0 Yorum

Elif Y’nin Gebelik Günlüğü, 34. hafta

Merhaba Blogcu Anne okurları,

İki haftalık ayrılıktan sonra özlem dolu bir merhaba hepinize… 33. haftaya dair yazımı sağlık nedeniyle yazamadım, çünkü çok şiddetli bir grip geçirdim, ki hala tam kurtulmuş sayılmam ama nispeten daha iyiyim… Son haftalarda en çok korktuğum şey başıma geldi: şiddetli öksürük. Şimdilik evde doğal şeylerle gidermeye çalışıyorum, umarım en kısa zamanda kurtulurum.

33. haftamıza dair olanlara hemen hızla başlamak istiyorum; 41. yaş doğumgünümden iki gün sonra Pazar günü evimizde, kadın arkadaşlarımla çocuksuz, bol sohbetli, kahkahalı, çocuk sorunsalının az olduğu ama kadın muhabbetinin tavan yaptığı çok güzel bir “Babyshower” partisi yaptık. Ben bu partiyi özüne yakışır şekilde değil de kendime göre yorumladım. Doğumdan sonra bebekle dış dünyaya kapalı bir süreçten önce istedimki arkadaşlarımla güzel bir gün geçireyim ve o pozitif duygularla doğuma gireyim. Sevdiklerim o gün bizim ufaklığı unutmayıp şipşirin hediyeleriyle günün anlamını bir nevi vurguladılar, hepsine buradan çok çok teşekkür ediyorum…

Partimizde küçük yarışmalar yaptık, bebek giydirme, ve göbeğimin ölçüsünü tahmin etme gibi; ödülümüz ise; kazanan teyzelerinden birisi bizim ufaklıkla 1 saat ilğlenecek, diğer teyzesi de bizi kahvaltıya davet edecek… Görüldüğü gibi ödüllerimiz de bir nevi bizi şımartmak üzerineydi.

Gelelim partide bizim ufaklığın isminin açıklanmasına, evet yaklaşık 2-3 ay baya baya kafa patlattık ve sonunda bir isim bulduk. 2 aydır biz (ailecek) içimdeki miniğime “Arya Su” diye sesleniyoruz. Bizim isim arayışlarımızda artık poffladığım bir anda sevgilim bana; “Arya” nasıl peki? Sen çok severdin dediği anda, Arya ismi bir anda içimdeki minikle can buldu.

Elify34

Arya: Mezopotamya, İran, Hint ve Avrupa kültüründe saf, temiz topluluk anlamında kullanılıyor. Ayrıca orkestra eşliğinde söylenen solo şarkı. En çok opera ve oratoryo gibi dramatik eserde kullanılıyor.

Bizim ufaklığımız “Arya Su” hayatımıza temiz, saf dupduru olarak girecek, tüm bebekler gibi yepyeni güpgüzel heyecanlarla…

33. haftamızda hem 3 hafta aralıklarla çekilen CTG kontrolümüz, hem benim ve bebeğin genel kontrolünü yaptırdık. CTG olayımız çok sessizdi çünkü Arya Su uyuyormuş. Sonrasında kilo kontrolünde bu ay +2.300 gr. görmek moral bozucuydu… Ultrason kontrolünde akıllı bebeğimin artık doğum pozisyonunu aldığını duymak keyif vericiydi. Arya Su artık baş aşağı pozisyondaymış, yuppiii diyorum!  Bu ay 1-1,5 hafta ileri gitmekteymiş, babasının aşırı uyarıları ve annesinin biraz fazla yemesi bizim ufaklığa +1kg. olarak dönmüştü. 33. hafta itibarıyla Arya 2.300 gr. ağırlığında olmuş. Kısaca her şey yolundaymış ve sorunsuz bir ay kontrolünü daha geçirmiş bulunmaktayız.

Nihayet her çarşamba 1 saatlik olan doğum kursumuz başladı. Doğumda yanımda olacak ebemi daha iyi tanıma fırsatım olacak, hem de doğuma dair rahatlama ve egzersiz tekniklerini yeniden hatırlayacağım. İlk dersimizde tanışma, biraz sohbet, biraz doğum anı ve sonrasına dair teknik bilgi, biraz bedenimize dair sorunların paylaşımı, tüm bunlar olurken hafif rahatlatıcı müzik eşliğinde kafa derisine, kol, el, bacak ve ayaklara uygulanan akapunktur iğneleri eşliğiyle ilk dersimizi bitirdik.

Bu arada 33. hafta itibarıyla artık resmi olarak annelik iznim başladı. Artık bebeğim 1 yaşına girene dek ücretli izindeyim.

Gelelim 34. haftaya dair yaşananlara; Arya Su ciddi anlamda ablasına göre karnımda oldukça hareketli bir bebek… En aktif saatleri akşam 7-10 arası, sabah 6-10 arası resmen karnım yamur, yumur bir hale dönüşüyor. Baş aşağı pozisyon aldığından artık yürüyüşlerde aşırı bir mesane baskısı oluşmakta. Hala mideme yoğun bir baskı var ve bundan dolayı mide yanmalarım asla sonlanmıyor. Geçen gün emin değilim ama ya kol dirseği ya da topuğu gibi bir sivriltiyi resmen tuttum, evet tuttum… Fotoğraflamak yerine anın tadını çıkarttım… Son günlerde ablası karnıma doğru şarkılar söyledikçe, Arya resmen karnımı küçük şiddette bir deprem gibi oynatmakta…

Babycenter’e göre bizimki bu hafta kavun iriliğindeymiş, sinir sistemi ve ciğerleri de gelişmeye devam etmekteymiş, hatta cildi daha pürüzsüz bir hal almaktaymış. bu haftaya dair yorgunluk ve halsizliğime neden; gece sıkça tuvalete kalkmalar ve ağırlık merkezinin artması neden olmaktaymış. Hala hastane bavulumuzu hazırlamadık, aslında her şey hazır ama bavula yerleştirme kısmına geçemedim. Arya hanımın bazı kıyafetlerini yıkayıp yerleştirdim ama henüz hazırlıkları tam bitirmiş sayılmam. İşte bir rahatlık, bir aman daha çok zaman var olayı beni esir almış durumda ama bir an önce bu hal ve tavırdan sıyrılmam gerekiyor.

Bu hafta hazırlıkları ve eksikleri bitirmeye son sürat hız vermem gerekiyor. Her şey yolunda gider de doğal doğum başlarsa, Arjin’in bizimle bir müddet hastanede kalmasını istiyorum ama doğumun son sürecinde büyük ihtimal teyzesine gidecek. Bu arada kardeşinden hediye isteme olayını bizimki bayağı bir abarttı, öyle ki akülü araba istemeye dek götürdü işi. Bunun olamayacağını, kardeşinin ona küçük bir hediye getireceğini söylediğimde karnımda oyuncak dükkanı olduğunu söyleyerek beni ve koca göbeğimi bir nevi AVM sandı zahir çocuğum…

Şu ara Braxton Hicks kasılmalarım oldukça fazla, ciddi ciddi kaygılanmıyor değilim.

İşte böyle sevgili okur, bize dair iki haftamız böyle dolu dolu şekilde geçti… Tüm anne adaylarına ve okurlara güzel, sağlıklı günler dileğiyle haftaya dek sağlıcakla, umutla kalın…

Elif Y

Yazar Hakkında

ELİF YILIŞIN CURİ – Mart doğumlu, balık burcu, 40 yaşın tüm güzelliğinin ve veriminin tadına varmakta olan, resim öğretmeni olmuş ama asla öğretmenlikten haz etmemiş, kendi çapında ressam olduğunu sanan, şu ara yaşadığı Almanya’da bir kreşte çocuklarla sanatı buluşturan, 1 kız annesi, ikinci kızına hamile, güzel yürekli ve gülüşlü adamla evli, aktivist ve de hümanist, sanat aşığı bir kadın…

Elif Y’nin tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz.

Yorum yap

Girilmesi gerekli alanlar işaretlidir. *