32 Yorum

Kendi mutluluğumdan ben sorumluyum

Aşağıdaki yazı Blogcu Anne okurlarından Aslınur Yalınkılıç tarafından kaleme alındı.

***

Blogcu Anne’ye konuk yazar olalı neredeyse dört yıl olmuş. O zamanlar üniversite son sınıfta, gelecek endişeleri taşıyan ve sürekli planlar yapan bir kızdım. Ben planlar yaparken zorlu bir yüksek lisans geçti, evlendim, dünyanın bir ucuna taşındım ve doktoraya başladım derken hayatım o kadar değişti ki… Neyse ki şansımız yaver gitti, sakin minik bir hayat tutturduk buralarda. Bu süreçte tek değişmeyen Blogcu Anne’yi takip etmem oldu sanırım. Bu güçlü kadınlar ne dertlerle uğraşıyorlar, benimki de ne ki diyerek karşıma çıkan zorlukların üstesinden gelebildim belki de.

Şimdilerde hayatımın durulmasıyla birlikte, yeniden planlar yapmaya başladığımı fark ettim. Bir bakmışım 35 yaşımı, 45 yaşımı hatta 70’li yaşlarımı düşünüp kafamda senaryolar üretiyorum. Bu yaşımda profesör olurum, şu yaşımda şu kadar para kazanırım, o yaşa gelmeden şuraları görmek istiyorum derken fark ettim ki…planlarda hiç çocuk yok.

Evlenmeden önce de çocuk sahibi olmaya sıcak bakmayan bir insan olarak, zaman geçtikçe bu konuda iyice dikenler çıkardığımı hissetmeye başladım. Eşim şakayla karışık, “eh, doktoradan sonra bir bebek yaparız değil mi?” dediği zaman o kadar sert tepki veriyorum ki, kendim bile şaşırıyorum. Ailem de ufaktan torun dokundurmalarına başladı, stresime suçluluk da eklendi mi? Bu böyle olmayacak, en iyisi konuya mantıkla yaklaşmalı ve stres kaynağına inmeliyim diye düşündüm ve bebek sahibi olmakla ilgili bir pozitif/negatif listesi yapmaya karar verdim. Liste aşağıdaki gibi gelişti:

Bebek Sahibi Olmanın Negatif Yönleri:

  • Bebek sahibi olamama ihtimali. Doktorlarımın profesyönel düşüncesine göre, sağlığım dolayısıyla doğal yolla hamile kalma ihtimalim çok düşük. Bebek sahibi olmak isteyip olamamak ne kadar korkunçtur kim bilir..
  • Bebek sahibi olmayı başarabilmek, fakat 9 ay boyunca türlü sağlık sıkıntısıyla baş edip kendi sağlığımdan fedakarlık yapmak. Hamile şekeri, tansiyon, hareket kısıtlaması, istediğimi yiyememe gibi şeylerden bahsediyorum.
  • Doğum hadisesi! Başlı başına bir olay. Doğal doğum, doğal doğum olamayıp acil sezaryen, dikişler, narkoz, iyileşme süreci… brrr içim titriyor.
  • Bebek bakımı!! En zorlu kısmı bu olabilir mi? Küçücük bir canlıyı “al bu senin, bunu büyüteceksin” diye eline veriyorlar! Ya kırarsam, ya doyurmayı unutursam, ya düşürürsem?
  • Çocuk bakımı!!! E bebek dediğin eninde sonunda büyüyüp çocuk oluyor değil mi? Dili papuç kadar olup annesine cevap yetiştiriyor, uyumamak için kıyametleri koparıyor, sebzelerini yemiyor aç kalıyor.. Anlatırken bile yoruldum.
  • Ergen bakımı!!!! Çocuk büyüdü oldu mu bir ergen? Kız arkadaşı olacak, sinemaya gitmek isteyecek, arabayı kaçırıp kaldırıma çarpacak derken şu an stresten bittim zaten. Etraftaki kötü niyetli insanların hayali çocuğuma zarar verme ihtimaliyle bile ağlayabilirim.
  • Evden ayrılma..o kadar şikayet ettik ne oldu? Çocuğum büyüdü, adam oldu derken evden gitti. Kaldık mı sessiz sakin bir başımıza?…Peki ya şimdi?

Bebek Sahibi Olmamanın Pozitif Yönleri:

  • Çoğu zaman istediğim gibi hayatımı planlayabilecek olmak, özgürlük, rahatça para harcama, yeme içme, hobiler, gezme, kariyer, çok az sorumluluk…

Listemdeki mantık hatasını fark ettiniz mi? Bebek sahibi olmanın pozitif yönleri yerine, olmamanın pozitif yönlerini yazmaya başladığım anda zaten yeterince ikna olmuştum.

Ben bebek istemiyordum, istemiyorum, muhtemelen de istemeyeceğim.

Biliyorum, biliyorum. İçinizden daha yaşın genç, bebek kokusu başka, bir gülüşü kalbini çalar, çocuk evin neşesidir, biyolojik saatin gelmedi, sonradan pişman olursun diyorsunuz muhtemelen. Bunları zaten annemden yeterince duyuyorum.

Benim canımı çok sıkan, etrafımdaki neredeyse her insanın çocuksuz olduğum sürece mutsuz/yarım mutlu olacağıma inanmaları. İnsanların bebek ne zaman sorusuna çocuk istemiyorum cevabını vermemle birlikte bir acıma başlıyor, gözlerinde görebiliyorsunuz ah yavrum bakışını, kınamayı. Kafadan sorunlu ve mutsuz olduğuma inanıyorlar.

Neden çocuk istemeyen kadınlara acınıyor bu toplumda? Neden çocuksuz hayatı mutsuzluk varsayıyorlar? Neden çocuk yapmayan kadın, biraz daha az kadın oluyor insanların gözünde? Neden birini mutlu eden şeyin herkesi mutlu edeceğini düşünüyorlar? Bunları düşünüp duruyorum son zamanlarda. Cevapları bilemiyorum. Sadece şunu biliyorum: akşam olup herkes evine çekildiğinde, kendi mutluluğumdan sadece ben sorumlu olacağım. Bugün bana şöyle yap ki mutlu olasın diyen hiçbir insan, mutsuzluğumun sorumluluğunu alamaz. O zaman beni neyin mutlu edeceğine ben karar verebilirim, buna bebek sahibi olup olmamak da dahil. Zaten şu kısacık hayatta amacımız birazcık mutlu olmak değil mi? O zaman bırakalım da herkes kendi mutluluk yolunu kendi çizsin.

***

Sizin de söyleyecek sözünüz varsa Blogcu Anne’de konuk yazar olabilirsiniz. Konuk yazarlık hakkında buradan bilgi alabilir, diğer konuk yazar yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

32 yorum

  1. Muhteşemsin, kesinlikle katılıyorum. Kadınların “doğal hali” anne olmak değildir, bir kadın kendini hayatta nasıl mutlu, tatmin olmuş hissedecekse, hangi uğraşı ile üretken hissedecekse, o şekilde planlamalıdır hayatını..
    O çok bilmiş teyze amcalara, kendi çocuğunun yaramazlığından dert yanıp yanıp sonra sana ama bak zamanın geçmeden yap bitane diyen dostlara, sırf kendi torun sevecek diye ısrarcı anne babalara rağmen, sen doğru yoldasın, hissettiğin gibi özgürce yaşamalısın. Yaşamalıyız yani hepimiz, hayata bir daha gelme lüksümüz yok.. Var mı yoksa ya, varsa daha iyi işte, o zaman istediğini yap, bi sonraki hayatına başka tür şeyler yaparsın 😀

  2. Bence içinizde derinlerde bir yerde anne olma isteği yatıyor,yoksa bu kadar derinlemesine analiz etmediniz,kendinizi çocuk sahibi olmamak için ikna etmeye çalışıyorsunuz,gerçekten çocuk sahibi olmak istemeseydiniz bu kadar detay düşünce aklınıza bile gelmedi.Çocuk sahibi olmak bir kadın için genç yaşlarda düşünülmeden çocukla beraber yaptığınız,bir o kadar da zevkli.Sanırım yaş ilerledikçe bu tip sorgulamalar artmaya ve kendinizi böyle derin düşüncelerle iknalar başlıyor.Eskilerin dediği gibi bizim zamanımızda böyle şeyler düşünülmedi,çocuğun olur ve hayatına devam ederdin, sizce de böylesi daha doğru ve kolay değil mi?Bence çok düşünmeyin ve zamanı gelmesi için olumlu düşünceler geliştirin.

    • Aynı şeyleri düşünmüş, yanlış anlaşılırım yazmayim nemelazim, diyerek yazmamistim 🙂

  3. ben sadece sunu belirtmek istiyorum bu yazinizin ustune. cocuk sahibi olmak istemekte istememekte kisinin kendisine birakilmali. ama evlenirken bence ciftler evdi, esyaydi , balayi yeriydi konusmak yerine cocuk istiyor musun , kac tane vs vs diye de konusmali. biz konusmadik bu hatayi yaptik. bir baktik ki esim cocuk istemiyor ama ben anne olmak istiyorum kesinlikle. sonra bir cocuk yaptik ama devami gelmedi halbuki ben cocugum mutlaka bir kardese sahip olsun istiyordum. bu nedenle evlenecek olanlara ilk tavsiyem cocuk istiyor musunuz kac tane bunu da konustunuz mu diyorum :(((((

  4. İnsanların kendi kararlarını vermesi mutluluğu ve mutsuzluğu kendi seçimleriyle yaşaması taraftarıyım ama sizin yazınızda biraz korku sezdim ben. Sanki istemiyorum çünkü ya istediğim zaman istediğim şey olmazsa durumu görünüyor. Yani korkudan sebep istekten vazgeçme durumu. Kimseye kanıtlamak zorundan değilsiniz hiçbirşeyi. Nispeten daha rahatsınız çünkü yurtdışında yaşıyorsunuz, yoksa şimdiye kadar istemeden yapmıştınız belkide o çocuğu 😀

    Ne kadar çocuk sevsemde, hamilelik günlerimi özlesem de toplumca kabul etmemiz gereken şey annelik süper ötesi, harika bir duygu değil. Böyle gösterilmemeli artık. Evlilikteki mutluluk, içimizdeki eksiklik bebekle tamamlanmıyor. O eksiklikleri bir şekilde bulup kapattığımız zaman iyi bir anne, iyi bir eş ve mutlu bir insan oluyoruz.

    Böyle mutluysan boşver böyle gitsin, ama benim için annelik gerçekten de herşeyin üstünde birşey. Anlatılmaz yaşanır 😀 🙂

  5. Büyüklere nadir katıldığım konulardan biridir bu konu 🙂 annelik ertelenmemeli sartlar el verdiği sürece bu duygu her kadın geçiktirmeden yaşamalı ve bence bu kadar irdelediğinize göre çokk derinlerde bir yanınız anne olmayı istiyor sadece korkularınız var 😉 Konu annelik olunca her anne uzmandır mutlaka söyleyecekleri birkaç çift söz vardır. Siz yine de dış seslere kulaklarınız tıkayıp içinizdeki kadını dinleyin 😉 sevgiler..

  6. merhaba, bir yerde okumuştum kimdi söyleyen hatırlamıyorum ama çocuk sahibi olmayı insanların bu dünyada kalıcı bir eser bırakmasına, bırakma içgüdüsünü tatmin etmesine yoruyorlardı. bu yüzden üretken, çalışkan, yaptığı işten memnun, hayatta yarattığı değişiklik, uğraştığı bilim sanat vs. ile memnun olanların çocuk yapma gerekliliğini hissetmediklerini anlatıyordu. bunu kanıtlayan büyük düşünür, sanatçı, bilim adamı vs. örnekleri eminim aklınızda sıralanmıştır. her ne kadar aksi örnekleri de bolca mevcutsa da bu fikir benim hoşuma gitmişti. ne mutlu size ki mutluluğunuzu tamamlamak için buna gerek duymuyorsunuz ve hayatınızdan memnunsunuz. bence bu büyük bir lüks ve istediğiniz buysa (umarım eşinizle ortak bir istektir aksi halde sorunlar yaşanabilir) arkasında durun ve kimseyi dinlemeyin derim. ben 2 çocuk annesi olarak onların hayatıma anlam kattığını ve onlarsız çok boş bir hayata sahip olacağımı düşünüyorum, herkesin istekleri farklı ve buna saygı duyulmalı, ama her şeye karışmayı kendine hak gören toplumumuzda bu biraz zor oluyor. önemsemeyin, hayatın keyfini çıkarın, mutluluklar:)

  7. Bu toplumda özellikle kadınlar her an herşeyi eleştiriyor zaten.Herkez ben en doğruyu bilirim mükkemmelimi gösterme peşinde.Çocuğun olsa ona olan davranışını eleştirirler hemde sen sormadan,akıl vermek en doğal haklarıymış gibi.Ben de bir süredir Fransa da yaşıyorum,Fransızlar(arkadaşların bile )sana soru sormaz neden şöyle neden böyle aaa şöyle yapsan demez.

  8. Son derece gerekli bir yazı bu. Doğru olduğu kadar gerekli de. Ben de kendimi bildim bileli akademik kariyer arzu ederdim. Yüksek Lisans sonrası evlenince işler değişti; ben değiştim. Doktora o kadar da cazip gelmedi bana. Belki de yeni evlendiğim aşkımla gezip tozmayı, dünyanın öbür ucuna deli gibi çalışmak için gitmeye yeğledim.
    Ben de bilmiyorum ne olduğunu ama şuan 6 aylık oğlum var. Hayatımda yapığım en doğru hareket diyorum onun için:)
    Bunu söylediğim bağlam çok önemli ama. Belki master dan sonra evlenmeyip doktoraya gitseydim, ya da evlenip doktoraya gitseydik beraber, şu sıralar tezle uğraşan, aklının kör köşesinden çocuk geçmeyen biri de olabilirdim; o zaman içinde yaşadığım bağlam bambaşka olacaktı.
    Açıkçası henüz kendim de çözebilmiş değilim. Bu çocuk sahibi olma isteği, zamandan ve mekandan bağımsız olup insanın içinde var ya da yok mudur yoksa bağlamına göre değişir mi?
    He bunu keşfetmiş olmak çok mu elzem? Yok değil. Hayatta her attığımız adımı her aldığımız nefesi, böyle kesinlik şartı aramadan atıyoruz çünkü. Bence sizin gibi düşünüp, karar verip, benimsediği düşüncesinin arkasından gidiyor olmak zaten o fikri sizin kalbinizden geçen fikir yapar; gerçektir, doğrudur, kendinizi kandırdığınız bir yanılsama değildir.
    Çok geveledim, sevgiler:))

  9. çocukları çok severim her zamanda sevdim ama kendi çocuğum olma fikri çok korkutuyordu beni eşim ne zaman çocuk dese kaçacak delik arardım sonra bir gün itiraz yok bugun çocuk yapıyoruz dedi iyi ki de dedi 😀 belki herkesi başka şeyler mutlu edebilir evet ama bir çocuğun gülüşü sanırım o herkesi mutlu eder. hamileliğim boyunca gördüğüm kabuslar uyuya kalıp cocugumu aç bırakmalarım felan sürekli aynı kabus ama düşündüğüm gibi olmadı benim minik mucizem doğdu ve ben bir gece bile onun ufacık sesini duyup uyumaya devam etmedim uykusuna düşkün top patlatsan uyanmayan ben nasıl oluyorda o sesi duyabiliyordum ben bile şaşıyorum 🙂 tabikide herşey toz pembe değil bir sürü sorumluluk yakanızı bırakmıyo her hafta sinemaya giden bir çiftin 1 yıl boyunca hiç film izleyememesi felan kulağa kötü geliyo ama bunların hiç biri zerre kadar umrunuzda olmuyor ki iş çıkışı koşa koşa eve gitmeler kapıda gülen bir çift göz aman allahım dünyaya bedel 😀 anneler boşa demiyo çocuğun olunca anlarsın die size tavsiyem bide sakin bir zamannızda çocuğum olursa ne olur iyi yönlerinden bakıp onlarıda maddeleyin yada cocuğu olan annelere sorun neden bir çocukla hayat zorken ikinciyi yapacak gücü buluyolar siz hayatınız boyunca cocuksuz yaşadınız ama biz iki hayatıda biliyoruz unutmayın 😉

  10. Ah içimdeki herşey var bu yazıda..
    İşyerinde, evde, aile hayatında her yerde üzerimde tonlarca ağırlıkta var bu baskı ve artık altından kalkamaz duruma gelmeye başladım. “Size ne, si-ze ne!” diye haykırmak istiyorum.
    Tırnaklarımla kazıdığım kariyerimi, özgür hayatımı, genç yaşımı henüz çocukla birleştirmeye hazır olmayabilirim, sağlığım elverişli olmayabilir, evliliğim yolunda olmayabilir; herşey herşey olabilir.. İnsanlar bu baskı hakkını kendilerinde nasıl ve nereden buluyorlar, gerçekten anlayamıyorum bazen ve çığlık atasım geliyor.
    Erkek arkadaşın olur, evlilik ne zaman derler, evlenirsin, çocuk ne zaman derler. Bir yerden sonra kafamı kuma gömüp, oradan çıkartmamak istiyorum.

  11. bence de anne olmak istiyorsunuz içten içe, hemde erkek annesi. verdiğiniz örnekten böyle anladım ben 🙂 sağlık sorunları sizi korkutmuş olabilir ve evet bu korku boşa değil, ama denemeye değer. içinizden gelen sesi başka hiç bir şeyin etkisi altında kalmadan duymaya çalışın ve ona kulak verin ne olursa olsun..
    sevgiler

  12. Aslınur Hanım şahane şekilde “çocuksuz daha mutlu olacağına inandığını” yazmış. Üzerine hala “bence içeride bir yerde istiyorsun”, “korkma çocuk iyi bir şey”, “annelik de şöyle muhteşem, böyle kutsal” yazmanın anlamı ne?

    Herkesin içindeki kadın “eş ve / veya anne ol” demek zorunda mı? Veya “güzel, bakımlı, tertipli ol”. Niye insanlar sürekli kendi içlerindeki kadını başka kadınların içine sokmaya çalıyor anlamak mümkün değil.

    İstemiyor ve en doğal hakkı, nokta.

  13. Kadınlık açısından en acı olan da burdaki yorumlarda bile kadınların size aynı acımayla ve inanmamayla yaklaşmaları ve sizi aslında çocuk istediğinize ikna etmeye çalışmaları bence. Artık okuduğunu anlamama mı dersiniz yoksa annelik kutsaldır mitinin etkisinden çıkamama mı dersiniz bilmiyorum ama.

  14. Özgürlük, daha az sorumluluk, kafana estiği gibi yaşamak… Çocuksuzhayatin artıları 🙂 o kadar cezbedici ki sizi çok iyi anlıyorum. İçinizdem gelmiyorsa en güzeli hiç öyle islere kalkismamak 🙂

  15. Ben de çocuk sahibi olmayı pek düşünmemiştim. Sizin gibi kestirip istemiyorum demiyordum ama bir çocuk eksikliği de hissetmiyordum. Eşim kafamı karıştırdı ve sonunda istediğine ulaştı. 11 aylık bir kızım var:) Anne olduktan sonra anladım ki; anne-baba olmaya hazır olmak diye bir şey yokmuş aslında. Bebe çıkıp gelince hazır olunuyormuş:) Şimdi eski hayatımı özlüyor muyum? Evet! Ama bu bebe olayı da bambaşka bir şeymiş. İnanın bazen, hay ben başımı bu belaya nasıl soktum derken iki dakika sonra yav bir insan kendini böyle bir şeyden nasıl mahrum bırakır derken buluyorum.

  16. çok güzel bir yazı bu arada yer verilmesi de çok yerinde olmuş. Mutlaka tüm kadınlar anne olmak zorunda değil . annelere göre tarifi mümkün değildir bu sevginin ama anne olmayan birinin de yaptıklarından hissettiklerinin de tarifi olmaya bilir. Herkes tüm kadınlar en çok ne istiyorsa onu yapmalı . Hayatta bir şeye sahip olmak kolay değil en çok neye sahip olmak istiyorsak bizim için o değerlidir.

  17. merhaba aslınur
    düşüncelerin o kadar tanıdık geldi ki, yaklaşık 6 ay öncesine kadar bende aynı şeyleri düşünüyordum üstelik hamile olmama rağmen ! hiç istemeden -gerçekten tüm önlemleri aldığımızı düşünmemize rağmen!- üstelik de -bizce- hiç olmaması gereken bir zamanda hamile kaldığımı öğrendim. hatta ilk öğrendiğimde herkesin aksine mutluluktan değil üzüntüden, 1 hafta ağladım inanamadım . hamileliğim boyunca senin olumsuz listen beynimde dönüp durdu doğum-bebek bakımı-çocuk bakımı- ergen bakımı, ayrıca bunlara ek olarak bu çocuğu şuan sevmiyorum ya hiç sevemezsem , ona da yazık vicdan azabı. birde ayıplanma korkusuyla eşime dahi açamadım bu hislerimi, çünkü benim gibi çocuk istemediğini düşündüğüm adam hamile olduğumu öğrendiğinde resmen sevinçten ne yapacağını şaşmıştı. doğum sancılarım başladığında dua ediyordum ‘Allahım ben hazır değilim istemiyorum doğum yapmak lütfen en azından 1 gece daha uyusam ‘ 😀 ancak bebeğime ilk dokunduğumda yaşadığım inanılmaz duygu karmaşası ve değişimime ben bile inanamıyorum.
    şu an , bir insan bu kadar sevebilir miymiş benim kalbim bu kadar büyük müymüş diye hayretler eden , evli bekar herkese de çocuk tavsiye eden bir anneyim
    maksadım sadece kendi tecrübemi paylaşmaktır herkes anne olunca ben gibi değişecektir diye bir kaide yoktur sanırım 😀

  18. Gerçekten haklısınız,ben toplumda böyle şeyler paylaştığımda uzaydan gelmişim gibi bakılıyor. Eşimde, bende evliliğimizin 5. yılında çocuk yapmaya karar verdik, ben 35 yaşındaydım. Öyle deli gibi istemiyorduk ama vakit geçerde pişman olursak hadi deneyelim gibi bir duyguyla yaptık. Bir düşük, bir intrauterin ex sonrası 3. hamileliğimde oğluma kavuştum. Fazla uzatmayayım çocuk bize çok zor geldi, yoğun iş temposu ve alıştığımız özgür hayatta çok zorlandık. Eşimde bende şimdi çocuk çokta gerekli değilmiş, yapılmasa da olurmuş diyoruz çiftlere çok garip bakıyorlar.Hiç iş hayatımı bırakmayı düşünmedim, kendimi hayatta çocukla ifade etmiyorum, konumlandırmıyorum. Hiç saç süpürge etme anne modunda değilim. Annelerin bu işi çok abartığını düşünüyorum. Bunları yazdığım yada toplumda söylediğim zaman çok hoş karşılanmıyor, bencil vb damgalar geliyor. Arkasından oğlumu çok sevdiğimi söyleme ihtiyacı hissediyorum, şimdi olduğu gibi;) Bununla alakası yok,tabi ki çok seviyorsunuz, iyi ki hayatımızda diyorsun ama zor ve çocuk yapmak şart değil bence. Bu kendine dürüst olmak ne hissettiğini, ne istediğini bilmek, ayrıca çok eleştiren damgalayan insanlarında böyle hissetiğini kendini, ifade edemediği ve sizin(bizim) bukadar dürüst olmanı(mı)zın onları rahatsız ettiğini düşünüyorum. Hiç başkalarının ne değiği önemli değil, iyisiyle, kötüsüyle, mutluluğuyla pişmanlığı ile sizin hayatınız. Sevgiler:)

  19. Bu son derece kişisel bir karar. Kişi kendini tanıyorsa en doğruyu kendi bilir zaten, çocuk isterse ister, istemezse istemez. Kimse hiçbir şeye mecbur değil sonuçta. Baskılar çok gereksiz. Ben mesela, çocukluğumdan beri biliyordum anne olmak istediğimi, hep istedim ve şu anda düşünüyorum iyi ki anne olmuşum hayatımdaki en güzel şeyi yapmışım. Bin kere olsa bin kere anne olmayı seçerdim, çocuk doğurmayı seçerdim. Ama olay şu ki, bence ben anne olmak için yaratılmışım. Herkes benim gibi olmak zorunda değil ki! Misal ben para işlerinden hiç anlamam, ne bileyim, iş hayatındaki entrikalara zerre kafam basmaz, politik olamam vs…Kariyer hayatını beceremiyorum yani. Ama bir başkası da bunun için doğmuş, 10 numara bir borsacı olabilir pekala. Bu örnekler uzatılabilir. Pek tabii ki herkes kendi mutluluğundan kendi sorumludur. Önemli olan kişinin kendini tanıması ve gerçekten ne istediğini bilmesi.

  20. Püren Hanım’a sonsuz katılıyorum. Herkes birbiriyle aynı hayat bakış açısına sahip değil, halen insanlara “yok kesin istiyosundur da itiraf edemiyorsun” demek biraz kendi hayat tarzını empoze etmek gibi geliyor. Ben nasıl çocuk istemezken isteyen insanları kendim gibi düşünmeye ikna etmeye çalışmıyorsam aynı şeyi karşımdakinden de bekliyorum.

    Dokuz senelik çocuksuz evliliğim boyunca bu tip “ikna” çabalarına çok maruz kaldım. ODTÜ mezunu kadın iş arkadaşım bile sonunda beni ikna edemeyince hiddetlenip “anne olmadan kadın oldum diyemezsin” diye kadınlığıma hakaret etti. Kimisi beni “meyvesiz ağaca” benzetti. Kimi “yap şimdi sonra olmaz” diye korkuttu. Kimi de “neyse canım olmuyorsa yapacak birşey yok” diyerek bir rahatsızlığım var da onu itiraf edemiyormuşum imasında bulundu.

    Kendi tercih ve kararlarımızı başkalarına empoze etmekten vazgeçsek hayat hepimiz için daha güzel olacak sanki 🙂

  21. Çocuk sahibi olmak konusunda en çok tereddüt edenler kendi anne babasından anne-baba-çocuk ilişkisinin sağlıklı bir versiyonunu görmediklerinden, kendilerinin anne babalarını ne kadar mutlu ettiklerini hissedemediklerinden kaynaklanıyor diye düşünüyorum. Tıpkı benim kuramadığım ilişki ve aradığım ama bulamadığım rol model gibi. Bakımı şusu busu zor da, en zoru içinde yaşadığınız dünyayla kendiniz barışık değilken çocuğunuzu mutluluk anahtarları vermeye çabalamak. Daha da zoru, kendiniz ununu elemiş eleğini asmışken yeniden en baştan saçma sapan insanlarla okulda, parkta, yolda, orada burada çocuğunuz için mecburen insan ilişkisi kurmak.

  22. Bence insan su hayatta kesinlikle buyuk laf etmemeli. 🙂 16 aylik anne olarak da soyleyebilecegim baska bir sey var ki, insan kesinlikle cok cok iyi dusunup karar vermeden cocuk sahibi olmamali, kimse kimseyi mutlu etmek icin cocuk sahibi olmamali ya da kimse kimseyi mutlu etmek icin cocuk sahibi olmaktan vazgecmemeli.

    Buyuklerin karismasi sadece buyuk olmalarina verilebilir ama eger ki esiniz gercekten cocuk sahibi olmak istiyorsa bence bu ustunde konusulmasi gereken bir sey. Siz istemeseniz de anne olmak zorunda kalmamalisiniz ya da o istedigi halde cocuk sahibi olmaktan vazgecmemeli. Annelik nasil ki bir haksa, ben babaligin da oyle oldugunu dusunuyorum. Bizim iliskimizde esim cocuk sahibi olmak istese ve ben istemesem, onun bensiz de olsa bunu yasamayi dusunmesini isterdim. Bu dedigim direk ayrilik olarak yorumlanmamali, koruyucu ebeveynlik vs gibi secenekleri dusunmek acisindan diyorum. Ben yurt disinda bunun surekli farkli orneklerini goruyorum. Siz de yurt disinda yasadiginiza gore bu acidan daha ozgur fikirli bir cevreniz olabilir.

  23. Çok güzel ve cesur bir yazı olmuş. Bence de hayat, şablonlardan ibaret değildir. Doğar, büyür, çalışır, evlenir, çocuk yapar, emekli olur , torun bakar, ölür değil. Eğer seçme şansınız varsa siz yönlendirmelisiniz, nasıl mutlu olacaksanız öyle. Şu an 70 yaşlarında olam bir karı koca yakınımız var, evlenirken fikir birliği edip çocuk yapmamaya karar vermişler ve yapmamışlar. İnanın hiç pişman değiller, ikisi de emekli, çok sosyaller ve maşallah çok mutlular. Çocuk hakikaten büyük sorumluluk ve bence günümüz koşullarında çok zor. Benim bir kızım var, Allah yokluğunu göstermesin ama bazen çocuksuz hayatı özlemiyor değilim. Bence önemli olan insanın her zaman iç sesini dinlemesi ve kendisini tanıması. Çocuklu ya da çocuksuz, mutluluk dilerim size

  24. bu karar hayata nasıl baktığınız ile ilgili..negatif yönleri sayarken öyle bir yazmışsınız ki dünyanın en pesimistik insanı sizsiniz sanki 🙂 benzer düşünceler bende de olurdu ama hiçbir zaman kesin konuşmadım bu konuda..zamanı gelince olur dedim..kendimi ne ömrümce çocuklu ne de çocuksuz düşündüm..hayatın akışına bıraktım..ve korunmamıza rağmen süpriz bir hamilelik geldi başıma 🙂 hayatta iyi ki yapmışım dediğim tek şey belki de oğlum şu an.. 🙂
    çocuk sahibi olup olmama kararını verecek olan sizsiniz tabii ki..ama mesela ben oğlum doğduğundan beri daha iyi bir insan olmaya çabalıyorum ve eğer bunu sağlayan kucağıma verdikleri küçücük bir bebekse bence herkes çocuk sahibi olmalı 🙂
    hakkınızda hayırlısı olsun ve acıyan bakışlara boşverin, hayat sizin nasıl isterseniz öyle yaşayın 🙂

  25. Siz bakmayin cevrenizin ne dedigine. Istemiyorsaniz istemiyorsunuzdur. Nokta. Benim 2 cocugum var ama hic dogmamis olsalardi da gayet guzel yasardim. Zaten istemedigin birsey niye mutsuz, yarim, eksik vs yapsin ki seni? Arkandayim:)

  26. Çocuk sahibi olmak bir zorunluluk değil.Fakat insan bu soruyu başkasına sormak yerine kendine sormalı.Çünkü çocuk olduktan sonra geri dönüşü olmayan bir yola girmiş oluyorsunuz.Kendinize sormanız gereken sorular neler olabilir ?Öncelikle biyolojik, psikolojik olarak anneliğe hazır mıyım ?Siz hazır olsanız bile eşinizde en az sizin kadar baba olmaya hazır mı ?Anne olmayı neden istiyorsunuz ?Toplum baskısını üzerinizde ne kadar hissediyorsunuz ?Sırf kendi egolarınızı tatmin etmek için mi çocuk sahibi olmak istiyorsunuz?Kendi çocukluğunuzda yaşayamadıklarınızı çocuğunuzla beraber yaşamak için mi bu istek ? Vatana millete hayırlı bir evlat yetiştirip onunla gurur duymak için mi ?Hayalinizde nasıl bir çocuk var ?Hayalinizdeki çocuk olmazsa çok mu üzülürsünüz ?Bir çocuk görünce kalbinizde onun annesi olmak duygusu oluyor mu ?Bebek kıyafetleri ilginizi çekiyor mu?Annelik kadın olmanın bir parçası mıdır ?Çocuk olunca aileniz daha mı güzelleşecek?Eğer cevaplarınızın çoğu olumlu ise anne olmayı deneyebilirsiniz.Tam tersi ise onun bunun lafıyla anne olunmaz.Baba çocuk doğunca olur fakat annelik ruhumuzda başlar.Son olarak biz şimdi hangi hayatı yaşıyorsak o bizim için en hayılısıdır.Çok fazla düşünmek de iyi değil 🙂

  27. Hissettiklerinizi cok guzel ifade etmissiniz. Benim sadece merak ettigim esiniz ile ortak karariniz midir? Esinizin sakayla karisik sormasindan dolayi yazinizi okurken kafamda soru isareti olustu. Evlenmeden once konustunuz mu bunlari? Ve kendimde farkettigim sey evlenmeden once bu konulari esimle hic konusmamisiz 🙂

  28. Sevgili konuk yazar , 30 yıl sonra bu sorularınızın cevabını kendiniz bizzat yaşayarak öğreneceksiniz ;
    Kadınlık sanki çocukla tamamlanıyormuş gibi .. Bu, sadece benim fikrim ..
    sevgiler..

  29. Bir bebek sahibi olsaniz da o sorulmadan verilen fikirler ve yorumlar bitmiyor, merak etme 🙂 Bu sefer ikinciyi yapmayacak misiniz, kardesi yok mu ayy yazik seklinde devam ediyor. Kimse size diyor mu, birinciye dogru durust bakamiyorsun ikinciye ne akla hizmet kalkistin diye? 😀
    Demiyor.
    “Siz cocuk yapmasaniz daha iyi olurmus” veya “Ikinciyi bence dusunmeyin” demek ne kadar sacma ve kirici geliyorsa “Ne zaman cocuk yapacaksiniz” veya “E hadi artik kardes yapin” demek de istemeyene veya cogugu ol(a)mayana o kadar sacma ve kirici gelebilir. Bir bunu anlasalar…

  30. bir iş arkadaşım söylemişti bana da; “ben çocuk yapmayı düşünmüyorum, o sorumluluğu kaldıracak insan değilim ben” diye. benim de aklımdan sadece iki olasılık geçmişti: ya çocuğu olmuyor ya da bu kızın duyguları yok, ruhsuz. şimdi 7 aylık bir bebeğim var ve planlı bir bebek değildi. bebeğimi çok seviyorum ve varlığına her gün şükrediyorum ama çocuk yapmak istemiyorum fikrinin de ruhsuzluk olmadığını o kadar iyi anladım ki… tüm hayatının odak noktasının değişmesi, her saniye hissedilen sorumluluk, kaygı… fiziksel yoksunluklar değil ama bu sorumluluk duygusunun ağırlığı gerçekten çok fazla. isteyen herkese nasip olsun inşallah ama çocuk yapmak evliliğin bir zorunluluğu kesinlikle olmamalı. umarım toplumca bunu öğreniriz bir an önce…