4 Yorum

Ayşe Nur’un Gebelik Günlüğü, 36. hafta

Sevgili Blogcu Anne Okurları,

Bu hafta doktorumuzu gördük. Bebeğimiz 2 kilo 800 gram ölçümlere göre. Haftasında normal görünüyor. Zaman tükendikçe heyecandan ne soracağımızı bilemez bir hal aldık. O yüzden doktorumuz bizi yönlendirdi. Normal koşullarda 38. haftadan önce beklememizi gerektiren bir durum yok. Kanamanız olursa, suyunuz gelirse, düzenli sancılarınız olursa beni arıyorsunuz diye iletti. Ve artık haftada bir görüşüyor olacağız. İşte bu zamanın ne kadar azaldığının en net göstergesi. Tabii büyüyen, her şeye çarpacakmış gibi, öylece ortada duran göbeğimi saymazsak!

AyseNur36

Gerçekten büyüdüm ama hala doğum emaresi olarak görülen aşağıya doğru inmeyi gözlemlemiyorum. Az ve dikkatli yemek zorundayım yoksa yer dar hiç bir şeyi sindiremiyorum. Oysa doğum yaklaşınca bebek daha aşağı indiği için midede yer açılır ve daha çok yeme isteği olurmuş. Ben hala sabahlar hariç bir şey yeme konusunda sonsuz istek duymuyorum.

Bebeğime gelirsek o kilo aldıkça daha güçleniyor. Bazen göbeğimde bir sallantı oluyor, aman tanrım nereye gidiyoruz diye kendimi toplamam gerekiyor. Yada bazen kaburgamın altında bir ittirme, hey çıkış orada değil diye durdurma ihtiyacı duyuyorum. Kasıklarımda ve belimde sızlama şeklinde ağrılar var. Bu durumlar bana işe artık gitmemem gerektiğini söylüyor. Çünkü bütün gün oturmak ikimizi de çok rahatsız ediyor. Üstelik çok güçlü bir grip salgınından söz ediliyor, bu saatten sonra hasta olmaktan endişe ediyorum.

Geçen hafta insagramdan takip ettiğim muzisyenanne ciddi bir grip sebebiyle bebeğini kaybetti, çok üzücü bir kayıp, sancısını derinden hissettim, sabır diledim. İnsanlara beni öpmeyin filan da diyemiyorum, tek yaptığım daha fazla elimi yıkamaya çalışmak. Bu yüzden bütün olumsuz durumlara rağmen önümüzdeki haftadan itibaren işe gitmeyecek ve evden destek olmaya çalışacağım.

Doğum konusunda daha rahatım, bir sorun yaşayacağımı düşünmüyorum. En azından şuna eminim elimden geleni yapacağım ve doğaya güveneceğim. Sonuna kadar uğraşacağım, bedenimi dinleyeceğim, bana diretilenlere uymayacağım. Mesela sonuna kadar yat diyenlere karşı çıkıp ayakta duracağım, sallanıp şarkı söyleyeceğim. Doğum anı sonrasında bebeğimi kucağıma isteyeceğim. Her şeye rağmen tıbbi müdahalelere ihtiyacım olursa elbette kabul edeceğim. Tek odak noktam var: sağlıklı şekilde bebeğime kavuşmak.

Sonrası beni daha çok korkutuyor desem yeridir. Bazen sessiz eve bakıp derin derin düşünüyorum. Birkaç hafta sonra bu evde inşallah sağlıklı bir ufaklık olacak ve ben öyle bir hayat nasıl olur hiç bir fikir yürütemiyorum. Ne yapacağımı nasıl yardım isteyeceğimi bilmiyorum. Üstelik bazen çok huysuz olabiliyorum yardım isteyeceğim diye birilerini fazlasıyla kırabilirim. Patlayan bir musluğu, düşen bir kornişi, sökülen bir perdeyi tamir edebilirim ama bir bebek nasıl bakılır konusunda hiç bir fikrim yok. Belki bir süre sonra bu durumda normalmiş gibi gelecek ama şimdi bana bir uçaktan paraşütle atlamak ve açılma zamanı gelene kadar çılgınca bağırmak gibi geliyor.

Çalıştığım pozisyonda yönettiğim personel kadroları var. Bazen bakıyorum çok az para kazanıp 3 çocuk sahibi oluyor ve mutsuz da olmuyorlar. Korkmuyorlar, cahil cesareti midir nedir o kadar çok sindirmişler ki fark etmiyorlar bile. Kabul ettikleri hayatı yaşamaya devam ediyorlar. Benimse kafamda deli sorular her gün farklı birine cevap arıyorum. Tez zamanda bulmak dileğiyle…

Herkesi kucaklıyorum, sevgiler,

Ayşe Nur

Yazar Hakkında

AYŞE NUR TURAN – 35 yaşında. İstanbul’da yaşıyor. 7 yıldır evli, 12 yıldır keyifle aynı ilişkiyi sürdürüyor. Bir şirkette departman müdürü olarak çalışıyor. Evi ve işi bir birine yan binalarda, sabah trafiği nedir, mesai yapılınca gece yarısı eve gelinir bilmiyor. Eşi finans sektöründe çalışıyor. Okumayı, yazmayı, yemek yapmayı, denizi, hayvanları, İstanbul’u seviyor. El becerisi gelişmiş; tesisattan, matkap kullanmaya kadar her türlü işi yapabiliyor. Son bir yıldır hamileyken evinde aldığı siyah bir kedi ve onun kalan bir yavrusu ile aynı evi paylaşıyor. Müzmin ikizler burcu, asla uslanmıyor. İlk bebeğine hamile, 2015 yılı bahar mevsiminde ona kavuşmayı bekliyor.

Ayşe Nur’un tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz.

4 yorum

  1. Merhaba Ayşenur,
    34. haftamızda gözlemlediğim kadarıyla ben daha tedirgin ve endişeliyim sanırım.Endişelerim doğumla ya da şekliyle ilgili değil tabiki tek istediğim sağlıklı bi şekilde kucağıma alabilmek ama durumlar neleri getirir bilemiyorum.Tedirginliğim belki de herkesin “karnın aşağıya düşmüş” yorumlarına rağmen tam gaz işte evde çalışmaya devam etmemden belki de 32. haftada yaptığım doktor değişikliğinden belki de annelerin doğumdan sonra gerçekten yanımda olabilecekler mi kaygısından…
    Sakinlik ve kararlılık dolu günler;miniğinizle hem içerde hem dışarda keyifli zamanlar dilerim.

    • Tuğba Selam, 34.haftada doğan bebeklerin hayatını sürdürme şansı yoğun bakıma bile girmeden çok yüksek. Olursa da her şey güzel olur eminim. Kaygılarımız benzer aslında bende yanımda kimse olmazsa kotarabilir miyim emin değilim. Birileri olduğunda o şekilde de rahat eder miyim aynı şekilde ona da emin değilim. Bu sadece bizim için değil, tüm annelerin yaşadığı bir kaygı. Doğum yapan insanlar, doğum sonrasında içgüdüyle her şey yapılıyor diyorlar. Çalışmıyor olsak o zaman daha sorunlu olurduk belki de, hiç olmazsa şimdi düşünebildiğimiz yoğunlaşabildiğimiz başka konular oluyor. Sen kendin rahatsan, çalışırken hareket ederken sıkıntı problem yaşamıyorsan, karnın aşağıda yukarıda fark etmez, keyfine bak 🙂

  2. Merhaba Ayşe Nur Hanım,

    Bir yazınızda Şişli tarafında oturup, çalıştığınızı belirtmiştiniz. Kadın doğum uzmanınız da bu civardaysa ismini paylaşabilir misiniz?
    Kolay bir doğum, annelik ve sağlıklı, hayırlı evlat dileğiyle.

    • Merhaba Oya Hanım, doktorum Doç.Dr. Nilgün Güdücü. Çağlayan’da Florance Nightingale hastanesinde görebilirsiniz. İyi dilekler için teşekkürler