87 Yorum

Türk anası – Alman anası

Yazar Hakkında

BAŞAK USANOVİC – 31 yaşında. Eşi, iki çocuğu ve kedilerinden oluşan çekirdek ailesiyle Viyana’da yaşıyor. Kendisi ve çocuklarından başka ‘danışan’ı olmayan; tam zamanlı anne ve psikolog. Mizahsız, ironisiz, kendisiyle dalga geçmeden; hoşgörüsüz bir yaşam düşünemiyor.

***

Merhabalar!

Biri 2,5 yaşında biri 5 aylık iki çocuk annesiyim. Yedi yıldır Avusturya’da yaşıyorum. Son iki-üç yılda; hem buradaki parklarda, oyun gruplarında, kreşte ve çevremde birçok Avusturyalı anne tanıdım, hem de Türkiye’deki arkadaşlarım birer ikişer çocuk sahibi oldular. Her iki tarafı da kendimce gözlemleme imkanı buldum.

Dolayısıyla bu yazıyı tamemen kendi gözlem ve deneyimlerime dayanarak yazıyorum.

“Türk anası” olarak genellediğim grup: modern, eğitimli, şehirli genç Türk annesidir. Arkadaşlarımızdır, kuzenlerimizdir, bizizdir.

“Avusturyalı ana” yerine “Alman anası” ifadesi kullanmamın nedeni : madde madde karşılaştırma yaparken “Alman anası” tını olarak daha iyi oturuyor ve espri katıyor diye düşünmemdir.

Tarafsız olmaya çalışıyorum. Bir grubu diğerine üstün tutma çabasında değilim. Bir grubu övme diğerini yerme amacım da yok. Umarım üstüne alınıp kırılanlar, eleştiri olarak kabul edenler olmaz.

Abartılı ifadeler ve esprili bir dil kullanacağım. Fazla ciddiye alınmamayı talep ediyorum! Hazırsanız başlayalım:

1- Türk anası tezcanlıdır. Merdiven çıkan bir yaşındaki çocuğuna, iki dakikadan fazla zaman tanımaz. Çocuğu kapıp kucakladığı gibi fırt fırt kendi çıkarıverir merdivenleri. Alman anası sabırlıdır. İki saat de sürse çocuğun yanında ayakta dikilip, tek başına çıkmasını bekler. Yardım etmez.

2- Türk anasına göre, çocuğu kendisine tabiidir. Alman anasına göre, ayrı bi bireydir.

3- Türk anası tutarsızdır. Prensipte karşı olduğu şeyleri bile, o an işine geldiği gibi esnetir. (Örneğin, TV seyrettirmek, geç yatırmak, abur cubur yedirmek). Alman anası tutarlıdır. Şartlar ne olursa olsun kararının arkasındadır.

4- Türk anası işgüzardır. Kendine gün içinde bir sürü iş çıkarır. Misafir ağırlar, insanlara yardım teklif eder, herkese koşar, başına iş alıp durur. Alman anası benim zaten şuan işim var o da çocuğumla ilgilenmek der, yaralı parmağa işemez.

5- Türk anası çok iyi bi anne olduğunu düşünür… Alman anasının böyle bir iddiası yoktur.

6- Türk anası, diğer anneleri mutlaka eleştirir, akıl verir, gıybet eder. Alman anası kimsenin annelik ve çocuk yetiştirme tarzıyla ilgili yorum yapmaz. İlgilenmez.

7- Türk anası yufka yüreklidir, ağlayan yavrusuna kıyamaz. Alman anası taş kalplidir, soğukkanlıdır. Ağlamadan, ajitasyondan, manipülasyondan etkilenmez.

8- Türk anası titizdir. Titizlikte aşırı Uç Örnekler olduğu gibi; anaların en rahatı, en ‘amaaan nolcak’cısı bile, çocuk sokakta pis yere yattı mı bi huzursuz olur, yemek yerken ortalığı batırdı mı bi içi gider. Çantasında ıslak mendil taşımayanı yoktur. Alman anası nasıl desem, doğru sıfatı bulmak için çok düşündüm ama olduramadım, bildiğin pasaklıdır. Hijyen çıtası bize göre birkaç tık aşağıdadır.

9- Türk anası kendi sosyal hayatına çocuğu direkt entegre eder. Alışveriş, misafirlik, bar-pavyon, düğün-dernek her yere çocuğu yanında götürür. Gece yarılarına kadar takılır. Gerekirse çocuğu, sandalyeleri birleştirip bulunduğu mekanda uyutur. Alman anası akşam 8’den sonra çocuğu hiçbi yere zinhar götürmez. Babysitter ya da büyükanneyle falan evde bırakır. Kendi sosyal aktivitelerine de (örneğin, arkadaşlarla kahve içme, alışveriş) mutlaka çocuksuz gider.

10- Türk anası çocuksuz tatil yapmaz. Yapsa bile bu ömr-ü hayatında 1-2y’i geçmez. Alman anası 8 aylık bebesini 10 gün bırakıp kocasıyla Vietnam’a Zangoçya ‘ya gider. (Zangoçya diye bir ülke olmadığının farkında mıyım?)

11- Türk anası çocuğunu çok güzel besler! Evde her öğün tencere yemeği pişer, keki kurabiyesi her şeyi ev yapımıdır. Yemekleri bol sebzeli etlidir. Çorba olmazsa olmazıdır. Alman anası çocuğunu çok tırt besler. Sağlıklı besin ve sebzeden kastı: 2 parmak çiğ havuç-hıyar kemirtmek ve haşlanmış tuzsuz brokolidir. genellikle şinitzel sosis makarna vs tarzı yemekler yapar. Börek çörek hazır alır, evde yapmaz

12- Türk anası çocuğu yemek yemedi mi kahrolur. Bütün derdi o olur. Dosta düşmana “çocuğum yemiyo” diye anlatır ve de ağlanır. Alman anası önemsemez, yiyo-yemiyo muhabbeti yapmaz hiç.

13- Türk anası çocuğu yesin de nasıl yerse yesin mantığıyla hareket eder. Eşşek kadar çocuğa püreler, bulamaçlar, sebzeyi eti çaktırmadan yoğurdun içinde kaktırmalar, TV izlerken yedirmeler, tabakla peşinden koşmalar, yesin diye 40 takla atmalar, her lokmadan sonra aferim bravo alkış kıyamet tezahuratlar hep bizdedir. Alman anası 9-10 aylıktan itibaren yedirme işine karışmaz. Çocuğun önüne koyar tabağı, çocuk ne kadar becerebilirse o kadarını yer. 1,5-2 yaşında Çatal bıçak kullanarak yer hale gelir çocuklar.

14- Türk anası çocuğunu çok süslü giydirir. Hele bir de kızsa! Baştan ayağa pembeli, güllü dallı simli kıyafetler kombinler. 3 aylık bebeye dev güllü saç bantları takar. Yaş büyüdükçe akla hayale gelmeyecek saç modelleri konusunda uzmanlaşır. Oğlan çocuklara gömlek giydirir, saçına azıcık köpük sürer. Alman anasının kıyafet seçiminde kalite ve rahatlık ön plandadır. Renk desen ve uyum hiç önemli değildir. Zebralı tayt, kareli tişört, puantiyeli çorap, kalpli bere ve sekiz farklı renk içerebilir bir kombin. Organik pamuklu bodyler, aşırı pahalı outdoor spor markaların montları, superfit bot (çifti 250 lira falan) mutlaka her çocuğun dolabında bulunur. Az ama öz kıyafet alırlar. İkinci el kıyafet almak çok yaygındır.

15- Türk anası hava soğuksa (10 derecenin altı soğuktur) çocuğu dışarı çıkamaz. Parklarda çamurla oynamasına asla müsade etmez. AVM’lerde olan indoor lunaparkları tercih eder. Jetonla çalışan atlıkarıncalara bindirir. Alman anası yağmur-çamur, kar-kış, kıyamet dinlemez çocuğu her gün mutlaka dışarı çıkartır. Her mevsime uygun “park kıyafeti” vardır. Muşambadan tulum, lastik çizme vs gibi. Onu giydirip çamurla oynamasına yerlerde yuvarlanmasına izin verir.

Not: Türkiye’de büyük şehirlerde yeşil alan park bahçe olmaması, anneleri AVM’lere mecbur ediyor. Ayrıca çamurla oynama kısmı için de şöyle bir durum var: Türkiye’de ne yazık ki, yere tüküren, balgam atan, çekirdek çitleyen ve her türlü pisliğini sokağa atmakta beis görmeyen insanlar çoğunlukta. Ayrıca başıboş binlerce sokak hayvanı da etrafa çişini kakasını yapıyor. O yüzden parka götürememek/götürünce özgürce oynatamamak titizlikten değil mecbuyetten çoğu zaman… Bunu eklememek haksızlık olurdu.

16- Türk anası iki çocuğun oyununa müdahale eder. “Öyle yapmayın, koşmayın, bağırmayın” cümleleriyle araya girer. Hatta yetmezse “bakın şunu yapın, şöyle oynayın” diye fikir verir. Çocukların kavga edeceğinden, birbirine zarar vereceğinden korkar. Sürekli tedirgindir. Parklarda yabancı çocuklarla da diyaloğa girer:

– Abisi biz de oynayalım mı?
– Ablası hadi sen kalk biraz da küçük sallansın. Biz gidicez zaten, sen sonra yine binersin.
– Canım biraz yavaş kayın, bak burda küçük kardeş var, çarparsınız…

Alman anası oynayan çocuklara asla müdahale etmez, birbirini ağlatan çocuklara maksimum özür diletir. Çocukların, kendi sorunlarını kendileri çözmeyi öğrenmesi; annesinden yardım beklemeksizin hakkını araması altın değerindedir! Hiçbir Alman anası, çocuğunun davranışları yüzünden kendini “mahçup” hissetmez. Eğer çocuğu diğer çocukları rahatsız ediyor ve laf dinlemiyorsa alır çocuğunu gider. Parklarda diğer çocuklarla konuşmaz, hiçbir çocuktan sırasını istemez, diğer çocukları uyarmaz. Genellikle büyük ve küçük yaş gruplarının parkları ayrıdır.

17- Türk anası pek oyuncu değildir. Hele hele çocuklarla bağıra çağıra, koşturarak oynamak “koskoca kadının” sokak ortasında yapacağı iş değildir. Alman anası, çocuklarla koşturur gürültü yapar, çocukla çocuk olur.

18- Türk anası narindir. Ağır kaldırmaz, sırtı beli ağrır, hemen yorulur. Yorulunca şikayet eder. Ağır kilodaki çocukları taşımak, puset açıp kapamak, otokoltuğu söküp takmak gibi işler bir ortamda baba varsa, anında babaya itelenir. Alman analarının hepsi, Alman gülle Takımı sporcusu kas gücündedir. Çocuğu baba gibi, omzunda taşır, havalara atıp tutar, beş yaşında çocuğu bile slinge koyup sırtına bağlar. Babanın yardımını istemeksizin bir elinde çocuk varken diğer elinde 24’lük bira kasası taşıyabilir.

19-Türk anasının çocuğu giydirirken yapı taşı olarak kullandığı üç ana element vardır : (önem sırasına göre)

1- atlet+çorap
2-patik
3-yelek

Atlet ve çorap hava 40 derece olana kadar tişörtün ve sandaletin içine giyilir.

Patik bugünlerde yerini; ev babeti, pisipisi, pantuf, yumuşak ev ayakkabısı tarzı güncellenmiş versiyonlarına bırakmışsa da, mantık aynı mantık.

Yelek, hepimiz biliyoruz ki en çok uykudan kalkınca! Gerisi isteğe göre günde birkaç doz giyilir.

Alman anası, kolay kolay atlet giydirmez. (Evet, kışın bile) Bebeler şöyle bir kolunu kaldırınca cıbıl cıbıl göbüşler görünür. Çorap giymeyi, çocuğun kararına bırakır. Çıkarmak isterse ses etmez. Patik ve yeleğin hayati öneminden ise bihaberdir!

20- Türk anası “aşkım, canım cicim” tarzı sevgi sözcüklerini muazzam kullanır. Hatta nerdeyse çocuğa adıyla hiç hitap etmez. “Balım, böceğim, pompişim, tontişim” gibi sevgi sözcüğü veya lakap uydururken yaratıcılıkta sınır tanımaz. Alman anası, lakap ve sevgi sözcüğü çok nadir kullanır. Çocukla, büyüklerle konuştuğu gibi konuşur.

Basak Usanovic
Mart 2015, Viyana

***

Başak Usanovic’in diğer yazılarını buradan okuyabilirsiniz. Sizin de söyleyecek sözünüz varsa Blogcu Anne’de konuk yazar olabilirsiniz. Konuk yazarlık hakkında buradan bilgi alabilir, diğer konuk yazar yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

87 yorum

  1. Ayhhh ben baya baya sesli güldüm şu an elinize sağlık!

  2. Ya super yazi olmus. Cok guldum. Kesinlikle katiliyorum. Amerikan annelerde ayni alman anneler gibi.

  3. valla 2-3 madde hariç öz be öz Türk anasıyım:) vatana millete hayırlı olsun:) elinize sağlık

  4. sabah sabah okudukça güldüm ve evet bazı maddelerde kendimi gördüm 🙂
    süper yazı elinize,emeğinize sağlık

  5. süper bi yazı olmuş 🙂 arada bu tarz yazılara da ihtiyaç var demek ki, yüzümü güldürdü. buarada söylemeden geçmeyim yarı alman yarı türk çıktım. hadi hayırlısı… 🙂 🙂

  6. Başak hanım ellerinize sağlık. Yabancı kaynaklardan okuduğumuz “çocuğunuzu serbest bırakın ve gözlemleyin” söylemlerini madde madde açıklamışsınız. Ders niteliğinde.

  7. “Türk anası “aşkım, canım cicim” tarzı sevgi sözcüklerini muazzam kullanır. Hatta nerdeyse çocuğa adıyla hiç hitap etmez. “Balım, böceğim, pompişim, tontişim” gibi sevgi sözcüğü veya lakap uydururken yaratıcılıkta sınır tanımaz. Alman anası, lakap ve sevgi sözcüğü çok nadir kullanır. Çocukla, büyüklerle konuştuğu gibi konuşur.”

    İşte bu tam altın vuruş olmuş :)) Sabah sabah ofiste bastım kahkahayı 😀 Dilinize sağlık.

    Not : Kızına aşkım, bebeğim, bitanem, fıstığıımm, fındık kurduumm bla bla bla diye seslenen bir anne olarak dışardan bakınca da kendime pek bir sevimli geldim yaa 🙂 Severim ben Türk anasını :))

    • ay hiç sormayın! çocuk anne demeye başladı o “anneee” dedikçe ben başlıyorum: “söyle aşkıııım! söyle bebeeeeğimm! söyle anne deyişine kurban olduğum! söyle ömrümmmm!” 🙂 neticede çocum ne diyeceğini unutuyo bence 😛

      • Yaa cok komikmis,cok guldum, anneme okudum o da bayildi!
        Harikasiniz pelintozu:)

      • Pelintozu ! Ben de aynıyım 😀 kızım daha yeni anne diyor, bir de üstüne basa basa aaannnnee ! diye ve ben her seferinde gözlerimden yaş akarak anneeeğğmmmmmmmmmmmm, yavruuğğmmmmmmmm diye çocuğa gömülüyorum. Yaşasın yalnız olmamak !

  8. özümde dibine kadar türk annesi olup sürekli bir alman annesi olabilmek için kendime telkinlerde bulunuyorum. çok yol katedebildiğimi sanmıyorum.

  9. tam türk değilim burada yazanlara göre azıcık alman analığı varmış içimde. çok güzel bir yazı olmuş

  10. Bayıldım yazıya;

    Bende almana yakın Türk çıktım 😀 Demekki yurt dışında yaşasam daha rahat olabilirdim anneliğim konusunda bu tür yazıları okudukça ona kanaat getirdim çünkü bazen birçok şeyi eşim, kvalidem,annem bişiler der diye yapar oldum 🙁

  11. Aaaa Alman anası çıktım, nayır nolamaz ben Türküm, Türk

  12. Aaa Alman anası çıktım, nayır nolamaz ben türküm türk;) Neyse bizde baba türk anası, dengeliyoruz:) Üslubunuz çok hoş, sevgiler:)

  13. Yazıyı yüzümde koca bir gülümse ile okudum

  14. çok güzel yazmışsınız, ben de yelek, patik kısmına bayıldım:)ben de daha çok Türklere yakınım sanırım özellikle yedirme, giydirme konusunda:))sevgiler…

  15. çok güzel bir yazı olmuş, kaleminize sağlık.

  16. Merhabalar
    Tatillerde alman çocukların varlığını ruhumuz duymazken,bizim vatan evlatlarının çıkardığı gürültüyü hatırlayınca bile başım ağrıyor:((( bunun temel sebebi ne sizce?

  17. valla gülümseyerek okusam da çok doğru tespitler yer yer alman anası olasım geldi hele şu park mevzu tam beni anlatmış 🙂

  18. Bayıldım!!! Harika bir yazı olmuş. Teşekkürler

  19. Denise Helene Barto

    Yazınıza bayıldım. Babası Alman, annesi Türk, tüm eğitimini Türkiye’de alman okulunda görmüş bir anne adayım. Ekim’de bebek doğduğunda bakalım bende hangi taraf ağır basacak. Şimdilik sadece Alman tarafım diyebilirim!

  20. Harika tespitler!!

  21. Almanla evli Türk anası olarak çok güldüm ve çok katıldım 😀 Her bir maddesi doğru! Ben de Alman olmuşum farkında olmadan. Baktım da kızın üstünde mavi puantiyeli kazak, altında kırmızı çizgili pantolon, ayaklar çıplak ve yerde oturmuş, elinde çatalıyla öğle yemeği olarak sadece 1 adet dilimlenmiş havuç yiyor şu an! Durum dengelensin diye hemen şimdi bi koşu evladıma yün fanile giydirmeye gidiyorum 😀

  22. Avrupa’da yaşayan biri olarak ben de imzamı atarım bu yazının altına. Bir de nerde ağlayan bir çocuk varsa o bir Türk cocugudur.

  23. Mükemmel bir yazı olmuş, tespitler de yazı dili de şahane! Çok doğru çok komik! Daha çok bu tip yazı var mıdır acaba? Sevgiler

  24. Başakcım ellerine, gönlüne, gözlerine sağlık, ne de güzel özetlemişsin analık halimizi.

  25. Elif Demirbaş

    Çok sevdim yazınızı,çok da güldüm,süper tespitler vallahi….

  26. İlk çocukta tipik bir Türk anası gibiydim diyebilirim:)) hatta öyle ki bebeğimin diş kaşıma zımbırtısını bile yere düştü diye kaynatıp, sonra içindeki su yüzünden şiştiğini ve çöpe atmak zorunda kaldığımı bile söyleyebilirim. Neyse ki ikinci çocukta biraz kendimi aştım. Ara ara sapıtsam da bazı durumlarda Alman anaları gibi davranmaya çalışıyorum. Ama şunu söyleyeyim ki havalar 40 derece olmadan ben de atletsiz evde bile dolaştırmam:)

  27. Çok beğendim ve okurken çok eğlendim. Elinize sağlık.Park ve bahçelerin durumuyla ilgili notunuza da çok katılıyorum. Ben de istiyorum çocuğum çamur oynasın çimlerde yuvarlansın ama gördüklerim duyduklarım beni alıkoyuyor. Site bahçesindeki çimlerden pirelenen yeğenlerim, çocuğuna tuvalet eğitimini bahçede veren, çişi gelince kenara köşeye bile değil olduğu yere işeten komşumu (kendisi güya gayet eğitimli ve ayrıca öğretmendir)gördükçe bana bir seyirme geliyor.

  28. Harikulade gozlemler, bayildim, …….

  29. çok tatlı:))

  30. çok tatlı:)

  31. dibine kadar türk anası olmak! Harikaydı, tebrikler…

  32. Çok güzel,ders alınası tespitler.Park mevzusunu irdelemek gerekiyor.Çocuklarımızın ilişkilerine müdahale edip,onlara çok büyük kötülük yapıyoruz/yaptımm.Büyük kızımın şuan okulda arkadaş edinememesi,kurduğu arkadaşlıklarda pasif olması benim suçum

  33. Çok doğru tespitler. Çocuk terleyince paniğe kapılma sendromu da sanırım Türk annelerine mahsustur. Yazın ortasında çocuk havuz başında koşarken terledi diye 10 kere (abartı yoktur) tişört değiştiren anne biliyorum. Her gün yoğurt yesin hem de ev yapımı olsun gibi beslenmesel takıntılar da sanırım en çok biz de var, hayatı zorlaştırmaya bayılıyoruz gerçekten. Ama nedense sabah mısır gevreği yiyen kışın göbeği açık dolaşan Avrupalı çocuklar daha bir sağlıklı ve gürbüz oluyor, sanırım olay temiz havada vakit geçirmekte ve sporla iç içe bir yaşamları olmasında.

  34. Burcu Sürmeli

    Bayıldım, harika..

  35. harika bir yazı alman alman anneler gerçekten böyledir. cok güldüm

  36. Hahahaaa 🙂 Türkiye’ye yerleşeli 25 yıl oldu ama tipik bir Alman anasıyım o halde 🙂
    No11 benim için tam olarak doğru değil, No13 9 değil, 6 aylıktan itibaren yaptık ve iki çocukla müthiş kolaylık sağladı bize… Patik ve yelek da ne?
    Kaleminize parmaklarınıza sağlık Başak Hanım 🙂

  37. Türk anası cefakardır. Evladına kocasına anasına babasına saçını süpürge eder. İyi midir böyle yapması değildir. Kimseye yaranamaz çünkü.

  38. hamileliğimde alman anası olarak çıktığım yolda doğumla birlikte nasılda tatlı (!) bir türk anası olduğumu yüzüme vuran bu yazı için çok teşekkürler..;)

  39. Yazdıklarınızı keyifle okudumi %80 Türk anasıyım 🙂 özellikle yelek(her Türk bebesinin en az 25 tane kadar olmuştur eşin dostun ördükleriyle) ve atlet çok önemli mevzular, öyle ki çıtçıtlı zıbının bir çıtçıtı açılsa aman aman bir boşluktan soğuk girebilir 🙂

  40. bayıldım bu yazıyı hemen eşime gönderiyorum kesinlikle Alman anası olması lazım

  41. E o zaman ben % 80 Alman anayım 🙂 bizim kiz da kendi yediği kadarla yaşıyor, koca kışı corapsiz ve bacaklar çıplak geçirdi. Yelek, hırka, batik mi? Onlar da ne ki? Ağlamayalar, ajitasyon ben de hiç ise yaramaz. Uyku saatiyse uyunacak, banyo saatiyse yikanilacak. En rahatı böyle valla. Köle miyim anne mi? Kendi basinin caresine bakan bir bebek yetiştiriyorum, prenses değil 🙂

  42. çok güldüm ya okadar doğru ki ne eklesem bilemedim tipik bir türk anasıyım ama idealim alman anası olmak 🙂 Birde bu sıra türk anaları olarak ülkemizde montessori eğitimi pek yaygın çocukları kendi haline bırakma çabalarımız son hızla devam ediyor meğer farkında olmadan alman anası olma yoluna baş koymuşuz :)))

  43. BA-YIL-DIM ! 🙂 Super yazı, super tespitler.

  44. Kaleminize sağlık çok güzel bir içerik olmuş 🙂

  45. Basak, bayildim yazina

  46. Basak, bayildim yazina

  47. Madem Türk annelerini beğenmiyorsunuz o zaman siz çocuğunuzu Alman anneleri gibi yetiştirin de kendi başına çatal kullanmayı öğrenen sorumluluk sahibi bireyler olarak yetişsinler ve biz niye soğuk soğuk büyüdük neden bizi de Türk ve diğer Akdenizli ülkelerin çocukları gibi sürekli sevgiyle, öpülüp okşanarak ve isimler takılarak büyütmediler diye ağlaşsınlar. Çocuğunu bara pavyona götüren anneyi de merak ettik etrafımızda böyle “Türk” annesi görmüyoruz.

  48. Merhaba,
    Türk anası ve Alman anasını çok çok güzel izah etmişsin. doğru ve olması gerekeni yapıyorlar ki, çocuklara disiplin ve kendi ayakları üzerinde durmayı öğretiyorlar.
    Türklerde ise çocuk 50 yaşına da gelse hala ana kuzusu.. hele bir de erkek çocuğu ise ver eline asayı kendisini hep Paşa sansın. 🙂
    Sevgiler.

  49. Ingiliz analari da ayni Alman analar gibi valla. %100 olmasa da tipik Turk anasiyim, atletsiz patiksiz olmaaaz :))

  50. Harika bir anlatim tarziyla yapilmis %100 dogru analizler! Supersiniz!

  51. Tebrikler başak hanım Türk anneler hakkında yazdıklarınızı aynen katılıyorum.Alman bir aile dostumuz vardı 4 çocukları vardı aynen sizin yazdığınız şekilde eğitiyorlardı bazen bize ters gelse de katı kurallar sanırım çocuğun gelişimi için önemli olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum.Türkiyeden selamlar..

  52. Alman anası olmaya çalışsam da oğlumun Ege yeleği var. Onu, üzerinde Ege yeleği olmadan gören olmamıştır 😀 yoksa onunla mı doğmuştur bende hatırlamıyorum :)))

  53. bazı konularda Türk anası olsam da özellikle çocuğu birey olarak görme müdahale etmeme ve başka çocuklarla ilişkisine karışmama konusunda tam bir Alman anasıymışım ben de 🙂 gel gör ki etraftaki analar sayesinde çocuğuma yine de müdahale ediliyor..

  54. ayşe aydoğan ergün

    Doğru tespitler ve başarılı bir sunum tebrikler ve umarım devamı gelir.

  55. Başak’cığım yıllar önce bunların hepsini bizde çocuklarımıza yaptık ve tipik Türk annesi tanımı içerisindeyiz, torunlarımıza da yapmaya devam edeceğiz. İzmit den Arife teyzen, Sevgiler…

  56. Elinize, kaleminize saglik, ne kadar guzel ozetlemissiniz aradaki farki.
    Yillar once kizim ana okulunda iken ogretmeni tarafindan uyarilmistim. Ben okulda kahvaltı icin ellerini yikama sirasindaki biricik evladimin hemencecik imdadina yetisip, kollarini sıvamasina yardım etmiştim. Ogretmen, “Cocuklarimizin eli kolu olmayip onlara ellerini, kollarini nasil kullanacaklarini ogretmeliyiz” sozu bugun halen kulagımdadır ve kızımı Alman anası olarak yetistirmeye gayret ettim şu an, kendine yeten, her sorununu kendi cozebilen, son derece naturel, kitap kurdu, dünyayı gören gözle bakan, gezikolik, çevre bilinci olan, doğaya aşık, hayvansever, entellektüel bir genç hanım…İyi ki Alaman anası olarak davranmışım!!

  57. Harika bir yazı…% 100 Türk anasıyım ama en zoruda yaptığım şeylerin aslında yanlış olduğunu bilmeme rağmen kendimi yapmaktan alıkoyamam. Kendime söz geçiremiyorum…

  58. Nasıl hissediyorsam öyle davranıyor ve öyle yetiştiriyorum, hatta çocuğumu öyle doğurdum. Kimseyi tınlamadım doğru bildiğimi yaptım. Geriye dönüp baktığımda evlilik ya da çocuk adına hiç pişmanlığım yok demek ki doğru yapmışım. Bir çocuğum daha olsa gene öyle davranırım diyorum demek ki doğru yapmışım. Okumak, araştırmak elbette iyi geliyor , zaten sorguladığım doğruluğundan şüphe ettiğim şeyleri kesinleştirmem de yardımcı oluyor. Hislerime,doğaya ve elbette aklıma çok güvendim, onlar bana doğruyu gösterdi hep. İçten içe doğruyu biliyor ama uygulamıyor ya da üşeniyorsam itici güç oluyor okuduklarım. Annelik, çocuk, psikoloji, insan ilişkileriyle o kadar meşgul ki kafam(7/24) bu kadar sorgulayınca da doğruyu biliyor ya da yakınlaşıyorsun ona. Aklın yolu bir ne de olsa.
    Yani şunu demeye çalışıyorum kim çocuğunu nasıl yetiştiriyor evet bunla ilgilenirim ,kendi aileme, kültürüme özgü bir yaklaşımla yetiştirmeyi tercih ederim çocuğumu.

  59. vallahi cuk oturmuş.ne denir başka

  60. elinize sağlık, süper doğru tespitler.. ben de Alman anası olmaya çalışan Türk analarındanım… kızıma hamileyken gittiğim tatilde 1-3-7 yaşındaki 3 çocuğuyla tek başına tatile gelen bir alman anasıyla tanışmış ve hem anneye, hem de çocuklara hayran kalmıştım.
    Ben de o gün bugündür çabalıyorum.. ama ı ıhh. ancak %60 olabilmişimdir 🙂

  61. Bende İngiltere’deyim. Ve kesinlikle doğru

  62. SEVGILI BASAK HANIM,

    YAZINIZI YUZUMDE KOCA BIR GULUMSEMEYLE OKUDUM. BEBEGINI ANNESINE BIRAKIP ZANGOCYA’YA GIDEN ANNEYE DE ALKIS GONDERDIM…

    MUTLU GUNLER DILEGIYLE,
    SULE

  63. Bayıldım. Emeğine sağlık canım. Ne kadar farkliyiz değil mi? Amaaa ben yine de yaşasın Türk anneleri diyorum. 🙂

  64. Tesekkurler, aksam aksam guldum 🙂 sadece 9a katilamam, gordugum kadar her yere tasirlar cocugu, bar haric. Siz hangi annesiniz peki? 😉

  65. Bir madde daha var, Alman annelerinde kesinlikle ninni, pışpışlama, sallama, yanina yatma gibi aktiviteler yoktur.Çocuklar dogumdan itibaren kesinlikle odalarinda, kendi yataklarinda kendiliginden uyumalilar.Eger bu yöntemi uygulamak istiyorsaniz aglasa bile 1-2 gün bagriniza taş basmalisiniz.En iyi ihtimalle bu iki günde yatakdan kaldirmadan kisa süreli onunla ilgilenebilir ve herhangi bir peluş yada kumaş oyuncagi uyku arkadaşi yapabilirsiniz.Bundan sonra cocugunuz o oyuncagi gördügünde zaten uyku moduna gececektir.Ayrica piyasada sallanma mekanizmali Beşik bulmakda zaten imkansiz. Bence kesinlikle 1-2 günlük husursuzluk ve aglama bir ömür hem size hem cocuğa rahatlik ve mutluluk getirecektir

  66. Yazı için sizi, 22 sene önce bunları düşünüp biraz olsun kendimi bu tarz düşünceyle donatabildiğim için kendimi tebrik ediyorum 🙂 Sevgiler.

  67. bende arasıra yurtdışına giden, gezen, gören biri olarak yazdıklarınıza fazlasıyla katılıyorum. 🙂 okurken çok da eğlendim, çok beğendim… sosyal medyada en çok rastladığım sizin yazınız oldu bu aralar, fenomen olma yolunda ilerliyorsunuz bence 😉 …. bazen içimden öyle geldiği için bazende aslında doğru olanın bu olduğunu düşündüğüm için Alman anası tipi olmaya kendimi itiyorum diyebilirim. kesinlikle yetiştirilme tarzı ile ilgili yazdıklarınız özellikle türk anaları için doğru bir saptama. yollarda bağrış çağrış olma durumu nedense orta doğu, arap vb. ülkelerle benzerlik taşıyor. ama bizim analarımız atalarımız zamanında böyle değilmiş; biz ne zaman dejenere olmuşuz da sanki çocuk doğurmak sadece kendimize has bir lütufmuş gibi; kendi kendimizi bu triplere sokmuşuz bilemedim. tarlalarda doğan, bezlerle sırta bağlanarak çapa yapmaya devam eden annelerin çocukları torunları değil miyiz? maalesef biz batılının aslında olmayan kendi kafamızdan uydurduğumuz, televizyonda empoze edilen yönlerini hemen hayatımıza uyguladık, ne oldumcuk delisi olduk… sonuçlarda madde madde ortada işte, fazla söz gerek yok! bence kocalarımızdan ailelerimize kadar ; sanki doğa üstü bir şey yapmışız gibi bize ve çocuğumuza davranılmasını bekliyoruz. tabi ki arada cabbar cefakar tiplerde çıkmıyor değil; ama büyük çoğunluk başka bir alemde yaşıyor.

  68. Yazı çok güzel, işin esprisi yönünden bakılınca ne hoş. Fakat bu tarz yazılar keşke kadınlarımızı gerçek koşulları tartışmaya, araştırmaya yöneltse. Türkiye’de kadın olmak, anne olmak, hele çalışan anne olmak kolay mıdır? Türk babaları, bakıcıları nasıldır? Çocuk yetiştirmede etkileri nedir? Maddi ve çevresel koşullar neye, ne kadar izin verir?

    Hani atlet, yelek filan eğlenceli de, yahu ülkedeki en büyük eğlence televizyon. Halkın kaçta kaçı yurtiçinde tatile gidiyor da, çocuğu bırakıp kocayla yurtdışına gidecek? Her yer park kaynıyor, parklar yemyeşil, tertemiz, güvenli ve Türk anası pimpirikli olduğu için çocuğun peşinde sanki.

    Valla yiğidi öldürün, hakkını yemeyin. Sıkıysa gelsin Alman anaları Türkiye’de çalışıp, bu paralara, bu koşullarda çocuk yetiştirsinler… Tek umutları çocuklarını bu sistemden zaiyatsız geçirmek ve kendilerini gerçekleştirme alanları da annelikleri olsun da öyle bakalım.

    Lafım Alman analarına değil, Türk anası olmayı hor görenlere, Alman anası olmayı becermeye çalışanlara 🙂

  69. Alman anası hemen hemen bendeniz Nazmiye gibi yetiştiriyormuş çocuklarını. Aklın yolu bir ne de olsa öyle ayakta sallamalar yok efendim yelek giydirmeler çocuklarına çok karışan kendi haline bırakmayan anneler artık Türkiye’ de de azaldı bence. Yeni jenerasyon annelerinin eksilerini modernize edip artılara bağlayan türden. Bahsedilen Türk anaları da azımsanmayacak gibi değildir ancak değişiyoruz. Yani anlatılanlara baktım da Alman kültüründen bihaber birisi olarak ona rağmen yetiştirme tarzımız yakın ancak Alman analarına oldukça fark atan bir yanımız var ki biz Türkler kesinlikle sevgimizi katık yaparak büyütüyoruz çocuklarımızı. Her fırsatta çocuklarımız sevildiklerini hissediyorlar.

  70. Tüm klişeleri kullanmışsınız. Çok basit ve yüzeysel gözlemlerle yazmışsınız. Bu tarz karşılaştırmalar sizi de okuyanı da bir yere ulaştırmaz hatta yanlışa iter. Benden demesi.

  71. harika bir tespit

  72. gönül samiloglu

    Alman annnelerini bilmiyorum ama turk anneleri aynen dediyiniz gibi dir.

  73. Başak yazına sağlık.. Annen okumamı söyledi. çok güldü. Kendimi yazında buldum. Ben tipik bir Türk annesiyim..

  74. Ne diyeyim ellerinize dilinize sağlık çok güldüm…ama hakikaten öyle bizler Böyleyiz. .tatile giderim bende böyle söyle yapacam derim onları görünce. ..eve gelirim hersey biter

  75. Bu çalışma muhteşem… Alman eş Turk erkek bir aile olark Turkiyede yaşıyoruz. her maddede ki tespit neredeyse hepsi tarafımızca dogru. Burada Turk erkek olarak belki başkaları tarafından begenilmiyecek ama. ben mantıklı olan degerlere onem veriyorum. buda Alman annelerde var. belkide Bir Alanla evlenme nedenim budur

  76. Ben Cengiz’in eşiyim ve bu yazını onunla paylaştım. Yıllardır Türkiye’de yaşarken kendime uzaylı gibi hissettim; sanki ben anne olarak çok katıyım, yeterli esnek değilim, ve kişiliğimi sorgulamaya başlamıştım. Şimdi kendime geldim; anladım ki bu benim kültürüm, yani kültürümden dolayı böyleyim, yanlış ya da hatalı bir kişilik sahibinden dolayı değil.

  77. Türk anası narin mi??? Benim annem pek öyle değildi zira evdeki tüm elektrik-elektronik işleri kendisinden sorulurdu, ampul değiştirilecekse annem değiştirir, dvd player falan aldıysak kurulumunu bizzat kendisi yapar, bir kaç yıl öncesine kadar(kendisi 68lidir de) taşınmada ağır kutuları v.b. de taşırdı, sanırım Hamburg’da bir kaç yıl geçirdiği için böyle oldu diyeceğim de, çevremdeki Türk anaları maşşallah kucaklarında hem çocuğu hem de çocuğun çantasını ayrıca kendi çantalarını taşıyabiliyorlar.

  78. Bir an okuyunca Türkiye de çocuk büyütmeyip yurt dışına yerleşsemmi demeden geçemedim. Yok vallah biz burda boğuyoruz çocuklar. Kaleminize sağlık 😉

  79. Yazi cuk.Amaaan Turk anasi candir caaaan! O sebeple 18yasinda terketmez evlatlarimiz bizi.misal 40 yasindayim annemi gormedigim gun depresyona giriyorum. Cunki annem beni birakip kahve icmeye bile gitmemis ben küçükken..eli mendilsiz bi kac kat kiyafetsiz çıkarmam cocuklarimi.sonra gelissin yemisim kucuk cocugun ozguvenini

  80. Harika bir yaziydi ayni ben kendimi buldum resmen 🙂

  81. Alman Ana kategorisini fazla tanımam ama şahit olduğum olaylardan yola çıkarak çok doğru tespitleriniz var.Hoş ve ders alınası noktaları içeren bir yazı olmuş.Elinize kaleminize sağlık….