30 Yorum

Emzirmek ya da emzirmemek her annenin kendi seçim hakkıdır

Aşağıdaki yazı Blogcu Anne okurlarından Didem Kanca Üstay tarafından kaleme alındı.

***

9 aylık hamileliğim boyunca tüp bebek yapmama rağmen hep normal doğum yapacağımı kendime telkin ettim. Genelde tüp bebekleri “kıymetli” bebekler diyip sezaryenle doğurtmalarına rağmen benim süper dokturum en başından beri normal doğumu beklemeyi tercih etti; 42. haftaya girmeme rağmen bebeği artık alalım diye bir telaşeye ya da strese beni kesinlikle sokmadı. 42. haftaya girdiğimde normal doğumla birlikte bebeğimi kucağıma aldım.

Doğum sonrası nadir görülen atoni yani atar damarların patlaması yaşandı ve aşırı kanamam oldu. Aşırı kanamadan dolayı doğumdan sonra bitik düştüm. Bir de üstüne inanılmaz zor geçen 9 aylık bir hamilelik sürecini katarsak takatım hiç kalmamıştı. Odaya geçirdikten hemen sonra bebeğimizi, Kemal Ata’mızı getirip kucağıma verdiler. İlk gelen süt “kolostrum” çok önemli olduğundan hemen vermek istedim. Şükürler olsun ki geldi. Sonra bebek ağladıkça emzirin diyip odada bebeği bıraktılar. Sadece arada bakım için götürüp geri getiriyorlardı. Ama bizim bebek sürekli ağlıyordu ve ben sürekli göğsüme koyup doyurmaya çalışıyordum. Hemşirelere ve doktora bebeğimizin doymadığını söylediğimde daha çok emzirin diyorlardı. O da ne demekse? Zaten çocuk 24 saat emmeye çalışıyordu. Son gün çıkmadan hemşire odaya gelip: “Bebeğiniz yüzde 10’dan fazla kilo kaybettiği için biraz mama verdik” dediler. Ehh zaten ben de sürekli aynı şeyi söylüyordum. Bebeğimiz doymuyor diye ama dinleyen kimdi?!

Sonra eve geldik. Zor bir hamilelik, ardından zor bir doğum derken hiç doymayan bir çocuk ve uykusuz geceler sonunda iyice yıpranmaya başladım. Hem çocuk hem de ben iyice tükenmiştik. Bu arada göğüslerim hep yara oldu. Bebeğe süt veremiyor olunca onun üstüne pompayla sütümü biriktirmeye çalıştım. Ama yaralardan dolayı kanadığından süt kanlı olunca Kemal Ata emmek istemedi. Tam bir kısır döngüye girmiştik. Nitekim mama verdiğimizde bebek çok rahatladı ve huzurla uykuya daldı. Tabii ki ben de…

Ama her telefon açan, eve gelip giden herkes “Süt veriyorsun, emziriyorsun değil mi?” diye soruyordu. Ben de elimden geldiğince çalışıyorum dediğimde “Aman aman muhakkak vermelisin” diyip benim gibi 10 senesini bu dal üzerine okumuş ve en az bir o kadar da çalışmış olan bir diyetisyene anne sütünün önemini anlatıyorlardı. Eşim bile bana anne sütünde ne kadar vitamin olduğundan bahsediyordu.

Kontrol için çocuk doktoruna gittiğimizde ben emziremediğimi belirtip açıklama yapmaya çalışırken buldum kendimi… “Benim göğüslerimde ufaltma ameliyatı var da, kanalların bazıları kesilmiş sanırım, yeterince süt gelmiyor. Ben de mama vermeye başladım” dediğimde doktor lafımı kesti ve eşime dönerek: Kimsenin anneye kendini kötü hissettirme hakkı yok. Zaten o yeterince kendini kötü hissediyordur. Bu konuyla ilgili kimse ona yorum yapmayacak. O nasıl rahat hissediyorsa öyle davransın”; Bana da dönerek: “Kimseye açıklama yapmana gerek yok. Sen o bebeğin annesisin ve sen nasıl istiyorsan, rahat ediyorsan öyle davran. Sakın kimseye de bir açıklama yapma” dedi.

Fakat öyle bir toplumda yaşıyoruz ki, geçenlerde randevu almak için bir merkezi aradığımda arkadan bebeğimin sesini duyan sekreter bile bana emzirip emzirmediğimi sordu. ‘Hayır’ yanıtı verdiğimde ‘Aaaa ama neden emzirmiyorsunuz? Olmaz ki!” diyince içimden “Sana ne!” demek geldi. Biliyor musun bu anne nelerden geçti, neler yaşadı, doğumda ölümden döndü? Ama sakinliğimi koruyup olmadı işte diyip konuyu kapadım soğuk bir ses tonuyla.

Türkiye’de yaşayan bir Fransız arkadaşım daha bebeği doğmadan emzirmek istemediğini söylediğinde ona hiçbir yorumda bulunmadım çünkü kendisi zaten okumuş ve yeterince anne sütünün faydalarını bilen bir kişiydi. Fakat tercihi emzirmemekti ve kendine göre nedenleri vardı. Sonuçta bebeğinin annesi oydu ve çocuğuyla ilgili kararları o verebilirdi. Buna da saygı duymak gerekirdi. Zaten kararını vermişti. Bir gün bile ona bu konuyla ilgili yorumda bulunmadım ama o bana dert yandı: “Didem, burada herkes çok üstüme geliyor emzirme konusunda ve ben sinir oluyorum.”

Bu yazıyla birçok kadına ve erkeğe seslenmek istiyorum:

  1. Erkekler kadınların neler yaşadıklarını, çektikleri acıları, hormonlarının etkilerini bilemezler, anlayamazlar. O yüzden kocalar! lütfen bilmiş bilmiş konuşmayın eşlerinize karşı. Dışarıdan gazel okumak kolaydır.
  2. Süt vermenin zorluklarını her anne olan kadın öyle ya da böyle yaşamıştır. Eğer karşınızdaki kadın veremiyorsa ona kendini kötü hissettirmeye hakkınız yoktur. Lütfen sakın “Ben bir sene emzirdim, şunu yaptım, şöyle yapsan olmaz mı” gibi akıllar vermeye kalkmayın çünkü inanın o anne zaten olası herşeyi denemiştir.
  3. Emzirmek ya da emzirmemek her annenin kendi seçim hakkıdır. Kimsenin bu konuyla ilgili karşısındakini yargılama hakkı yoktur.
  4. Emziremezseniz kendinizi kötü hissetmeyin çünkü mamayla beslenen çocuklar da gayet sağlıklı büyüyorlar. Tabii anne sütü verseniz çok daha iyi olurdu ama Şems ne demiş: “Olduğu kadar, olmadığı kader”
  5. Emziremeseniz bile yine de çok iyi bir annesiniz. Bunu her zaman hatırlayın.
  6. Toplumdaki her türlü baskı ve kalıpları kırmazsak bizlerin çocukları da aynı sıkıntıları yaşayacaklar. Her çocuk emecek diye bir şey yok. Kimisinde süt geliyor, çocuk istemiyor. Kimisinde çocuk istiyor, süt gelmiyor. Kimisinde de hem çocuk istiyor hem sütü geliyor, ne mutlu ona! Demek ki her çocuk emecek diye bir şey yok.
  7. Emen çocuk az hasta olur, bağışıklık sistemi kuvvetli olur tezine ise hiç katılmıyorum. Etrafım emziren ve çocuğu sürekli hasta olan annelerle dolu.
  8. En büyük ablam Hümeyra şöyle dedi bana hep: “Mutlu anne, mutlu bebek ve mutlu eş demektir” Nasıl mutlu olacaksanız öyle yapın. Bebeğinizin mutluluğu sizin mutluluğunuzdan geçer… Bencillik değil, önce anne mutlu ve huzurlu olmalı… Ve her kararını da özgürce alabilmeli, günahıyla sevabıyla ama asla ve asla baskıyla değil.
  9. Böyle olduğunda vicdanen kötü hissettirilmediğinde gerçekten alınan karar en doğru karardır, çünkü huzur vardır, keşkeler, şüpheler, kuruntular, korkular, eziklikler yoktur.
  10. Yaşasın kendini iyi hisseden, hala dişi ve çekici hissedebilen ve yalnızca “anne” olmak dışında da var olma nedenini keşfedebilen ANNEleeeeerrrrrr!!!

Didem Kanca Üstay
sayasa.com

***

Sizin de söyleyecek sözünüz varsa Blogcu Anne’de konuk yazar olabilirsiniz. Konuk yazarlık hakkında buradan bilgi alabilir, diğer konuk yazar yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

30 yorum

  1. Ağzınıza, elinize sağlık. Ne güzel anlatmışsınız. 51 günlük anneyim. Bebeğim doğduğu günden beri emme refleksi güçlü bir bebek. Ne yapsam olmuyor memeden ayıramıyorum. Göğüslerimin yaralarını geçiremiyorum. Günde en fazla iki kere mama veriyorum. Her verdiğim mama vicdan azabı çekmeme neden oluyor. Kısır döngüde yaşamaya çalışıyorum ve gerçekten çekmeyen anlayamaz. Güzel yazı için teşekkür ederim.
    Sevgiler

    • Ben de okuyup yorumda bulunduğunuz için teşekkür ederim. Çok tebrik ederim. Her zaman iyi bir anne olduğunuzu hatırlayın… Kimin ne dediğinin hiçbir önemi yok!

    • Merhabalar…Emzirirken yaralardan cok çektiğim için bir öneride bulunmak istiyorum.Benim sorunuma tek çare bu kremler oldu.Madetene ve Hamatem. Bir eczacının tavsiyesiyle ikisini karıştırarak kullandım ve yaralar iyileşti.Tabi emzirme den önce silmek koşuluyla.Belki sizinde işinize yarar.

  2. Her maddesine katildigim yazi… Agziniza saglik!

  3. Merhaba
    islami yasantida genelde bayana baski yapildigi dusunulur, deger verilmedigi dusunulur. Ama bundan neredeyse bin besyuz yil once cocuklarin ve kadinin gecimi ve beslenmesi vs gibi sorumluluklar evin erkegine verilmis. Ve dini olarak annenin bebegi emzirme zorunlulugu yoktur. Eger anne bebegi emzirmek istemezse sut anne bulma gorevi babaya aittir. (Veya su an icin mama temin etme diyelim)
    Halen daha arap ulkelerinde anne cocugu emzirmek istemezse bu cok normal karsilanir ve sut anne bulunur.
    yani evet: bu tamamen annenin sagligini psikolojisini vs gozeterek alacagi bir karardir ve kimsenin karisma hakki yokur

  4. Bizim toplumumuz heerseyin en iyisini bilir hepsi 40 yillik doktordur senin benim ne yasadigimda hic bir zaman umurlarindqa olmaqdqan konusur dururlar..tamam tabikide deneyim onemli ama bu kadar akil verip karismadan once keske bir hal hatir sorsalar..

  5. Sadece bu konuda degilki 8 sene sonra 3.kizima hamile kaldim surpriz bir bebekti ben de aldirmak yerine dogurmayi tercih ettim insanlar 2 kizdan sonra erkek olsun diye digurdugumu sandi bi sure onlara laf anlatmaya calistim sonra yoruldum ve vazgectim cuknu bazilarina laf anlatmak gercekten zor 4. Ye kismet artik diyen bile oldu keske herkes kendi isine baksa

  6. Bence de her bebegin anne sütü almaya hakki var. Madem o kadar kendi rahatinizi dusunuyorsunuz neden onu dunyaya getiriyorsunuz. Gecirdiginiz estetik bir operasyon sonrasi anne sutu veremediniz bebeginize diye anne sutu bebek icin yararsiz diyemezsiniz. Yazik cok yazik…. ben hic anne sutu almadim ve neler yasadim ben bilirim. Umarim yillar sizi haksiz cikarmaz cunku cikarsaniz elinizden kayip giden en degerli varliginiz olacak.

    • Ayşegül Hanım, ilk olarak çok geçmiş olsun. Sanırım bazı rahatsızlıklarınız var. Biz de 4 kızkardeşiz. Annem 3 ablamı emzirememiş hiç, sütü gelmemiş. Beni 6 ay emzirmiş ama aralarında en çok hasta olan ve bağışıklık sistemi düşük olan da ben olmuşum. Şans diyelim, şanssızlık diyelim ya da kader diyelim… Ama bir diyetisyen olarak hiçbir zaman emzirmemeyi önermem. Her zaman anne sütünün faydasını önemle vurgularım. Anne sütü besin değeri olarak hiçbir şeyle karşılaştırılamaz. Ama sonuçta eğer kişiler bunu yapamıyorsa da kimsenin onlara kendilerini kötü hissettirmeye hakkı yoktur. Ayriyetten başkalarının hayatlarını ya da seçimlerini yargılamanın da bizlere düşmediği inancındayım. Allah herkesin çocuğuna sağlıklı bir yaşam nasip etsin. En büyük dileklerimden birisi budur, özellikle anne olduktan sonra.

    • Kadin acilar icinde de olsa dogursun, epidural, agri kesici almasin, bebegin hakki, eh hamile kalmasaymis, kadin iki sene evde oturdugu yerde otursun, bebegin hakki, hamile kalmasaymis, yara bere icinde kalsa da post partuma girse de pasa pasa emzirsin, bebegin hakki, hamile kalmasaymis. Of bu ne ya, biraz babalarla ugrasalim.
      Maasallah herkes google uzman doktoru zaten, hem kendimize, hem baskalarina cok guzel teshis koyuyoruz.
      Turkiye adam gibi dogum izni, dogum haklari olan bir ulke degil. Saglik ocaklarimiz ucretsiz, hemsire gozetiminde emzirme klinikleri ve kulupleriyle dolu tasmiyor. Istedigi destegi alamayan bir bayanin emzirmemeyi secmemesi hem kendisi hem de bebegi icin en saglikli secimdir. Ruhen ve bedenen.

      • Bi takım sebeplerden emzirememek bana makul geliyor, tabi o zaman mama vermek illa emzirecem diye zorlamamak lazım. Zati zorlasan ne olur bi işe yaramıyor,anca anne daha çok stres giriyo. Kendimden biliyorum ben bebemi zor emzirdim. Ben de yeri geldi mama verdim. Lakin, Annede süt var, bebek de emiyo, yani emzirmek için bütün şartlar mevcut ama anne yok emzirmeyeceğim, mama yesin diyo..bana düşmez herkes kendi bebesini bildiği gibi büyütsün, saygı duyarım annenin seçimine ama hiç bi sıkıntı yokken annenin Bebeğini hele 2-3 aylık bebesini emzirmemesi yok bana tuhaf geliyo. Şu kitabı okuduydum. http://www.amazon.com/Bringing-Up-B%C3%A9b%C3%A9-Discovers-Parenting/dp/0143122967. Orda FransIz annelerin bebelerini genelde 3 ay emzirdiğinden bahsediyordu. Herneyse bu karar çok aklıma yatmıyor. Meme, süt annenin evet. Emzirip emzirmeme kararı da annenin evet. Ama o süt de bebe için geliyo. Doğanın bi bildiği olmalı mama yokken bu bebeler süt içip hayatta kaldı. Şimdi mama çıktı öyle bi şey ki anne sütü kadar mükemmel öyle mi? Hem Bundan 100 sene sonra bu mamaların hiç bilinmeyen kötü bi yan etkisinin ortaya çıkmayacağı ne malum. Bi sıkıntı yoksa bebeler emsin yahu…

        • “Emzirmek icin butun sartlar mevcutken”, Peki ne bu sartlar tam olarak? Sadece biyolojik sartlardan mi bahsediyoruz yoksa sosyo ekonomik faktorlerden mi? Sadece uc ay dogum izni olan bir bayanla bir sene dogum izni olan bir bayan bir mi? Biyolojik sartlar yerinde olsa da ben uc ay sonra calisacak olan kadinin mama verip, biraz daha insan gibi uyumasinin daha saglikli olacagini dusunuyorum. Ve yargilanan kadin bize sartlarini aciklamak zorunda mi? Bir bayan mama veriyorsa kimin haddine dusmus “emzirmediginizi gordum, neden acaba?” diye sormak.

          • emzirmek için annenin sütünün gelmesi ve bebeğin emmesi yeterliydi ben emzirirken. diğer faktörler emzirmeyi kolaylaştırabilir veya zorlaştırabilir. ama yok bence şart değildir. bebesini emzirmek istemeyen anne yargılanmasın bu kararından dolayı ayıplanmasın, horgörülmesin, daha az anne olmasın. ama bu anne mamanın anne sütünün yerine geçemeyeceği ve bebesine süt vermeyerek onu bi takım bilindik ve bilinmedik faydalardan mahrum ettiği konusunda bilinçlendirilmeli. mama anne sütüne eş değerdir propagandasını çok saçma ve anne sütüne yapılan bir haksızlık olarak görüyorum. çalışan ve insan gibi uyumak isteyen annenin ilk aklına gelen dur mama vereyim bebeğime olmasın. yasalar onu korusun, iş yeri süt iznini kullandırtsın. mama kullanımını özendirmek yerine bu sorunlara eğilmek lazım gelir bence. kimseyi yargılamıyorum, sokakta gördüğüm kadınlara da neden emzirmiyorsun demiyorum. ama bebelerini emzirmek istemeyen annelerin fikirlerini değiştirmelerini gönülden isterim..

            • Ayol nasil annenin sutunun gelmesi, bebegin emmesi yeterli kriterler? Bu kadin ilac kullaniyor mu, ne bileyim arada ilac kullanmasini gerektiren kronik depresyon/anksiyete sorunlari var mi? Kadin evde yalnız basina mi, esi var mi, sag mi, uzakta mi? Ertesi gun kalip is mi yapmak zorunda, evde ya da is yerinde? Mama verip daha uzun uyuyabilmesi daha mi iyi sagligi icin? Bunlari hepsi kisisel meseleler. Ayrica “emzirmeyen kadina saygiliyim, yargilanmamali (ya da sezaryen olmak isteyen kadina, ya da vs vs)” diyip, sonra da bir dipnot koymayi “tabi bebegi icin en iyisi olmadigini biliyorsa” diye, son derece buyuk bir tezat olarak goruyorum.
              Dogum haklari konusunda ise 100% katiliyorum. Adam gibi dogum haklari ve destekleyici, erisilebilir bir saglik sistemi emzirme oranini arttiracaktir.

  7. Ben 8sene kadin dogm hemsireligi yaptin ve emzirme egitimi verdim.Benim icin nekadar onemli oldugunu tahmin etmissinizdir ve bir mandayla yarisacak kadar cok sutum oldu ve anlatmakla bitiremeyecegim kadar cok faydasini gordum.zaman zaman yaziyorum blogumda.Ama ne olursa olsun dogum sonrasi donemde en onemli sey anne psikolojisi.Annenin elestirilmemesi yargilanmamasi aksine desteklenmesi hayati derecede onemli.Hayatiden kastim su;bir melek dunyaya getiriyorsun hayata tutunmaya calisiyor ve annesinden baska hicbirseye hickimseye ihtiyaci yok.Biliyor ki annesi onu ac birakmaz.Bebislerimizle saglikli bir omur diliyorum hepimize.

  8. Toplum olarak karşımızdakini çok kolay yargılayabiliyoruz. Hiç düşünmeden yapıyoruz bunu maalesef. Buradan Elif’e bir teşekkür daha etmek isterim farklı bakış açılarını ve farklı olayları bizimle buluşturduğu için. Genellikle sadece kendi yaşadıklarımızla karşımızdakini değerlendiriyoruz ve yaşananları bilmediğimiz için yanlış oluyor bu değerlendirmeler.

    Çocuğuna sevgiyle, ilgiyle bakan herkes iyi annedir. Emzirsin,emzirmesin, normal olsun sezaryen olsun. Toplum olarak milleti merak etmeyi, yargılamayı bırakmalıyız. Öteki farklı işte. Farklı bakış açısı, farklı kararları var. Herkes birbirinin aynısı olmak zorunda değilki…

    Size de teşekkür ederim, bana bir başka bakış açısını da gösterdiğiniz için.

  9. Bu yazı için öncelikle teşekkürler.Bebeği emmeyi sevmeyen ve 6.5 aydır emzirmek için mücadele veren birisi olarak ülkemizde “emzirememek” gibi bir durum olamazmış gibi davranılıyor. Hepsi sanki siz az çabaladığınız birşeyleri yanlış yaptığınız için olmuş gibi. İlk 2.5 ay sütümü sağarak verdim ve o zaman bile sağlık ocağına giderken gerildim. Çünkü emzirme hemşiresinin sütünüz azalır, biberona alışır vs. Telkinlerinden psikolojim bozuluyordu. O nedenle toplumun yanı sıra sağlık alanındaki emzirme politikasının da düşüncesizce saldırgan olduğu kanaatindeyim. Evet hala bebeğimi zorla da olsa 🙂 emziriyorum ama meme ve anne sütü sevmeyen bebekler de var işte. Ve evet emzirmek istemeyen ANNEler de var hepsi çok doğal. Bu arada çok iyi bir doktorunuz varmış yaklaşımını takdir ettim. Herkese bu uzun yolda mutluluklar..

  10. Bebeğini 10, 5 ay emzirmiş çalışan bir anne olarak emzirmenin kişisel tercihe bırakılmasından yanayım. İnanın bir daha çocuğum olsa emzirirmiyim bilemiyorum. Hem çalışıyorsun hem emzirmeye devam etmek için çılgınca bir emek sarfediyorsun. NY`da fuara gidip arabanın içinde sütümü çektiğimi bilirim. Sonra da ağlayarak o sütü döktüğümü… Amerika`da ki 70 yaşlarında ki çocuk doktorum bana demişti ki Nesrin önemli olan senin huzurun ve mutluluğun. Eğer emzirmek seni stres ediyorsa ve bunun için ekstra çaba sarf etmen gerekiyorsa o zaman emzirme. Bebekler hisseder ve etkilenir. Son olarak da emen bebek hastalanmaz konusunu kesinlikle bir efsane. Etrafımda bebeğini 2 sene emzirip de çocuğun devamlı hasta olduğu o kadar çok arkadaşımız var ki bunun doğru olmadığını kesinlikle biliyorum. Aynı zamanda sırf mama ile beslenmiş ama çok sağlıklı çocukluk geçiren de bir yığın arkadaşımız var. Bu iş biraz da genetik diye düşünüyorum. Anne sütü emen kişilerin iler ki yaşlarda daha iyi bir kemik sağlığına ve bağışıklık sistemine sahip oldukları konusunda yapılmış birçok çalışma var.

  11. Yazdıklarınızın kelimesi kelimesine katılıyorum.
    Doğum iznimdeyken hem emzirip hem buzdolabında 150 paket süt stoğu yapmıştım çalışacağım günlere hazırlık. 15 ay iş yerinde sağarak , toplam da 19 ay emzirdim. Anne sütü gelir,gelmez,çok olur,az olur, doyurmayabilir,doyurabilir bu hep farklıdır.Ama anne sütü almayan ya da sütü gelmeyen anneye üzücü şeyler söylemeyin.Zaten üzülecek de bir durum yok süt yoksa gelmiyorsa gelmiyordur.Önemli olan sizin ruh hal ve bedenen iyi olmanız.Bebeğinizin sağlıklı olması cok daha önemli varsın mama yesin ne olur…O lohusa dönemimde o bilip bilmeden yorum yapan müdahale eden herkesi boğmak istemiştim. O car car bilmiş bimiş konuşan insanlar bilmiyorlar ki anne sütünden daha önemli anne psikolojisiiiii…

  12. Benim bebeğim 8 aylık doğdu 2 kiloydu ne kadar uğraştıysamda mememi tutmayı başaramadı 2 ay boyunca bi yandan tutsun diye uğraştım bir yandan sütümü sağıp verdim fakat tutamadı belki sağmanın işe yaramaması yada sitres ve üzüntüden 2 ay sonra sütüm kesildi ne çektiğimi bir ben bide allah biliyo bebeğimin mutluluğunu yaşayamadım hep dua ettim biran önce ek gıdalara başlayımda millete laf anlatmaktan kurtulayım diye hastaneye bile gitmeye utanıyodum diğer anneler bebeklerini emzirirken ben çocuğum acıkmasın diye dua ediyordum çünkü biberonu çıkarmaya utanıyordum.bebeği göğsünden bir kere olsun süt içememiş bi anne olmak o kadar kötü ki allahım kimseye yaşatmasın bu durumu.tabi yinede şükürler olsunki 11 aylık oldu bebeğim ve maşallah çok sağlıklı.annelere yorum yaparken akıl verirken onun iyiliğini düşünüyormuş gibi sözler sarfederken aslında ne kadar üzdüğünüzü farkedin lütfen !

  13. 7. madde disinda butun maddelere katiliyorum. Baski yapilmamali. Herkesin kendi karari. Fakat isteyerek ya da istemeyerek bu karari alirken dogru bilgilere erismeliler. Soylemissiniz zaten annesutunun yararini yadsimadiginizi.
    “Emen çocuk az hasta olur, bağışıklık sistemi kuvvetli olur tezine ise hiç katılmıyorum. Etrafım emziren ve çocuğu sürekli hasta olan annelerle dolu.” demissiniz. Bir diyetisyen olarak bilimle biraz alakaniz var. Bu birisinin uydurdugu ve digerlerinin inandigi bir tez degil, bilimsel olarak kanitlanmis birsey. Aksine ornek gordunuz diye sonuc degismez. Annesutu bagisiklik sistemine fayda ediyor, ama yuzde yuz herseyden koruyacak diye birsey yok. Bagisiklik sistemini etkileyen baska suruyle faktor var, o yuzden tabii ki annesutu emen cocuklar da hasta olabilir.

    • Katilmiyorum, tam tersi “anne sutu bagisiklik sistemini daha kuvvetli tutar” tezini curuten bircok calisma var. Ama Su anda telefondan yazdigim icin kaynaklari gonderemiyorum.

      • O tür çalışmalar vardır, olabilir, ancak -buna önyargı denecekse densin- anne sütünün, doğanın tasarladığı bir döngünün, insana zarar verecek (bağışıklık sistemini zayıflatacak) şekilde çalışmasını anlamam mümkün değil.

        Bu biraz ‘vajinal doğum kadın bedenine zararlı’ tezlerine benziyor. İstisnai durumlarda geçerli olabilir, ancak genele uygulanabileceğini düşünemiyorum.

        • Yorumumu yanlis anladiniz. Anne sutu insana zararli diyen bir calisma bilmiyorum. Ama ayni aile icinde (boylece sosyo/ ekonomik kulturel farkliliklari, ayni ulke ve bolge de olsa, minimuma indirerek) anne sutu alarak ve anne sutu almadan buyuyen kardesleri karsilastiran calismalardan bahsediyorum. Ve evet sonuclarda anne sutunun mucezivi olmadigi, mamayla buyuyen bebeklerin de ayni saglik seviyesinde oldugu goruluyor.
          Sosyo ekonomik faktorler onemli. Anne sutu coooook daha faydali, keyfinden emzirmek istemiyorsun, dogurmasaydin demeden once dusunmek lazim. Hangi cografyadasin? Hangi denetimlere urunlerin tabi ve coooook onemli bir nokta, nasil bir su kaynagina erisimin var? O mama nasil bir su kaynagiyla hazirlaniyor?
          Ben emzirmeyi planliyorum, cunku bir senenin ustunde dogum iznim var, saglik ocagi 10 dakika araba mesafesinde, emzirme klinigi var, dogum hemsiresi evime kadar geliyor. Ama Turkiye’de kus kadar dogum iznim olsaydi, akil ve beden sagligim icin mama vermenin cok daha dogru olacagini dusunurdum.

  14. Didem hanım yazınıza bayıldım, şu son günlerde bana en iyi gelen şey olduğunu söyleyebilirim. İnsana yalnız olmadığını bilmek iyi geliyor…
    Ben de 2 ay önce sezaryen ile doğum yaptım, süt geç geldi ve ne yaptıysam sütümü bebeğime yetecek kadar artıramadım. Hala hem emziriyorum, hem de mama veriyorum oğluma. Bu süreçte sizin emzirme konusunda yaşadıklarınıza ek olarak ben bir de vahlar tühler arasında neden sezaryen olmak istediğimi anlatmaya çalıştım insanlara. Tıp doktoru olmama rağmen anlatılan, normal doğumun faydaları ve anne sütünün önemi konulu çok konuşma dinledim. Benim çocuğumu benden daha çok düşünüyordu herkes! Hem normal doğum yapamamıştım, hem sütüm azdı ve bu yetersizlik hisleriyle sağlıklı bir bebeğim olduğuna bile sevinemiyordum, her ağladığında acıktığında strese giriyordum, yine emecek doymayacak diye. Mama verirken ağlamak geliyordu içimden, sanki zehir veriyordum kendi ellerimle. Eşim ve ailem bana hep destek oldu bu konularda, biraz da alıştım sanırım, şimdi kendimi daha iyi hissediyorum. Artık, nasıl doğurursa doğursun, ister emzirsin ister emzirmesin, ister çalışsın ister çalışmasın, “ben iyi bir anne miyim?” endişesi duyan bütün kadınların aslında çok iyi birer anne olduklarını ve olacaklarını biliyorum, tıpkı bizim gibi.

    • Bilge Hanım merhaba,
      Durumunuz benimkine çok benziyor o yüzden hemen size yazmak istedim. Ben de sezaryenle doğum yaptım ve sütüm -onunla alakalı mı değil mi bilmiyorum ama- az geldi. Oğlum sürekli emmek isteyen, sık sık (1,5 saatte bir) acıkan ve acıkınca ortalığı yıkan bir bebekti. Daha göğsümde süt birikemeden yeniden acıkıyor ve emmek istiyordu, ben yetişemiyordum… Ben de 2,5 ay boyunca mecbur mama verdim. Önce her iki göğsümden emzirdim sonra mama içirdim. Bu esnada sütümü artırmak için elimden gelen herşeyi yaptım ve oğlumun gece uzun uyuduğu (3-3,5 saatlik) zamanlarda arada ben sağdım. Sanki gündüzki gibi 1,5 saatte bir bebek emiyormuş gibi zannetsin göğüs ve süt üretimini arttırsın diye.
      Neyse, uzattım, mamayı önce günde 2 biberona, sonra tek biberona düşürerek eninde sonunda bıraktım. 6 aylık oluncaya kadar da sadece anne sütüyle besleyebildim. Ama bu olmasaydı da önemli değildi. Sonuçta sizin durumunuzda da anne sütünü alıyor, yanında bir de mama alması sorun değil bence. Yeğenim tamamen mama ile büyüdü, ablamın ne kadar uğraşsa da sütü gelmedi, ve maşallah çok sağlıklı bir çocuk. Yaşıtlarından daha farklı bir bağışıklık problemi yok, hatta çoğundan daha iyi diyebilirim.
      Anne sütü elbette zararlı değil, aksine çook yararlı elbette. Sonuçta inek yavrusu inek sütüyle, insan yavrusu insan sütüyle büyüyecek, doğa kanunu böyle diyor. Ama annenin sütü gelmiyorsa da ne yani, çocuk mama içmesin de ölsün mü!! Baskılara kesinlikle karşıyım. Keyfen (misal Fransız kadınların -nedense Fransızların dünyada böyle bir tanıtımı yapılıyor belki onlar da konuşsa hayır biz böyle değiliz diyecekler kimbilir- sırf memeleri sarkmasın diye emzirmediklerini duyarız) emzirmemek bana tuhaf geliyor, ama yargılamıyorum çünkü hakkım değil yargılamak. Ben karar mercii değilim sonuçta. Keşke tüm dünyada anneleri bi rahat bıraksalar yahu!

      • Pelin hanım anlattıklarınıza bakılırsa sadece durumumuz değil oğullarımız da benziyor, sık acıkma ve ortalığı birbirine katma konusunda 🙂 Desteğiniz için teşekkür ederim, ben de elimden geldiği kadar uzun süre emzirmeye çalışıcağım, artık olduğu kadar, olmadığı kader…

        • Bilge Hanım, emzirmekten hiç yılmayın lütfen. Ben işe başladıktan sonra da sağarak 1 yaşına kadar emzirmeyi başarabildim. 1 yaşında kendisi bıraktı emmeyi. Ama benim de içim rahat etti 🙂 Size de mutlu mesut huzurlu ve de en önemlisi keyifli bir emzirme süreci dilerim. Sevgiler!

  15. kesinlikle katılıyorum ama bizim kadınlarımız buna karışır emzirmemek emzirmek istememek ayıptır, kadının görevi emzirmektir ne de olsa, sezeryana karşı olmayan kadın biranda süt polisi kesilir ne acaip. helede bazıları mamaya da karşı sanki adam öldürüyoruz mama verince bebeğe, enteresan bişi.

    • Çok haklısınız Seda Hanım. Hayır yani, diyelim ki, fizyoloji ya, süt gelmiyor. Ne olacak? Açlıktan ölecek mi bebek? İnek sütü mü vereceksiniz? Eskiden suya nişasta karıştırıp verirlermiş bebeğe. Ne kadar yararsız boş bişey değil mi? Ama işte, mama olmayınca, süt de gelmeyince ne yapsınlar? Aç mı kalsın bebek? Ben de bunu anlamıyorum yaa, mamaya karşıyım iyi hoş, çocuğun açlığına karşı değil misin?? Atarlandım yine 🙂 Sevgiler