0 Yorum

Öznur’un Gebelik Günlüğü, 21. hafta

İstanbul’dan yazan ve ilk gebeliğini anlatan, ‘yaklaşık 4 saatini trafikte geçiren, tahammül sınırlarını oldukça genişletmiş ama bunun yanında sinir sahibi olmuş ve günün birinde delirip mutlaka Ege’ye yerleşecek olan (klasik) bir bilişim sektörü çalışanı’ olan Öznur yazılarına devam ediyor.

 

***

Zaman ne çabuk geçiyor, 3 ay öncesinden randevusunu alıp, hiç gelmeyecekmiş gibi gelen detaylı ultrasonu da yaptırdık.

Önce hikayemizi anlattık, 11. haftada ense kalınlığı tespit edildiğini, sonra düzeldiğini, amniyosentez yapıldığını, salak gibi fish testi yaptırmadığımızı ve bu yüzden son bir haftadır kıvrandığımı falan.

Sonuçları bekliyoruz dedik. “Önce ben bir çalışayım, sonra sizinle konuşuruz” dedi. Kendi kendi mırıldanarak, arasıra asistanınına bilmediğim terimleri söyleyip “Tamam” diyerek yaklaşık bir 10-15 dakika geçirdik. Her tamam dediğinde içim biraz daha rahatlıyordu.

Enseye gelinceye kadar.

Sınırda çıktı ense kalınlığı. 5,3 mm ile 6,5 mm arasında birkaç ölçüm yaptı. Bu haftada olması gereken üst sınır 6,5 mm ymiş. Takıldığı tek nokta da bu oldu zaten, onun dışında özelikle kalp ve beyin gelişimi normal. Her şeyi normal. Ama ülkenin en iyi profesörünün ayrıntılı USG raporunda tanımladığı “anormal” bir ense kalınlığı raporumuz var artık.

Muayene bittikten sonra odasına geçtik.

Amniyosentez sonuçları normal gelirse, array testlerine başlamamızı tavsiye etti. Array testlerinin her anomaliyi tespit edemeyeceğini de söyledi. Ama özellikle üzerinde durduğu Noonan diye bir sendrom oldu. Muhtemelen daha önce duymamışsınızdır, ben de ilk kez duydum. Ense kalınlığı en büyük belirtisi ve kalp anomalileri. Ama kaç mm’lik bir ense bunu düşündürmeli bilmiyorum. Çok fazla kaynak bulamadım doğum öncesi belirtileri ile ilgili. Zaten onun dışındaki kalp ve gelişim ile bilgili belirtilerinin hiçbirini taşımıyoruz. Ama amniyosentez sonuçları normal gelirse, bu sendrom için bir araştırma yapılsın dedi.

Oznur21

Ve ekledi;

“Sonuçlarınız normal çıkarsa Noonan riskiniz sadece %5 ama yapılacak testlerle bu sendromun bebeğinizde olup olmadığını sadece %50-60 oranında tespit edebiliriz. ”

%50 mi? Eee bunu ben de test yaptırmadan söyleyebilirim zaten doktor beyciğim. Bir şey ya olur ya olmaz, oranı kabaca zaten %50’dir. Siz maksimum %60 oranında tespit edebiliyorsanız, biz tüm testleri yaptırsak bile zaten %5 olan ihtimalimizi %2 ye mi indirebileceğiz ancak? Sadece %3 için mi yapılıyor 4-5 bin liralık ve en az bir ay bekleme süresi olan, hadi hepsini geçtim benim hamile mi denek mi olduğumu bir türlü anlayamamama sebep olan o testler?

Yani koskoca bilim dalı bunu tespit edemiyorsa eğer niye bunca test yapılıyor o zaman? Ya da tespit edilemiyorsa niye bu ihtimalden bahsediliyor? Doktorlar görevleri icabı yapıyor biliyorum, her ihtimali değerlendirmek zorundalar ama şimdi bu sürecin sonuna kadar aklımdan çıkmayacak bir sendromun gerginliğini “görev icabı” tüm hamileliğim boyunca taşıyacak mıyım?

Doktorlara değil ama tıp biliminin gizemine sinir olmaya başladım. Ete kemiğe bürünüp karşıma çıksa tekme tokat dövesim var, o derece.

Moral bozukluğundan  daha çok sinirliyim, down sendromlu olma ihtimaline %70-80 dediklerinde bile bu kadar dağılmayan ben dünden beri saldıracak bir yer arıyorum.  Halbuki ihtimal sadece %5. Teoride çok daha güçlü olmam gerekirdi ama teorideki gibi ilerlemiyor hiçbir şey. Çünkü amniyosentez sonuçları çıktığında ne olduğu kesin olarak belli olacaktı, kötü sonuç zaten beklemiyorum, yani en sonunda rahat edecektik. Ama artık durum öyle değil.  Amniyosentez iyi çıksa da ne olduğunu doğuma kadar asla bilemeyeceğimiz küçük bir ihtimalimiz daha var artık.

Sanırım bu gidişle sendrom profesörü olacağım.

Bunların dışında diğer her şeyi normal kızımın. 300 gr olmuş, çok hareketliydi ultrason yapılırken. Kıpırtıları da iteklemelere dönüştü son iki gündür. Normalde hislerimi tarif ederken zorlanmam ama bu hissi tarif etmem gerçekten zor. Coşku da var, sevinç de, şaşkınlık da, endişe de.

Ve son olarak sevgili Şimal’e geçmiş olsun dileklerimi iletmek istiyorum. O kadar farklı sorunları, o kadar aynı korkuyla yaşıyoruz ve o kadar iyi anlıyorum ki onu. Ve en kötüsü de çaresizlik. Hiçbir şey yapamadan öylece beklemek, sanırım en zoru bu.

Umarım bebeklerine, bebeklerimize sağlıkla kavuşuruz, başka bir dileğim, isteğim, amacım yok şu an.

Amniyosentez sonuçlarının bu hafta çıkması lazım, hadi güzel kızım.

Sevgiler,

Öznur

***

Öznur’un tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz. 

Yorum yap

Girilmesi gerekli alanlar işaretlidir. *