4 Yorum

Türkan’ın İkinci Gebelik Günlüğü, 22. hafta

Merhaba Sevgili Blogcu Anne okurları,

Şu anda saat 11.30 ve dışarda hava 40 derece. Gebeler için ölçüm yapılabilseydi hissedilen 45 derece çıkardı sanırım. Artık dışarda hiç zaman geçiremiyorum, öğle arası eve yemek için gidip geliyorum o kadar, böyle bile fena oluyorum daha şimdiden. Klimalarımız 24 saat açık. Bölge insanının çalışma aşkı ve şevkiyle dolu (!) olmasının sebeb-i şahanesi belki de bu sıcaklar. Düşününce şöyle bir 40 sene önce buralar tam olarak çölmüş, klimaymış soğutma sistemiymiş, kimsenin haberi yokmuş bunlardan. Ne yapsınlar, günün bu saatlerini uyuyarak dinlenerek geçirip günlerine akşam başlıyorlarmış. Sıcağın getirdiği rehavet ruha işlemiş bir yerde.

Ha sonra petrolün keşfiyle az biraz medeniyet gelmiş, develerden ciplere çadırlardan villalara hızlı bir geçiş olmuş ama hayat tarzında pek bir değişim olmamış. Gündüz AVM’ler öğleden sonra 4’te açılıyor, hayat 7’den sonra başlıyor. Yerli halk akşam yemeğini gece saat 10’da yiyor. Restoranlar bizim yemek saatimizde bomboş oluyor. Dolayısıyla birçok yer gece 2’ye kadar açık oluyor, 24 saat açık olan marketler var. Her şey bir yerde iklime göre şekilleniyor, karakterler de öyle. Bazen öyle rahat, öyle yavaş olabiliyor ki insanlar, mesela doktor randevularından en az yarım saat önce gidiyorum hastaneye, buna rağmen randevuma zor yetişiyorum, sadece kayıt için önümde 3-4 hasta olduğu halde sırada 40 dakika beklediğimi biliyorum. Bu sıra beklememiz gereken birçok yer için geçerli. Tahammül sınırlarım baya genişledi. Her deneyim birşeyler katıyor insana ne de olsa.

Turkan22

Bu hafta bebişe birkaç kıyafet aldık, fazla ağırlaşmadan neyi halletsem kar diye düşünüyorum. Çok fazla alışveriş ihtiyacımız yok, büyük oğlumdan kalanlar ilk ay için fazlaca yeterli çünkü. Türkiye’de evimizin koltukları bebeği yatırmak için uygundu ama burada maalesef koltuklar deri, ayrıca enleri çok dar, o yüzden ev tipi ana kucağı aldık, kullanan arkadaşlarım memnunlardı, tavsiye ettiler. İki tane de nevresim takımı alırsam sanırım alışverişi tamamlamış olacağım. Puset, yatak ve oto koltuğumuz da var abiden yadigar.

Eşim bu hafta yine toplantı için Türkiye’ye gitti, valla toplantı bahane buralardan uzaklaşmak hele de Antalya’ya gitmek şahane! Kendisi için elbette seviniyorum, ben gidemiyorum bari o gitsin. Geçen sene 1 ay iznimizi ikiye bölüp yarısını Türkiye’de ailelerle, yarısını da sonbaharda bölge turu yaparak geçirmek istemiştik. Ama beklenmeyen bi şey oldu, bahsetmiştim burada 3 kişiyiz, 3. arkadaşın ataması gecikti, biz de 2 kişi birden izin alamadığımız için hem kalan iznimiz yandı hem de sadece 15 günlük aile ziyaretiyle deniz yüzü göremeden koca sene işe devam etmek zorunda kaldık. Arada kardeşimin düğününe gidip geldik ama yetmedi, buralar kabak tadı vermeye başladı artık.

Nisan ayından beri yoğunluğun azalmasını bekledik ve sonunda önümüzdeki hafta için 1 hafta izin koparabildik. Dubai’ye gidiyoruz! Valla bunu yazarken bile korkuyorum, aniden bir iş çıkar da gidemeyiz diye… Gebelik durumu olmasaydı arabayla gitmek çok keyifli olabilirdi, doktor da izin verdi ama cesaret edemedim ben, illa ki yorulacaksam yollarda değil, deniz kıyısında özgür özgür gezerken, sonra mesela yüzerken falan yorulayım değil mi? Çok sıcak ama bir daha doğum öncesinde bir yere gitme imkanım olmayacak, biz de Arapların hayat tarzına uyacağız, gündüz yatıp gecelere akacağız (!) artık… Bir gebecik ve 4 yaşında bir bebecikle beraber bakalım ne kadar eğlenceli olacak, olsun mekan değişikliği ve oğlumla geçireceğim bir hafta olması bile yeter bana…

Pazar günü anneler günüydü, buradan tüm annelerin, anne adaylarının anneler gününü kutlarım, evlatlarınızla birlikte sağlıklı huzurlu mutlu günler yaşayın. Annelerimizi Allah başımızdan eksik etmesin. Büyüsek de, evlensek de anne de olsak onlar bizim en büyük dayanağımız her zaman. Elbette anneler günü tek güne sığdırılamaz ama yine de anneciğime, arkadaşlarıma güzel dilekler göndermek, onlardan güzel temenniler almak, hatırlamak hatırlanmak bile yeterli bence, o yüzden Pazar günkü mesaj trafiği bana çok güzel enerji verdi. Eşim sağ olsun –evet annesi değilim ama- her sene mutlaka bir program yapar, kutlar. Sevgili oğlum olayı idrak etmek için daha çok küçük, ama bakıcısıyla birlikte hazırladıkları not beni öyle mutlu etti ki.. “Anneciğim anneler günü senin olsun” dedi öptü sarıldı, tüm güzel günler bizim olsun canım oğlum…

Ben de oğlumun temennisini şu anda hastanede evladının sağlığından güzel bir haber bekleyen, emek emek gözünün içine bakıp büyüttüğü evladını kaybedip yüreği yanan, eşini sabah işe uğurlayıp da akşamına ölüm haberini alan ve gencecik yaşta yavrularıyla bir başına kalan, etraftaki onlarca sese kulağını tıkayabilip evlat edinmek ve yüreğinde büyütmek için çıkacak onayı bekleyen annelere sunarım, anneler günü sizin olsun, tüm güzellikler sizin olsun, çok kıymetli ellerinizden öperim…

Türkan

Yazar Hakkında

TÜRKAN C. DAĞDEVİREN – 32 yaşında, diplomat. 3,5 yaşındaki oğlu ve sevgili hayat arkadaşıyla geçici olarak Suudi Arabistan’da yaşarken 2 sene sonrasında nerede olacaklarını ve hayatının kalanında hangi ülkelerde yaşayacağını bilmemenin keyfini çıkarıyor. Her şeyden önce sağlıkla kavuşmak, sonrasında SSVD arzusuyla ikinci bebeğini bekliyor. Kitap okumayı ve kanaviçe işlemeyi seviyor.

Türkan’ın tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz. 

4 yorum

  1. ne güzel yazmışsınız. sıcaklığınız ve samimiyetiniz burdan hissediliyor.

  2. kardeşinin arkasına saklanan o bıdık buradan çok sevimli görünüyor 🙂 çok farklı bir kültürde bir kadın hatta hamile ve çalışan bir kadın olmak çok zordur diye tahmin ediyorum. ben Antalya’da yaşadığım dönemde bile sıcaklara tahammül edememiştim, 40 derece sıcaklık çok korkutucu. şimdiden iyi tatiller, iyi eğlenceler.

    • naptıysam ikna edemedim göstermedi yüzünü : ) sıcakların kötü yanı eve kapanmak zorunda olmam. soğuk daha idare edilebilir gibi geliyor en azından hareket edebiliyor insan ama sıcak öyle olmuyor malesef. artık katlanacağız yapacak bişey yok:) çok teşekkürler..