6 Yorum

Şimal’in İkiz Gebelik Günlüğü, 32. hafta

İkinci bebeğini de yakın zamanlarda kucağına almış bir arkadaşım bana “hamilelik bir serüven, karşına ne zaman ne çıkacağını bilemezsin” demişti bir zamanlar. Halbuki o zamanlar ben hamileliği annemin ve teyzemlerin yaşadığı gibi hoppp diyerek başlayıp hoppp diyerek biten bir süreç olarak algılıyordum. Öyle olduğunu artık düşünmediğimi artık biliyorsunuzdur. Ama içimdeki iyimser kelebek “ohooo sen ne badireler atlattın şimdiye kadar artık koca göbeğinle gün sayarsın!” düşüncesinde iken neden karşısına şimdi duvar çıktı da çarptı ki o duvara?

Malumunuz ben “hafif!” pimpirikli, endişeli bir gebeyim. Gerçi bekleme salonlarında tanıştığım diğer gebelerden ya da okuduğum bazı bloglardan gördüğüm kadarı ile henüz sınırı aşmış bir obsesifliğim yok, çok şükür! Hem ikiz gebelik zaten başlı başına takip konusu iken üzerine bu minnakların erken gelme ihtimalleri beni böyle yaptı, buna inanmak istiyorum, itiraz istemiyorum…

simal32

Gelelim bu haftanın doğurduğu sürprizimize, kordon dolanması. Benim gündemime ve moral halime biraz bomba gibi düştü, hazırlıksız yakaladı beni. Gerçi hangi olumsuzluk hazırlıklı yakalıyor ki?

Yaşasın 32. haftayı aştık pozitifliği ile kontrolüme gittim bu hafta, hatta hastaneye girdiğimde de çok eğlendim. Çünkü göbeğim o kadar büyük ki, onu alttan ellerimle karpuz taşıyor gibi desteklemek zorunda kalıyorum, bu da dışarıdan yazın irice bir karpuz almışız da onu eve kavuşturduğum ellerimle götürmeye çalışırmış izlenimi yaratıyor. Bu da haliyle hastanede çoğu kişinin gülümseyerek baktığı bir durum, ya bana üzüldükleri ya da garipsedikleri için.

Sonuçta muayeneyi çok keyifle bekledim. Hatta uzun zamandır muayenelerde karşılaştığım başka bir hamile ile “eh artık bunca zamandır halimizi hatırımızı soruyoruz tanışalım değil mi” ruh hali ile başladık sohbete. Bana yıllara yayılan yaşadığı süreci anlattı ve onca şeyin üzerine şimdi de kordon dolanması problemi yaşadığını ve o nedenle kontrollerinin sıklığının çok arttığından bahsetti. Zaten ezelden beri “kordon dolanması” benim gebelik hakkındaki endişe zonumda yer alan konuydu, sonuçta hamilelik bilinmezleri de beraberinde getiriyordu ve bu konu bir bilinmezdi, göbeğin içindeki diğer bilinmez konular gibi. Ben de hem “hamileler sorun yaşamasın” içselleştirmemden üzülüp hem de derinlerde sakladığım kendi endişelerimden mütevellit, umarım her şey yoluna girer dileğimi ileterek muayeneye girdim.

Bebeklerin durumu iyi çok şükür, hatta ölçümlere göre 2 kg’a gelmiş durumdalar, tabii ±200gr hata payı ile. Ancakkkkk dedi doktor, “bebeklerden birinin kordon boğazının yakınından geçiyor”. Rüya olmalıydı bu, daha az önce biz bu konuyu konuşmuştuk ben üzülmüştüm, kendi endişelerimi içimden geçirmiştim. Ve benim içimdeki o “minik” endişe baloncuğu patladı, tüm vücuduma ışık hızı ile yayıldı. Doktorcum dedim, benim gibi endişeli insana söylenir mi bu? Tamam o zaman dedi, söylediğimi unut, korkulacak bir durum yok. Yoksa o zaman neden söyledi bunu diyerek hala içim içimi yiyor, elim devamlı karnımda artık. İkisinin de hareketlerini takip etmeye çalışıyorum, elimden gelen sadece bu.

Bunlar haricinde doğuma bu kadar az süre kalmışken doktorum bana sürpriz yaptı ve 35. hafta bitiminden ve 36. hafta bitimi arasında yurt dışında eğitimde olacağını müjdeledi, ne hoş değil mi? Eee dedik ne olacak şimdi? Gülümseyerek 37. haftayı bekleyeceksin dedi, ah dedim ağzınızdan bal damlıyor tabii ama hayat öyle ilerlemiyor takdir edersiniz ki.

Peki dedik siz yokken doğum başladı? Yaptığımız mini durum değerlendirmesinden geriye kalan alternatifimiz tüp bebek tedavimi yapan doktorum oldu. Bu durumda çok ironik oluyor aslında, başlangıç ve bitiş aynı elden!! Bebekleri rahmime koyan yerleştirdiği bebeklerin büyümüş halini rahmimden alıyor. Hayat boyu anlatılası bir hikaye….

Tabii benim bu düşüncelerimin temelini oluşturan haftalara dikkatinizi çekmek istiyorum. 28. Haftayı dört gözle bekleyen biz şimdi 36. hafta pazarlığı yapıyoruz doktorla. İnsanoğlu böyle işte, güzel olana hemen adapte oluyor. Ama olacağım tabii, her hamilenin hakkı var bebeği için en iyiyi en güzeli dilemeye.

Tüm hamilelerin göbeklerini sevgiyle pıt pıtlıyorum…

Ankara’dan 33. haftamızda sağlıkla ile görüşmek dileği ile…

Şimal

Yazar Hakkında

ŞİMAL SEVİMAY BOR – 37 yaşında, Ankara’da yaşayan, yıllarca özel sektörde gece-gündüz, uykusuz çalışıp evlendikten sonra memur olmaya karar vermiş bir mimardır. Geç evlendiğinden de olacak ”çocuğumuz olsun” fikri de geç gelmiş, gelince de “eyvah biyolojik yaşım geçiyor!” telaşından “tüp bebek yöntemi” ile hamile kalmıştır. Burcu İkizler, yükseleni Başak olup kendi içinde bile korkuları, telaşları ve şaşkınlıkları kendini aşan bir kız çocuğu iken ikiz bebeklerinin haberini alması ile derin kuyulara düşmüştür. Üzerine “rahim ağzı yetmezliği” nedeniyle düştüğü yerden kalkamamış “yatarak hamilelik” ile tanışmıştır. Renkleri ve dokuları, müziği, kitaplarını ve onları okumayı, araştırmayı, paylaşmayı, ilgi şımarığı kedisi ve eşi ile hayatı paylaşmayı sever.

Şimal’in tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz.

Yorum yap

Girilmesi gerekli alanlar işaretlidir. *

6 yorum

  1. Kordon dolanması çok sıkıntı edilecek bir durum değil. Kafanıza takmayın, Kızımda görmüştü bir ara doktor sonrasında pek bakmadı bile 2 tur dolanmış halde doğuranlar olduğunu okumuştum ben ozamanlar. Ben pimpirikli değildim de eşim öyleydi.
    Doktorun her söylediğinden birşey çıkarırdı. Kafası büyük demişti başlarda ayyyy aman Allahım her gidişimizde kafasını sorardı. Ben daralırdım onun bu hallerinden doktor napardı bilmem. Sonuç olarak rahat olun, sizin rahatlığınız bebeklerinize yansıyor. Sakin ve rahat olun. Maşallah 28 haftayı dolduralım şükür derken 32. haftayı buldunuz Allaha şükür.

    Sağlıkla kalın 🙂

  2. 37 yi de görürüz Şimal hanım Allah’ın izniyle 🙂

  3. Büyük bir merakla takip ediyorum sizi… merak etmeyin her şey iyi gidecek… sevgiler…

  4. Kordon dolanmasından endişe etmeye hiiç gerek yok normal doğuma dahi engel değil, inşallah 37-38leri de görün 🙂

  5. 37 i de göreceksiniz ve hep beraber buradan okuyacağız inşallah 🙂

  6. Ah bu kordon dolanmasi olayi… Kuzenim “uzun kordon” nedeniyle sezaryen olmustu, hala aci aci guleriz. Yahu Kanada, Amerika ve bircok avrupa ulkesinde 20. hafta anatomi ultrasonundan sonra bir sorun gozlemlenmedigi surece ultrason yapilmiyor, ne yapiyor bizim doktorlar anlamis degilim. Zaten cok ultrason tavsiye edilmiyor. Kordon neredeymis, ne kadarmis bilmiyoruz. O yuzden iciniz rahat olsun. Bu kordon olayi Turk icadi 😉