman bu kadar uzadığına. Artık yıkayamıyorum resmen, üstüm ıslanıyor yıkarken -ki çoğu zaman kendi yıkanmak istiyor zaten. Seneye benim ayakkabı numaramı yakalayacak gibi görünüyor.

‘Çocuklar, benim bi 15 dakika uzanmam lazım, sizce sessiz olabilir misiniz?’ Sıkıysa bunu 9 aylık ve 4 yaşında iki çocuğa söyle… Gerçi söylerdim ben de, gerçek olmazdı. Şimdi oluyor. Kavga çıkana kadar.

Geçen haftadan beri kıran girdi bizim eve. Bayrak Gribi olduk (öyle bir şey yok tabii, ben o ismi verdim). Dün, gripten henüz başını kaldıran bir anne olarak biri yüksek ateşli iki çocukla yalnızdım. Ve atlattım. Yani, dağılmadan, nereye koşacağımı şaşırmadan, sakin bir şekilde atlattım. Evet, kayınvalidemin bir gün önce yüzbinmilyon yemek ve çorba yapmasının çok etkisi oldu; evet, ara sıra derin nefesler almam gerekti; evet, yataklar bütün gün dağınık kaldı ama gün sonunda herkes mutluydu.

Zavallı dört sene önceki ben. Ne yorulmuştun be Elif!

Neyse ki hepsi geride kaldı. Ha, şimdi sorunlarımız yok mu? Olmaz mı? Demişlerdi ‘Küçük çocuk küçük dertler, büyük çocuk, büyük dertler’

Ama ‘çocuklar bir büyüsün, rahat edeceksin’ de demişlerdi. Öyleymiş. Başka sorunlar çıksa da, eskileri tarihe gömülüyormuş. Tünelin ucu cidden de ışığa çıkıyormuş.

28 yorum

  1. İste simdi ben 9 aylik ve 4 yasinda iki oglan annesiyim ve hic bir seye yetisemiyorum, cok zorlaniyorum! O isik gercekten bana da gorunecek mi umitle bekliyorum. Sevgiler

  2. İnanamıyorum bu yazının bu sabah karşıma çıkması tesadüf olamaz!Biri 3.5 yaşında diğeri 2,5 aylık iki oğlum var ailem de İstanbul da ben de ama onlar Kadıköy’de ben tekirdağ sınırında olduğum için tam senin deyiminle tecrit edilmiş durumdayım.okullarım fakültem-haydarpaşa Kampüsü hastasıyım -ilk iş tecrübem dahil toplam 25 yılım Kadıköy’de geçti.Evet ne yapıp edip bir an önce Kadıköy e taşınmalıyıpm eminim Kadıköy bana da iyi gelecek! Bu sabah bana sen ışık oldun Elif sağol!

  3. cikiyir degil mi? Buna inanmasam kafayi yiyebilirim bugunlerde..

  4. yasadigin yere bagli olarak cok degisiyor her sey! Benim su anda yasadigim yer yani ulke (fransa) cook raahat bir yer cocuku al cik gez yuru butun gun. Kizim dogdugundan beri en buyuk rahatligimizdi butun gun sokaklarsa olmak falan filan… Ama simdi tasiniyoruz. Abd ye ve boyle bir imkanimiz olmayack heryere yurumekmis bilmemnelermis yok iste oralarda.. Daha gitmeden boguluyor gibi oluyorum ! Yazinin bir tek bu tarafina takildim kaldim su anda

  5. ben de 35 yaş(kocam oluyor kendisi) ve 5.5 yaş iki erkekle aynı evde yaşıyorum.sürekli topla,temizle,katla,sil,süpür,çocukla oyna,kitap oku,yemek yap v.s v.s ve dışarıda da çalış o kadar tükendiğimi hissediyorum ki artık bu duygu uzayacak diye korkmuyor değilim.Hep ev işlerinde düzenli yardımcı almak gibi bir niyetim vardır ama bi bakarım kendim halletmişim ve yorgunluktan göçmüşüm,Kızıyorum kendime hem de çok.Bazen günlerce yüzüm gülmüyor ben topluyorum onlar dağıtıyor diye..Acaba fazla mı abartıyorum bu düzen işini yoksa herşeye yetmeye çalışmak beni dibe mi vurdu bilemiyorum.

    • Nilgün Hanım, pek çok anne aynı ikilemi yaşıyor. Benim kişisel görüşüm, eğer imkan varsa mutlaka bir yardımcı alınması yönünde. Çünkü, ev işlerini biz yaparsak evin dağılmasına ya da kirlenmesine -istemeden- çok tepki gösteriyoruz (evdeki yardımcımız izinli olduğunda ben de aynı durumda oluyorum). Çünkü çok emek harcamış oluyoruz ve bunun değerinin bilinemediğini düşünüp gereksiz stres yaşıyoruz. Oysa ki, temizlik ve ütüyü başka birisi yaparsa hem yorulmamış, hem strese girmemiş oluyoruz. Üstelik de çocuklarımızla oyun oynamak için daha fazla zaman kalıyor. Lütfen bunu bir tecrübe aktarımı olarak görün :)))

      • o kadar haklısınız ki..Aslında hatamın farkındayım ama bunu başkasından duymak inanın rahatlatıyor.Ben de bu duruma bir son vermek istiyorum zira çok yıprandığımı hissediyorum.Teşekkürler cevabınız için.Sevgiler..

  6. Ne iyi geldi bu yazı. Yaşadığın yer mevzusunu biz de bir süredir düşünüyoruz. Parkı, bahçesi olan yürüyerek işimizi halledebileceğimiz bir yer çok cazip gerçekten. 34 ve 11 aylık iki kız annesi olarak tünelden selam ve sevgiler:)

  7. Henüz bir yaşında bir kız annesiyken ve önümüzdeki yıllarda ikinci bir bebeği de düşünmekteyken bu yazı hem korkuttu, hem yüreklendirdi aynı anda:) Ben ve eşim çalıştığımız için, ev işlerine yardımcı olmak için bir abla geliyordu evimize haftada bir kez. Ne zaman ki kızım doğdu, ben birkaç ay sonra işe başlayacağımı düşünerek ablamızı haftada 2 gün çağırmaya başladım. Aslına bakarsan kendi yapabileceğim bir şey için başka birine para veriyor olmak başta bana çok tuhaf geldi. Ama hep şunu düşündüm, zamanımı ya bulaşık makinesini doldurup boşaltmaya, havuçları rendeleyip soğanları doğramaya, ya da kızımla kitap okumaya, oyun oynamaya ayıracaktım. Maalesef benim şartlarımda bu seçimi yapmam şarttı, bu yüzden bu ayrım netleşince çok da üzerine düşünmedim gerekli mi diye. Hiç de pişman değilim. Şu an ev işi olarak sadece yemek yapıyorum, ama yemeği pişirmem için malzemeleri bile yardımcım gündüzden hazırlamış dolaba kaldırmış oluyor. Yardım almak ile ilgili son olarak şunu söylemek istiyorum, yaşasın geniş aileler, yakında oturan akrabalar ve bebekleri çok seven halalar teyzeler. Kızıma ben işe başladığımdan beri dönüşümlü olarak anneannesi, babaannesi ve halalarımız bakıyor. Her gün bu imkanımız için tekrar tekrar şükrediyorum. Herkese bol destek olan geniş bir aile, ve imkanları dahilinde becerikli yardımcılar diliyorum:)

  8. Özgürün annesi

    ben bugünlerde sizin yazdığınız dönemdeyim. Biri dört yaşını doldurmak üzere biri de üç aylık iki oğlum var. İlk anneliğimdeki kadar tecrübesiz değilim ama yetişmek zorunda olduğum iki çocuğum var. Birinin okulu birimin gazı derken sınırlara geldiğim çok oluup bı aralar.Bende yükümün azalıp aydınlığa çıkacağım günleri iple çekiyorum. Umarım bende biran çnce annelik depresyonundan sıyrılırım

  9. Sabah arkadasim whatsapp’dan yazdi blogcuanne’nin bugunku yazisini okumalisin, bence blogcuanne senin 4 yil sonraki halin… Biliyorum instagram’da gordum, ilk firsatta okuycam dedim. Ilk firsat anneannemiz yardima gelip 7 aylik Canim’la ilgilenince, 23 aylik Deniz’im de uykuya dalinca dogdu! Once dort yil onceki yaziyi okudum aglaya aglaya, sonra bugunkunu okudum bir oh cekerek. Tam da gecen hafta hic istemedigim bir ortamda cocuklar yuzunden hic kimsenin benden beklemedigi bir sinir krizi gecirmisken ve bunun uzerine kendimi sorgularken o kadar iyi geldi ki bu yazi. Bu cocuklari ben isteyerek yaptim, sikayet etmeye hakkim yok, kimseden yardim almadan da idare edebilmeliyim, neden yalniz kalinca ipler kopuveriyor diye icim icimi yiyordu son birkac gundur. Aynen dedigin gibi… O tek basina cocuk yetistirmelerine, ozguvenlerine ozendigimiz Amerikalar’in kendisi demis “Cocuk yetistirmek icin bir köy gerekir!”. Kimseye bir sey kanitlamak zorunda degiliz, hele ki kendimize asla. Eskiden annelerimiz, nenelerimiz tek basina kotariyorlarmis bu isi, olabilir. Onlarin hayattan beklentileri ile bizim beklentilerimiz cok farkli. Kesinlikle elestirmek ya da kendimizi ustun gormek icin soylemiyorum. Bizim bu sekilde egitim gormemizi saglayan, hayatta annelikten farkli gorevlerimiz, yeteneklerimiz oldugunu bize asilayan da onlar. O yuzden bu devirde yardim almak sart. Evde oturan bir anne bile olsaniz bireysel ihtiyaclarinizi gidermek, nefes alabilmek, farkli bir seyler uretebilmek, kendinizi gelistirebilmek icin yardim almak sart, ki benim su anki durumum bu. Ne diyim harika bir yazi. Yuregine, kalemine saglik Elif…

  10. bende üç çocukla inanılmaz zorlanıyorum.bazende anacığımı düşünüp kendine gel diyorum sonra.hadi sizi çocukluğuma götüreyim; sabah kalkınca annem evde olmazdı, ya tarladaydı güneydoğu güneşi azıtmadan tarla işi bitmeliydi yoksa allahın sıcağında beyin kanaması geçirilirdi.kışında hayvanlar ahırda bakıldığı için sabahları ahırdaydı.bizler allahın güneydoğu ayazında ayakkabısız annemizi beklerdik.gelsinde bir çorba versin.sonra temizlik ,çamaşır,yemek derken akşam olur.bizde bütün gün sokakta oynardık.hastalandığımızda şehre götürecek bir araç bulunmazdı.okul deseniz terör olaylarından öğretmenler köye gelmez, çocuklar geç başlardı.bunları düşününce bunca maddi manevi inkanım varken şikayet etmeye utanıyorum.ama gerçektende bütün anneler gibi ben çok zorlanıyorum.çocuklarımın büyümesini bende iple çekiyorum .eski yazı tam beni anlatıyor.

  11. Gerçekten çıkılıyor mu? Ölmeyi düşünür haldeyim..Bebeğim 8 günlük hiç uyumuyor ve fiziksel olarak olmasa da ruhen yalnızım

    • Ay demeyin öyle ölmek filan, tabii ki cikiliyor…En, ama en zor zamanlar ilk üc ay. Ben ne depresyonlara girdim de antidepresenlarla anca ciktim, ilk üc ay sürekli agladim, cafelerin orta yerinde aglama krizlerine girdim, hic tanimadigim insanlar yardima kostu da aglamaktan helak olan oglum iki dakika icinde uyuyuverdi :) Dogum sonrasi yasadigim komplikasyonlar yüzünden kendime bile bakamayacak haldeydim, üstüne bir de kücücük bebegin bakimi ve ne kadar kendinizi hazirlasaniz da aslinda hazir olmadiginiz manevi yükü gelince cildiracak gibiydim, üstelik ilk dört ay gece-gündüz hic yalniz kalmadigim, etrafimda esim, annem, iki ablam, kayinvalidem, herkes pervane oldugu halde…Hepsi, ama hepsi geciyor. Hem siz, hem bebeginiz saglikli olduktan sonra asilmayacak sorun yok, inanin bana.

      Simdi 2,5 yasina gelen oglumla birlikte karniyarik bile yapiyoruz, -maasallah- nasil büyüdügünü, bidir bidir konustugunu hayretler icinde seyrediyoruz. Ve ilk zamanlar “ikinci cocuk” diyeni bogarim diyen ben, simdi bebek kokusu özlüyorum :)

  12. “Seni seviyoruz Blogcu Anne!!!!” diye bağırabilir miyim :)
    Biri 3,5 yasında biri de karnımdan 1-2 haftaya çıkacak olan iki erkek çocuğu ile tünelin tam giriş kısmındayım. Daha 4 yıl olsa da o tünelin sonunun aydınlık olduğunun böyle güzel deneyimlerle anlatılması içime su serpti :)

  13. Aynı anda hem temizlik hem yemek hem de bebekle kaliteli zaman gecireyim olmuyor gerçekten. Bunlara ek bir de eşimi de düşüneyim hiç olmuyor. Ben çoğunlukla kızımı ve kocamı seciyorum. Evde genelde bir cesit yemek oluyor. Bazen dışarda yiyoruz, bazen eve söylüyoruz. Ev dağınıklığıni ise hiç dert etmiyorum.

  14. Ben de o tünelin ışığını bekliyorum 23 aylık oğlum ile … Allah hepimize yardım etsin. işimiz gerçekten çok zor. sevgiler,

  15. :) dun hastaydim ve oglanlara “lutfen biraz sakin durun ve beni yormayin, halsizim ve hastayim tamam mi” dedim… buyuk oglumun bir anda kucugu yedirmeye basladigina sahit oldum, soyle bir konusmayla “anne bu simdi haylazlik yapip yemeyecek, o yuzden ben veriyorum boylelikle sen yorulmayacaksin, bak ne kadar akilliyim degil mi” buyuk 5 kucuk 3 yasinda… simdi hayalim bu veletlerle buyuk bir bisiklet turuna cikmak! ohhh bitti boklu bezler, kusmuklar, kosusturmacali annelikler… sabredin yeni anneler!

  16. Biri 5 yasinda digeri 7 aylik iki oglan bebenin anasi olarak kendimi 4 yil sonrasina isinlamak istedim…haftaici gelen bir yardimcim var, haftasonlari yalniz kaliyordum, bazen esimde evde oluyordu ama surekli bir gerginlik hakimdi. Baktim olmayacak, kavgalar artiyor haftasonu da gelecek ayri bir kadin buldum son iki haftadir. Insan yuzune cikabilir olduk sayesinde. Gelin gorun ki o kadar cok elestiri aldim ki, bi haftasonu da kendin bakamiyor musun diye kendi ailemden bile..once bi yetersiz hisseder gibi oldumsa da amannn dedim he bakamiyorum, ben sizin kadar becerikli degilim..sizin yazinizi okutacagim simdi!!

  17. Dort ay sonra gelecek bebegimle iki cocuklular kervanina katilacagim. Oglum 5bucuk yasinda tunelden cikmistik simdi yeniden girecegiz sanirim ama umudum var :) super bir yazi tesekkurler :)

  18. yardım alma konusunda ben de çok sıkıntılı biriyim, illa her işimi kendim görmeliyim başım göğe erecek sanki.. ydışına taşınıp da temizlik için bile yardımcı alamayınca, bakıcımız da çocuğun hiçbişeyini yapmayınca çok zor bir 6 ay geçirdim, gece yarıları çocuk uyuduktan sonra ertesi günün yemeğini hazırlıyordum ya da o babasıyla oyun oynarken kendimi bişeyler yaparken buluyordum.. yatılı bakıcı konusuna asla diyen ben kabul etmek zorunda kaldım.. işte o zaman anladım ki hakkaten tek başına çocuk yetiştirilmiyor hele ki çalışırken.. şimdi evdeki tüm zamanımı aileme ayırabiliyorum. sadece birkaç yemeği ben yapıyorum o da malzemelerime dahi bakıcımız yardımcı oluyor..maşallah diyeyim bundan böyle çocuklarımı tam olarak büyütene kadar bu düzende devam etmeyi istiyorum..

  19. şu an amerıka da (los angeles) biri 6 aylık biri 3 yasında olan ıkı cocugumla hastalıkla bogusurken şu yazınız nasıl ıyı geldi anlatamam. Kimse yok yardım edebilcek, depresyonun eşiğindeyim bu aralar. bayrak gribinde de sıra en küçügümüzde. Ve sanki beni anlatmıssınız, büyüğü kreşten almak için küçüğü anakucagına bindir indir , yemek, banyo, oyun vs. eminim buyudukce daha rahat olucaklarına. İnşallah bizde türkiye ye geri döneriz birgün. 5 sene oldu alışamadım

  20. Benim de 5 ve 32 aylık iki oğlan bebem var. Yardımcı alacak durumum yok çünkü ben şu an ücretsiz iznindeyim yani iki senedir :-) en yakın akrabam 16 saat uzakta oturuyor. Ama küçüğü koynuma takıp büyüğü parka sahile götürüyorum. Pazara cümbür cemaat çıkıyoruz. Pazarda herkes ayy yazık bırakacak kimsesi yok galiba diyor duyuyorum :-) ev mi?? Bazen 4 4lük bazen al sen de bi at kostur içinde. Yemekler oluyor ya günde 3 öğün o yetiyor. Tünelin sonunun ışık olduğunun hatırlatılması çok güzel ben de bu karmaşık durumların tadını çıkartıyorum. Bi de keşke bu durumları anlayabilen ve yetisemeyecegimi fark eden akşam geldiğinde ev daginiksa surat aşmayip konuşan bi eşim olsaydı. Ona göre annelikte iyiyim ama kötü ev hanimiyim. Tabi günde iki kere süpürge açtığım belli olmuyor akşam geldiğinde :-(

  21. Dört bir yanım akrabalarımla çevrili(anne, hala, kuzen) 3,5 yaşında kızım var ilk 40 gün annem yanımdaydı ne olduysa o 40 günden sonra oldu:) yapayalnız kaldım..uykusuz gecelerin sabahında eşime işe gitme iZin iste gözümü açacak Halim yok diye ağlardım.. Etrafımdakilerden yardım istediğimde ki bu annem olurdu genellikle hiç geri çevrilmedim ama söylenerek gelirdi( onunda işi gücü,eşi dostu,epey fazladır,vardır muhakkak bir meşguliyeti:))bende bir süre sonra yardım istemekten vazgeçtim(gurur yaptım:))) şimdi bir sinemaya bile gidemiyoruz!kızımı bırakmak istemiyorum kimselere daha doğrusu yardım istemiyorum.eşim dışında yardımcım yok çok bunaldığım zamanlarda hafta sonları kızımı sadece ona bırakıp ben arkadaşlarımla takılıyorum..

  22. Hersey cok zorken tanıdım sizi su an 20 ay ve 4 yasında iki erkek annesiyim aşağı yukarı aynı seyleri yaşamışız cocukları uyuttuktan sonra terapi icin yazılarınızı okuyorum diyebilirim sevgiler…

  23. Benim veledlerin kız olanı 5,3, erkek olanı 3,5 yaşındalar. Görünürde güneş açsa da, çalışan anne sendromlu bir tünelde geçti son birkaç yıl. Şimdilerde sanki ufaktan bir ışık hüzmesi geliyor gibi. Ha gayret bu kışı da atlattık mı, yolumuz da aydınlanacak sanki. En azından uykumuzu tam alacağız. Eeee şoförün uykusuz olması yakışık almaz di mi ama? Yolculuğun bundan sonrası daha eğlenceli geçecek gibi, her ne kadar uzun bir yol olsa da….

    Valla ben de eski yazılarımı okuyunca kendimi bir kez daha tebrik ediyorum. Yahu 1 yıl beraber emdiler, hem de ikisinin de altı bağlıydı. Vay be ne günlerdi…. Eferim bana, bak aklıma geldi o günler yine :)

  24. Diğer yazınızı tekrar okudum. Ne güzel anlatmıştınız süper anne olmaya çalışmanın ne kadar manasız ve yorucu olduğunu. Ben de annemden uzak, üstelik çalışarak iki bebemi (ikiz olsalar daha iyiydi belki, 1 yaş var aralarında) büyütmeye çalışıyordum o zamanlar. Hala da çalışıyorum. Ama şimdi büyük 6, küçük 5 yaşında. Daha kolayladı bazı şeyler ve ben de büyüdüm bu arada dediğiniz gibi. Herşey daha keyifli daha güzel olmaya başladı gerçekten. Hele aralarında yaptıkları sohbeti çaktırmadan dinlemenin tadı bambaşka:))
    Sevgiler.

  25. Elif, yazını hatta 4 sene önceki yazını da okudum. Okurken de resmen nefesim kesildi. Yazdıklarının hepsini hepimiz yaşadık malesef:( ama seni bir kez daha tebrik ediyorum . Çünkü o günleri yaşarken bir de blog yazmak , buna zaman ayırabilmek taktire şayen bi durum. Misal ben o günlerde kahve keyfi bile yapamıyordum:( zaten 13 yıl önce internet / sosyal ağlar bana çok çok uzak şeylerdi:)
    Şule