15 Yorum

Ayşe Nur’un Gebelik Günlüğü, 34. hafta

Sevgili Blogcu Anne Okurları,

Geri sayımda son 6 hafta. Heyecanım gittikçe artıyor özellikle doğum konusunda sorularım kafa karışıklıklarım gün yüzüne çıkıyor. Doğum konusunda baştan beri doğamın buna uygun olduğunu düşündüğümü biliyorsunuz. Ancak hem hikayeleri okudukça hem de insanları dinledikçe acaba bu kendi kendine yapılmayacak bir şey mi diye düşünmeye başladım. Umutsuzluk demeyelim de şüphe duydum. Bunun en önemli nedenlerinden biri geçen hafta ortaya çıkan sancılar. İş yerinde 2 gün epeyce beni yamultan, ne oluyoruz yahu daha çok erken dedirten 2-3 kez sancılarım oldu. Annemi aradım normal mi diye, canım benim “Ben çok küçüktüm ve üzerinden çok zaman geçti, hatırlamıyorum” dedi. Sonra blogcuanne içime su serpti normal diye. Bu süreçte şunu farkettim hamilelikte yakında tecrübeli biri çok iyi olur. Soru soracak, aynı olmayacak elbette ama tecrübeleri konusunda aktarımda bulunacak birileri varsa sakın kaybetmeyin yapışın. Sürekli internetten bir şeyler okuma şansımız var ama yeterli gelmiyor işte bazen. Bu soru işaretleri içinde bu hafta doktorumuzu gördük.

Herşey normal ama bebeğin iki hafta içerisinde 800 gr alması ve 2.5 kg olması beni endişelendirdi. Beslenmeme çok dikkat etmiyorum ama demek ki yediğim tatlılar bize çok iyi gelmiyor. Doktorumuz normal demiş olsa da yine de konu üzerine bir şeyler okuyarak emin olmaya çalıştım. Sonra şunun farkına vardım: Geçen hafta Şimal’in hastane macerasında da ölçüm konusunda net olmayan bir konu olduğunu okumuşsunuzdur. Benim doktorumu görebileceğim iki hastane var. Bu hafta gittiğim hastanede detaylı ultrasonda yapılmıştı ve o doktor bebeğin 1 hafta ileride gittiğini söylemişti. Şimdi doktorumun aldığı ölçüde bebeği 1 hafta ileride olduğunu gösteriyor. Bence tamamen cihazlarla alakalı bir durum. İki hafta sonra diğer hastaneye gittiğimde daha net anlayacağım ama bence bu hastanenin cihazları daha detaylı ve böyle bir sonuca neden oluyor. İşte annenin kafasında sorular sorular böyle devam eder…

Bu hastane ziyaretimizde yeni doğan katına da uğradık. Odalara baktık, bu sırada doğalı yarım saat olmuş bir bebek vardı, ailesiyle beraber biraz onu izledik. Sonra kat görevlisi doğumhaneyi görmek ister misiniz dedi ve bizi oraya götürdü. Önce sancı odası ve oradan bağlanılan bir doğumhane. Öyle çok ameliyathane tipli değil, büyükçe bir odaya sanki tıbbı cihazlar yerleştirilmiş gibi. Kat görevlisi normal mi istiyorsunuz dedi, evet dediğimde, en güzeli, en temizi diye beni destekledi. Ohh be çok şükür sonunda biri beni destekledi diye düşündüm.

Kışın bastırdığı bu soğuk şubat haftası da böylece bitmiş olacak. Yollar zaten zorluydu bir de denge sıkıntısı olan biri olarak iyice zorladı. Eski günlerde olsa karların içinde yuvarlanır, en küçük fırsatta kar topu oynardım. Şimdiyse yürürken bile aman dikkat dediğim herkesten ayrı ayrı telefon aldığım günler oldu, işe gitme, evde kal, düşersin vb. Ama bıdık bıdık ilerleyerek herhangi bir şeyden geri kalmadım.

Ufaklığı baharda bekliyorum bu yüzden yaşasın mart ayı. Kış biter şehre, evimize, hayatımıza renk, aydınlık gelir yeniden…

Sevgiler,

Ayşe Nur

***

Ayşe Nur’un tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz. 

Yazar Hakkında

AYŞENUR TURAN – 35 yaşında. İstanbul’da yaşıyor. 7 yıldır evli, 12 yıldır keyifle aynı ilişkiyi sürdürüyor. Bir şirkette departman müdürü olarak çalışıyor. Evi ve işi bir birine yan binalarda, sabah trafiği nedir, mesai yapılınca gece yarısı eve gelinir bilmiyor. Eşi finans sektöründe çalışıyor. Okumayı, yazmayı, yemek yapmayı, denizi, hayvanları, İstanbul’u seviyor. El becerisi gelişmiş; tesisattan, matkap kullanmaya kadar her türlü işi yapabiliyor. Son bir yıldır hamileyken evinde aldığı siyah bir kedi ve onun kalan bir yavrusu ile aynı evi paylaşıyor. Müzmin ikizler burcu, asla uslanmıyor. İlk bebeğine hamile, 2015 yılı bahar mevsiminde ona kavuşmayı bekliyor.

Yorum yap

Girilmesi gerekli alanlar işaretlidir. *

15 yorum

  1. Ayşenur merhaba,

    senin yazılarını yakından takip ediyorum ve açıkçası kendime de yakın hissediyorum. (bende de iki kedi var sanırım buradan başlıyor yakınlık)
    şunu söylemeden edemeyeceğim; biz kadınlar düşünülenden çok daha güçlü varlıklarız, normal doğum dediğin nedir ki? 🙂 dolayısı ile sakın normal doğumdan vazgeçme, benim de umutlarımı kırmış olursun açıkçası. (psikolojik baskı oldu gibi sanki ama.)

    • Selam Aslı, vazgeçmek yooook 🙂 Fiziksel bir engel olmadığı müddetçe sonuna kadar normal. Doğa bizi destekliyor varsın kimse desteklemesin. İki kedin mi var harika, bizimkiler hiç anlaşamıyor ama yine de mutluyuz. Bakalım bebekle nasıl olacak. Sevgiler

      • benim kediler de birbirleri ile hiç anlaşamıyorlar. evde 5 kişi olduğumuzda nasıl olacak bende çok merak ediyorum.
        bebeği kedilerden ve hareketlerinden korumak için bazı ekstra aparatlar var imiş. Onlardan aldın mı hiç?

        • Aslı aparat konusunu ilk defa duydum ama uzaklaştırma üzerine bir şey yapmayı düşünmüyorum. Çekilmez olur o zaman, bir birlerine alışmalarını sağlamaya çalışacağım. Sokak kedisi ama çok şefkatli bir annemiz var, bebeğe de öyle davranacağına eminim. Bizde anlaşmazlığın sebebi yaş farkı ufaklık biraz büyüsün geçecektir umarım 🙂

  2. Oznur 2 normal dogum yaptim. (Biri epiduralli, biri tamamen ilacsiz) ikisinin arasinda bir tane de safra kesesi ameliyatim varim. En zoru ameliyatti. Elbette sezaryrn ayni sey degil ama ameliyat sonucta.
    Lutfen her sey yolunda gidiyorsa normal dogumdan korkma!

    • Ve bu arada isim karisikligi icin n’olur affet ve lohusa kafama ver Aysenur! 🙁

    • Selam Sanem, karıştırdığımız isim olsun, hem böylelikle benden geriden gelen Öznur’a da mesaj olsun. Harika bir şey yapmışsın normal doğumla. İnşallah bende yapacağım 🙂 Umarım keyifli bir lohusalık geçiriyorsundur.

  3. Merhaba Ayşenur,
    Doğum yöntemi konusunda hala ben de başlardaki gibi senle aynı fikirdeyim.Bu kararlılığım doğumu yapacağım hastane ve doktor konusunda da geçerli olsa keşke 🙁
    Braxton-Hicks kasılmalarına gelince; karnım sürekli bir yerde sivrileşip sertleşiyor,çok ilginç şekiller ortaya çıkarıyor, ben de hissettiğim anda karnımla beraber pozisyon değiştiriyordum.Kızım sıkıldı bu pozisyonu beğenmedi diye düşündüm hep.Ne erken doğum ne de braxton-hicks kasılmaları aklıma geldi.Çünkü her ihtimalde de ağrı veya sancı olur diye kazınmış hafızalarımıza ne yazık ki doğum gibi…
    2 hafta gerinizden kızımla takipte olmaya devam ediyoruz…

    • Selam Tuğba, dediğin gibi hastane motivasyonuda önemli ama boşver desteklemesede sonuçta senin istediğini uygulamak zorunda. Kasılma konusunda benimki tam oda değil, gaz sancısına benzer saplanmalar. Ama yazımdan sonra sadece bir kez oldu. Ofiste daha sık yürüyorum ve hiç bir şekilde tuvalete gitmekten geri durmuyorum. Hani şimdi sıkışıklıktan yok ya daha gelmemiştir dediğimiz anlar vardır ya zorlamıyorum hemen gidiyorum, yoksa da yok bir tur atmış oluyorum 🙂 İnşallah istediğin gibi olur her şey, çok keyifli gebelikler dilerim 🙂

  4. Merhaba, bende 33 haftamdayım dün doktor kontrolüm vardı ve bebeğin kilosu 2.600 çıktı ve dünden beri acaba normal doğum yapamayacak mıyım kaygısı içindeyim :(( buaralar biraz tatlı kaçamaklarım oldu sanırım onların etkisiyle 2 hafta önden gidiyoruz. mart 12 de tekrar kontrolümüz var o zamana kadar tatlı yemeyi rafa kaldırıyorum umarım bebeğim çok hızlı gitmez.

    • Selam Tuğba, aynen tatlılar bebeklere yaramış galiba 🙂 Bende de durum aynı. Doktor bana normal dedi, ilerleyen haftalarda toparlayacaktır biraz dert etme. Bebeğin kilosu 4 kilonun çoook üzerine çıkmadıkça normale engel bir durum yok. Mart randevunda daha iyi anlaşılır, keyfine bak 🙂 sevgiler

  5. Herkese merhaba… Umarım mesajım doğum kaygısı taşıyan gebeler tarafından görülür… Ben 6 hafta önce müdahalesiz normal doğum yaptım. Gebeliğimin 17. haftasından itibaren ağrısız ama şiddetli kasılmalarım vardı. Fakat doğumun olduğu günki kasılmalar oldukça farklıydı. Ayşe Nur sen de farkı göreceksin zaten ama kendine şunu hatırlatman sana yardımcı olabilir diye düşünüyorum -ben öyle yaptım-; sancıysa sancı, şunun şurasında bir kaç saat sürecek ve sonunda bir mucize gibi bebeğim kucağıma gelecek. Sancı, ağrı ya da dalga nasıl adlandırırsan adlandır, bir şeyler hissetmek çok normal, bebeğin bir yolculuk yapıyor sonuçta, ve unutma ki her dalga seni bebeğine daha da yaklaştırıyor. Ben doğum sırasında “hadi bir dalga daha gelsin” diye bekliyordum… Dediğm gibi koca hayatımda bir kaç saat sancı çekecekmişim ne ki, sonucu öyle güzel ki 🙂 sevgiler, keyifli doğumlar…

  6. Ben de demeden duramayacağım: Günümüzde hala ‘sancı odası’ adı altında bir oda olmasını hiç doğru bulmuyor, hastanelerin, kullandıkları terminolojiye dikkat etmelerini diliyorum. Bu kadarla yetineceğim, ayrıca yazacağım bunu 🙂

    • Hiç böyle düşünmemiştim, haklısın blogcuanne ne biçim oda ismi o. Ben Ece’den gelen yorumla adını değiştiriyorum bundan sonra sörf odası 🙂