16 Yorum

Şimal’in İkiz Gebelik Günlüğü, 31. hafta

Karın boşluğumda birden fazla canlı taşıdığımı “fiziksel” olarak iyiden iyiye hissediyorum artık. Desteksiz, tek hamlede kalkamıyorum çünkü göbeğimi kaldıramıyorum. Bunun iki sebebi var, öncelikle kalkarken rahim kanalına baskı yapacakmışım gibi geliyor ve bu beni korkutuyor, ikinci olarak da göbeği taşıyamıyorum öne çekiyor. Hamileliğin başından bugüne aldığım kilo 13 – 14 aralığında ve bunu göbeğimde taşıyorum, haliyle yattığım yerde dönemiyorum, oturduğum yerden kalkamıyorum. Zaten hareketlerim yavaş ve kısıtlı idi şimdi iyice hareket edemez oldum. Bu bana inceden bir keyif ve mutluluk veriyor, bu haftaları görmenin somut hali göbeğim. Sonra demek ki yeterince kilo alabiliyorlar diyorum, kendi kendime kelebek oluyorum.

Simal31

30. haftaya gelene kadar gün saymazdım, günler bir şekilde geçer giderdi. Progesteron içerikli iğnenin (bu iğnenin görevi rahim kanalının sıkı kalmasını sağlamak) günü bana geldiğimiz haftayı saydırırdı, “yaşasın bir tane daha azaldı” hissiyatından. Tüp bebek tedavisinin başlarında vurulan progesteron iğnenin içeriğine benzemekle beraber fonksiyonunda ufak bir değişiklik var, rahim kanalını sıkı tutmak. Aynı olan noktaları ise çok yağlı bir iğne olduğundan -hadi iğneyi geçtim- iğnenin vücudumdaki her saniyesinin “farkında” olmam. Ama olsun, vurulunca biraz acısı olsa da 10 dakika sonra geriye bir şey kalmıyor.

Artık günler geçip gitmiyor, her günü sayıyorum, iyice yavaşladı geçen zaman. Yavaşlasın ama durmasın, içimde kalmaya devam etsinler.

10. haftadan bugüne kadar hep doktorlar bizi 28. haftaya gelmemiz gerektiğine 30. hafta geldiğinde ise kutlama yapacağımıza hazırladılar. Ben de doktorların dedikleri ile yetinip, en fazla eşimin kaçıncı haftada yaşam şansı ne kadarmış okumalarını dinledim. İyi ki öyle yapmışım. Şimdi prematüre bebeklerle ilgili okuyorum da dehşete düşüyorum. 34. haftalar da bile küvözde kalan bebekler ve onların nörolojik ve fiziksel takip zorunluluğunu yeni öğrendim. Hala o haftalara ulaşamamış olsam bile ulaşma ihtimalim yüksek olduğu için yüksek moralle bu haberleri karşılayabiliyorum. Ama önceki haftalarda beni yumuşak karnımdan vurabilirdi. Demek istediğim şudur, iyi ki internetten çok fazla rahim ağzı yetmezliği yaşayanların deneyimlerini okumamışım, internetteki kimi forumlar felaket tellalı gibi. Daha çok doktorlarıma güvendim, hatta doktorumla odasında muayeneyi beklerken hastanenin başka bir doktoru gelip “ben sizin bu kadar dayanacağınızı bile düşünmüyordum” dedi. Sadece bakıp gülümseyebildim, olsun dedim bana doktorum güvendi.

Kendimi prematüre bebeklerle ilgili araştırma yaparken buluyorum eğer kullandığım ilaçtan beynimi biraz olsun sakınabilmişsem. 28 ile 32. hafta aralığı orta prematüre olarak adlandırılıyor, ama bunu aşmamıza da az kaldı. Sonraki dönemeç ise 32 ile 35 hafta aralığı, burada doğan bebeklere sınırlı prematüre diyorlar. Zaten ikiz bebeklerin miyadı 36. hafta, hadi taş çatlasın 37. hafta. Buna karşın geçen gün instagramda 38. haftasında doğuma giden bir ikiz gebesi gördüm, o kadar içim gitti ki, o an dünyanın en başarılı insanıydı benim gözümde.

Böyle hafta ayrımları yapılsa dahi 24. haftasında 640 gr doğup yaşamış kahramanlar da var. O yüzden önemli olan kendimize ve bebeğimize ya da bebeklerimize güvenmek, onlar bunu eminim anlıyor.

Bu haftanın benim için en aksiyonlu olayı içtiğim erken doğum riskini azaltan ilacın bitmesine az kaldığını idrakım oldu. Şimdiye kadar bu ilacı hastaneden temin etmiştik, piyasa da neredeyse “hiç” olmadığını biliyorduk ama hastaneye hastalar bir şekilde getiriyordu. Ben de şimdiye kadar hastaneye getirenlerin stoklarından kullanmıştım. Ama artık kendi yağımla kavrulma vakti gelmişti. Önce Ankara, İstanbul ve İzmir olmak üzere Bursa, Malatya, Çankırı, Antalya vs birçok ilde eczanelere ve depolara sordurdum ilacı. Sonra bir gün benimle aynı durumda olan başka bir riskli gebelik vakasının internetteki bir gruba ilacı sorması ile sosyal etkileşim sonucunda onlarca kutu bulduğunu görünce bende bundan etkilendim, ben de bulabilir miydim!!!Önce kendi sosyal medya sayfama yazdım, sonra sağ olsun dubleanne kendi sayfasında yayınladı. Bu bildirimlerin sonucunda eczanelerden ilacı temin edemesek bile, daha önce kullanmış ve ellerinde fazladan ilaç kalanlardan bir miktar bana ulaştı. Hala tam miktarı karşılayamadık ama sınıra yaklaştık, bunlar bitse bile muadilini kullanarak belki doğuma kadar ulaşabileceğiz. Birkaç hafta önce bahsettiğim kadın dayanışmasına bir kez daha yaşasın diyor ve bu mutluluk ve teşekkür halimi kelimelerden başka nasıl ifade edeceğimiz şimdilik bilemiyorum.

Bu hafta hastane çantam için ufak ufak alışveriş okumalarına başladım; lohusa iç çamaşırları nasıl olmalı, biberon ve emzik almalı mı, süt pompası nasıl olmalı…. Kimi hamile adayı bu haftalarda çantasını hazırlamış kenara koymuş olsa da ben hala düşünme aşamasındayım hem de erken doğum riski ile… Olsun panik olmaktan iyidir, en kötü doğum sonrasında lazım olanı biri gider alır diye düşünüyorum.

Bir haftayı daha geride bırakmanın mutluluğuyla Ankara’dan sevgilerle…

Şimal

Yazar Hakkında

ŞİMAL SEVİMAY BOR – 37 yaşında, Ankara’da yaşayan, yıllarca özel sektörde gece-gündüz, uykusuz çalışıp evlendikten sonra memur olmaya karar vermiş bir mimardır. Geç evlendiğinden de olacak ”çocuğumuz olsun” fikri de geç gelmiş, gelince de “eyvah biyolojik yaşım geçiyor!” telaşından “tüp bebek yöntemi” ile hamile kalmıştır. Burcu İkizler, yükseleni Başak olup kendi içinde bile korkuları, telaşları ve şaşkınlıkları kendini aşan bir kız çocuğu iken ikiz bebeklerinin haberini alması ile derin kuyulara düşmüştür. Üzerine “rahim ağzı yetmezliği” nedeniyle düştüğü yerden kalkamamış “yatarak hamilelik” ile tanışmıştır. Renkleri ve dokuları, müziği, kitaplarını ve onları okumayı, araştırmayı, paylaşmayı, ilgi şımarığı kedisi ve eşi ile hayatı paylaşmayı sever.

Şimal’in tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz.

16 yorum

  1. Sevgili Simal, dünden beri kac kez bu sayfaya geldim biliyor musun? Dün bekliyordum heyecanla günlügünü, e bugüne kadar yayinlanmayinca merak ettim 🙂

    Yeni yazini gärdügüme cok sevindim, umarim 37’yi, 38’i de rahatlikla görürsün ve saglikla kucagina alirsin kuzularini.

    • Seda o kadar tatlısın ki…. Mesajını okuyunca gözlerim doldu, hatta ağlayabilirim o kadar…. Umarım dedigin haftalari gorebiliriz 😀

      Umarim bu iyi dileklerini karsilayabilirim

      • Tesekkür ederim 🙂

      • Ayrica belki geri dönüp okumazsin diye yaziyorum buraya, ancak gördüm sorunu. 28. haftada yorum yapan Seda benim ve evet, normal sandalyeye baglaniyor o bahsettigim koltuk. Ayarlanabilir iki kemeri var, arkaligi olup da baglayamadigim bir sandalye olmadi simdiye kadar. Sandalyeleri masa ve duvar vb. arasina konumlandirip kendilerini geriye itme risklerini ortadan kaldirdigin sürece güvenli ve cok ama cok pratikler.

        • Seda sana yorum yazmaya çalıştım ama başka postun altına yazmışım ısrarla o hafta 😀

  2. Şimal hanim bu bahsettiğiniz bulmaya çalıştığınız ilaç nidilat mi acaba

  3. Şimalcim, keşke daha fazla ilaca ulaşabilseydik ama buna da şükür, hiç yoktan iyidir diyorum. Ben senin 34e kadar rahat geleceğine eminim 🙂 🙂 kendi kilo alımın bir ikiz gebesi için çok çok az ve bebekler maşallah çok iyi beslenmiş bu durumda. mevcut mekanda sadece bebeklerin olacağı ve fazla yağ yer kaplıyor olmayacağı için bu bir avantaj 🙂 🙂 ilaçlarla da gittiği yere kadar. ha gayret 🙂 🙂
    öpüyorum.sevgiler 🙂 🙂
    dubleanne

    • Dubleanne sen benim fiziken uzakta olan ama hep yakınımdaki desteğimsin sevgili Elif gibi,
      Kilo konusunda son 2 haftadır kontrolsüz kilo almış olabilirim :(((… Nasıl olduğunuz anlayamadığım şekilde gözüm döndü yiyecekler konusunda. Hep yemek istiyorum, kimi zaman engelliyorum kimi zamansa durduramıyorum ama dediğin gibi bu zamandan sonra 2-3 kilo fazla alsam bizi çok sarsmaz….
      İlaç konusunda da, kesinlikle buna da şükür, şimdi elimde hiç olmayabilirdi. En azından şu an 34. haftaya ulaşıyoruz. Sonrasında zaten ya bıraktıracaklar ya da muadiline geçeriz.
      Öperim sizi 😉

  4. Bende aynı ilacı kullanıyorum türkiyede ki bütün imkanları zorlamama rağmen az sayıda ilaca ulaştık..çözüm kuzey Irak’tan geldi ilacın adı değişik ama içerik hatta şekil bile aynı…nifedipin 20 mg sadece adı farklı isterseniz bir kutu gönderebilirim size bunların kutusunda 100 tane var

    • Sevgili Betül, çokkkkkkk zarifsin, çok teşekkür ederim. 100 adet çok fazla :D… Şu anda elimdeki ilaç tam sınırda bize yetiyor. Ayrıca düşünüp kendini bu zahmetin altına sokmayı teklif ettiğin için de ayrıca teşekkür ederim. Umarım her şey gönlünüzce olur. Keşke haftalar önce buraya yazsaymışım da kafası koparılmış tavuk gibi koşturmasaymışız, kısmet.
      Kocaman sevgiler.

  5. Merhaba,
    Daha önce de bir kere sana yorum yazmıştım. Ben 36+5 de tek yumurta ikizlerimi Planlı sezeryanla dünyaya getirdim. Ilk kez Yazını okuduğumda sana hemen yorum yapmıştım ve içimden 36. Haftayı göreceğin geçmişti… Az kaldı, ha gayret…

    • Gülendam selamlarrr,
      Bu dilekleri görünce, evet yapabilirim hissi ile inancımı yineliyorum. Çokkk teşekkür ederim, umarım ben de sizinle aynı haftaları görebilirim. Bebekler nasıllar şimdi?
      Kocaman sevgiler.

  6. sevinç yıldıran

    Şimal hanım sizin içi hep dua ediyorum yazınızı okuyunca seviniyorum minnaklar şukur daha yerinde birazda orda durun tontişleşin bakalım diyorum onlarda söz dinliyolar istanbuldan sevgiler

    • Sevinç hanım çok teşekkür ederi. Tontiş olsunlar değil mi 🙂 Zaten bir şekilde prematüre olacaklar en azından kalabildikleri kadar kalsınlar içeride. İnşallah sizin sesinize kulak verirler :D..
      Ankaradan kocaman sevgilerle…

  7. hangi anne gözleri dolmadan okuyabilir ki şu satırları.çok güzel olcak inş. şimalcim.bu arada kızdım sana bu ne rahatlık çanta konusunda!söyle eksiklerini doldurayım çantayı yollayım burdan.sonra doğum zamanı şaşırır kalırsın ha.iki sene dolmadan ahmet efeninki gibi güzel cümleleri olsun seninkilerin de.’anneeee seviyooom’ ‘babacıııım bitanem özledim’:) geometrisi de çok gelişti.mesela eti cin-daire 🙂