25 Yorum

Sanem’in Lohusa Günlüğü, 3

“May Day May Day” mi desem? “Yetişin komşular yangın var!” mı desem? Ne desem bilemiyorum. Evin ortasına bomba düşmüş gibi. Mutfağa şu içmeye gidene kadar türlü oyuncağa (yanlışlıkla) basıp ya bipliyorum, ya hışırdıyorum.. Fakat bütün işleri bir kenara bırakıp bugün içimi dökeceğim. Kendime söz vermiştim. Her hafta düzenli yazacak ve anne arkadaşlarımla dertleşecektim. Zaten bırakılan yorumlara cevap veremiyorum diye de üzülüyorum. Ama hepsini okuyorum, hem de birden fazla kere okuyorum. Çok iyi geliyor. Yalnız olmadığımı hatırlıyorum okurken. Buradan şimdilik topluca teşekkür edeyim sonra en kısa zamanda cevap yazmak istiyorum tek tek.

Bu nasıl geçtiğini anlamadığım üç haftada önce Efe ateşlendi. Sadece bir gün sürdü ama yine de kreşe gitmesin evde dinlensin, toparlansın derken düzen orada bir bozuldu. Arkasından ben rahatsızlandım. Bademciklerim şişti. Ben senelerdir bademciklerimin bu kadar kötü olduğunu hatırlamıyorum. Yutkunamamak ne kelime. Bir bardak suyu yudum yudum yarım saatte içiyordum. Susuz, aç kaldığıma mı yanayım, acaba sütüm etkilenir mi diye hayıflanayım ama neyse ki sütüm etkilenmedi.

IMG_9698

 

Doktorun yaptığı boğaz kültürü sonuncunda streptokokus isimli bir bakteri taşıdığım ortaya çıktı. Antibiyotik verdi .Yan etkilerini sorduk Deren için. Biraz karın ağrısı yapabilir dedi. Gerçekten de antibiyotiğin ikinci gününde yavrum kıvranmaya başladı. Benim koyduğun yerde duran, kendi kendine uyuyan pamuğum gitti yerine sürekli ağlayan, rahatsız bir bebek geldi. O zaman anladım kolikli bir bebeğin ne zor olduğunu…

Bir hafta da böyle geçti derken Deren rahatsızlandı. Deren’in boynunun etrafında kat kat olan yerler kırmızıydı. Dahası ıslaktı ve bir türlü kurumuyordu. 5. hafta doktor ziyaretimizde doktorumuz günde iki kere saç kurutma makinasıyla soğuk hava tutup kurutmamızı söyleyip bir de krem yazmıştı. Bebeklerin hava almayan katlanan yerlerinde olabiliyormuş böyle durumlar. Her ihtimale karşı enfeksiyon var mı diye bakmak için örnek de almıştı. Bir iki gün bekledik. Doktorun dediklerini aynen yaptık ama hiçbir düzelme olmadığı gibi daha da kötüye gitti Deren’in boynu. Öyle olunca doktora tekrar gitmeyi beklemeden bir Pazar sabahı ben acili aradım, çok küçük olduğu için hemen hastaneye çağırdılar durumu anlattığımda. Ben hastaneye giderken hala sevgilime “Biz bir iki saate yanınızda oluruz siz keyfinize bakın kahve içer döneriz” diyordum. Ama gittiğimiz gibi üç gece hastanede kaldık. Deren’in boynunda da meğerse benim bademciklerimdeki bakteriden varmış. Yani ona da bulaştırmışım. Ateşi hiç olmadı çok şükür ama çok küçük olduğu için bırakmadılar. Bir de bulaşıcı olduğu için bizi izole bir odaya kapattılar.(Karantinaya aldılar da diyebiliriz.) Arkasından ihtiyaçlarımızı getiren oğlumla sevgilimin de boğazında aynı bakteriden olduğu ortaya çıktı. Hepimiz bir odanın içinde üç gün birbirimizi oyaladık.

IMG_9713

İlk gün çok moralim bozuldu. Nasıl bozulmasın! Yardım alabileceğimiz kimse olmadığı için iki tane minik yavruyla hastane odasında başbaşa kaldık. Yok biz bu işi yapamayacağız, ne yapacağız, nasıl yapacağız diye söylendim ve de ağladım durdum. Çaresiz hissetmemin bir sebebi de, Deren’in (Türk makamları sağolsun) bir türlü çıkartamadığımız nüfus cüzdanından kaynaklı zincirleme gecikmelerdi. Nüfus cüzdanı çıkartamadığımız için, pasaport alamıyor, dolayısıyla oturma müsadesi alamıyor ve en nihayetinde seyahat edemiyorduk ki nüfus cüzdanı kısmı neyseki halloldu. İnşallah pürüz çıkmadan diğer aşamalarda tamamlanırsa ben anneme kaçacağım. En az iki günde bir babayı işten arayıp “Yetiş!” diye apar topar eve çağırıyoruz. Ondan sonra işleri yarım kalan babayı Pazar günleri de rahat bırakmayıp ofise giderken peşine takılıyoruz.

Deren uykuyu seven, rahat bir bebek. Karnı doyunca yatağına koyuyorum, emzik de alıyor. Uyuyor ondan sonra kendi kendine. Kundağa falan da gerek yok. Gündüzleri iki üç saat, geceleri altı saate kadar uyuyor hem de… Bu durumdan kendimize pay çıkaramam. Efe’den farklı hiçbir şey yapmadık çünkü Deren’e. Fakat Efe uykuyu sevmiyordu. Deren seviyor. Efe memede uyurdu, Deren kendi kendine uyuyor. Yine de bugün otobüste giderken bir anneye takıldı gözüm. Bebeği gık dese kucağına alıyor, onu oyalamaya çalışıyordu. Ağlamasına hiçbir şekilde müsade etmiyordu. Biz de Efe’de böyleydik. Gak dedin kucak, guk dedin meme. Pişman değilim böyle yaptığımıza ama Deren’de tek farklı şey bu sanırım. Ağlamasından korkmuyorum. Korksam ne olacak, Efe’yle bazen o kadar meşgul oluyorum ki, bazen o kadar bırakmıyor ki Deren uyandığını duyurmak için biraz fazla “bağırmak” zorunda kalabiliyor. Bu yüzden belki de daha rahat büyüyor.

IMG_9815

İşte Deren böyle olmasa, geceleri uykumuzu alamıyor olsak halimiz nice olurdu. Boşuna dememişler “Tek çocuk hiç çocuk, iki çocuk çok çocuk” diye…

Haftaya (umarım) görüşmek üzere.

Çok çok sevgiler,

Sanem.

***

Sanem’in Lohusa Günlüğü’nü buradan takip edebilir; gebelik günlüğü yazılarını buradan okuyabilirsiniz.

25 yorum

  1. cok cok gecmis olsun Sanem. Bu arada zaman okadar cabuk geciyor ki, inanilmaz…daha dün gebelik günlügünü okuyorduk. Ne, nasil, nezaman, nerede olacak diyordun, simdi ise pamuk seker Deren in resimlerine bakiyoruz. Efe nin pozuna bayildiiiim bu arada. Yerim yerim yerim o ne bicim durustur õyle. Kolayliklar diliyorum sana.evet, anne candir!bende annemin cok yakininda oturuyorum, bide odasini hazirladik, bebek geldiginde aneanede bizde kalsin diye.bakalim herseyin hayirlisi

  2. Emzikli küçük abi 🙂 Canım benim, ikisi de çok tatlılar, hepinize geçmiş olsun ..

  3. Çok çok geçmiş olsun. Daha önce yorum yazmıştım gebelik günlüğündeki bir yazınıza. Belki de uyuyan bir bebeğiniz olur, 2 bebekli hayat düşündüğünüzden kolay olabilir demiştim. Hastalık sizi yormuş ama en azından uyuyan bir bebeğiniz var 🙂 maşallah allah sağlık sıhhat versin ailenize 🙂

  4. Gecmiş olsun sanem, tekrarı olmasın insallah…
    Gebelik gunluklerini takip ediyordum, ben de 2.yi beklediğim için cok da meraktaydım. Aramızda sanirim 5-6hf vardi. En cok da dogum hikayeni merak ediyordum ama senden haber alamadan geldi bizimkisi. Ben de anneanne-babaanne yetisemedigi icin tek basima gittim dogumhaneye. Buyuk kızım ve babasi odada kaldilar. Minikle ilk 2 saatimiz cekirdek ailemizle basbasaydi 🙂 bgn 3 hf bitti bizim. Annem-babam buradalar ve iyiki varlar, gercekten tek basina 2 cocuklu bir evi cekip cevirmek zor. Sana kolaylıklar diliyorum, ne kadar zor oldugunu bilsem de…

  5. Çok geçmiş olsun Sanem hanım. Dilerim bir daha yaşanmaz . Haberlerinizi bekliyoruz her hafta, yaz olur mu 🙂

  6. Geçmiş olsun hepinize. Sağlıklı günler olsun bundan sonra hep. Derenin seni çok yormamasına mutlu oldum. Çünkü seni takip edince 2.çocuk olduğu zaman neler yaşayacağımı az çok görüyorum, ön hazırlık oluyor bir nevi.

  7. EMİNİM ÇOK ZOR OLDUGUNA AMA YINEDE YASAYAN BİLİR.Bir tarafta hormonlar, diğer tarafta çocuklar Allah yardımcnız olsun dıyorum , sevgılerımle

  8. Gecmis olsun! Masallah Deren’e ve Efe’ye, Allah nazardan korusun. Sevdim ben bu lohusa gunlugu fikrini.

  9. DERİN BİR NEFES VE ”BU DA GEÇER” demek..Sezen’in şarkısı var ”geçer, geçer, daha öncekiler gibi, bu da geçer, neler neler geçmedi ki” . O şarkıyı mırıldanırdım ben. Benim küçük oğlan çok huzursuzdu ilk 4-5 ay, yerde miyiz, gökte miyiz bilmezdik. Babanın peşine takılıp çok gittik biz de haftasonları. Şimdi 1.5 yaşında ve ben çok değil, 1 yıl sonra ikisini babayla baş başa bırakıp 3-5 günlük tatillere gidebileceğimi biliyorum.

    Geçiyor, sabır, sükunet, huzur içine olmaya çalış sevgili Sanem. Kolaylıklar dilerim.

    • Ben de Goksel’den ‘sabir’ ve ‘depresyondayim’ sarkilar arasinda gidip geliyorum 🙂
      Cok tesekkurler!

  10. Öyle tanıdık geliyor ki yazdıkların. Heralde aynı zamanlarda aynı şeyleri yaşadığımızdan 🙂 karantina hariç, gerçi şu son 2 ayda 6. kez boğaz enfeksiyonu geçiriyorum ve ağrı kesicilerle ayakta duruyorum. Belki dr’a gitsem bizi de alırlar 🙂 eminim (umuyorum) seneye bu günleri unutmuş olacağız…

    Geçmiş olsun.

  11. geçmiş olsun nedense her çocuk sürekli hasta bu aralar şaka gibi, güzel yazmışsınız içinizi dökmüşsünüz bizim gibi şanslı anneler de var şanslısınız çünkü brebeğiniz koyunca uyuyor, uykuyu seven çocuk herşeye bedel, gece de uyanmaz bence çok ytakında bizde hatırlamıyoruz gece uyanmak nedir bilmeyiz, kolaylıklar dilerim, iki çocuk zor ama keyifli

  12. Canım Sanem seni okumak nasıl iyi geliyor bana. Biz de bu hafta ev içi karantinadayiz. Önce büyük oğlan bronsiyolit oldu sanat küçük sonra uykusuz kalan babayla ben. Büyük 4 gün gece kesintisiz atesliydi. Bizim abimiz de sizin gibi emzikli 🙂 eve el sürmek bile lüks oldu 2 gün. Şükür daha iyiyiz hiç değilse ateş bitti ama küçüğüm çok kötü öksürüyor hala 🙁 size de çok geçmiş olsun. Ne tedavi uyguladılar komple antibiyotik mi verdiler maaile zaten öyleyse niye odada tuttular ki evde dursaniz daha rahat olmaz miydi?

    • Bana da sizlerin yorumlarini okumak cok iyi geliyir cok tesekkurler! Ve size de cok gecmis olsun!

      Ailece antibiyotik kullandik evet. Deren cok kucuk oldugu icin, risk alip eve gondermek istemediler.

      Cok sevgiler..