19 Yorum

Şimal’in İkiz Gebelik Günlüğü, 33. hafta

Emzirmek ya da emzirememek, işte bütün mesele bu

33. hafta ile birlikte benim gündemimdeki konular değişmeye başladı. Öncelikle “inşallah sağlıkla doğarlar” cümlesi gün içinde defalarca aklımdan geçiyor. Devamında ise minnaklar doğduktan sonra emebilecekler mi düşüncesi koşup yetişiyor, bu iki bebeğe yetecek sütümün olabilecek mi acaba! Hamilelik tarafımca zaten doğal, tüm kadınların rahatlıkla yaşayabildiği bir eylemmiş gibi algılandığı dönemlerde emzirmek de bunun paralelinde “kendiliğinden” ve “doğal” bir eylemdi nazarımda. Şimdi görüyorum ki bu ikisi de çaba ve emek isteyen süreçler.

2004 yılında yapılan bir çalışmada tek bebeklerde emzirme oranının % 52, ikizlerde % 40, üçüzlerde ise % 15 olduğu saptanmış. Bir çalışmada da ikiz bebeklerin sadece %25’i, üçüz bebeklerin ise sadece %14’ünün ilk altı ay anne sütü aldığı tespit edilmiş.

Aynı makalede çoğul bebeklerin beslenmesinde yaşanan zorluklar sıralanmış, örneğin:

Anneye ait faktörler:

  • Yorgunluk
  • Stres
  • Duygusal sorunlar
  • Sütün yetersiz olacağının düşünülmesi
  • İki ya da daha fazla bebeğin beslenmesinin koordine edilmesindeki zorluk

Bebeğe ait faktörler:

  • Bebeklerin prematüre olması
  • Emme refleksinin olmaması ya da zayıf emme refleksi
  • Bebeğin yoğun bakımda tedavi görme zorunluluğu nedeniyle anneden ayrı kalması

Emzirme sürecini olumsuz etkileyen diğer durumlar:

  • Emzirmenin geç başlatılması
  • Bakım eksikliği ve beslenme pozisyonu bilgisizliği nedeniyle meme ucunda oluşan yaralar
  • Sık emzirememe
  • Ek besin verme
  • Emzik verme

Buradaki faktörlerden birkaçı hariç aynı maddeler tekli gebelik için bile bazen kabus olabiliyor. Üzerine yukarıda yazıldığı gibi emzirme sürecinde iki bebeğin koordine edilme zorluğu ya da memenin ürettiği sütün iki bebeğe yetip yetmemesi endişelerimin dehlizlerinde dolanıyor.

Diğer maddelerden olan “emzirmenin geç başlatılması” doğum şekli ile ilgili. Örneğin, benim doğumumda, hem gelenlerin ikiz bebek olması hem de şu an için kordon problemimiz devam ettiği için kaçınılmaz son sezaryene doğru gidiyor. İçimdeki “teorik anne” ise bu durumun süt gelişi için bir miktar gecikme yaşatacağını öğrendi. İşin kötüsü bu bir varsayım da değil bilimsel açıklaması mevcut ki adına “oksitosin hormonu” deniliyor.

Bu bilgiyi edinmem doğum sonrasında panik yaşamamı engelledi. Çünkü bu hormon normal doğum eylemini başlatan kasılmaları sağlar ve anne sütünün gelmesini uyarırmış. Planlı sezaryen ile doğumda kasılmalar olmayacağı için oksitosinle tanışmamız ve süt gelme işlemi normal doğuma göre daha geç olur. Bu nedenle olur da gecikme uzarsa diye ben hastane çantama birer takım biberon koydum.

Sonuçta ilk anlarda biberonla mama almaları beni emmelerine engel olmaz diye düşünüyorum, eve sağlıkla döndüğümüzde anneye ten teması ve devamlı memede olmalarına çalışacağım gücüm yettiği sürece. Çünkü okuduğum deneyimlerde, bebeklerin eve dönüşten sonra anne ile ten temasının hem annedeki süt artışını sağladığı hem de bebeğin daha hızlı büyümesine etki ettiği belirtilmiş. Bu sebeple sling almayı düşünüyorum, devamlı benimle temas etmelerini istiyorum , böylelikle daha fazla süt verebilmeyi umuyorum.

Bu arada yukarıdaki oranlardan da görüleceği üzere sadece anne sütü ile beslenme istesek de olmayabilir, bunu şu andaki aklımla anlayabiliyorum. Bakalım doğumdan sonra mama verilme anında aynı sükuneti koruyabilecek miyim yoksa “bebeklerim mama alıyorlar n’ayırrrrr” hıçkırıklarına mı boğulacağım göreceğiz.

Simal33

Geçen hafta göbeğimi tek başıma taşıyamayacağımın ayrımına vardığımdan dolayı hamile kemeri siparişi vermiştim, doktorum da bunu desteklemişti. İyi ki almışım! Bedenimi nispeten daha rahat taşıyabiliyorum ve yürürken en azından mutfağa kadar ulaşabiliyorum. Kemerden önce yarı yolda oturma ya da bir yere yaslanma ihtiyacı duyuyordum. Bu nedenle eğer hamilelikte göbek önden çekmeye başlamışsa ve bel ağrılarınız sizi zorluyorsa hamile kemerini öneriyorum, denedim beni rahatlattı.

Ve bu haftanın en acı olayı, kardeşim evleniyor ve ben düğünde olamayacağım. Haftalardır “gidersin, gidemezsin”in tartışmaları yoğun olarak sürüyor. Benim içimden pek tabii orada olmak ve kardeşimin ilk dansını görmek, yüzündeki mutluluğa şahit olmak geçiyor. Ama haftalardır, her haftayı teker teker atlattıktan sonra olur da düğünde bir aksaklık yaşanırsa düşüncesi ile düğünde yer alamıyorum. En azından “aslında o gece bebeklerin geleceği olur ama sonrasında öyle düşünülmez” baskısını gördüm.

Ayrıca, yürüyemeyen ve enfeksiyondan uzak durması gereken bendeniz için düğün gecesindeki olası sorunlar birkaç adet. Öncelikle benim hazırlanmam, mekana ulaşmam, aşırı kalabalık, benim heyecan katsayım. Sonra, düğüne gelecek hasta misafirlerin bana grip ya da üst solunum yolları enfeksiyonu geçirme ihtimalleri. En son olarak 15 dakika ortalaması olan tuvalet ihtiyacımı doktorda bile bana sorun olması vs sorunlarından ötürü düğüne katılmam veto edildi. Bu durumda yaşasın teknoloji diyorum, en azından beni videolu ararlar ya da sonrasında fotoğraflarını ve videolarını izlerim. Önemli olan gelinle damat mutlu olsun…

Ankara’dan selamlar….

Şimal

Yazar Hakkında

ŞİMAL SEVİMAY BOR – 37 yaşında, Ankara’da yaşayan, yıllarca özel sektörde gece-gündüz, uykusuz çalışıp evlendikten sonra memur olmaya karar vermiş bir mimardır. Geç evlendiğinden de olacak ”çocuğumuz olsun” fikri de geç gelmiş, gelince de “eyvah biyolojik yaşım geçiyor!” telaşından “tüp bebek yöntemi” ile hamile kalmıştır. Burcu İkizler, yükseleni Başak olup kendi içinde bile korkuları, telaşları ve şaşkınlıkları kendini aşan bir kız çocuğu iken ikiz bebeklerinin haberini alması ile derin kuyulara düşmüştür. Üzerine “rahim ağzı yetmezliği” nedeniyle düştüğü yerden kalkamamış “yatarak hamilelik” ile tanışmıştır. Renkleri ve dokuları, müziği, kitaplarını ve onları okumayı, araştırmayı, paylaşmayı, ilgi şımarığı kedisi ve eşi ile hayatı paylaşmayı sever.

Şimal’in tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz.

19 yorum

  1. Sezeryanda mutlaka süt daha geç gelir, normal doğumda hemen gelir diye düşünmemek gerek bence, ben de ilk bebeğimde sezeryan oldum ama sütüm hemen geldi, bir arkadaşım normal doğum yaptı ve 3 gün sütü gelmedi, farklılıklar olabiliyor. Sütüm geliyor ve ben bebeğime yeteri kadar süt veriyorum diye telkin verilebilir. İnşallah senin de her iki bebeğine yetecek kadar sütün olur: ) kardeşine bir ömür mutluluklar : )

    • Sevgili Türkan teşekkür ederim kardeşim evlendi, dileklerini iletirim.
      Beni kandıranlar oldu süt konusunda veya ifade ediliş biçimleri çok uygun olmadı, en olmadı ben yanlış yorumladım anlatılanları. Gittiğim bir emzirme eğitimi sonrasında aklımı karıştırmışlardı.
      Ama şimdi biliyorum ki senin dediğin gibi, önce kendime inanıp ” sütüm gelecek” şeklinde düşünmek ve bol su içmek, ayrıca sık sık bebekleri memeye almak en doğru yaklaşım olacak.
      Sevgilerleeeee

  2. sütün doğum şekliyle pek alakası olmayabilir..planlı sezaryenle doğurdum oğlumu ve sütüm hemen geldi..18 aylık ve hala emziriyorum, mama almadı hiç mesela..süt meselesini hiiç düşünmemiştim hamileyken 🙂 benim kafama göre “hamileysen doğurursun sonra da süt gelir”di 🙂 sütüm yeter mi diye düşünme “yetecek” de..evrene pozitif şeyler gönderelim 🙂

    • Selam Pelin,
      Şimdiye kadar sürecim normal olmadığı için belki de obsessif davranıyorum bazı konulara. İkizlere sütün yetmediğine dair o kadar çok yazı okudum ki, ayrıca sezeryan sonrası ve ikiz bebek olunca bla bla şeklinde o kadar gözümü korkuttular ki. Ben böyle değildim yaşarken oldum 😀

  3. Iki sezaryen dogum yaptim. Biri planli biri kasilmalarin baslamasindan sonraydi. Ikisinde de bir saat icinde bebeklerimi emzirebildim. Pozitif düşün, iyi olacak her şey. ..

    • Geçen haftaya göre çok daha pozitifim bu konuda :). Yorumlarınız da çok destek oldu. Teşekkür ediyorum.
      Sevgiler.

  4. Acıbadem’de biberon değil ama kadehle veriyorlar eğer ilk günlerde gerekli olursa. İlk 6 hafta, bebekte emzirmenin oturması için emzik ve biberon verilmesi gerekiyor demişlerdi, bir araştırın derim – kadeh dediğimi ise plastik şurup kapağı gibi düşünün. Kızım 35 haftalık doğmuştu, sarılık riski için vermiştik, sonradan ise sadece anne sütü ile devam etti. Allah sağlıkla kucağınıza almayı nasip etsin, sütünüz bol olsun.

    • emzik ve biberon verilmemesi gerekiyor demişlerdi – düzeltme

      • Doğru söylüyorsun Aslı, sadece Acıbadem değil birçok hastanede aynı şeyi öneriyor, ya şırınga ya da kaşık biberon. Bu sayede bebeğin biberona alışım emme zayıflığı yaşaması engelleniyormuş dediler onlarda.
        Dilekleriniz için çokkkk teşekkür ederim :). Sevgiler.

  5. Bu kemer size karizma katmış 🙂 Çok güzel görünüyorsunuz 🙂 Kardeşinize de bir ömür boyu mutluluklar 🙂

    • Değil mi 😀 Güreş yapanlar gibi oldum :). Sen asıl bağlama ve çıkarma anlarımı gör, bir sporcunun gururu oluyor yüzümde.

  6. Merhaba
    Benim iki doğumum da sezaryen oldu, sütüm hemen geldi. İlk kızım emmeyi hiç bırakmadı doğuma kadar. Doğum sonrası ikisini de emzirmeye devam ettim. Biri 24 aylık, diğeri 6 aylık ve ikisi de hala anne sütü alıyorlar.
    Sözün özü iki meme iki bebeği en azından 6 ay kadar tok tutuyor.

    • Sevgili Ebru, hamilelik dönemimde birçok yorum motivasyonumu yüksek tutmamı sağladı. Şimdi emzirme işini kotaracağım konusunda da kendime sayenizde inanmaya başladım.. İçimden “you can do it” diye tekrar etmeye başladım :D.
      Bu arada harika emzirmişsiniz. Minnaklarınıza kocaman öpücükler.
      Sevgiler.

  7. Merhaba Şimal,
    Bu haftalara gelmene inan çok seviniyorum öncelikle belirteyim, sana daha önce de yazmıştım: Ben de ikizlerimi sezaryen ile dünyaya getirdim, odaya gelir gelmez de emmeye başladılar yani arkadaşların da dediği gibi hiç belli olmuyor bu işler. Ben emzirmenin istekle ve önceden biraz bilgilenmekle çok alakalı olduğunu düşünüyorum. Fiziksel olarak ikizleri emzirmek kesinlikle daha yorucu ve emek istiyor. İlk iki ay emzirmelerimi tablete not ediyordum da günde 30 evet otuz kez!!! emzirdiğim olmuş, miş’li geçmiş zaman kullandım çünkü o ilk günler birazcık puslu:p Bugün bebeklerim yaklaşık 7 aylık oldular ve hala da emziriyorum son üç ayda sadece günde bir öğün mama vermeye başladım o da sabahları birazcık uyuyabilmek için. Demem o ki süt yetiyor, bu bebekleri taşıdıysak onları besleyebilecek sütümüz de oluyor ama azıcık mama vermek de dünyanın sonu değil, rahat ol, mutlu anne mutlu bebek:) Sana naçizane tek tavsiyem şu olabilir: Konu ikizler olunca herkes hatta en yakınların bile en ufak ağlamada acaba açlar mı, mama mı versek, acaba süt yetiyor mu diyor, zaman zaman çok sinir bozucu da olabiliyorlar ben yeteceğine inanarak bu söylemlere hastanede hemşirelerden başlayarak her ortamda direndim ve sonuçta herkes emzirebildiğimi görünce rahatladı. Bol sütlü ve bol uykulu geceler diliyorum şimdiden sana.
    Sevgiler,

    • Pınarrrr,
      Ne güzel bir yazı olmuş bu böyle :)… Hani pazar sabahları gözünü açınca taze simitle karşılaşmış gibi mutlu oldum :).
      Aslında iyi ki biraz kaygılanmışım, doğru yola girmemi sağladı bu yazı. Aslında beni kaygılara iten gittiğim bir emzirme eğitiminde verilen bilgiler oldu. Buna ek olarak ikiz bebek olması “nasıl yeticem” endişesi yaratıyordu ama senin yazın bana umut verdi. Kocaman teşekkürlerimi yolluyorum. Eğer lohusalık dönemimde de umutsuzluğa kapılırsam açıp bu yorumu okuyacağım:)
      Sevgilerimle

    • Pınar 7 ay sadece anne sütü ile mi besledin? Sırrın nedir 😀 ?

      • Merhaba Şimal,
        Moral olduysam ne mutlu bana:)) Ben de hamileyken nette mutlu ikşz hikayeleri görünce çok seviniyordum ve umut doluyordum açıkçası. Her geçen hafta ayrı bir zafer haftası:)) Bu sabah blogda 34’ü görünce acaip sevindim, 37+0 demişsin, neden olmasın:)) Ben de 37+1′ de doğurdum, bebekler de üçer kiloyu aşıyordu. Hep anne sütü mü diye sormuşsun: İlk hastane çıkışında doğum kilolarını kaybetme sınırı olan %10’a dayandılar diye doktor yanlış hatırlamıyorsam 30cc mama tavsiye etmişti. Ben de 15 gün kadar verdim sonra kilolarını topladılar ve mamayı bıraktım. O dönemde biberona alışırlarsa emmeyi kesebilirler diye korkarak şırıngayla vermiştik mamayı.Sonrasında ihtiyaç oldukça çok nadiren kaşıkla günde bir öğün verdim. Biberonu ilk kez 3,5 aylıkken kullandım, dışarı çıkarken süt sağıp bıraktım. BBYO’dan Tomris’in emzirme yazılarını doğumdan önce çok okumuştum ve çok faydalandım. Biberondan biraz da bu yazılardan dolayı çekiniyordum, biberonun rahatlığına alışan bebek eninde sonunda emmeyi bırakabilir diye bir ana fikir çıkarmıştım ama bir yandan da Temmuzda işe döneceğimi ve biberona ihtiyaç duyacağımı düşünerek günde bir öğünü biberon ile veriyorum. Gece ben emzirdiğim için- ikisi aynı anda uyanmadığı sürece- sadece ben kalkıyorum daha doğrusu pek yatmıyorum:pp İşte bu yüzden sabah bebekleri yardımcımıza teslim edip 2-3 saat uyumaya başladım, bu sabah saatlerinde gerekirse biberon ile mama öğünümüz oluyor. O sabah uykusu aslında benim deliksiz uyuduğum tek zaman dilimi, onu da yapmasam bebeklere sağlıklı bakamam herhalde.
        Bir de emzirmem bozulmasın diye ilk bir ay yalancı emzik vermemiştim, onu da belirteyim.
        Son olarak en son yazında ikiz emzirme yastığından bahsetmişsin, mümkünse mutlaka edin detim, aynı anda ağladıkları ve emmek istedikleri çok zaman oluyor özellikle ilk iki ayda, o yastıkla bile yandan desteklerle emzirirken farklı birşeyle zor olabilir. Bana ikiz annesi bir arkadaşım ödünç vermişti adı Double Blessings’di yanlış hatırlamıyorsam, çok dua ettim gerçekten kendisine. Benim olsa sana gönderirdim bir şekilde:(
        Ne zaman istersen yaz, elimden geldiğince paylaşmak isterim.bu arada Şimal tüm bu sürecin sonunda acaip güzel duygular yaşayacaksın, ilk kucağına aldığındaki o hisse özenmemek mümkün değil.
        Sevgiler:)

  8. merhaba şimal
    ben normal doğum yapmama rağmen sütüm 4 gün sonra geldi. herkesin de dediği gibi süt olayı duygularla ve hormonlarla yönetilen bir süreç, doğum şekliyle ilgili olduğunu sanmıyorum. bir bebeği evlat edindikten sonra sütü gelen anne hikayeleri duydum. bebeğim yatağında uyurken onu izlediğimde göğsümden bir anlık süt aktığı olurdu , sevgi tetikliyordu süt akımını demek. senin de bahsettiğin gibi tensel temas çok önemli, sütüm gelmediği günlerde emzirme hemşiresi bebeği ikimiz de yarıçıplak olacak şekilde emzirmemi önermişti gerçekten işe yaramıştı. ancak herşeyden önce ben çok bilinçsizdim ,hamileyken doğum konusunu hatmetmiş olmama rağmen emzirmekle alakalı hiçbir şey araştırmamışım, nasıl olsa süt gelir mantığındaydım ancak su içmezsen aç kalırsan dinlenmezsen gelmiyormuş yaşadım gördüm. sen tabiki biliyorsundur ancak yinelemiş olayım , doğum sonrası öncelik, beslenme , su tüketimi , uyku ve sonrada bebeğine duyduğun sevgi ve koruma besleme iç güdüsü ile emzirme konusunda asla sorun yaşayacağını düşünmüyorum

    • Sevgili Esen doğru söylüyorsun sadece doğum şekline bağlı bir süreç değil emzirme. Bebeğin süt gelmese de emmesi (süt kanallarını uyarma), sevgi, ten teması vs gibi süreçler etkiliymiş. Bende düşe kalka öğreniyorum işte. Başta beni telaşlandıran bir eğitmenden sonra yazmıştım bu yazıyı ama bu hafta gittiğim bir başka eğitmen ve sizlerin yorumları beni oldukça rahatlattı. Teşekkürlerimi yolluyorum size verdiğiniz eşsiz katkılar için 🙂
      Su tüketimi, beslenmenin sağlıklı devamı konusunda bugün yaptıklarıma devam etmem yeterli. Ancak uyku kısmı nasıl çözülecek bende merak içerisindeyim 🙂
      Sevgilerle