8 Yorum

Deniz’in İkinci Gebelik Günlüğü

Deniz Turan benim ilk gebe yazarlarımdandı… Arkadaşım Nilü’nün Gebelik Günlüğü‘nden sonra, Blogcu Anne okurları arasından yazmaya başlayan ilk gebe yazarımdı. 2012’de ilk bebeği Sinan’ı beklediği süreci Deniz’in Gebelik Günlüğü’nde paylaşmıştı. 

Geçen yaz biz San Francisco’ya gittiğimizde Deniz’le bir araya gelmiş, ikinci çocuk konusunu da konuşmuştuk. Yavaş yavaş niyetlendiğini söylemişti o zamanlar…

Ve Deniz’in beklediğim e-maili geçen hafta posta kutuma düştü. ‘İkinci yolda Elif!’ diyordu.

İşte Deniz, şimdi ikinci gebeliğini anlattığı günlüğüyle yine yeniden burada… 

Hoş geri geldin Deniz! 

***

Sevgili Blogcu Anne Okurları,

Sizlere uzun bir aradan sonra yeniden kavuşmanın heyecanı ve mutluluğu içindeyim. Bundan neredeyse 4 yıl önce, ilk hamileliğimi yine buradan hafta hafta büyük bir heyecanla sizlerle paylaşmıştım ve tam 41 haftanın sonunda şu anda 3 yaşında ele avuca sığmaz bir ufaklık olan Sinan’ima kavuşmuştum! Şimdi ise yeniden hamileyim ve ikinci kez hamile olmanın yaşattığı sevinç ve endişeleri yine sizlerle paylaşacağım için çok mutluyum. Blogcu Anne’ye, sitesinde bana yeniden yer açtığı için ayrıca çok teşekkür ederim.

Sizlere en son North Carolina’dan seslenmiştim. Geçen zaman içinde, Sinan 6 aylıkken eşimin yanına, San Francisco yakınlarına taşındık ve o zamandan beridir Sinan’la evdeyim. Uzun zamandır profesyonel çalışma hayatına ara vermiş olmanın getirdiği boşluğu, tam zamanlı anne olmak, yardımsız çocuk büyütmek ve ev işlerine yetişmeye çalışmakla fazlasiyle doldurdum. Ancak, Sinan’ın son bir yıldır haftada iki gün öğlene kadar okula gitmesiyle biraz nefes alır gibi olup, hemen ikinci bebeğin hayallerini kurmaya başladım. Tahmin edersiniz ki, eşimi zamanlama konusunda ikna etmek oldukça uzun sürdü ama işte sonunda hayallerini kurduğum ikinci bebek yola çıktı!

deniz11

Benim kardeş yapmak konusunda hiçbir zaman tereddütüm olmadı. Kendim tek çocuk olduğumdan, her zaman bir kardeş istedim ve her çocuğun da bir kardeşi olması gerektiğine inandım, tabii şartlar izin verirse. Bana kalsa, iki çocuğun arası 3 yaş olmalıydı ve her geçen zaman bu ara açılıyor diye hayıflanıp durdum. Bunda, etrafımda gördüğüm Amerikalı annelerin de etkisi büyük, çünkü genelde ilk çocuk 1,5 yaşına geldiğinde ikinciye hamile kalmayı planlıyorlar ki, her iki (hatta üç!) çocuk bir arada büyüsün! Bu ilk başta korkutucu gözükse de, kardeşlerin birbiriyle uyumunu (ya da tam tersi!), iletişimini, ve annenin 5-6 sene içinde tüm çocukları okul çağına getirip, kendine yeniden zaman ayırabilmeye başlamasını düşününce, ben de iki hamilelik arasını uzatmamayı uygun buldum.

Gelelim ikinci bebeğe…Kendisi şu anda 11 haftalık ufak bir incir büyüklüğünde, fakat el, ayak ve tüm organları oluşmuş durumda! İki kalbin aynı vücutta atması nasıl büyük bir mucize! 6 haftalıkken ilk ultrasona gittiğimde, o kadar küçüktü ki, o karaltıyı zorlukla seçebilirken bile, kalp atışlarını duyduğumda yine diken diken oldu tüylerim! İçinizde bir canlı büyütüyorsunuz, bu anlatılamaz bir olay! Hamileliğin en sevdiğim kısmı bu ilk haftalar, çünkü bebeğinizi sadece siz biliyorsunuz ve kimse dışarıdan içeride olan mucizenin farkında olmadığından, onunla yalnız siz iletişim kurabiliyorsunuz.

İkinci hamilelikte karın daha çabuk çıkıyor demişlerdi, doğruymuş, bebek çok ufak olmasına rağmen ilk aydan itibaren pantolonlarımın düğmelerini kapatamaz oldum. Vücut, neler olduğunu bildiğinden kendini erkenden hazırlamaya başlarmış. Bu sefer daha çabuk yoruluyorum ve hep uykum var. Tabii bunda Sinan’ın etkisi büyük… İnsanlar hayatları boyunca 3 yaşında oldukları kadar enerjik olmazlarmış ve Sinan da bunu bana her gün hatırlatıyor! O yüzden akşamları erken yatmaya ve uykumu mümkün olduğunca almaya çalışıyorum, yakında uykusuz geceler yeniden geliyor biliyorum. Mide bulantım da bu sefer daha çok, günün çoğunu peynir ekmekle geçiriyorum. Çok sık acıkıyorum ve tabii ki çok sık tuvalete gidiyorum!

Bu seferki hamileliğim 35 yasin üstünde olduğundan, geçtiğimiz haftalarda ekstra genetik tarama testi oldum. Bunun detaylarını sizlere haftaya anlatacağım. Yeniden kavuşmak çok güzel!

Haftaya görüşmek üzere,

Deniz

Yazar Hakkında

M. DENİZ TURAN – 36 yaşında, yüksek jeoloji mühendisi. 9 yıl önce doktora yapmak icin geldigi A.B.D’den, gün gelip ulkesine dönmeyi ve deniz kenarında yaşamayi hayal ediyor. 8 yıldır üniversite aşkıyla evli ve son 3 yıldır ara verdiği akademik dünyayı 3 yaşındaki oğlu Sinan’la fazlasıyla dolduruyor. Çalışmayan anne olmanin hem tadını çıkarıyor, hem de zorluklarını birebir yaşıyor. Simdi ise, 4 yıl önce sonlandırdığı gebelik günlüğüne, yakında doğacak olan ailenin 4. üyesini anlatmak için geri dönüyor. Okumayı, alışveriş yapmayi ve çocukları çok seviyor.

Deniz’in tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların gebelik günlüklerini buradan okuyabilirsiniz.

8 yorum

  1. merhaba
    kızımda 2013 doğumlu ve yazılarınızı takip etmiştim.umarım ikinci bebeğinizide sağlıkla kucağınıza alırsınız.

  2. Hayırlı olsun Deniz hanım , Sinan beyi de zevkle okumuştum . Hoşgeldiniz tekrar 🙂

  3. Merhaba,
    Ben de Amerikada 6 yasinda bir prensesden sonra ikinci bebegini bekleyen bir anneyim. Gercekten 2. Hamilelik ilkinden cok farkliymis, en azindan Benim icin. Ilk aylar zor gecti, bugun tam 12 haftaligim AMA karnim simdiden Daha buyuk gozukuyor 🙂 gunlugunuzu heyecanla takip edicem 🙂

  4. Hoşgeldin Deniz! Ne iyi ettin de geldin 🙂 Zevkle okuyacağız yeni maceranı. Sevgiler!