4 Yorum

Öznur’un Gebelik Günlüğü, 27. hafta

Öncelikle herkese teşekkür ederim, geçmiş olsun dilekleri ve duaları için.

Geçen hafta süreci özellikle yazmadım, testlerimizin sonuçlandığı hafta yaşadıklarım bu sektöre olan kızgınlığımı iyice arttırmıştı çünkü. Susmayı tercih ettim. Kızgınlığım, sevincimin önüne geçmesin diye.

Test sonuçlarımız 25. haftada çıktı, çıkmış yani. Bizim o şerefe erişmemiz yaklaşık 1 haftayı buldu.

Yanlışlıkla bana test sonuçlarının çıktığını haber vermeselerdi ben bir hafta daha sakin sakin beklerdim aslında, ama önce arayıp tüm sonuçları göndereceklerini söylediler, tam göndermelerini beklerken bir yanlışlık olduğunu ve doktor imzasının unutulduğunu ilettiler. 2 gün daha bekledik çıkmış sonuçların imzalanması ve bize açıklanması için.

İlk başta Noonan testinin de sonuçlandığını söylemişlerdi ama onda da “bir yanlışlık” olmuş, tam sonuçlanmamış meğer, onu da 5 gün daha bekledik.

Genetik testlerin sonuçlanmasının uzun zaman alacağını zaten biliyordum ama sonuçların bir masanın üzerinde durduğunu ve bana verilmediğini düşündükçe delirdim. Tüm sakinliğimi yitirdim. Sonuçta beklediğimiz bilgi çocuğumuzun cinsiyeti gibi keyfi bir konu değildi. Doktorun asistanını defalarca arayıp, kafasını şişirdim ve en sonunda hiçbir sorun olmadığını öğrenmiş olduk.

Oznur27

Ancak bu cevap için 14 hafta beklemenin üzerine bir de resmen savaş vermiş olmak beni çok yordu. Biz bu süreçte maddi manevi tüm gücümüzü zorlayarak ülkenin en iyi denilen doktorlarına, laboratuvarlarına gittik ama baştan beri yaşadığımız sorunları, bu blogda pek bahsetmediğim karışıklıkları buralarda bile yaşıyorsak ben bu sektörün geri kalanını düşünmek bile istemiyorum.

Neyse, bu da doğum gibi bir süreçti. İyi haberi alınca unutmamız kolay oldu, geçti gitti.

Test sonuçlarını aldıktan sonra karyotip analizini değerlendirdik genetik doktoru ile. Eşimde de bende de 3 ayrı genetik kusur bulmuşlar, bunlardan bende olan bir tanesi hiç değişikliğe uğramadan aynen bebeğimize geçmiş. Ne olduğu hakkında bir fikirleri yok ama en azından bu kusurlu gen şu ana kadar herhangi bir major problem ya da hastalık ile ilişkilendirilmemiş. Sonuç olarak, bu problemli genin benden hiç değişikliğe uğramadan geçmiş olması, bebeğin en fazla benim gibi olacağını gösteriyor. Benim açımdan problem yok ama canım kocamın endişesi artmış gibi görünüyordu.

Tabii bitmek bilmeyen ve muhtemelen anlamsız bir sürü sorum oldu, “Hiç mi yok?” sorusuna normalde sinir olurdum ama doktorun “ Bu genin ne olduğunu bilmiyoruz” cevabına karşılık “Hiç mi bilmiyorsunuz? “ cümlesini şahsen kurdum. “Bu benim taşıyıcı olduğum bir şey olabilir miydi ve bebeğime hastalık olarak geçmiş olabilir miydi?” gibi sorularla devam ettim. Çoğunu ben de hatırlamıyorum. Genetik doktoru en sonunda “ Sizde 3, eşinizde 3 kusurlu gen var, bebeğinize sadece bir tanesi geçmiş. Yani teorik olarak bebeğiniz ikinizden de daha sağlam.” yorumunu yaptı. Ondan sonra adamcağızı rahat bıraktım.

Bundan 3 gün sonra Noonan testi sonuçlandı, burada yoruma açık bir durum yoktu zaten, temiz çıktı dediler, teşekkür ederiz dedik.

Karyotip analizi ucu açık bir test, en zor tarafı da bu. Mesela şimdi elimizde bir sonuç var ama bu sonucun neyi ifade ettiğini bilmemiz mümkün değil. Tıp tanımlamamış çünkü, benim alerjik rahatsızlığım kızıma geçmiş olabilir mesela. Ya da henüz bilmediğim başka bir rahatsızlığım. Genetik bir kusuru olduğunu biliyoruz ama neyse ki tanımlanacak kadar major bir problem değil diye avutuyorum kendimi.

Noonan testinin ise zaten %50 doğruluk payı var. Biraz şans işi yani. Bu testte PTPN11 diye bir gene bakıyorlar, şu ana kadar raporlanmış Noonan hastalarının %40-50 sinde bu gende problem tespit edilmiş. Ama %50 sinde de Noonan özelliklerini taşımasına rağmen bu gende problem görülmemiş. Yani genetik problem olduğundan zaten tedavi beklemiyorum da teşhisi de pek mümkün değil. Biz %50 yi geçtik, artık geri kalanını doğumda göreceğiz.

Sonunda genetik doktorumuz bir kez daha ayrıntılı usg önerisi ile bizi kendisine gönderen perinatalogumuz ile görüşmemizi önererek kendi kısmını bitirmiş oldu.

Son olarak bir kez daha ayrıntılı ultrasonumuzu da yaptırıp genetik doktorumuza ve perinatoloğumuza veda ettik, umarım bir daha işimiz düşmez.

Hafiften bir ansiklopediyi andırmaya başlamış dosyamıza bir baktım da az önce… 14 hafta boyunca 2 ayrı doktor, 1 genetik uzmanı, 1 doçent ve 1 profesörle görüştük. Bunların çoğuna birden fazla kez gidildi. Normal muayenelerin dışında 4 ayrıntılı USG, 2 fetal eko ve amniyosentez geçirdik. Evet madden de manen de yorulduk ve hatta doktor ziyaretlerinin bir kısmı benim ekstra endişelerimden de kaynaklanmış olabilir ama hiçbirini gereksiz yaptırdığımı düşünmüyorum hala, sonuçta ense kalınlığı kritik ve ciddiye alınması gereken bir bulguydu. Biz de öyle yaptık.

Özetle, kızım sağlıklı. Bu kadar farklı doktordan ve testten sorunsuz geçtikten sonra geri kalan %2 lik piyangonun bize vurmayacağını umut ediyorum.  25. hafta değerlerinde boyu 32 cm, ağırlığı 760 gr olmuştu. Şimdi daha da büyümüştür.

Gebelik takibimi yapan doktorum, sonuçların bize açıklandığı gece perinatologumuz ile görüşmüş, ertesi sabah bana “ hadi artık rahatlayıp gebeliğin keyfine varın lütfen.” diye mesaj attı.

Eh bu zamana kadar bir söylediğini ikiletmedik canım doktorumun, buna da uyacağız mecbur.

Haftaya görüşmek üzere,

Sevgiler,

Öznur

Yazar Hakkında

ÖZNUR – İstanbul’da yaşayan, günde yaklaşık 4 saatini trafikte geçiren, tahammül sınırlarını oldukça genişletmiş ama bunun yanında sinir sahibi olmuş ve günün birinde delirip mutlaka Ege’ye yerleşecek olan (klasik) bir bilişim sektörü çalışanıdır. 38 yaşında olup, ilk gebeliğini anlatıyor.

Öznur’un tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz. 

4 yorum

  1. Selam Oznur,
    deli misin iyi ki de yaptirdiniz testleri. Alakasiz bir benzetme olacak ama aklinda olacagina midende olsun 🙂
    Gozunuz aydin tekrar. Bundan sonrasinin keyfini cikartin ana-baba olarak.
    Ben de bugun detayli ultrason cektirdim. Her sey yolundaymis. Bu hafta icinde amniyosentez sonucumuz da cikacak ama zaten rahat olmamizi soyledi hem kendi doktorum hem de amniyo ve detayli ultrasonu yapan doktor 🙂
    Ben cok yakinlarimla paylastim bu zamana kadar ama niyeyse icimde garip bir kiskanclik var. Sanki hamilelik haberini paylasinca bebegim benim olmaktan cikcakmis gibi. Puff, cok cins bir tipim ben ya :p
    Sevgilerimle…

    • Deniz selam,

      Tecrubelerime dayanarak söylüyorum; doktorun “rahat ol” diyorsa sonuçlar iyidir 🙂

  2. Günaydın,
    uzun zamandır siteye bakıp bakıp duruyordum sonuçlar çıkmış mı diye.Çok sevindim sizin adınıza, gözünüz aydın.
    Bundan sonra herşey gönlünüzce olur umarım..Mersin’den selamlar:)

  3. Merhaba, 24 haftalık hamileyim ve en yakın en güncel gebelik günlüğü sizinki olduğu için sizinle başlamıştım okumaya, sonra da yazılarınızı beğendiğim için hevesle takip etmeye devam ettim, geçen hafta da ayrı bir rahatladım siz güzel haberleri alınca. Gözünüz aydın, bebeğinizi sağlıkla kucağınıza alıp büyütmenizi diliyorum en içten duygularımla. Aslında ilk yorumumu “doktorumla çok güzel bir görüşme yaptık” ile başlayan haftanıza yapmak istiyordum ancak biraz geç kaldım sanırım. Bu hafta okuyup okuyup ağladım, aynı şekilde pozitif doğum hikayelerinde de hemen gözüm doluyor…Görev için yurtdışında bulunuyorum, ilk hamileliğim, yaşadığım ülkenin diline çok hakim değilim o yüzden özellikle türk asıllı bir doktor olmasını istedim doktorumun ki aklıma gelen herşeyi en iyi şekilde ifade edebileyim, bir de daha iyi anlar sandım beni..ama bırakın cep telefonu numarasını vermesini, geçen randevuda acil birşey olursa size haber verebilmek için bir mail adresi vs alabilir miyim diye sorduğumda bile vermedi mail adresini. Türkiye’de bu olayın çok farklı olmasını da “e onların aldığı ücretler çok farklı tabi” gibi bir mantığa bağladı. Almanya’daki bir doktorun sigortadan aldığı para gerçekten Türkiye’den daha az olabilir mi? Mümkün mü hiç böyle birşey! Velev ki olsa bile bunun arkasına sığınmak?! Doğumu zaten kendisi yaptırmıyor, genel işleyiş bu şekilde burada. Ayrı bir hastane seçmek için görüşmelere gideceğim bu hafta. Haftaiçleri de yarın gün çalışıyorlar, cuma öğleden sonra bişey olsa pzt sabaha kadar kendisine haber vermem imkansız ve anlıyorum ki haber verilmesini de istemiyor zaten. Sürekli idrar, kan tahlili yapılıyor ancak ben hiçbirinin sonuçlarını görmüyorum. Anladığım o ki Türkiye’de gerçekleştirilen bir sürü test var, ben burada 2 kere detaylı ultrasona girdim, onların hepsinin karşılığı oluyor mu hiçbir fikrim yok..Kendimi sürekli zaten kötü birşey olsa söylerlerdi, daha detaylı birşeyler yaparlardı, sonuçları paylaşırlardı diye avutuyorum ama ama bu pozitif doğum hikayelerinde de gördüğüm o ki her “keşkesiz” doğumun arkasında bir güvenilen doktor var..Normal doğum yapmak istiyorum ama o kadar bilmiyorum ki süreci..Önce su mu gelir, sancı başladığında mı kendimi hastaneye atmalıyım yoksa sıklaşmasını mı beklemeliyim..O aşamada o kadar isterdim ki doktorumu arayıp “ne yapalım” diyebilmeyi…Çok itici geldi bu haftaki görüşmemiz, ultrason görüntülerine bile bakamadım doğru düzgün, hı hı diyip geçtim herşeye..Ki kendisi burada methi duyulan bir doktor, diğerlerinin de hiçbir farkı olmadığını biliyorum, o yüzden doğum öncesine kadar ayda bir görüşüp bitireceğiz bu faslı..Neyse çok uzun yazdım, rahatlamak istedim biraz, benim de oğlumun da sağlığı yerinde çok şükür, en güzel şekilde kavuşacağız birbirimize umuyorum ki.. Ben en iyisi bu süreçte Türkiye’deki güzel doktor hikayelerini biraz okumaktan vazgeçeyim, ilginç bir şekilde bende ters tepti çünkü 🙂 Sevgilerimle…