8 Yorum

Şimal’in İkiz Gebelik Günlüğü, 34. hafta

“Zaman ne kadar hızlı akıyor” bu cümle eğer aklınızı, mesainizi meşgul eden şey uğruna manen ya da fiziken bir koşturmaca içindeyseniz çok anlamlıdır, evet saatlerin ve günlerin nasıl geçtiğini anlamayız.

Ya beklemek? Bir amaca hizmet ediyorsa beklenen zaman ile başlangıç arasındaki zaman da bir şekilde geçiyor. Kanamam olup rapor alalı 26 hafta, rahim ağzı için operasyon masasına yatalı 23 hafta oldu. Bu süreci beraber yaşadık, öncelikle destek olan herkese kocaman teşekkür etmek istiyorum. Paylaşmak, aktarmak, geri bildirim almak, yüreklendirici yorumları içselleştirip bunları kendime destek yapmak beni bu süreçte toparlayıcı parçalardan biri oldu. Kimi zaman yorganı kafama çekip haftalarca kalsam dediğim günlerde kendimi yataktan zorla kaldırıp buraya yazı yazmak için bilgisayarın başına geçtim. İçimdekileri kendimle yüzleşir gibi yazmak iyi geldi çoğu kez. Baş edemem gibi görünen, içimde büyüyen kimi aksilikler yazıp paylaşınca ufaldı ve üstesinden gelinebilir oldu.

Demem şudur ki, dijital bir ortam olmasına bile gerek yok, yazmak iyi geliyor, kendine anlatır gibi yüzüne yüzüne. Örneğin, benim ikinci hastaneye yatışım %50 yanlış ölçüm %50 her ihtimale karşı bebeğin başı kanala yakın duruyor nedeniyle olmuştu. Ben uzunca bir süre yanlış ölçüme inanmak istemedim, bu kadar mı anlamsız olurdu benim 1 hafta hastanede kalışım. Günlerce o doktorla içimden kavga ettim, ne doktorluğu kaldı ne tıp ahlakı. Ama sonra yazmak durumunda kalınca durumla yüzleştim ve dedim ki ya ölçüm doğru olsaydı, o zaman o haklı olacaktı. Ama bunu yazana kadar kabul edemedim. Sanki ben bana anlatıyorken kabullendim.

Simal34

İşte bunlarla düşe kalka 34. haftaya kadar geldik. Bu arada burada ifade ettiğim çoğul ekinin içinde o kadar çok bileşen var ki, öncelikle eşim. O olmasa ben bu süreci imkânsız atlatamazdım. Çocuk gibi baktı bana, tabii işi tüm gün bulunması gereken bir pozisyon değildi de biz bu şansı kullandık. Ama yemek yapmaktan benim isteklerime, temizlikten ütü yapmaya kadar her şeyle ilgilendi. Suyumdan ara öğünlerdeki meyveme kadar her şeyi tek tek düşündü. Geceleri benimle uyumadı, tüm doktor kontrollerimde, iğne için sağlık ocağına gidişlerimde sadece yanımda olmakla kalmadı, resmen beni taşıdı. Keza henüz ben doğurmadan bir nevi bebek bakımına aşina oldu. O yüzden ona sonsuz teşekkür etmem gerek, sevgiden öte bir şey bu, fedakarlık.

Sonra, riskli gebelik konusunda deneyimli olan, neredeyse her zaman doğru tespitlerde bulunan, benim bıdır bıdır sorularıma tahammül eden ve beni hep umutlandıran doktorlarım var. Başka doktorlar olmasa da onlar ileri haftalara geleceğim konusunda hem bize güvendiler hem de bizi bu konuda yüreklendirdiler. Kısacası doğru doktor seçimi çok önemli.

Ayrıca anlayışları, destekleri ile ailem ve arkadaşlarım var. Hem yanıma geldiler, aradılar sordular beni dört duvar arasında yaşıyormuşum duygusuna hiç bırakmadılar, öneriler verdiler, sevgilerini ilettiler. Sonra çözüm bulamadığım ya da umutsuzluğa düştüğümde burada yazılan yorumlar. Bir de ben yatarken gelip kolumun üzerine yatıp başını başımın altına sokan minik kedimi unutamam, evde hiç yalnız hissettirmedi beni.

Hepsi bir olup beni bu haftaya taşıdı.

Doktorların 28. haftaya bile gelemez dediği ikizlerim bu bileşenler sayesinde 34. haftaya ulaştı. Şimdi geçtiğimiz her gün için şükrediyorum. Ama daha önceden de belirttiğim gibi insanoğlu doyumsuz, 34’ü görsek mucize derken 37+0’a ulaşabilir miyiz diye hesap yapıyorum.

Tabii bu ulaşma durumu nasıl olacak onu kestiremiyorum. Keza ben dayanırım desem de taşınması ekstra efor gerektiren göbeğimi taşımak tek başına zorlayıcı. Bundan sakın şikayet ettiğim anlamı çıkarılmasın. İfade etmeye çalıştığım bazen göbeğimin üstte yırtılıp ikiye ayrılacakmışcasına acıması. Bir de evde en basitinden, tuvalete giderken bile nefes nefese kalıp ara molalar alarak ilerlemem. Zaten bu nefes konusunu eşim doktora söyleyince haftaya perşembe alalım bebekleri dedi bu haftaki doktor kontrolünde. Hemen itiraz ettim pek tabii. Bu haftalara kadar gelmişim, ufak bir nefes problemi mi beni yıldıracak, sanmam!! Tabii neden perşembe, cumartesi itibari ile doktorum yurt dışında eğitimde olacağını geçen hafta belirtmiştim, bu da doktorum açısından “ufak” bir detay. Ama neyse ki ikamesi var da ben rahatım.

Farkında mısınız, doktor seçimini yapmış görünüyorum!! Aslında tercih kendi kendine oluştu, sigortam “sınırsız doğum” olarak görünüyor olsa dahi doğum için bazı fiyat farkları çıkıyor. İki doktorumu da çok sevsem de sigorta şirketim, hastane ücretini sınırsız karşıladıklarını ancak doğumu yaptıracak olan doktorun dışarıdan gelmesi durumunda onun ücretine karışamadıklarını belirtince doktoruma ve anesteziste ödenecek meblağ hastane ücretinden bile fazla olunca, doktor ve hastane seçimi kendiliğinden belirlenmiş oldu. Bu seçim için içim rahat keza doğum yapmayı planladığım hastane Ankara’nın en iyi yenidoğan ünitelerinden birine sahip.

Bu arada kardeşim evlendi ve ben düğünü geceye katılan kuzenlerin gönderdiği video ve fotolardan takip ettim. Gecenin bana sürprizi ise düğün sonrasında gelin, damat, annem, kuzenler ve teyzemlerin cümbür cemaat bize gelmeleri oldu. Çok duygulu bir andı benim için, birkaç gözyaşını da saldım gitti, sefam olsun. En eğlenceli kısmı ise, gelin damat ile fotoğraf çektiren benim üzerime olan tek kıyafet olan eşimin t-shirtlerinden biri, eşofmanım ve darmadağınık saçlarımla fotoğraftaki görüntümdü. Bence o kadar abiye gece kıyafeti ve yapılı saçlı güzelin fotoğrafı benim ki kadar hatırlanmayacak….

Emzirme konusunda da bu hafta daha rahatım artık. Öncelikle Ankara’daki bir hastanenin ayda iki kez yapılan emzirme eğitimlerinden birine gittim. Hem oradaki sunumlardan öğrendiklerim hem de sunum aralarında hemşilere sorduğum sorularla rahatladım. Ayrıca önceki yazıma gelen yorumlarda beni biraz rahatlattı. Hepsinin toplamından çıkan sonuç, doğum şeklinin emzirmeye etkisi endişe edilecek düzeyde değil. Önemli olan, bebeklerin yanıma geldikleri andan itibaren memeye tutularak memenin uyarılması, böylece süt gelişinin sağlanması. Ne kadar çok meme uyarılırsa o kadar süt üretimi olur yorumu beni umutlandırdı. Tabii iki minnak olduğu için memelerin uyarılmasında sorun olacağını sanmıyorum. İnşallah öncelikle küveze girmezler ve mamaya ihtiyaç kalmadan sütüm yeter de bu süreç hızlı ilerler.

Şimdiki hedefimde “tek seferde ikiz emzirme pozisyonu” var. Bunun için yurt dışında “twins breastfeeding pillow” olarak ifade edilen ancak yurduma hala intikal edememiş bir yastık türü var. Klasik emzirme yastıklarından biraz daha geniş ve eğimliler. Bu yastık olsaydı daha mutlu olacaktım belki ama onsuz da tek seferde emziren olacağını düşünerek kendime teknikler geliştirmeye çalışacağım. Sonuçta ikiz emzirmeyi deneyen ne ilk ne de son anne adayıyım…

Bu düşüncelere paralel, bunca hafta “ay ben uyumak istiyorum” diyerek harcadığım günler sonundaki verimli vakit kullanımı yapamadığımından, şurada kalan birkaç günde aldığım kitapları okumaya çalışıyorum. Sanırım hiç akıllanmayacağım her şeyi son dakikaya bırakmakta. Bir yandan Harvey Karp’ın “Mahallenin En Mutlu Bebeği” kitabını okuyorum, bir yandan ikizler hakkında yazılmış olan kitapları okuyorum. İnternetten bloglara bakmaya çalışıyorum. Bunun nedenini de az çok biliyorum sanırım, bu haftalara gelemezsek düşüncesi önüme set kurmuştu şimdiye kadar, haftalar ilerledikçe heyecanım artmaya başladı.

Ayrıca, biraz gecikmeli de olsa, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız Kutlu Olsun….. Geleceğin çocuklarda olduğunun ve o çocukları yetiştirecek annelerin önemini bilen Ulu Önder’in değerini milletçe bilebilmeyi umarak sevgiler diyorum.

Şimdiki hedefimiz 36. hafta…

Şimal

Yazar Hakkında

ŞİMAL SEVİMAY BOR – 37 yaşında, Ankara’da yaşayan, yıllarca özel sektörde gece-gündüz, uykusuz çalışıp evlendikten sonra memur olmaya karar vermiş bir mimardır. Geç evlendiğinden de olacak ”çocuğumuz olsun” fikri de geç gelmiş, gelince de “eyvah biyolojik yaşım geçiyor!” telaşından “tüp bebek yöntemi” ile hamile kalmıştır. Burcu İkizler, yükseleni Başak olup kendi içinde bile korkuları, telaşları ve şaşkınlıkları kendini aşan bir kız çocuğu iken ikiz bebeklerinin haberini alması ile derin kuyulara düşmüştür. Üzerine “rahim ağzı yetmezliği” nedeniyle düştüğü yerden kalkamamış “yatarak hamilelik” ile tanışmıştır. Renkleri ve dokuları, müziği, kitaplarını ve onları okumayı, araştırmayı, paylaşmayı, ilgi şımarığı kedisi ve eşi ile hayatı paylaşmayı sever.

Şimal’in tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz.

8 yorum

  1. şimaaaal 32yi bitirceğinden emindim de buraya geleceğini düşünmemiştim. ha gayret küveze intikal etmicek galiba bu minnikler.umarım anneleri gibi hayatta sağlam dururlar sabırlı güçlü olurlar.hamile olmak, anne olmak kadının bakış açısını nasıl da değiştiriyor…birlikte sadece iki gün çalışabildiğimiz halde, bir yıl boyunca aynı şehirde görüşebilcek durumdayken fırsatı değerlendirememiş olsak bile anne adayı olmak birbirimize destek olmayı ve dua etmemizi sağladı…ne mutlu.kadınların bir çok konuda biraz çekemez iç güdülerine rağmen iki hamile ancak güzel şeyleri paylaşabilir…seviyorum seni de minik tırtılları da.

  2. öncelikle kocaman bir maşallah diyeyim. Eminim göbek çok zorluyor ama harika görünüyor. Umarım herşey gönlünce olacak ve sağlıkla kavuşacaksınız. Geçen haftaki yazıya yorum yapamadım ama bebek besleme konusunda finger feeding yönteminden de haberdar olmanı istedim. Amsterdamda yaşıyorum ve ikinci bebeğimin zayıf emme refleksini bu yöntemle güçlendirdik ve memeye alıştırdık. Blogumda detayları yazmıştım. Bir alternatif olarak aklınızda bulunsun. http://ge-ce.blogspot.nl/2015/01/finger-feeding-parmak-ve-srnga-ile.html

  3. Masallah simal 37 yi bile goreceksin inancim tam sana ve miniklere..emzirme konusunda da rahat ol yenidogan da kalmalari gerekmez umarim ama oyle bir durumda gelisirse de sut sagma makinalari bulunur hastanelerde onunla sagip verebilirsin sutunu hic merak etme..
    sevgiler…

  4. 36 yı da 37 yi de görürsün evelallah, tecrübeyle sabit 😉 34 ü görmek bizim için de mucizeydi ama 37+ da tanıştık mucizemizle. Darısı başına Şimal’cim, sağlıkla kavuş minnaklarına 🙂

  5. Umarım sağlıkla kucağınıza alırsınız bebeklerinizi. Emzirme Sanatı isimli çok iyi bir kitap var, belki zaten biliyorsunuzdur. Emzirmeyi, ikiz bebekleri emzirmeyi,sezaryen doğum sonrası emzirmelerini vs… çok güzel anlatan, resimlerle çeşitli pozisyonları gösteren bence çok faydalı bir kitap. Belki siz de okumak istersiniz. Kolay gelsin, çok güzel bir doğum olsun inşallah!

    • şimal dün doğum yaptı.:) hepsi de sağlıklılar şükür.eminim buraya da yazacaktır.

  6. Merhabalar simal hanim;
    Bebekleriniz hayirli ugurlu olsun, saglikla kucaginiza almanizi dilerim…
    Bende 29 haftaik ikizlerime hamileyim ve simdiden çok zorlanmaya basladim,sizin haftaniza gelmis olmayi cok isterdim su anda…
    Benim size sormak istedigim karninizda çok çatlak oldumu bu sureçte?Ve hiç karninizin çapini ölçtünüzmü? Eminim herkesinki farkli olur elbette ama asagi yukari fikir edinmek istedim ve merak ettim 🙂 benim için ölçermisiniz bir sakincasi yoksa?
    Tekrardan geri kalan zamaninizda kolayliklar ve kolay dogumlar dilerim…

  7. Hayırlı olsun bebişlerin şimal..beğendiğin emzirme yastığını diktirebilirsin uygun bir terzide