126 Yorum

Laik ve bilimsel eğitim için

Geçen hafta cep telefonuma Turkcell’den bir mesaj geldi:

TEOG sınavına sadece 3 ay kaldı. Çocuğunuzun eksiklerini fark edip, herkesin önüne geçiren Turkcell Akademi TEOG paketi için hemen 2222’ye TEOG yazın

diyor ve ekliyordu

4,99 TL/ay

Birkaç gün sonra bir mesaj daha geldi:

YGS’ye son 40 gün! 2222e YGS yaz, deneme sınavlarını bir de Turkcell Akademi YGS Paketiyle çöz, eksiklerini keşfet, odaklanarak daha çok soru çöz ve kazan! 9.99/ay

‘Ne güzel bir eğitim sistemi’ diye düşündüm o an. Herkes ekmeğini yiyor, cep telefonu servis sağlayıcıları bile!

Memleketteki eğitim sisteminin tek sorunu ticarileşmesi değil elbette. 1982 Anayasası’na eklendiğinden beri zorunlu hale getirilen, Din Kültürü ve Ahlak Dersi adı altında aslıda temel olarak Sünni inancın anlatıldığı din dersleri, son Milli Eğitim Şurası’nda alınan ‘ilkokul birinci sınıftan itibaren verilmelidir’ kararıyla beraber ilkokul birinci sınıfa kadar indi. Yetmedi, anasınıflarında da ‘Değerler eğitimi’ adı altında sunulmasına karar verildi. (Türkiye’deki zorunlu din dersi uygulamasının tarihi ile ilgili bilgi almak isterseniz burada var)

6 yaşındaki bir çocuğa okulda temizlik değerlerini öğretebilirsiniz. Sosyal ortamlarda nasıl davranması gerektiğini öğretebilirsiniz. Vicdani değerleri -farklılıklar, paylaşım gibi konular üzerinden- aşılamaya çalışabilir, daha doğrusu evde aşılanan değerlere destek olabilirsiniz. Ancak 6 yaşındaki bir çocuğa, okulda, devlet okulunda hem de, dini değerleri veremezsiniz. Vermemelisiniz.

4+4+4 sistemiyle patlayan imam hatipleşme sürecinden sonra Milli Eğitim Şurası’nda alınan bu kararlar birçok insanı ve örgütü harekete geçirdi. Alevi dernekleri, Eğitim-Sen ve Birleşik Haziran Hareketi, birkaç haftadır düzenledikleri eğitim eylemlerine 13 Şubat Cuma günü bir yenisini ekledi ve öğretmenlere ‘okula gitmeyin’, velilere de ‘çocuklarınızı okula göndermeyin’ çağrısında bulundu. #Boykottayız eylemlerine destek vermek isteyen Eğitim-Sen’li öğretmenler o gün iş bırakacak, veliler o gün çocuklarını okula göndermeyecek.

Ben de onlardan biriyim. Ve ne mutlu bana ki sınıfta yalnız değilim. Yarın bir grup öğrenci okula gitmeyecek, umarım dikkat çekici bir sayıda olur.

Boykotla ilgili konuşurken sınıf arkadaşlarından birinin annesiyle, ‘N’apalım, bu memlekette yaşamak böyle bir şey… Öğrenecekler’ dedi… Evet, öyle. Öğrenecekler. Öğrensinler diye ben de geçen gün anlattım ona:

– Cuma günü okula gitmeyeceksin
– Neden?
– Boykot var.
– Boykot ne?
– Eylem, protesto…
– Ne için?
– Birçok şeyi, ama en çok da zorunlu din derslerini protesto etmek için.
– Evet, biz de 4. sınıfta görmeye başlayacağız, değil mi?
– Evet ama bu doğru değil. Din, okulda devletin öğretebileceği bir kavram değil. Çok kişisel bir şeydir din, herkesin inancı farklıdır, okula öğretilmemelidir.
– Evet, çünkü okulda öğretirlerse yanlış öğretiler di mi? Mesela Din yerine Sosyal Bilgiler öğretirler?
– …

Tam olarak öyle değil be yavrum. Keşke dinler tarihini, dinler kültürünü öğretseler… Keşke sizlere, anlamını bilmediğiniz dualar ezberletmeseler. O zaman farklı olurdu belki…

Ama öyle değil. O yüzden biz de #13ŞubattaBoykottayız.

Tabii ki bu memlekette boykot yapmak da kolay değil. İzmir Valiliği eylemleri ‘AKP karşıtı’ olduğu gerekçesiyle yasaklamış (boykot nasıl yasaklanır?), üstüne o güne öğretmenler kurulu toplantısı koymuş. Bu eyleme katılacakların fişlenecekleri söyleniyor, neye göre, kime göre fişleme? Fişleyeceksiniz diye çocuğumuza rapor almayıp okula bir sene erken başlattık zaten, daha ne kadar fişlenebiliriz, fişlensek ne yazar, ben bilmiyorum.

Bildiğim, yarın çocuğumla (ve anneleri işe giden iki arkadaşıyla) sinemaya gidiyorum.

(Boykot sebebiyle farklı şehirlerde birçok alternatif etkinlik düzenleniyor, hepsi de birbirinden güzel. Ben bunları bilmeden oğlana sinema sözü verdiğim için büyük çoğunluğuna katılamayacağım. İlgilenenler buradan bilgi alabilir)

Boykottayız

126 yorum

  1. Destek veriyorum ve 4+4+4’ten, eğitim sisteminden memnun olmayan tüm ebeveynlerin de desteklemesi gerektiğini düşünüyorum. 4+4+4 çıkarken hiçbir şey yapmadık ve sonuç ortada. Şimdi uyarı zamanı. Buunu da yapmayacaksak gerçekten şikayet bile etmeyelim ve düzene uyalım. Konuş konuş nereye kadar 🙂

  2. destekliyorum! çocuğum okula gitseydi de desteklerdim! ay fişlerlerse fişlesinler, hatta kimleri fişlediklerini de açıkça söylesinler benim çocuğumu da o öğretmenler okutsun bileyim yahu! benim çocuğumun sıra arkadaşları o velilerin çocukları olsun!

    • Aynı şeyi düşünmüştüm ben de, bilsek,bulsak birbirimizi keşke diye geçirdim içimden 🙂

  3. facede ve ınstagramda sürekli takipcinizdim yazdıklarınızı zevkle okuyordum çocuklarınızıda cok seviyorum, fakat k.bakmayın bu konuda sizinle aynı fikirde değilim..saygı,sevgi,paylaşma, ahlak egitiminde oldugu gibi din egitimide elbette ilk önce ailede verilmelidir fakat bunun okulda devam edilmesinin ne zararı var size anlamıyoruım..Mezhep konuşmayacagım sünni, alevi, şafi şayet doğru bilindigi taktirde yol ve maksat aynı olduğu taktirde yani Allah’a çıktığı sürece bi sakınca yok..Fakat ben müslüman bi anne isem cocugumun tanrı tanımaz(ateist), hristiyan, budizm vb. gibi dinleri tercih etmesine hoşgörüyle yaklaşamam ki.. İsmimiz çogunlugun müslüman olduğu bir ülke ise elbette öğretecekler..Bunları söylemem eğitim sistemini kabul ettigim anlamına gelmiyor egitim sistemimizin berbat oldugu konusunda hemfikirim sizinle ama Allahı tanıyan bireyler yetiştirilsin şu ülkede, sıkıştıkları zaman, daraldıkları zaman , umutsuzluga düştükleri zaman bi kaç dua olsun avuçlarında.. siz öğretin anlamlarınıda hem dua kadar ne huzur verebilir ki insana..

    • Facebook’taki yorumunuza da yanıt verdim, aynı şeyi söyleyeceğim: Siz nasıl çocuğunuzun ateist, Hristiyan ya da Budist olmasını istemiyorsanız aynı şekilde çocuğunun Müslüman olmasını istemeyen, farklı dinlere mensup ya da dinsiz ebeveynler de var. Ya da, dini inancı olup da bu eğitimi evde ya da dini bir ortamda vermeyi tercih edenler. Devlet, çatısı altındaki tüm vatandaşlarına aynı mesafeyle yaklaşmak zorunda. ‘Çoğunluk Müslüman’ diye Müslüman olmayan insanlara Müslümanlık -devlet okulunda- öğretilemez. Laiklik, ‘Kimse dini eğitim almasın’ demek değildir, ‘İstemeyen kimse dini eğitim almak zorunda bırakılmasın’ demektir. Birilerinin çocuğunun dini eğitim almaması, dini eğitim almak isteyen ve alan kimseler için tehdit değildir. Eğer devlet eliyle dini eğitim için talep varsa, o halde bunun seçmeli bir şekilde sunulması gerekir, anayasal zorunluluk olarak değil.

    • “Dua kadar ne huzur verebilir insana”… Bu soz eski patronlarimdan biriyle olan bir konusmayi hatirlatti. Italyan katolik olan bir bey “Dun kilisede bir rahibe hanimla sohbet ediyorduk, bana “gencler intihar edince cok uzuluyorum. Inanclari olsaydi, onlara guc verir, yasamlarina anlam gelirdi” dedi” dedi. Ben de dusundum heeeee tabi, kac inancli katolik/Musluman/… genc escinsel olduklari ve dinlerinin onlari sapkin diye tanimlamalari yuzunden, kendilerinden duyduklari utanc ve nefretle intihar ettiler, beyefendi de rahibe hanim da o gencleri unutmus ama. Ayrica hatirlatirim, namus cinayetleri kendini ateist olarak degil, inancli Musluman olarak gorenlerden cikiyor. Musluman imamlar 15 yasindaki kizi imam nikahiyla evlendiriyor, Musluman imamlar ikinci, ucuncu, dorduncu esi “evlendiriyor”. Ulkenin yuzde kacinin ne oldugu sizi ilgilendirmez. Yarin baskasina dinle uyanirlarsa da sizi ilgilendirmez. Sizin dininiz de onlari ilgilendirmez.
      Din ve vicdan ozgurlugu diye bir kavram var. Siz “Allah/cennet/cehennem/ahiret” kavramlarini “gercek” diye akil suzgecinden gecirme ve sorgulama kapasitesine sahip olmayan ilkokul bir cocuguna ogretirseniz, cocuk istismari yapmis olursunuz.

      • Namus cinayeti işleyenlerin müslüman olup olmadığıyla değil; cahilliği, merhametsizliği ve caniliğiyle ilgilenmeliyiz. Zira, islamın insan öldürmeyi yasakladığı konusunda şüphesi olan yoktur kanaatindeyim. Bu türden cinayetlerin tabi ki karşısındayız. Ancak, bunu yapan insanların müslüman kimliğini öne çıkarırken, müslümanları katledenlerin sahip olduğu islam nefretinden kimsenin söz etmemesi kötü niyeti baştan ortaya koyuyor.

        • E ne bekliyosunuz? Gayet sakin, insanlarin baris icinde yasadigi Kanada’da birkac sene once olan Afganistanli Shafia ailesi uc kizini oldurene kadar adamlar namus cinayeti diye birsey oldugunu bilmiyorlardi. Sucu hep “Islam dusmani gavur”a atmasi cok kolay geliyor, degil mi? Dubai’de tecavuze ugrarsaniz, “zina”dan hapise atilirsiniz. Katar’da evlilik disi hamile kalirsaniz iki sene hapis cezasi. Iran’da kadin taslama. Boko Haram’in kacirdigi masum kiz ogrenciler. E kusura bakmayin, bir oz elestiri zamani Islam alemi icin geldi ve gecti bile.
          Bu arada ilk cumlenizle cok iyi bir noktaya deginmissiniz. Namus cinayeti isleyenlerin, 15 yasinda kucuk kizi evlendirenlerin, cok esli adamlarin esas olan dini degil, caniligi ve cehaletleri. Hayatta iki tur insan vardir Zeynep Hanim. Bu da Musluman ve Musluman olmayan degil, iyi insan ve kotu insandir. Ateistlerden de, budistlerden de, Katolikten de korkmayiniz. Cocugunuzun baska din secmesinden de. Din ve vicdan ozgurlugu sizin icin birsey ifade ediyor mu?

          • evet dünyada iki tür insan var, iyi ve kötü insan. peki o zaman niye” bir de müslüman olacaklar” gibi cümleler kuruluyor. Niye islam ve terör aynı cümle içerisinde kullanılıyor. Zaten konunun buralara gelmesi bile düşündürücü.
            Bu arada, Diğer dinlere mensup olanlardan yada ateistlerden korkmuyorum. Ancak şu da unutulmamalıdır ki, halis bir Allah inancı insanı kötü amel işlemekten alıkoyar.

            • Tipki herhangi bir dini inanctan bagimsiz olarak, tüm varliklarin yasam hakkina ve tercihlerine duyulan saygi, özgürlügün sinirinin baskasinin özgürlügü oldugunun bilinci ile yasamanin da kötü amellere engel oldugu gibi.

              Bu iki yasam tarzinin birbirine üstünlügü yok!

            • Niye Islam ve teror ayni cumlede kullaniliyor? Kolay ve isimize gelen yanit, gavur oyunu. Zor olani Islam aleminin bir ozelestiri yapmasi. Ama zinadan kadin taslamak, kilicla bas kesmek bir suru Islam ulkesi icin daha kolay.

  4. Şimdi, “ama ben çocuğumun dinini kitabını öğrenmesini istiyorum, siz hep tek taraflı bakıyosunuz olaya!” diyecekler çıkacaktır. Esas o insanların bu boykotu desteklemesi lazım. Çünkü okulda kimin neyi nasıl öğreteceğini bilemezsiniz. Eğer çocuğunuza dinini kitabını öğretmek istiyorsanız, bulursunuz güvendiğiniz bir imam veya kuran kursu veren bir cami, çocuğunuzu oraya gönderirsiniz. Veyahut evde kendi ailenizin içinde, aile değerlerinizle de birleştirerek, kendiniz verirsiniz din eğitimini. Bunun yeri okul değildir.

    Fakat tabii burada maksat, çocukların küçük yaştan itibaren beyinlerine bazı şeyleri işlemek ve de pek tabii, imam hatip mezunlarına iş olanağı sağlamak olduğundan, çocukların ve ailelerinin yararına olacak mı olmayacak mı zaten umursanmıyor.

    • O zaman örgün eğitim sistemini kaldıralım herkes tutsun branşında uzman öğretmenler evinde eğitim-öğretim versin çocuğuna. Böylece imam hatip mezunlarına da iş imkanı doğmamış olur..

      • Islam dini, kimya fizik gibi pozitif bir bilim degildir. Inanctir. Laik ve demokratik bir devlet okulda “Allah varrrr, ahiret varrrr” diyemez. Siz 1000000000% insaniz, “tum kalbinizle gercegi bilseniz” bile bunun fen deneyini yapamazsiniz. Sonra bir baska laboratuvar sizin deneyinizi tekrarlayip, ayni sonuclari elde edemez. E benim koyu katolik arkadasim da “katolikligin” en gercek, en iyi din oldugunu “tum kalbiyle biliyor”. E herkes kendininkinin en iyisi oldugunu dusunuyor. Katolik aileye dogsaydiniz, siz de oyle dusunecektiniz. Oyle kendinizi “ben Islam’i bulurdum”la kandirmayiniz. Cografya ve tamamiyle rastgele bir Musluman aileye dogdunuz. Size kucuklugunuzden beri dini egitim verdiler, Musluman oldunuz.

        • Siz 1000000000% inansaniz*

        • Evet müslüman doğdum ve bunun için şükrediyorum.Yazmış olduklarınızda cevap verilecek başkaca bir nokta yok.

          • Eh Katolik arkadasim da Katolik oldugu icin, baska dinlere ait olmadigi icin sukredip, dua ediyor. E hanginiz dogru?

            • Herkes kendi doğrusuna inanmıyor mu zaten.ve doğru olduğunu düşündüğü fikrini,inancını savunup gerekleri için mücadele ediyor.

    • Ayrıca aklınızda bulunsun, imam hatip mezunu olup matematik öğretmenliği yapanlarda var. Okula gönderirken öğretmenleri iyi araştırın derim!!

      • Incir'in Annesi

        Imam Hatip mezunlarinin ogretmen olmasi kimseyi rahatsiz etmiyordur tahminim. Matematik ogretirken bir ogretmenin neye inandiginin onemi yoktur herhalde, neye inandigini kendine sakladigi muddetce.

        • İmam hatip mezunlarının öğretmen olması rahatsız ediyor bazılarını. Diğer yorumlarda da göreceksiniz başörtülülerin öğretmen olması konusunda yazılanlar bunu ve benzer düşünceleri ortaya koyuyor.

  5. Özel okullarda durum nedir? Bu boykot özel okulları da kapsıyor mu acaba? Bilgisi olan var mı?

    • Boykot, ‘laik ve bilimsel eğitim’ isteyen tüm velileri kapsıyor. Yarın sinemaya götüreceğim çocuklardan biri özel okulda okuyor.

  6. Tamda dun aksam eşimle konusuyorduk bu konu uzerıne sunnı bir aileden geliyorum eşim ise iranlı şii bir ailenin uyesi.Aynı topraklarda doğmamıs olsakta aşk birleştirdi yollarımızı ve son ıkı senedir geçirdiğimiz süreci dehsetle izliyorum. Biz ayyy bizim ufaklık sushi olacak espirileri yaparken yanıbasımızda mezhep çatısmasından birilerinin katledildiğini daha kotusu artık bizim ulkemizde de ayrımcılıgın gunbegun arttıgını gormek tanımsız uzuntu verıyor bana.
    Henüz bizim ufaklık yolda kısmetse üç haftaya aramızda olacak biz ona iyi ve durust bir insan olmayı öğreteceğiz anlayacağı yasa geldiğinde iki mezhebe ait bayramları kutlayacağız birlikte kurban
    bayramı , seker bayramı , nevrozu , yelda gecesi olacak .Ötekileştirilmememiz için , farklılıklarımızla birlik olabilmek için okumaya , öğrenmeye ve yargılamamaya çok ihtiyacımız olan bir surecten geciyoruz.
    Sevgili elif 36 haftalık bir anne adayıyım ve blogunla karsılasalı iki üç hafta oluyor bugun face teki sayfana bu yazdıklarının annelikle ne ilgisi var yazanları gordum ve senin onlara tarzını hiç bozmadan ve en onemlisi hala saygı sınırları içinde nasıl sabırla cevap verdiğini.Ki bence bir anne olarak tamda bunları paylaşmalısın hepimizin çocuklarının geleceği için daha laik bir ulke için.Sevgiyle x x x

  7. Sonuna kadar destekliyorum… Kendim lisede bölüm birincisiyken ve tüm derslerimin ortalaması 4.90 iken, yalnızca sözlü sırasında Allah yerine Tanrı dediğim ve kendi dilimden olmayan duaların ezberletilmesinden yakındığım için önce din dersi öğretmeni, sonra da tüm sınıf arkadaşlarım tarafından ateist ilan edildim.
    Namaz, kılan, oruç tutan, hatta hacı olan anne ve babanın kızıyım. Müslümanım ancak düşünmek ve düşündüğünü dile getirmek, sadece farklı bir şeyler söylemek ateizm ise sonuna kadar ateistim. Yavrularımı da bu şekilde yetiştireceğim. İnsana saygıları olsun da varsın dinsiz olsunlar. Yeter ki insan olsunlar!

  8. Kesinlikle destekliyorum.Din kişisel bir değerdir resmi kurum ve kuruluşlar da işi yoktur.Olsa bile bizim ülkemizde olduğu gibi zorunlu değil tercihe bırakılmalıdır zorunlu din dersi nasıl bir saçmalık?

  9. Goreve ilk basladigim yillarda is birakma eylemlerini ogrencilere yapilan haksizlik olarak algilardim. Bu sene ogretmen olarak 15. Yilimi calisiyorum ve dort yasinda bir oglum var artik. Cok sey degisti son on yilda. Aslinda katilmayi planlamadigim bu boykota meb in yogun engelleme calismalarindan dolayi inadina katilma karari aldim. Okul mudurumuz ilce milli egitimlerin okulu arayacaklari eyleme katilacaklarin adlarinin istenecegi konusunda beni uyardi (!) cok caydirici etkisi oldu gercekten

  10. bize destek veren velilerin varlığı umudumuzu yeşertiyor

  11. Incir'in Annesi

    Ilkokula inen dini egitim cok tehlikeli bir is. Lisede hepimiz din ogretmenlerinin (cogunun) nasil din ahlaki ve egitimi verdigini az cok hatirliyoruzdur. Belki benim liseye gittigim donemden sonra egitim cok degisti ama bazi seylerin de ayni kaldigindan eminim.

    Belki cok ilgisi yok ama Ilkokul 1. sinifa yeni baslamistim. Artik beni okula birakirken mi gorduler ne oldu bilmiyorum, bir sinif arkadasim bana “annem dedi ki senin annen cehenneme gidecek” “Neden”diye sordum. “Kirmizi oje surdugu icin” yanitini verdi. Ne kadar dehsete kapildigimi, annem icin ne kadar uzuldugumu su anda aradan gecen 25+ yildir hatirliyorum. Okulda din egitimiyle dogrudan bir baglantisi yok ama o arkadasim buna inanmisti. Ben de inanabilirdim, annem eger beni baska turlusune ikna etmeseydi. Demem o ki, okulda ogretilen yalan yanlis bir bilgi kirintisini her anne – baba duzeltmeyi bilemeyebilir. Din egitimi gibi tamamen ozel ve aile icinde verilmesi gereken bir egitimin kontrolunu bir “Egitim Sistemi” bile kuramamis Turkiye mi yapacak? Guldurmeyin beni.

    Simdi aklima geliyor okullarda muzik, resim, beden egitimini bile kotaramamis bir duzen din egitimi verecek. Off yaaa, gercekten offff. Ne var yani cocugumuz ogrense dinini okulda, dua bilse diyenlere de cidden sevgilerimi gonderiyorum. Bu kadar naif olmak cok guzel, gercekten cok ferahlatici olmali. Bunu soyleyenlerin bir kismi AKP politikalarini destekliyor olabilir, onlara sozum yok ama genel anlamda AKP’nin yaptiklarini onaylamayip da, bu din egitimi konusunda samimiyetle iyi bir seyler yapmaya calistiklarini dusunenlere hayret ediyorum ve dedigim gibi sevgilerimi yolluyorum.

    Siz musluman cocugunuzun Islam egitimi almasini istiyor olabilirsiniz. Ulkemizde cok az da olsa Katolik, Ortodoks nufus yasiyor. Onlarin da dini okullarda ogretilebilir mi? Devlet onlara da butce ayirsin mi?

    • ben ilkokul 5. sınıfta anadolu lisesi sınavlarına hazırlanırken bir arkadaşımın annesi okula geldi. Beni kenara çekip konuşmaya başladı, imam hatibe gitmek istediğimi duyduğunu, imam hatiplerin ne kadar kötü yerler olduğunu, hiç bir eğitim vermediğini ve ünv. kazanmamın imkansız olduğunu söyledi bana. Sonra tercih zamanı geldi, tam evraklar gönderilecek benim başvuru kağıdım ortadan kayboldu.Parçalarını çöpten bulup birleştirdik ve sınava girdim. Sonuç, önce imam hatip sonrada Allah’ ın izniyle ünv.den mezun oldum. Size yapılanın benzeri banada yapıldı yani. Bunun din eğitimiyle hiç alakası yok merak etmeyin.

      • Incir'in Annesi

        Ben size edilmis turde bir haksizligin din egitimiyle ilgisi vardir demedim. Kucuk yasta her seye inanabildigin ve cok etkilenebildigin bir yasta kontrol disina cikabilecek (kucuk sehirlerde, ilcelerde vs.) bir din egitiminin korkan, gercegi aramayi bilemeyen bir nesil yetistirebilecegini dusundugumu soyledim.

        Arkadasinizin annesinin hadsizligi de ayri bir komikmis. Ona neymis? Sizin ananiz degil babaniz degil. Belki kendi dunya gorusu acisindan yardim ettigini dusunmustur ama olmamis iste. Hayatta insanlarin yargilari genelde yanlis cikiyor degil mi Zeynep Hanim? Sizin adiniza sevindim egitiminizi istediginiz gibi tamamlayabildiginiz icin.

        • Her şey hakkıyla yapılırsa, esaslı bir din eğitimi korkan araştırmayı bilmeyen bir nesil yetiştirmez. Aksine ilme bilme saygı duyan ve böylece öğrendiği her şeyi içine sininceye kadar araştıran bir nesil yetişir.

          • Incir'in Annesi

            Hay bin yasayin Zeynep Hanim, cok guzel demissiniz. Iste aradaki fark bu, siz hakkiyla yapilacagini dusunuyorsunuz ben hakkiyla yapilacagini dusunmuyorum ve bu yuzden de ilkokul seviyesindeki cocuklara okulda zorunlu din egitimini desteklemiyorum.

            • Bende bu konu da eğitim verenlerin yeterliliğine inanıyorum ve beşikten itibaren din eğitimini destekliyorum. Demokratik devlet fikirlerimizi beyan ediyoruz..

              • Evet fikir began ediyorsunuz ama israrla anlamamayi sectiginiz nokta dinin din ve vicdan ozgurlugu unsuru olmasi. O yuzden demokrasilerde “siz isteseniz de istemeseniz de zorunlu din dersi olacak”in yeri yoktur, bu din ve vicdan ozgurlugune dupeduz tecavuzdur. Oh be basortusu olunca insan haklari ne guzel, bak amerika’da Isteyen istedigini giyiyor, isimize gelmeyince “baslatma Islam ve teroru ayni cumlede kullanan ulkelerden, insan haklarindan, hem burada cogunluk Musluman bi kere”.

                • Din ve vicdan özgürlüğünüze müdahale edildiğini düşünmeniz, islamla terörü aynı cümlede kullananları onaylar şeyler yazmanızı makul kılmaz. Bir müdahale olduğunu düşünüyorsanız sonuna kadar hakkınız ararsınız. Ülkede ki herkesin sizinle hem fikir olmasını beklemeyin. Sizin için olumsuz bir durum olduğunda hemen yakıp yıkıp islam-terör vs. kullanmaya başlamanız içteki düşüncelerin dışa vurumu.

                • içteki düşüncelerin dışa vurumu ve o sürekli bahsedilen din ve vicdan özgürlüğüne ters bir söylem. Çünkü bu söylem, İslam dinine inananların dinleri aşağılamaktan başka bir şey değil.

  12. bu kadar dinden korkmayın yaa en fazla iki dua eder ahiretiniz için bir şeyler yapmış olursunuz.. bir içinizi ferahlatırsınız… bir yakınınız ölür dua edersiniz ağlayan çocuğunuza bir dua okursunuz nazar değmesin diye bir dua okursunuz yani bir gün mutlaka ihtiyacınız olur lazım olur… hep farklı okullarda okudum imam hatipte de okudum ne ilkokulda ne ortaokulda ne imam hatipte anlattıklarınızın hiç birini yaşamadım.. tamamen ön yargı yanlış bilgi ve ağzınla kuş tutsan yaranamazsın anlatamazsın insan modeli… hep tek taraf hep tek gözlük… bende dini öğrensin istiyorum nolcak… bir sürü zorunlu başka dersler var onlar niye zorunuza gitmiyor. ne alıp veremediğiniz var bu dinle.. mahşer günü çocuklarınız siz sebep oldunuz siz engel oldunuz siz öğretmediniz diye yakanıza yapışırsa napacaksınız.. hiç okuyup araştırmıyorsunuz çooook belli…. din dersi istemeyen ona göre okula göndersin.. yıllarca baş örtüsü için ne çileler çektik.. şimdi isteyen açıyor isteyen kapatıyor.. din dersi de hep vardı yeni değil zaten okulda din dersi var diye kimse hoca olmuyor merak etmeyin bakın etrafınıza mum dibini aydınlatır aile anne baba ne ise çocukta o oluyor siz din dersi gördünüz de ne oldu ailenizden farklı mı görüşünüz.. çok komik oluyor.. başka şeylerle uğraşın da azcık gelişsin toplumumuz azcık….

    • Çocuğuna laik, akılcı, bilimsel eğitim sunulmasını isteyen ailelerin dinden korktuğunu hiç ama hiç sanmıyorum sayın katre.. Din ile işimiz yok, işimiz sizin o çok sevdiğiniz, anlatmalara doyamadığınız dini dayatmacı politikalar ile çocuklara, daha anlayamayacakları yaşlarında dayatmaya çalışan, üstelik bunu yaparken toplumu göz önünde bulundurmayan sistemle..”din dersi istemeyen ona göre okula göndersin..yıllarca baş örtüsü için ne çileler çektik” demişsiniz..Şimdi size soruyorum, baş örtüsü için kendi ülkesinde, kendi üniversitesini kazanıp gidemeyen yüzlerce vatandaş varken, çok sevgili (!) bazı siyasetçiler çocuklarını Amerika’da okuttu değil mi? Sizin elinizden alınan hakkı, onlar çocuklarını Amerika’ya göndererek elde ettiler. Siz gidebildiniz mi? Veya aynı ülkede yaşayan yüzlerce vatandaş gidebildi mi? Elbette gidemedi..Bu ne demek? Devlet vatandaşı olan herkese eşit fırsatlar sunmalı demek. Çocuğumun henüz anlamayacağı yaşta zorunlu olarak din eğitimi almasını istemiyorum, peki bu durumda sizin önerdiğiniz gibi başka bir okula göndereyim?!? hangi okula?? Önermelerinizi kanıtlarla destekleyiniz lütfen. Ben, çocuğunu “devlet” okuluna göndermek zorunda(!) olan – ki bunu bir zorunluluk olarak, ahlarla vahlarla anlatmak ne kadar da ironik gelse de – bir anneyim ve çocuğumu devlete ait olan ve içinde zorunlu din dersi verilmeyen hangi okula göndereyim? Geldik mi yine fırsat eşitsizliğine…Geldik mi yine tektipleştirmeye..Her aile, eğer isterse çocuğuna kendi evinde, veya farklı olanaklar bularak – ki günümüz Türkiye’sinde bu olanakları bulmak çok zor olmasa gerek – çocuğuna din eğitimi verebilir. Fakat, çocuğunun bu eğitimi almasını istemeyen her aile, çocuğunu devlet okulu dışında bir okula gönderemez…

      Tüm bunlardan bağımsız olarak, söylemek istediğim tek bir şey var… Dediğim gibi önermeler kanıtlarla desteklenmelidir. Şimdi benim çocuğum bu kadar dini eğitim, ahlak eğitimi, vs aldıktan sonra bana şunu sorsa, ne cevap veririm diye düşünüyorum…Hani önermeler kanıtlarla desteklenmelidir ya, çocuğun kafasında oluşan şemaya destek vermek zorundayız ya…Çocuğum sordu: “Anne, Müslümanlık diyor ki, “hak yeme”, “çalma”, “öldürme”; peki her adımını “Bismillah” diye atan kocaman kocaman adamlar, devletin başında “Bismillah” diyerek çalıp çırpıyorlar, onlar da mı Müslüman? Onlar Müslüman ise, ezilenler hangi dinden? Berkin Elvan’ı öldürenler Müslüman mıydılar anne? Kendi akrabalarına iş imkanı sunup, başka kulların (!) hakkını yiyen ve sonra da utanmadan bunu bir ayet ile destekleyen siyasetçiler de mi Müslüman? Nasıl oluyor peki anne?” derse ne cevap vereceğim diye kara kara düşünüyorum…

      Bence siz de bir düşünün…Bulunduğunuz noktadan gördüğünüz pembe bulutlar belki bir nebze dağılır da, gerçekleri görme şansınız olur…

      Sevgiler..

      • başörtülü kızların üniversiteye gitmesi engellenirken, çocuklarını yurtdışında okutan bir çok siyasetçi olduğu gibi sadece kişisel tercihi sebebiyle yurt dışında okutan bir çok zengin aile de mevcut. herkese eşit imkan sunulmalı tamam kabul, e peki benim verdiğim örneği de düşünürsek bu nasıl olacak? param var fırsatım var ülkemde de maalesef istenmeyen öğrenci sınıfına sokulmuşum, ne yapayım kabul edip oturayım mı yoksa fırsatları mı değerlendireyim.başörtüsü sebebiyle burada okuyamayan ve yurtdışında tıp fakültesi diplomasını alıp şuan da kamusal alanda başörtü yasağı kalktığı için mesleğini icra eden bir çok kişi var. İyi ki öyle yada böyle gitmişler de kamusal alandan silinmeleri için uğraşanların hevesleri kursaklarında kalmış.

      • önce insan olmayı öğrensinler tamam ama müslüman olup hak yiyen adam öldüren var diye müslümanlıktan mı soğuyalım. tüm ateistlerin yada diğer inançlara sahip olanların iyi insan olduğundan emin miyiz. her şeyi hakkıyla yerine getirebilsek zaten kanatlanıp uçarız. insanız ve doğrularımızda var yanlışlarımız da. dünyaya yalnızca iyi insan kötü insan ayrımıyla bakılması gerektiğini düşünüyorsanız, o zaman dindar biri yanlış bir şey yaptığında dinini değil insanlığı sorgulayın lütfen.

    • bu dinden korkma değildir. aksine hem kendi dinine hem de diğer dinlere olan saygını göstermektir. evet ülkenin çoğunluğu müslüman ama siz ne kadar görmezden gelseniz de bu ülkede hristiyanlar, museviler ve daha başka dinlere mensup insanlar ve hatta ve hatta şok olacaksınız ama deist ve ateistler var! bu insanlar zorunlu din dersinde kendi dinlerinin dualarını öğrenemiyorlar bizim dinimizin ve hatta bizim dinimizin sünni mezhebine uygun olan duaları öğrenmek zorunda bırakılıyorlar, dahası bundan not alıyorlar ve bu notlar onların geleceğini belirliyor. diğer dinleri yok saymanız Allah inancınıza ters düşmez mi?

      şikayetçi olduğunuz diğer zorunlu dersler nedir? coğrafya mı? tarih mi? matematik mi? kimya mı?

      neyse ya “ileri demokrasi” böyle bir şey herhalde biz pek anlayamıyoruz.

      • Yeni bir tartışmaya çanak tutmak istemem ama diğer dinleri yok saymak Allah inancına ters düşmez.Zira, İslamiyet geldikten sonra tüm dinlerin hükmü kalkmıştır.

        • Boyle bir cumle kurup, demokrasiden bahsedebilmeniz dehset verici. Yok sizin din ve vicdan ozgurlugune, baskalarinin inancina sayginiz.

          • ben ne din bilimciyim ne de din kültürü hocası. sadece bildiğim kadarıyla bir gerçeği söyledim. başka dinlerin hükmü kalktı ama her şeye rağmen tercihini o yönde kullanana bir diyeceğim yok kendisi bilir. Saygısızlıksa asla yapmam. yanlışa inandığını düşünerek o kişi için üzülürüm hepsi bu.

    • “mahşer günü çocuklarınız siz sebep oldunuz siz engel oldunuz siz öğretmediniz diye yakanıza yapışırsa napacaksınız.”

      Mahser gününe inanan zaten cocuguna da ögretir dine dair ne ögretilmesi gerektigini düsünüyorsa. Kimse de ögretme demiyor zaten, burada konu sadece su: Isteyen istedigi dini, inanisi ya da inanisi cocuguna evde ögretsin, istiyorsa Kuran kursuna göndersin vb. vb. ama devlet egitim kurumlarinda buna karismasin!

      Ayrica dindar biri icin cocuguna dini ogretmek niye zor, ya da yanlis ogretmekten niye korkuluyor anlamiyorum? Inandiginiz gibi yasiyor, elinizden geldigince dininize uygun yasiyorsunuz, ama inancinizi ogretmek konusunda kendinizden cok kim oldugunu bilmediginiz Din Bilgisi ogretmenine güveniyorsunuz. Sacma degil mi, niye kendinizi bu kadar yetersiz görüyorsunuz? Sanki kuantum fiziginden, matematikten ya da Din Bilgisi disindaki diger zorunlu derslerin alaninda uzmanlik gerektiren diger konularindan bahsediyoruz.

      Ayrica mahser gününe ve sizin inandiginiz dine inanmayan birine su cümleniz sadece komik görünüyor, onu da söyleyeyim. “hep tek taraf hep tek gözlük” ifadenize kendiniz muhtesem bir ornek teskil ediyorsunuz.

      • Öğretmenin zor olduğunu ya da yanlış öğretilmekten korkulduğunu yetersizliği nasıl idrak ettiniz ve anladınız çok merak ediyorum.. ya da anlayamadınız..
        o zaman sizde evde öğretin diğer dersleri gerek yok okula göndermenize.. ben nasıl kurstur hobidir alan dersleridir spor dersleridir hem evde uğraşıyorum hem okula gönderiyorum dini konuda da hem aileden gelen alt yapı öğreti hem de okulda öğrensin istiyorum. o çocuk bütün gün okulda öğretmenleri ile ayrıca o insanlar diğer öğretmenler gibi eğitim alıp öyle göreve başlıyor bir matematikçiden farkı yok. kusura bakmayın Müslüman bir ülküde o dinin dersi öğretilir. hangi ülkede farklıdır zaten bunun başka bir alternatifi olamaz.. madem siz niye korkuyorsunuz dini öğrenmesinden varsın okulda öğrensin siz istediğiniz gibi öğretirsiniz aynı kapı bana dediğinizi kendinize uygularsanız sorununuz kalmaz..
        benimde tasvip etmediğim bir sürü şey oluyor sınıflarında ama sizlerin yaptığını yapmıyorum ya da benim gibi bu durumda olanlar yapmıyor
        örneğin yılbaşı kutlamalarından hiç hoşlanmıyorum çocuğum böyle bir kutlama yapsın istemiyorum ama okulda kutluyorlar hediyeleşiyorlar çıkıp diyor muyum yılbaşı kutlaması yasaklansın kutlayan var kutlamayan!
        her şey sizin istediğinizi gibi ya da bizim istediğimiz gibi olmaz… biz saygı duyuyoruz da siz bir öğrenemediniz…

        • anlamadığınız şu: kimsenin dinden korktuğu yok. ama dinin öğretiliş biçiminden korkuyoruz. ya sizin gibi yılbaşı ve noeli birbirine karıştıran biri benim çocuğuma dini öğretmeye kalkarsa?

          öğretmenlik eğitimi açısından evet bir matematik öğretmenin farkı yok belki aldıkları eğitim tarzının ancak matematik (ya da matematik dışında başka bir ders) ve din bilimleri arasında fark var. matematik müspet bir bilim dalıdır. yoruma açık değildir. 2×2=4’dür kisme 5 olduğunu iddia etmez. ama din bilimi farklıdır işin içine ahlak girer, yorum girer. elmalarla armutları karıştırmayın lütfen savunurken.

          saygı kavramından girerek bir anda siz ve bize çeviriyoruz herşeyi. en mağdur biziz edebiyatından daha sıkılmadınız mı? siz böylesiniz biz böyleyiz konuşmaları bile bu ülkede bu tarz boykotların ne kadar haklı olduğunu ortaya çıkarıyor.

          • kusura bakmayın ben ikisini birbirine karıştırmıyorum. hiç birinin yaşantıma dahil olmasını istemiyorum.. bu yargıyı yapma hakkını kim veriyor size? karıştırıyormuşum işte bu kadar saygısızsınız.
            doğrular bir farzlar bir haramlar bir bu konularda yorum yapılacak bir durum yok. yorum yapanları da dinlemeyin zaten. din kişiye göre hocaya göre değişmez. zaten okulda öğretilen de ilahiyatta öğretilen gibi değil hiç alıp elinize okul kitaplarına bakmadığınız belli.
            benim yaptığım edebiyat değil bu kadar saygısız biriyle konuşmaya devam etmeyeceğim burada yazacağınız varsa yazara cevaben yazarsınız benim yaptığım gibi, kimsenin yorumuna cvp yazmadım bu yazıyı yazan hanımın fikrine karşı fikrimi söyledim siz de ona karşı istediğinizi söyleyin. anca o zaman saygı çerçevesinde kalabileceğiniz belli.

            • bizim gibilerin dinden korktuğu yargısını yapma hakkını siz kimden alıyorsunuz peki?

              size saygısızlık yapmadım. siz bizim (bu siz-biz ayrışmasını da siz çıkardınız) bir türlü saygı duymayı öğrenemediğimizi söylediniz.

              kitap okumadığımı nereden biliyorsunuz? din kitaplarının çoğu “meali ile” der. meal bir şeyin birebir tercümesi değil, yaklaşık olarak anlamıdır, yani birebir tercüme olamayacağı için meal eden kişi yorumlayabiliyor. kaldı ki arapça bir kelimenin türkçe de birçok karşılığı olabiliyor.

              eğer yorumunuzun altında, hepimizde olduğu gibi “cevapla” ibaresi varsa, cevaplanabilir. bunu engelleyemezsiniz, cevap yazıp yazmamak sizin tercihinizdir ama.

              son olarak, edebiyat yapmak kötü bir şey değildir.

              • Meal ile her şey tam olarak açıklığa kavuşamadığından tefsir diye bir şey var. Zaten, din eğitimi verenler de bu konuda bizlerden daha çok bilgi sahibi olan insanlar olduğu için din eğitimini destekliyoruz.

                • Ve o yuzden tek bir meshep var di mi. Yoruma acik birsey yok cunku.

                  • tek mezhep yok.yoruma açık şeylerde var.ama bu yorum sınırları ayetlerle çizilmiş bir çerçeve içerisinde yapılan yorum.

        • Türkiye müslüman bir ülke degil, müslümanlarin büyük cogunlugunu olusturdugu “demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir (T.C. Anayasasi 2.madde)”.

          Diger yazdiklarinizi cevap vermeye deger görmüyorum.

          • çok aydınlatıcı oldu teşekkür ederim.
            peki nüfusunuzda ne yazıyor ??
            ne olur değer verin ben siz değer verin diye yazmıştım..
            bence de cevap vermeseniz daha iyi zaten ben blogcu hanımın yazdığına yorum yazdım siz cevap yazasınız diye değil..

            • Bir insanin nufus kagidina din koymak kadar bir igrenclik, ayrimcilik olamaz. Sorun kac tane gelismis ulkede dogum belgelerinde din hanesi var.
              Din dersini pozitif bilimlerle, matematikle karsilastiramazsiniz. Ha bir sosyal bilim gibi islenir, tarihi, kulturel ve sosyolojik anlamda,”Allah var, ahiret var, cennet/cehennem var” degil “muslumanlar su kavramlara, Hristiyanlar su kavramlara inanir” diye anlatilacaksa devlet okulunda yeri vardir. Anlamadigim, siz bundan neden korkuyorsunuz? Ya da dersin Secmeli olmasina neden itiraz ediyorsunuz?

              • seçmeli olduğunda da bu insanlar ne dedi çocuğum fişleniyor seçmediği için ya da seçtiği için bir ön yargı oluşuyor din dersinde ne yapcak nerde beklicek vs. vs…. bu zihniyetlere yaranamazsınız yoksa seçmeli olsun hiç bir şey değişmez benim için.. seçmeli olmasına karşı olduğumu söylemedim

                • Gercek secmelide zaten birkac alternatif olur. Sosyal bilimler gibi trafsiz, anthropoloji/sosyoloji gibi islenecekse o zaman zaten sosyal bilimdir. Yeri vardir. Ama ilkokula agir kacar. Acikcasi Turkiye sartlarinda mahalle baskisinin yersiz bir endise oldugunu dusunmuyorum. Dediginiz gibi din hanesi olan bir nufus cuzdani ornegine sahibiz. Buyrun, dogdugunuzdan beri ayrimcilik.

            • Sildirmek icin ugrasmadigimdan, nüfus cüzdanimin din hanesinde hala anne-babamin zamaninda yazdirdiklari üzere “islam” yaziyor. “Türkiye müslüman bir ülkedir” yazmiyor.

              Aydinlanmaniza katkim olmasina sevindim.

              • zaten artık istenirse boş bırakılabiliyor. ama bu da “bu ne perhiz ne lahana turşusu” demek oluyor.

                • Eeeeee bos birakanlar sapkin ateistler. Devletin bunlarin bir listesini yapmasi lazim, ne olur ne olmaz.

              • Böylesine karşı olduğunuz bir şeyi neden sildirmediğinizi anlamak güç. İnsan kabul etmediği bir şeyden imkanda varsa bir an önce kurtulmak ister. Madem ki kimliğinizde bunun yazmasından rahatsızsınız sildirirsiniz olur biter.

                • Ben kimligimdeki din hanesinde yazan kelimeden rahatsiz degilim ki, zerrece ehemmiyeti yok orada ne yazdiginin, anam babam zamaninda oyle yazdirmis diye niye mahkeme mahkeme gezeyim de kiymetli vaktimi ziyan edeyim?

                  Ha su an yurt disinda degil de Türkiye’de yasasaydik, esimle birlikle oglumuzun din bilgisi dersinden muaf olabilmesi adina hem kendimizin, hem de onun nüfus cüzdanindaki din hanesini bos biraktirirdik ugrasip, buna harcadigim vakte de asla üzülmezdim.

        • size katılmıyorum sayın katre insanları inanç konusunda biraz rahat bırakın biliyorum ki baş örtülü bir bayansınız bundan eminim. siz tanrıya inanıyorsunuz diye herkesi inanmaya davet edemezsiniz. haliyle inançsız birine tanrının buyruklarını öğrenmeye zorlayamazsınız. olaylar olması gerektiği için olurlar dua piskoljik bir telkindir kendiznizi kandırmaya devam edin

      • İlkokul düzeyinde matematiği de bir çok kişi biliyor ve bu bilgisinin yanlışlığından şüphe duymuyor ( Sonuç olarak ilkokulda kuantum fiziğinin de anlatılmadığını hepimiz biliyoruz) ama yine de bu eğitimi okulda ki öğretmene bırakıyor.Tanımadığım matematikçi acaba yanlış bir şey mi öğretir demiyor. Bizim gibi din dersinin varlığını destekleyenlerde din öğretmenlerine sonuna kadar güveniyor.

        • Valla siz nasil bir okula gittiniz, cocuklariniz nasil bir okula gitti bilmiyorum ama lise birde fizikcimizin mol kavraminda yanlis oran yazdirmisti ve bir iki gun icinde cikarmistik.

    • Din eğitimini devletin vermesi, içeriğinin, günün iktidar anlayışına göre şekillenmesine neden oluyor. İktidar değiştiğinde, bu içeriğin ne şekilde doldurulacağını bilemezsiniz; sizin inançlarınızla, mezhebinizle ters de olabilir, inançsızlık da özendirilebilir. Yani seküler, bilimsel ve anadilde eğitim, hepimizin güvencesidir.
      Başörtünüz nedeniyle ayrımcılığa uğramışsınız, zorunlu din eğitimine itiraz edenleri bu nedenle en iyi sizin anlamanız ve en büyük destekçinin de sizin gibi ayrımcılığa maruz kalanların olması gerekir.
      Şu an bildiğim tüm duaları, uyumadan önce bana okuyan annemin sevgi dolu sesiyle öğrendim ve hepsi ezberimde. Zorunlu din eğitimi sırasında, dayatma ve not korkusu ile öğretilenlerin ise birini bile hatırlamıyorum.

    • Mahser gununde cocugunuz yakaniza yapisip hesap sordugunda ne yapacaksiniz demissiniz. Bu cumleden din ve vicdan ozgurlugu diye bir seye inanmadiginiz, ya benim Dinim ya benim dinim dediginiz cikiyor.

  13. Olay oyle degil Sevgili Katre;

    Fransa’ da yasayan ailemizin cocuklari ilkokul cagindan itibaren Hristiyan lik tarihi ,dini ,kilise egitimleri ,hafta da bir kilise ayinlerine katilirken,secmeli ders oldugu icin diger mezhep den olan cocuklar ailenin istegine ve tercihine gore bu derslerden yasa geregi muaf tutulabiliniyor..

    Keske ülkemizde de boyle olunsayi konusuyoruz..

  14. sizin dua ederek huzur bulduğunuz, içinizin tevekkülle dolduğu anlarda, sizin tam da böyle uyuşmanızı isteyen sözde müslüman olanlar deveyi hamuduyla götürüyorlar. kendilerine saray yapırıyorlar, gördükleri her metrekare yeşilliği bi yandaşa peşkeş çekiyorlar, somada öldürülen madencileri için işin fıtratın var deyip bütün sorumuluğu üstlerinden atıyorlar, kurdukları polis ordusuyla küçücük çocukları kafalarından vurabiliyor sokak arasında döverek öldürebiliyorlar, sen paralelcisin sen teroristsin diye gazeteciler polisler memurlar arasında cadı avına çıkıyorlar. siz de duanızı edip içiniz huzurla “allahım bana bu günlerin sabrını ver, ne edersen hayır edersin” diyip oturduğunuz yerde oturuyorsunuz. ve bu sözde müslümanlar aynen sizin gibi sadece oturup başlarına birşey gelmesin diye dua etmekten başka birşey yapmayan nesiller yetiştirmek için ufacık bebelerin beynilerinde mühendislik yapmak için bu din derslerini koyuyorlar. amaç dindar, inançlı nesil yetiştirmek değil, kendileri ceplerini dolduruken ses çıkarmayacak bir nesil yetiştirmek. çünkü çok açık ki bu insanlar kökten dinci falan değil kökten kapitalist insanlar. koca ülkeyi holding gibi yönetmeye çalışıyorlar.

    • Kimsenin din eğitimiyle küçücük çocukları uyuşturmaya çalışmak gibi bir gayesi yok. Kimsenin, insanların imanının varlığı yada yokluğuyla ilgili fikir yürütme lüksü de yok.
      Ortaokul ve liseyi imam hatip lisesinde okumuş birisi olarak, haksızlıklar karşısında sessiz kalıp oturmayı değil sonuna kadar karşısında olup savunmayı kendime görev edinmiş bir insanım. Demek ki neymiş, din eğitimi alanlar susup oturuyor diye bir şey yokmuş. Bunların hepsi dinden dindar insanlardan korkmayla alakalı. Korkma sebebi de sadece karşı fikirde olanların varlığına tahammülsüzlük. Ama isteseniz de istemeseniz de dindar insanlar hem sosyal hem de kamusal alanda hayatın içinde var olmaya devam edecekler. Sonrada din öğretmeni olup çocuklarımıza en güzel şekilde din eğitimi verecekler. Mümkünse okul öncesinden itibaren…

      • Başkalarının adına ne kadar kolay konuşuyorsunuz… Siz, evet, haksızlıkların karşısında ayakta duran bir insan olabilirsiniz ancak bunu ‘kimsenin böyle bir niyeti yok’ diyerek genelleştirmeniz argümanınızı çürütüyor.

        • Bu başkalarının adına konuşmaksa evet tekrarlıyorum. Kimsenin din eğitimiyle küçük çocukları uyuşturmak gibi bir niyeti yok. Ayrıca yukarıda yazan arkadaşında başkaları adına konuştuğunu fark etmişsinizdir. İsterseniz aynı yorumu ona da yapın. Yoksa korkarım ki kınadığınız siz biz ayrımını alenen yapmış olursunuz.

          • Bir siz biz ayrimi var evet, okulda zorunlu din eğitimine sıcak bakanlar ve bakmayanlar.
            Başını örten/örtmeyen, su partiye/bu partiye oy veren, namazini kilan/kilmayan ayrımı degil. Bunların hepsi sadece kendiniz ilgilendir ama okulda ZORUNLU olarak yapilması öngörülen herhangi birsey sizi de bizi de ilgilendiriyor. Aradaki fark bunu desteklemeyenlerin sizin evde vereceginiz din eğitimine hiç birsekilde engel olmazken sizlerin bu yaklaşımının bizim tercihlerimizi tamamen hiçe saymasıdır.

            • Bir gönderiye yaptığım yorumda ilkokulda yaşadığım bir olayı anlatmıştım. evde verilen din eğitimine karışılmadığını söylüyorsunuz ya bu konuda yanıldığınızı anlamanız için okumanızda fayda var.

              • 120 küsür yorumun neredeyse yarısı sizin Zeynep Hanim, neden bahsettiğinizi bulmak zaman aldı! Şanssız bir olay yaşamışsınız üzüldüm. Ama lütfen o gün size orda böyle davranan kadınla bugün burda bunları savunan kadınları aynı kefeye koymayın, haksızlık etmiş olursunuz.

                • sizi tanımadığım için herhangi biriyle aynı kefeye koymam mümkün değil. sadece evde verilen eğitime bile müdahale edildiğini anlatmaya çalıştım.her şey sizin söylediğiniz gibi kolay değil. dışarıdan bakınca çok farklı yaşarken çok farklı.
                  120 tane yorumun yarısı benim olabilir, doğrudur. Burada hemen herkes aynı görüşte. Farklı görüşte olanların sesini duyurmakta bana düştü. Bu sebeple herkesten çok yazmak zorunda kaldım.

      • Tabi mumkunse okul oncesi olsun ki, cocuk daha sorgulama ve akil suzgecinden gecirme kapasitesine sahip olmasin. “Annem, babam, ogretmenim, hocam dediyse dogrudur” desin.

        • Din eğitimi olmasın ki, üzerinde düşünecekleri bir dinden de haberleri olmasın. Yok saysınlar. Bu mudur özgür irade.

          • Anlamadim, ilkokul beste din egitimi alana kadar zaten aileden din ve vicdan kavramlarini zaten ailemden gorerek buyuyordum. Dualarimi biliyordum. Eger aile ogretmek istemezse de sizi ilgilendirmez. Ama din dersinden ne hatirlarim, biliyor musunuz? Imam hatip mezunu din hocamin sadece Muslumanlarin cennete gidecegine, Musluman gunahkarlarin bile belli gunahlari islemedigi surece cehennemde cezasini cektikten sonra cennete gidecegini soyluyordu. Gayri Muslim sinif arkadaslarimizi dusunup, kanimiz donmustu. Karisina, kizina kotu davranan adam cehennemde yanip sonra cennete gidecek, benim altin kalpli musevi Hristiyan arkadaslarim cehenneme, sonsuza kadar. Yok yeaaa

            • Kimin nereye gideceğini yalnızca Allah bilir. Ama ne yazık ki bazı şeyler de solda sıfır kalabilir. “yok ya” yı kime söylüyorsunuz bilmem ama taktir Allah’ ın. hocaların söylediğine inanmak zorunda değilsiniz. İçinize sinene kadar açar okur araştırır gerçeğini öğrenirsiniz.

      • bu tavrınızın Atatürke tapan başörtülü gördümü öcü diyen röfleli teyzelerden hiiiç farkı yok. bunu anladığınız gün bu ülke daha güzel olacak. çünkü siz yıllarca size başöetüsü taktırmamış sistemden öcünüzü almak istiyorsunuz işte bu yüzden tam da onlar gibi katı ve uzlaşmasız oluryordunuz. isteyen herkes çocuğuna istiyorsa din eğiti versin ama bunu ZORUNLU yapar ve benim çocuğumu işin içine sokarsanız bu ülkeyi olabileceği en büyük karanlığa sürüklersiniz. benim khayalim herkesin farklılıklarıyla kendine alan bulabildiği kimsenin kimseye zorla birşey yaptırmadığı bir ülke. eşcinsellerin kendilerine düzgün iş bulabildiği, engellilerin sosyal hayata katılabildiği, başı örtülülerin üniversiteye gidebildiği, alevilerin cem evlerinde ibadet edebildiği ne bileyim ezilmiş kim varsa artık ezilmediği bir ülke. eğer siz yıllardır mağdur edilmiş kesime ait biri olarak empati yapamayıp farklılıklarla yaşabilme umudumuza destek olmazsanız hiiç kimse olamaz. ZORLA GÜZELLİK OLMAYACAĞINI ilk sizin bilmeniz lazım.

    • Ayyyy ne kotusunuz, poposu kirik Putin’in bile Kremlin’i var. Beyaz Saray feda olsun!

      • Taktir edersiniz ki cumhurbaşkanının apartmanda oturması aksaray da oturmasından daha normal bi durum olmazdı.

        • Incir'in Annesi

          Cumhurbaskani’nin Cankaya Kosku vardi zaten. Bundan onceki hicbir Cumhurbaskani’na az gelmemisti aslinda. Apartmanda oturan Cumhurbaskani bildigim kadariyla yoktu.

          Kosk yetmemis olacak ki zat-i sahaneleri kendisine bir saray yaptirmayi uygun gordu.

          • Bence mesele kendi görüşünden olmayan birisinin bu mevkiye gelmiş olması. Aksaray da oturan dindar kimliği olan bir cumhurbaşkanı olmasa tüm bınlar olmazdı. Hani kamusal alanda başörtüsü yasakken temizlik görevlileri başörtülü çalışabiliyordu ve kimse bından rahatsız değildi ya, işte hepsi aynı türden bir bilinçaltının eseri.

            • Incir'in Annesi

              Zeynep Hanim, bu yargiya nasil vardiniz bilmiyorum ama sefilleri oynayan bizim gibi bir ulkede her kim olursa olsun oyle bir sarayi binlerce agac kesip insa ederek, padisah sarayi gibi oraya kondurarak icine gecseydi hepsine ayni tepkiyi gosterirdim ben. Su anki Cumhurbaskani’nin bulundugu seviyeye gelmis olmasi da ulkemizde az cok bir firsat esitliginin var oldugunu gosterir ancak ve biz buna ancak sevinebiliriz. Suleyman Demirel yillarca “Coban Sulu” diye dolasti ortalarda ama kimse kendisinin o seviyeye gelmis olmasiyla ilgili bir sorun yasamadi. Kanunlar cercevesinde Cumhurbaskanligi yapmasina bir engel olmayan herkes o seviyeye gelebilir.

              2. konuya gelirsek bir hakimin veya ogretmenin kamusal alanda basini baglamasi ile temizlik gorevlisinin kamu dairelerinde basortusuyle calismasi arasinda biraz fark var bence. Temizlik gorevlisi bir insani yargilamiyor ya da bir ogretmen gibi cocuk yetistirmiyor cesitli yargilari, dusunceleri asilayarak. Kendisi kamu alaninda calisan bir mavi yakali yani isci. Bu sozlerim de temizlik iscisini asagiladigim anlamina cekilmesin lutfen sadece yarattiginiz kavram kargasaini netlestirmeye calisiyorum.
              Ote yandan bence ideolojisi geregi tecavuze ugrayan bir kadini “sen de kuyruk sallamissindir” diye yargilayan bir hakim basini acsa da kapasa da zaten o yargiya varacaktir. Yillarca ne erkek hakimler baslari gayet acik, sakallari gayet kesilmis olarak kendi ideolojilerini hayata gecirdiler mahkemelerde. Ogretmenler hakeza. Yakinen ben biliyorum Sosyal Bilgiler ogretmenligi yapip Ataturk’u nerdeyse vatan haini olarak goren… Kisacasi basortusunun kamuda kullanilip kullanilmamasinin cok buyuk bir degisiklik getirecegine inanmamakla birlikte, bir insanin kamu gorevi sirasinda ideolojilerinden arinmasi gerektigini dusunuyorum.

              Benim yorumumun altina simdiki Cumhurbaskani’ni hazmedemedigimizi yazdiginiz icin cevaplama geregi duydum. Insanin bazen kendini tanimayanlara kendini anlatmaya calismasi ne zor.

              • Kamusal alanda başörtülü çalışmayla ilgili yazdığınız sözleriniz benim yazdıklarımı destekler nitelikte. Şu sonuç çıkıyor, temizlik görevlisi başörtülüyse çalışmak isterse sorun yok, ama başörtülü bir kişi hakim olmak isterse ortada büyük bir sorun var. Nerde kaldı özgürlükçü düşünce. Kendizde belirtmişsiniz, başörtülü yada açık, kadın yada erkek önemli olan kafanın içi diye ama bir yandan yazdığınız diğer sözler bunu pekte inanarak söylemediğinizi gösteriyor.

                • işte bu yüzden size zerre kadar inanmıyoruz.. hani keşke vaktinde anlasaydık size de sahip çıksaydık hepsi boş… biraz kurcalayınca asıl niyetleri zihinleri dökülüveriyor… sadece kendilerine özgürlük.. bu kadar sahtelik… bir de kadın kadına destek çığlıkları atıyorlar.. lafa bak temizlik görevlisi örtebilir ama hakim kamu görevlisi kamu görevi sırasında ideolojilerinden arınmalıymış… adliyeyi okulu temizleyen de kamu görevi yapmış oluyor bir nevi.. sen arınmıyorsun görevini yaparken de ben niye arınıyorum.. ne güzel herkes kendine Müslüman..

                  • Incir'in Annesi

                    Katre Hanim, her turlu tartismaya acigim ama sahtelik, yazdiklarimla gercek!!! dusuncelerimin ortaya cikisi seklinde suclamalari hakettigimi dusunmuyorum. Beni tanimiyorsunuz, ben de sizi tanimiyorum. Kadin kadina destegin de her daim arkasindayim. Bakis acilarimiz farkli olabilir ama bir kadinin baska bir kadini desteklemesinin yerini hicbir sey almiyor bence. Elif sayesinde ne kadar tartissak da bence yorum yaparak, konusarak hepimiz sesimizi duyuruyoruz ve bu bile bir kadin dayanismasi bence.

                    Varsin olsun siz bize inanmayin.

                • Incir'in Annesi

                  Zeynep Hanim, siz de anlamissiniz demek istedigimi ve niyetimi. Bakin temizlik iscisi her nerede calisirsa calissin kamu gorevlisi degildir. Ben size bunu aktarmaya calistim. Fabrikada, mahkemede, okulda veya evde… Calistigi yer temizlik iscisini kamu gorevlisi haline getirmiyor demek istedim.

                  Diger yazdigimi da demissiniz zaten kafanin icine onem verdigimi ifade edebilmisim demek ki:)

                  Sadece kendime musluman veya kendime ozgurlukcu degilim yani. Neyse dedim ya bazen insanin kendini anlatmasi zordur.

                  • kamu görevlisi değilse de kamu hizmeti veriyor. dediklerinizi çok iyi anladım. ama sizde kabul edin ki iş tersine döndüğü an bu özgürlükçü tavırdan eser kalmıyor. öğretmenin hakimin hakkı yok mu başörtüsüyle görevini yapmaya..bu konuda da aynı özgür düşünceyi din ve vicdan özgürlüğünü savunabiliyor olsaydınız gerçekten her şey daha farklı olurdu. herkes birbirine inanırdı o zaman. ama bizden beklediğiniz tavrı göstereceğinize benim inancım yok maalesef. yazdıklarınız da bunu destekliyor..

                    • Yorumlarimizdan birbirimize düsünce ve hayat pratigi olarak cok uzak oldugumuz asikar, ama bu noktada haklisiniz. Kamu ya da özel, temizlik gorevlisi ya da savci, kimse giyiminden dolayi yargilanmamalidir, herkesin her görevi yapmaya hakki var, ama o görevi hakkiyla yapma konusunda da sorumlulugu var. Burada önemli olan, bagimsiz denetim mekanizmalarinin iyi isliyor olduguna güven duyabilmek, bu ülkede asil sorun bu. Yani bir savcinin inandigi ya da inanmadigi (bunu vurguluyorum özellikle ki sadece muhafazakarlari kast etmedigime inanin) seyleri, isini yaparken alacagi kararlara karistirmayacaginin, karistirirsa bunun agir yaptirimlari olacaginin bilincinde olmali. Ya da bir doktor, kadin ya da erkek inanclarina ters diye karsi cinsi muayene etmeme ozgürlügüne asla sahip olmamali, bunu yapamayacaksa doktor olmamali. Bu noktada da sizinle ayni yerde durdugumuzu düsünüyorum, ya da umuyorum diyelim.

                    • Kimse giyiminden ve inanclarindan dolayi yargilanmamali, demek istemistim, eksik kalmis.

                  • “siz” “biz” olmasın, zamanında sıkıntı çekenlerin şimdi bizleri daha iyi anlaması lazım, zorla güzellik olmadığını en iyi siz biliyorsunuz” vs vs
                    ama bakıyorum ki hala aynı düşünceler hakim. o zaman gücü elinde tutanlar şimdi karar merci olsa yine aynılarını yaşayacağız. Bizlerden beklenen “sana taş atana sen ekmek at” , “onun sana saygı göstermeyeceğini bilsen de sen tüm insanlara saygı göster” oluyor. Kimse kusura bakmasın ama göz göre göre tüm bunlara rağmen mükemmel bir özgürlük anlayışına sahip olamak pek de mümkün olmuyor.

                    • Incir'in Annesi

                      Zeynep Hanim, ben zaten yaptigim ilk yorumda belirttim basiniza ne taktiginiz, sakal birakip birakmamanizla kamu gorevinizi yerinde yapip yapmamaniz arasinda her zaman dogrudan bir ilgi yoktur diye. Sadece sizin temizlik iscisi ornegi vermeniz karsisinda iki durumun farkini belirtmeye calistim. Yine ilk yorumda dedigim gibi yillarca (kadin hakimlerin istedigi halde basortusu takamadigini dusunursek o yuzden erkek hakim ornegi veriyorum) erkek hakimlerin kafalarinin iclerini bildik mi? Demek ki dis gorunusleri nedeniyle kimse erkeklere bir soz soyleyemedi. Hukuk Fakultelerinden mezun olup yargiclik gorevi yapan herkesin laik ve demokratik sistemi destekledigini soylemek ne garip olurdu. Yani erkekler icin oh ne ala, kadinlarin her seyde oldugu gibi burda da cani ciksin.

                      Eger sisteme guvenimiz tam olsaydi zaten, adalete yani ohoooo simdi su bulundugmuz noktada olmazdik.

                  • Zamanında meşhur bir kamusal alan lafı vardı hatırlarsınız. Benim temizlik işçisi örneğini vermem toplumun( ve zaman zaman kanunların) buna karşı çıkmıyorken aynı okulda öğretmen olarak görev yapana karşı çıkıyor olmasındandı. Yoksa onların hangi usule tabi olarak çalıştığını biliyorum.
                    Şu konuda hem fikiriz, kafaların içiyle ilgilenmeliyiz. Yoksa aynı noktada saymaktan ileri gidemeyiz.

        • apartmanda oturan başbakanlar var bu dünyada. mesela yunanistanın yeni başbakanı çipras, googlelarsanız görürsünüz nasıl mütevazi olduğunu. ben saray oturup kendine tapılmasını isteyen bir cumhurbaşkanı yerine, apartmanda oturup, market alışverişini kendi yapan, kırmızı ışıkta durmasını bilen hatta araba kullanmayıp bisikletle işine giden, koruma ordusuyla gezmeyen buna gerek duymayan, etrafındaki insanlardan korkmayan bir cumhurbaşkanı istiyorum. bunların örnekleri var hatta ülkemizde bile oldu .

        • cumhurbaşkanı apartmanda oturmayacaktı, kendinden öncekiler gibi “Çankaya Köşkü”nde oturacaktı. çok dindar olduğunuzu iddia ediyorsunuz. böyle bir israfı nasıl savunabiliyorsunuz o halde?!

          • Çok dindar olduğumu iddia etmiyorum. sadece elimden geldiği kadarıyla yaşamaya çalışıyorum ve din eğitimini destekliyorum hepsi bu. Hiç bir israfı da savunmuyorum. Konuyu bambaşka alanlara taşımaya gerek yok.

    • Hakikaten insanların iyi niyetle dindar nesil yetiştirmek istiyor olma ihtimali yok mu acaba?!!

      • Sizin olabilir, tebrikler. Ama hırısızlıkları ayyuka cıkmış isimlerin önderliğinde olmamasına dikkat etmenizi öneririm !

        • Birilerine hırsızlık gibi suç isnatları yaparken dikkatli olmakta fayda var. ben hırsızlığı ayyuka çıkmış bir din kültürü öğretmeni tanımıyorum. adı hoca olan ve suç işlemiş insanlar olabilir bu tarz insanları kınıyorum ama unutmamak gerekir ki hiç kimse melek değil ve bir kişinin kabahatini tüm hocalara yaftalamak çok yanlış bir tutum olur.

  15. İlkokulda hatta okul öncesi dönemde DİN EĞİTİMİ VERİLMESİNİ SONUNA KADAR DESTEKLİYORUM!!

    • Kendi cocugunuz icin. Peki baska ailelerin din ve vicdan ozgurlugu? Nufus kagidinda “Islam” yazsa bile…

      • Tüm bu yazılanların Özgürlükçü fikirlerle yazıldığına inanmak için tam tersi yaptırımlar olduğu zamanlarda da bu duruşu görmek lazım.aksi taktirde hiç inandırıcı olmaz.

        • Ayrilikci Quebec hukumeti ucuz oy toplama derdine her turlu devlet calisanlarinin basortusu olsun, musevilerin giydigi Kippa olsun yasaklamaya calisti. ve ben bunun protestolarina katildim. Musevi, Hristiyan ve ateist arkadaslarimla birlikte. Cok sukur atlattik. Maalesef Turkiye’de sozde laik kesim genc kizlari bas ortuleriyle universiteye sokmadiklarinda cok kucuktum. Ama sizin derdiniz din ve vicdan ozgurlugu mu? Yoksa derdiniz teokratik devlet mi? O sozde laiklerle ayni kefede misiniz? Bu o zaman insan haklari degil, sadece bir guc savasi.

          • Derdim tabi ki teokratik devlet değil ve tabi ki bahsettiğiniz kesimle aynı kefede de bulunmam söz konusu değil. Demokratik devlet ve herkes gibi bende fikrimi söylüyorum. Ben din eğitimini destekliyorum, siz desteklemiyorsunuz. İkimizinde tek yaptığı fikir beyanı.

  16. Maalesef ülkemiz üzerinde oynanan oyunlar, ülkemizi uzun bir zaman dilimi içinde değiştirme çabaları maalesef iyice belli olmaya başladı. Afganistan, Pakistan gibi ülkelerin çok değil 30-40 yıl önceki hallerini bugünkü halleriyle kıyaslarsanız aradaki ciddi farkı göreceksiniz. Din kavramı artık insanların özgürce bireysel olarak tercih ettiği durum olmaktan çıkmakla birlikte yavaş yavaş dayatma sistemi ile empoze edilmeye başlandı. Özgürlükler giderek kısıtlanıyor, demokrasiden giderek uzaklaşılıyor, eleştiriler yok ediliyor, Atatürk’ün izleri silinmeye çalışılıyor (buna kimsenin gücü ve miladı yetmez). Ülkem için en kısa gelecekte her şeyin en güzelini diliyorum ve aşağıdaki sözle bitiriyorum…

    “İnsanı yaratmak mı tanrının büyük hatasıydı; tanrıyı yaratmak mı insanın büyük hatasıydı ?”
    – Friedrich Nietzsche –

  17. Bence okullarda din eğitimi değil cinsel eğitim zorunlu olmalıdır. Gel gör ki Turkiye de ben bunun eğitimini de devlete/ okula bırakmak istemem sahşen. O kadar guvenim yok devletin yaptigi işlere. Arada bir güzel birseyler çıkıyorsa, kişisel çabalarla, sivil örgütlerle.

  18. Incir'in Annesi

    Elif, bu arada bir noktaya deginmek istiyorum yazidan bagimsiz. Eskiden yaptigimiz yoruma cevaben bir sey yazilmissa email olarak geliyordu bana. Simdi yaziya geri donup bakmak zorunda kaliyorum. Emailler gelmiyor artik:)

    Sevgiler,

    • Bir de kenarda son yorumlar görünüyordu, cok pratik oluyordu takip etmek.

      • yukarıda yapmış olduğunuz yorumun altında cevapla olmadığı için buradan yazıyorum. bazı konularda aynı yerde durabilmemize sevindim. Fakat denetim mekanizması bozuk işliyorsa ihtimalinden dolayı birilerinin özgürlüğünü kısıtlayamayız. Çünkü neye olursa olsun inancı sebebiyle yada kişisel ihmaller sebebiyle görevini hakkıyla yerine getiremeyen insanların varlığı tartışmasız bir gerçek.bunlar içinde aynı denetim mekanizması var. ama denetimi bir kısım insanı engelleyerek yapmaya çalışmak hiç adil değil.

        • Kastim asla “denetim mekanizmalari islemiyor, onun icin engelleyelim basörtülü kadinlarin okumasini, devletin her kademesinde is sahibi olabilmelerini vb.” degil, hayatimin hicbir doneminde de olmadi, bu konuda icim cok rahat. “Siz” “biz” ayrimi ile konusurken, hep bu konuya olan güvensizligimiz yatiyor söylediklerimizin altinda aslinda, bir taraf güclendiginde karsi tarafi ezecek diye inaniyoruz, gecmiste örnekleri de yasandi maalesef, biliyoruz hepimiz. Velhasil tartisip tartisip bir arpa boyu yol da kat edemiyoruz. Dolayisi ile ben, taraf olmak yerine “istisnasiz herkesin” ozgurce yasayip calistigi bir ortamin yaratilmasinin onemini vurguladim sadece. Yasam tarzi bana yakin olan herkesin ayni düsüncede olmadigini da biliyorum, o yüzden genellemiyorum, ama inanin samimiyetle böyle düsünen insanlar da var.

          • istisnasız herkesin özgürce yaşadığı bir toplum isteyen çok az insan var.burada özgürlüğü savunanlar bile biraz konuşunca aslında yalnızca kendilerine özgürlük istediklerini açık ediyorlar.o yüzden ideal topluma ulaşma fikri ütopya olmaktan ileri gidemiyor.

            • Baska dinleri dinimce yok saymamda sakinca yok diyen birinden mi bu yorum? Hahahaha

              • Başka dinlerin şuan hükmü yok dedim. Bu diğer inançlara sahip insanlara saygısız olduğumu göstermez. Zira, ataistte benim inandığım Allah ‘ a inanmıyor yok sayıyor. Diğer dinlere inananlar Peygamberime inanmıyor. Benim diğer dinlerin hükmünün kalktığını söylemem Onların benim inandığım değerleri yok saymasından daha kötü bir şey olmasa gerek.

      • Incir'in Annesi

        Yorumlar yine gozukuyor ama biraz karmasik olarak. Hangi yaziya oldugu gorunmuyor falan. Yine sag kenarda etiketler, kategoriler ve yorumlar sekmesi olarak gozukuyor Seda Hanim.

    • İlgileneceğim Zeynep.