2 Yorum

Türkan’ın İkinci Gebelik Günlüğü, 20. hafta

Merhaba sevgili Blogcu Anne okurları,

Yolu bu hafta itibariyle yarılamış bulunmaktayız oğlumla. 280 günün yarısı geride kaldı. Yarı yarıya gibi görünse de ben zor kısmı aştığımızı düşünüyorum. Bulantılar, halsizlikler, kan hacminin artmasından kaynaklı baş ağrıları geçti, duygusal iniş çıkışlarım ilk zamanlarda daha çoktu, endişelerim azaldı. İkinci yarıda ağırlaşma durumu olacak ama hareket kısıtlamasını bunaltılı bir ruh haline tercih ederim.

İlk gebelikte son haftalara kadar hantallık hissetmemiştim hiç. Bel ağrılarım çok oluyordu bi onu hatırlıyorum, o da magnezyum takviyesi ve yürüyüşle idare eder hale gelmişti. Umarım bu sefer de rahat geçer, ikinci etapta içerde büyüyen arkadaşla birlikte başarılarımızın devamını diliyorum.

Turkan20

Ailemin bulunduğu şehirden SSVD destekçisi bir doktor adı öğrendiğimi söylemiştim geçen hafta. Doktoru aradım, adını internette aratınca çıkan yorumlardan çok sevilen bir doktor olduğunu farketmiştim, telefonda da çok ilgili ve canayakın bir sesle karşılaştım, bana uzun zaman ayırdı sağolsun. İlk gebelikte sezaryen sebebinden başlayarak anlattım, SSVD’yi -şartlar da uygunsa- denemeyi çok istediğimi ancak hala nerede doğum yapacağım konusunda tereddütlerim olduğunu söyledim. Çatı darlığı denen mevzu olmadığı sürece (iki doğum arasında yeterli süre de olduğu için) ve boyum da 1.50’den uzunsa SSVD’yi deneyebileceğimi söyledi. Aylık kontrol sonuçlarımı kendisine göndermemi istedi. Ancak şöyle bir belirsizlik var, devlet hastanesinde görev yaptığı için nöbetine denk gelmezse doğuma giremeyebilirmiş. “Yine de ben arkadaşlarla konuşurum bir çözüm buluruz” dedi. Her şey bir yana doktorun hiçbir maddi çıkarı olmadan bu derece destek vermesi, çözüm bulmaya çalışması bile yetti bana. Aklımda çılgın projeler var, eğer buradan tamamen vazgeçer de Türkiye’ye gitmeye karar verirsem hastane idaresiyle görüşmeyi bile düşünüyorum, yardımcı olurlar belki. Hep dediğim gibi, kendi payıma düşen görevi yapmak için… Belirsizlik devam etse bile bir B planım var gibi artık…

Önümüzdeki hafta aylık kontrol ve detaylı ultrason var. Forumlarda özellikle bazı hastanelerde ücret yüksek olduğu için detaylı ultrasonu gereksiz hatta para tuzağı gibi gören gebe yorumlarına rastlıyorum. Bense tam tersi, gebelik boyunca en gerekli ultrason muayenesi hangisi diye sorsalar bunu seçerdim, çünkü oğlumda besleyen damar eksikliğini bu muayenede öğrendik biz. Bir arkadaşım yine detaylı ultrasonda bebeğin bağırsağında tıkanıklık olduğunu öğrendi ve bebek doğar doğmaz müdahale ettiler. “Her şey güzel bir sıkıntı yok” cümlesinin ne kadar mucizevi bir sonuç olduğunu bilmek gerek. Ben de özellikle kordon konusunu radyoloğa hatırlatıp iyi incelemesini isteyeceğim, doğum şeklini ve bundan sonraki takibi etkileyebilecek bir durum çünkü.

Bebişimin hareketlerini artık bayağı iyi hissediyorum. Hele kuruyemiş öğününden sonra kıpır kıpır oluyor. Ben de mest olup kendisini dinlemeye geçiyorum. Yatarken azcık bacağımı öne atsam da karnım hafif aşağıda kalsa hemen “hop komşu burada biz de yaşıyoruz heralde” diye pıt pıt mesaj veriyor içerden.

Gebeliğin bana en güzel getirilerinden biri cildimde ve saçlarımda yağlanmanın azalması oluyor, ilk gebelikte de böyleydi. İnce telli zayıf saçlarım var maalesef, bu yüzden çok çabuk yağlanır normalde, şimdi tek günde kirlenmiyor. Cildim de daha güzel oldu. Kızlar anasının güzelliğini alır derler, oğlan anası olmanın avantajı da bu mu acep?

Ama kuru havanın da etkisiyle cildim aşırı kuruyor, günde iki kere baştan ayağa kremlensem anca etki ediyor diyebilirim abartı yok. Kremlenmek sorun değil de kaşınmak rahatsız ediyor ve çatlaklardan korkuyorum. Karında çatlak önleyici olarak Türkiye’de tavsiye edilen markaları burada bulamadım, Türkiye’den getirdi tanıdıklar sağolsun. Onun dışında kakao özlü yoğun yağlı bir krem önermişti doktor, onu da kullanıyorum. İlk gebelikte çatlağım olmadı bunda da olmaz umarım…

Yürüyüşlere devam ediyorum, dışarda havayı güzel gördüğüm her fırsatta yürüyorum. Geçen sene bu zamanlar daha sıcaktı, şanslıyım bence, hala dışarıda yürüyebiliyorum çok şükür. Sakin bir tempoyla 45 dakika kadar yürüyüp döndüğümde oldukça esnemiş ve rahatlamış oluyorum, buna oldukça acıkmış’ı da eklemeliyim, iştahım da bariz bir artış var ama iradeli olmaya çalışıyorum. Ben gebeyim her şeyi yerim mantığında –şimdilik- değilim. Ara öğünlü besleniyorum, kuru yemiş, aşırı şekerli olmayan meyveler, kuru meyveler ve ev yapımı yoğurt tercihim genelde. Daha önce de demiştim ekmek zaten yemiyorum, hiçbir zaman ekmek sever biri olmadım. Böyle gidersem kilo alsam dahi vicdanen rahat olacağım.

Güzel oğlum, çoğu gitti azı kaldı artık, karnımdaki hallerini doya doya yaşarken seninle kavuşmak için sabırsızlanıyorum, heyecanlanıyorum. Seni benimle birlikte heyecanla bekleyen ve artık alanında uzman bir baban var. İçinde bulunduğun suyun da etkisiyle sesi sana tam gelmese de parmağıyla karnıma pıt pıt dokunup “hey bebek iyi misin” diye halini hatrını soran zat-ı şahane ise ilerde çok seveceğin, birlik olup yaramazlıklar yapacağın afacan abin… Huzurla büyü, zamanında sağlıkla gel, gel de mutluluğumuz artsın…

Türkan

Yazar Hakkında

TÜRKAN C. DAĞDEVİREN – 32 yaşında, diplomat. 3,5 yaşındaki oğlu ve sevgili hayat arkadaşıyla geçici olarak Suudi Arabistan’da yaşarken 2 sene sonrasında nerede olacaklarını ve hayatının kalanında hangi ülkelerde yaşayacağını bilmemenin keyfini çıkarıyor. Her şeyden önce sağlıkla kavuşmak, sonrasında SSVD arzusuyla ikinci bebeğini bekliyor. Kitap okumayı ve kanaviçe işlemeyi seviyor.

Türkan’ın tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz. 

2 yorum

  1. hoş geldin, gözüm yollarda bekler olmuştum günlüğünü, “hey türkan iyi misin” diyecektik biz de 🙂 Doğumu İstanbul’da yapacak olsan doktor çok aslında ama umarım bulduğun yeni doktorla her şey yolunda gider ve dilediğin gibi bir doğumu kendi ülkende yaparsın. şu bebek hareketlerini hala anlamlandıramadım kendi adıma, umarım hissettiğim şeyler odur yoksa çok hayal kırıklığına uğrayacağım galiba…

    • Merhaba Zeynep güzel dileklerin için çok teşekkür ederim:) ilk gebelikte bu haftalarda günde anca bir pıt falan hissediyordum, hiç endişe etme 24ten sonra zaten baya hissettiriyorlar kendilerini.. belki de bebişin bulunduğu durumdan da kaynaklıdır, hep diyorlar ikincide daha iyi hissediliyor diye, öyleymiş.