1 Yorum

Türkan’ın İkinci Gebelik Günlüğü, 15. hafta

Merhaba sevgili Blogcu Anne okurları,

Size buralarda pek ender görülen serin ve yağmurlu bir haftadan yazıyorum. Yılda 3 veya 4 kere görülen yağmurlu günler yaşadık, üstelik peşpeşe 3 gün sürdü. Ağaçların tozları gitti, havadaki kum yere indi, mis gibi oldu her yer… Türkiye’deki kar sevincini burada yağmur yağınca yaşıyoruz.

15. haftayı bitiyorum. Birinci trimester bitti ama etkileri hala devam ediyor. İlk gebeliğimde bulantılarım bu kadar çok olmamıştı, uzun da sürmemişti. Bu kez, henüz hamile olduğumu öğrenmeden aşermeler ve hassasiyetler başladı. İlk önce pırasaya aşerdim. Burada en zor bulunan sebzelerden biri oysa ki… Olan da çok kalın, güzel değil. N’apalım, yine de aldım pişirdim. İlk gün iştahla yediğim pırasadan ertesi gün nefret ettim bir anda. Bu ani damak tadı değişimlerimden hamile olduğumu tahmin ettim.

Turkan15

4. haftadan bu yana böyleyim. Bugün iştahla yediğim bir şeyi ertesi gün görmek bile istemiyorum. İlk haftalar peynir ekmekle geçti. Normalde ekmek yiyen biri olmadığımdan hoop diye 1 kilo alıverdim bu arada. Ben de birçok gebenin şikayet ettiği gibi kendi evimden tiksindim, eşimin kokusundan, mutfaktan, buzdolabından, işyerindeki arkadaşların kullandığı parfümlerden… Bakıcı olduğu için en azından oğlumun yeme düzeni aksamadı. Tavuk da zaten yemeyen biriydim. Neyse ki kırmızı ete karşı bir hassasiyet olmadı. Balık… Adı bile geçince (şu anda bile) içim tuhaf oluyor. Ne zaman tekrar yemeye başlarım bilemiyorum..

Halsizlik çok olmadı ama bazı günler çok erken yorulup uyuma ihtiyacı duydum. Eşimin ve bakıcımın desteğiyle ilk üç ayı atlattım.

Bulantılar azaldığından beri en azından kahvaltımı düzgün yapıyorum. Ekmeğe nadiren ihtiyaç duyuyorum. Normalde bolca kavrulmamış kuruyemiş yiyen biriydim, henüz yiyemiyorum onları da..

Şu anda toplamda 1,5 kilo almış bulunuyorum. Bir de karnım bu sefer çok daha hızlı büyüdü. İlk gebeliği 15 ile tamamlamıştım ve 10’unu hemen vermiştim. Emzirme süreci hamilelikten zor, o dönem iradeli olup sadece sağlıklı şeylerle beslenseydim 5 kilo da kalmazdı da, içimden bi canavar çıkıvermişti o dönem; tatlılar tuzlular, canım ne isterse yiyordum. Sonradan bi dur dedim kendime de programlı şekilde verdim hepsini..

Doktorun tavsiyesiyle 12. haftanın bitiminde demir değerim sınırda olduğu için demir ilacına başladım yanına B12 ve folik asit içerikli bir vitamin daha, ve D vitamini…

13. haftanın bitimiyle birlikte yürüyüşlere başladım, ortalama 30-45 dk yürüyüş yapıyorum. Bel ağrılarıma çok iyi geliyor, rahatlatıyor. Normalde de spor yapan biriyim, hareketi severim, sporun rahatlatıcı ve dinçleştirici etkisini hissetmek çok güzel. Yürüyüşe ek olarak pilates de yaptığım oldu, başka egzersizler de.. Fiziksel ve ruhsal rahatlık gebelikte daha da önemli hale geliyor, rahat bir doğum için de hareket şart… Riskli dönemde bıraktığım spora geri dönmüş oldum. Pilatese de başlayacağım bu hafta..

S.Arabistan’da şehir içinde (markette, restoranda, AVM’de, her yerde) kadınlar “abaya” denilen cübbe gibi siyah bir elbise giymek zorunda. Başörtüsü zorunlu değil. Büyükelçiliklerin ve lojmanlarının olduğu, bizim de içinde yaşadığımız bir “Diplomatik Alan” var, bu alan içerisinde giyim kuralı yok… Ayrıca, parklar yürüyüş yolları var, hurma ağaçlarına bakan güzel iki balkonumuz var. Bir de uçları pembeleşen bir ağaç var heryerde, sanki salkım salkım çiçekleri var gibi duruyor. Çok beklentisiz geldiğim için açıkçası bu yeşillik beni çok mutlu ediyor. Bu yönden Ankara’da olmaktan daha avantajlı diyebilirim.

Turkan152

Doktor kontrolümüz 2 hafta sonra. En son ense kalınlığı ölçümü yapıldı 12. haftada… Türkiye’de rutin olarak yapılan 2’li test burada yapılmıyor, sadece ense kalınlığına bakılıyor, gerek duyulursa kan tahlili isteniyor.

Cinsiyet konusunda da bir tahminde bulunmadı doktor, ben de sormadım.. İlkinde bir oğlum olacağını doktor “kız” dediği halde hissediyordum. Sonra “aa erkekmiş” dedi, şaşırmadım bile… Bu sefer içime doğan hiçbir his yok. Oğlumda da bir önemi yoktu ama, anne olunca önemli olan tek şeyin sağlık olduğunu daha iyi idrak ettiğim için belki de, açıkçası doktor 9 ay tahmin edemese acaba ne diye merak etmeyecek gibiyim. Etrafımdakiler konu komşu benden daha heyecanlı bu konuda, “ayy bulantın çok, belki bu sefer kızdır”, “inşaallllaaahh bu sefer bi kızın olur” gibi yorumlar başladı bile…

Sağlıklı olsun, karnımda huzurlu olsun, huzurla sağlıkla dünyaya gelsin, ben onun iyi bir insan olduğunu görebileyim, iki evladımı da büyütebileceğim kadar ömrüm olsun, yuvamda huzur olsun.. Dileklerim bunlar.. Hani Elif Derin’i beklerken demişti ya, “kalp atışlarını gördüğümde cinsiyetinin hiçbir önemi olmadığını hissettim” diye, bu cümlesi hep aklımda… Aynen öyle… O minik kalp sağlıkla atsın yeter ki…

Türkan

Yazar Hakkında

TÜRKAN C. DAĞDEVİREN – 32 yaşında, diplomat. 3,5 yaşındaki oğlu ve sevgili hayat arkadaşıyla geçici olarak Suudi Arabistan’da yaşarken 2 sene sonrasında nerede olacaklarını ve hayatının kalanında hangi ülkelerde yaşayacağını bilmemenin keyfini çıkarıyor. Her şeyden önce sağlıkla kavuşmak, sonrasında SSVD arzusuyla ikinci bebeğini bekliyor. Kitap okumayı ve kanaviçe işlemeyi seviyor.

Türkan’ın tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz. 

Bir yorum

  1. Merhaba,
    KPSS konusundaki hırsını çok kıskandım doğrusu:) çünkü gerçekten çok zor ve sıkıntılı bir süreç. iyi kötü atlattıktan sonra da sıkıntılar Kurum sınavları şeklinde devam ediyor ve her insan o kadar uğraşmak istemiyor. Mesela ben… Hedefim a grubu bir meslekti, merkez kadro yani ankara’da kalabilmekti tamam şükür oldu ama hala acaba erken mi pes ettim biraz daha başka kurum sınavlarına da baksa mıydım diye düşünmeden edemiyorum. Tabii yine herhangi bir icraat olmadan gerçekleştiriyorum düşüncelerimi:) icraata geçirebilenleri de ayakta alkışlıyorum 🙂 ders çalışmaktan hayatı kaçıracağım diye korktum sanırım…
    SSVD konusunda da seni merakla takip etmekteyim. çünkü okuduğum kadarıyla %1 bile olsa bir risk oluşuyormuş sanırım. Aydınlatırsan çok sevinirim. Benim ilk doğumumun üstünden henüz bir sene geçmediği için yine sezaryen olacağım. Ama iki-üç yıl geçerse üçüncü doğumum- ikinci bebeğimde neden olmasın diyorum. Çünkü aynı senin gibi neye niyet neye kısmet bir durum yaşayıp normal doğum hayal ederken sezaryenle uğraşmak zorunda kaldım.
    Tavuk konusunda arabistan sanki daha güvenilirmiş gibi geldi bana aslında. Bilmiyorum tabii ki oraları. sadece kulaktan dolma şeyler ve hayal gücümü kullanıyorum. Ama ne bileyim yakınlarda köyler falan vardır gibi geldi.
    Senin Karatay konusundaki düşüncelerini biliyorum. Ama hamilelik sürecinde drlar ekmeği tamamen kesmeyin günde bir iki dilim de olsa tam buğday ekmeği yiyin diyorlar. sen ne düşünüyosun?
    Kusura bakma çok uzun yazdım. Ama kendimi sana yakın buldum 🙂 hem sana örnek olayım; sen de hep uzuuun yaz:) S. Arabistan’ın sosyal hayatını da merak ediyoruz haberin olsun. yeni yazılar gelsinnnn:)