6 Yorum

Ayşe Nur’un Lohusa Günlüğü, 2

Sevgili Blogcu Anne Okurları,

50. annelik günümde yeniden yazabiliyorum nihayet. Anlatacak öyle çok şey var ki hangi birinden başlasam bilemiyorum. Öncelikle şükürler olsun ki Masal’ın sağlığı iyi, gözümüzde bir akıntı problemi var ama bu dönemde göz kanalları tıkalı olma durumu sebebiyle normalmiş.

Bu zamana kadar içtiğimiz sütlerle 4,5 kilo olduk. Süt emerken biraz acele ediyor ve sıkılıyoruz aslında daha iyi bile olabilirdik.


AyseNur_Masal

İlk 50 günden yaşadıklarıma gelince hala herkesin dediğine inanmaya ve alışmaya çalışıyorum, bu günler geçecek. Masal öyle sakin koydu mu uyuyan, her şeye uyum sağlayan bir bebek değil. Bazen tepkilerinden imkanı olsa gerçekten içeri geri dönmek ister diyorum. Çok az 3 saat ve üstünü uyuyor. Gündüz pek uyumuyor, uyusa bile çok sık uyanıyor. Adına gaz deyin kolik deyin her neyse ne bazen canını çok sıkıyor ve dakikalarca ağlıyor. Bunun yanı sıra küvette ve suda olmaya bayılıyor ama içinden aldığınız an etrafı bir birine katıyor, çıplak kalmaktan nefret ediyor. Özellikle ışık onu çok rahatsız ediyor. Erken olmasına rağmen göz kontağı kurabiliyor, gülüyor ve annesini çok iyi tanıyor!

Biz bu süreçte hastanede doğuma giren çocuk doktorumuza devam ediyorduk, ancak 1 ayın sonunda fikir almak için farklı bir doktora gittik. Bakış açıları çok farklı olmamakla beraber (ilkinin ısrarla bir marka belirtmesi, standart basılı reçeteleri olmasını saymazsak) ikinci gittiğimiz doktorun bebeğe ve bize yaklaşımını daha çözüm üretmeye yakın bulduk. Bu nedenle çocuk doktoru olarak bundan sonra oraya gitmeye karar verdik.

Bu doktor maceraları sırasında yeni anne adayların yaşadığı sosyal baskıyı hissetmiş oldum. Masal’ın ağladığını görenler “Aslında kucağınıza alsanız susar” “Yürüyün biraz sakinleşir” “Aaa ağlatmayın çocuğu!” gibi türlü türlü çözümle üzerimize geliyorlar. Ben zaten ruh hastasıyım ya, çocuğu inadıma ağlatıyorum. Herkesin bir başkasına verecek aklı var. Şimdilik yapmadım ama bir daha olursa “kendi işinize bakın” diye cevap vereceğim. Bence o durumdaki annenin destekleyici bir gülümsemeden başka hiç bir ihtiyacı yok.

AyseNur_Sling

Altıncı haftada kalça ultrasonumuz hastaneyi birbirine katarak çekildi ve bir sorun olmadığı görüldü. 2. aydan sonra kangru kullanabilirsiniz yönlendirmesini de aldık ama ben zaten uzun bir süredir slingle yaşadığım için gidip alır mıyım emin olamadım. Sling’in içerisinde aldığı cenin benzeri pozisyon, anne tenine yakınlık, sallanma efekti Masal’ın favorisi. Ana kucağı ile dışarı çıktığımız denemelerin çoğu başarısızken slingle daha başarılı ziyaretler yapıyoruz. Zaten bence araba ve anakucağı ne olursa olsun benim gibi şehrin merkezinde oturan bir anneyseniz o yükü taşımak çok zor.

Tüm bu az uyumaların, minimum sosyal hayatı biraz aydınlatır mı diye birkaç gün bir bakıcı denemesi yaptık. Allah’ım daha da büyük kabus, Masal’ın ağlamaları neredeyse iki katına çıktı. Aslında ben zorlamayı düşünüyordum ama konuyu danıştığım doktorumuz ilk 3 ay bu tepki çok normal biraz zaman tanıyın dediğinde ısrar etmemeye karar verdim. Zaten ben de Masal’ı bir başkasının kucağında ağlarken görünce ağlıyordum itiraf edeyim. Kendi başıma olup zorlanmayı daha kolay kabul ettim.

Ama anne olunca ve sol omzunuza yapışıp oradan inmeyen bir bebeğiniz olunca ilginç şeyler öğreniyorsunuz, tek elle yumurta soymak (deneyin), yemek yapmak, yemek yemek, yüzünü yıkamak gibi bir sürü şey sayabilirim. Gerçi bir gün evdeki damacanadan tek elle Masal’ı tutarken su koyamayacağımı fark etmem ağlamama sebep oldu, yani hala yapamadıklarım da var. Sonuçta bu bir dil. Onu öğrenmeye çalışıyorum. Tüm bu öğrenmenin yanı sıra kafamdan şunu hiç çıkarmıyorum “Bazen bebekler gün içerisinde nedensiz bir kaç saat ağlarlar” bütün ihtiyaçları giderilmiş ve hala ağlıyorsa demek ki bu o zaman diye düşünüyorum.

Hafif hafif dışarı çıkma denemelerim başarısızlıkla sonuçlansa da ısrar etmem gerektiğini biliyorum. Mesela bir cumartesi doktor sonrası ilk defa eşimle eskisi gibi Nişantaşı’nda bir restorana gittik ve başardık. Üstelik mekanda sipariş verdiğimiz içeceği günün ilk isteyeni olduğumuz için ödüllendirildik. Biraz nazlı olmasının yanı sıra şanslı kız maaşaallah!

Masal_Anakucagi

Bu hafta bu denemeler sırasında instagramda gördüğüm bir bebekte rutin oluşturma, masaj seminerine gitmeye karar verdim. Avrupa yakasında da olduğunu görünce en fazla 3-4 saat dışarıda kalabilirim ve çözerim diye düşündüm. Seminerin verildiği Etiler’de yer alan mekan harika, eğitimci harika. En azından rutin bir anlatım yerine soru cevap tecrübe dinleme, fikir alma, anne adaylarına fikir verme şansınız oluyor. Mesela ben slingle gittim, kolu koparak içeri giren her anne ve hamile nasıl bağladığımı nerden aldığımı sordu. Bu grupların yurt dışında olduğu gibi destek gruplarına dönüşmesini çok destekliyorum. Tabii bu etkinlik için hissiyatım taaa ki katılımcılar arasında bir MİKEMMEEL (doğru yazdım aynen böyle okuyun) anne olduğunu anlayana kadardı. Her şeyi doğru yapmıştı, mesela ilk gün bebeğine emzik vermişti ve benimki 1 ay beklediği için almıyordu. Gece bebeğine pijama giydiriyordu. Çok havalı, çok pahalı bebek arabası ve bebeği için aldığı çok pahalı yatağı vardı. Üstelik utanmadan soru listesiyle gelmiş, iki de bir konuşmacının sözünü kesip kendi yaptığını söylüyor ve sonra da kızmıyorsunuz değil mi diyordu. Ha unuttum mikemmel annenin bir de mikemmel annesi vardı yanında birbirlerine bakıp bak doğru yapıyoruz gülümsemeleri yaptıkları. Oysa ben kesinlikle öyle değildim, zaten Masal öyle olmadığımı seminerin yarısında başlayıp 1 saat kadar ağlayarak gösterdi.

Seminerden ne öğrendin derseniz pek bir şey değil, bence mikemmel anne olmasaydı insanlarla konuşmak bana gayet yeterli ve iyi gelecekti. Yeni değişikle hastanemiz aynı olmuştu mikemmel anneyle, doktorlarının ismini sormak üzere yanlarına gittim, o sırada emzik muhabbeti oldu. Ne dese beğenirsiniz “reçele batırıp deneyin, boşverin takmayın kimseyi”, nutkum tutuldu ve teşekkür edip yanlarından ayrıldım.

İşimiz bittiğinde taksiye bindik ve eve gittik. Tabii ki yol boyunca ağladık, eve geldiğimizde de devam ettik. E bir de mikemmel anne etkisiyle ben de epey bir ağlamışımdır. Zaten bir yer değişikliği yapmaya karar vermiştim. Semineri veren kişinin de önerisiyle şehri o gün terk etmeye karar verdim ve annemlerin yanına yola çıktım. Annemler bir yurt dışı seyahatinden geldikleri için hemen yanlarına gitmek istememiştim ama bebeğim için daha fazla yalnız kalmamın iyi olmayacağını düşündüm. Hiç olmazsa yemek yiyebilirim. Bir süre anne-baba kanadı altında dinlenmeyi umuyorum. Tekrar görüşmek üzere, herkese sevgiler…

Ayşe Nur

Not: İlk lohusa günlüğüme cevap veren arkadaşlar, teknik bir sorun sebebiyle cevap yazamadım hepinize teşekkürler

Yazar Hakkında

AYŞE NUR TURAN – 35 yaşında. İstanbul’da yaşıyor. 7 yıldır evli, 12 yıldır keyifle aynı ilişkiyi sürdürüyor. Bir şirkette departman müdürü olarak çalışıyor. Evi ve işi bir birine yan binalarda, sabah trafiği nedir, mesai yapılınca gece yarısı eve gelinir bilmiyor. Eşi finans sektöründe çalışıyor. Okumayı, yazmayı, yemek yapmayı, denizi, hayvanları, İstanbul’u seviyor. El becerisi gelişmiş; tesisattan, matkap kullanmaya kadar her türlü işi yapabiliyor. Son bir yıldır hamileyken evinde aldığı siyah bir kedi ve onun kalan bir yavrusu ile aynı evi paylaşıyor. Müzmin ikizler burcu, asla uslanmıyor. İlk bebeğine 2015 yılı baharında kavuşmuş olmanın mutluluğunu yaşıyor.

Ayşe Nur’un geçmiş Gebelik Günlüğü yazılarını buradan, Lohusa Günlüğü’nü buradan okuyabilirsiniz.

6 yorum

  1. Her yerde karşımıza çıkıyor bu mikemmeel anneler. Benimde yaşadığım benzer deneyimler yaşıyorsunuz. Allah şimdiden kolaylık versin diyorum. Zor ve keşfedilesi yanı çok olan annelik serüvenine hoş geldiniz. Ben bebeğim küçükken onun gibi sanki ben de bebek olmuştum. Onun uyuduğu saatlerde uyuyordum. Çok güzel bir şey annelik. Bebeklerimiz nasıl bizim tenimizde kendini güvende hissediyorsa, aynı şey bizler içinde geçerli sanırım. Küçücük kuzucukların kokusu nasılda güzeldir. Olağanüstü kendilerine has kokuları. Masal bebeği allah size bağışlasın ve atlamayalım kırkbin kere maşallah

  2. Merhaba, simdi bana da kizmayin ama bebeginiz kolikse, aylarca surecek aglamalarini emzik tutturabilirseniz biraz azaltip onu rahatlatabilirsiniz. Hamileligimde cok kitap okudum, her seyi kuralina uygun yapmaya calistim ama bazen esnek olmak gerekiyor. Oldugu gibi recelin icine sokmak degil de minicik degdirseniz belki onun hatrina emzigi tutar. Evet ilk 6 ay yakniz anne sutu ama bu belki son yuzyilda ortaya konmus bir bilgi. Milyonlarca yillik insan evriminde o minicik sekerin defalarca verildigini ve vucudumuzun bunu tolore edebilecegini dusunebilirsiniz. Kolik bebek zordur ama inanin geciyor, onu rahatlatmak icin her yol mubah, bunlardan bir digeri de sallamak. Dedim ya simdi tabu olarak gorseniz de bebek bicok yapmam dediginiz seyi size yaptirabiliyor.

  3. Benzer bebeklerimiz var ayşe nur 🙂 ben ilk aydan kanguru kullanmaya başladım..ağladıkça kanguruya koyup dışarda uzun yürüyüşler yaptım..şu an 14 aylık ve hala değişen pek bir şey yok..sadece alıştım huysuz bi bebeğim olduğuna..ayrıca ağlamak bebekleri çok rahatlatırmış..bilinçli bebek kitabında öyle yazıyor..stres atarlarmış bebekler..o yüzden çok takmıyorum..evde 2 büyük abla bir baba var inan zor yetişiyoruz 4 kişi bir bebeğe 🙂 benim 3. Bebeğim olduğundan ilk gün verdim emziği ..ve fakat 10 gün sonra bi attı bi daha da almadı..beni emzik olarak kullanıyor ;( geçenlerde bir emzik daha aldım tekrar verdim ama değişen bisey yok yine almadı..

  4. Allah kolaylık versin Ayşe Nur hanım 🙂

  5. 49 günlük anneyim ve yazdıklarınızın hepsine % 100 katılmakla beraber üstüne sürekli de misafir ağırlıyorum 🙁 biz de mi kaçsak sizle beraber

  6. Kızım 9 yaşında ve inanın o ” mikemmel” anneler tüm hızlarıyla etrafımızdalar.üstelik şimdi sadece kendi başarılarıyla değil, yetiştirdikleri “mikemmel” başarılı evlatlarıyla da…