3 Yorum

Öznur’un Gebelik Günlüğü, 36. hafta

İnsan ne kadar zorlansa da her duruma o kadar çabuk adapte oluyor ki, bu alışkanlığa şaşırıyorum hep. Artık yürümekte zorlanıyorum, geçen gün yaptığım 2 saatlik alışverişin ardından 2 gün yatmam gerekti mesela. Benim gibi yerinde duramayan, tabiri caizse kurtlu biri için zor bir dönem aslında ama bir yandan da hayatımı hep böyle geçirmiş gibi hissediyorum. Sanki Ada hep içimdeydi ve hep öyle kalacak. Halbuki sadece 10 ay önce bekardım ve yalnız yaşıyordum. Haftanın 4 günü eve uğramıyordum bile.

Şimdi ise birkaç haftaya kadar kızımız kucağımızda olacak. Hayatımız inanılmaz bir şekilde değişiyor. Yorulduğumuz, adapte olmakta zorlanacağımız zamanlar olacaktır elbet ama ikimiz de heyecanla ve merakla bekliyoruz kızımızı.

Oznur36

Hazırlıklar da bitti sayılır, hala doğum çantasını hazırlamadım ama içine koyulacak her şey alındı ve hazırlandı. Bu hafta sonu annem ve yardımız ile yapılacak temizlik ve düzenleme işlerinden sonra rahat bir nefes alacağım artık.

Bu haftaki doktor kontrolümüz gayet iyi geçti, geçen hafta 2.400 kg olan tombik kızım bu hafta 2.730 kg’a çıkarak ünvanını hak ettiğini kanıtladı. Şu an 1,5 hafta kadar önde gidiyor kilosu. Doktor eğer 40. haftayı görürsek ve gelişimi bu hızda giderse 3.800 kg civarında doğabileceğini söyledi.

İçimde kızımın 40. haftayı bekleyemeceği gibi bir his var, doktorumuz da küvöze gerek kalmaması bakımından 1 hafta daha beklesin sonra istediği zaman gelsin yorumunu yaptı.

Bu hafta çatı muayenesi de oldum, korktuğum gibi değilmiş. Kilosu 3.800’lerde olsa bile normal doğurabileceğimi söyledi. Hatta “çatır çatır doğurursun” bile dedi, deyim pek hoşuma gitti doğrusu. Sonra doğumdan konuştuk biraz, nasıl başlayabileceğinden, ihtimallerden… Biraz onlardan bahsedeyim.

İlk ultrason bulgularına bakarak, eğer 40. hafta gelmezse 42. haftaya kadar normal doğumu bekleyebileceğimizi söyledi. Tabii 40. haftadan sonra 3 günde bir kontrol edilmek şartıyla. Eğer 42. haftada kendi başlamamış olursa muayenelerdeki basit uyarmalar ile doğumu başlatmaya çalışacağını, son çare suni sancı kullanacağını söyledi.

Bu arada doğumun başlama alametlerini de konuştuk, eğer kanama olursa veya suyum gelirse hemen hastanede olmamızı istedi. Su geldikten en fazla 24 saat sonra doğum yapmış olmamı istiyor. Suyum gelmeden sancılar başlarsa 7 dakikada bir düzenli sancı gelene kadar evde kalabilirsin dedi. Umarım sancıyla başlarız, çünkü hayalimdeki doğumda apar topar hastaneye gitme planı yok. Evet, hamilelik sürecimdeki hiçbir şey hayalimdeki gibi olmadı ama belki doğa ana son anda bir kıyak yapar bize diye umuyorum.

Gerçek ve yalancı sancıları nasıl ayırt edebileceğimizi de anlattı, zaten panik yapan bir yapım olmadığından kolayca ayırt edebilirim diye düşünüyorum, bakalım. Gerçek sancıların en belirgin özelliği düzenli olmaları imiş. Önce 30 dakikada bir başlar dedi, sonra 20 lere düşer, sonra 10 lara. Ve bu arada 1-2 saat de geçebilirmiş, 5-6 saat de. Bu süreçte evde olursam kendimi çok daha rahat hissedeceğim.

Tabii bu süreçte kendisiyle devamlı irtibat halinde olacağız. Benim sakin yapımı biliyor kendisi, “Haber vermeyi 7 dakikaya düşünceye kadar bekleme, rakı falan içiyor olurum. Baştan bileyim de dozu ona göre ayarlayayım” dedi. “Bana da bir duble getirirsiniz, rahat rahat doğururum” dedim. Gülüştük… Çok seviyorum doktorumu. Keyifli ama çok zor bir işleri var gerçekten. Düşünsenize, haftasonu arkadaşlarınızla buluşmuşsunuz, 1-2 duble bir şey içeceksiniz belki, gecenin en keyifli yerinde pat telefon, sancım başladı diye. Ben olsam sinir olurdum ama o tüm gebelerini yüzünden hiç eksilmeyen kocaman gülümsemesi ile karşılıyor.

Üstelik tüm bu konuşmaların en güzel yanı, doğumun gecikmesi durumunda bile  “sezaryen” kelimesini bir kez bile telaffuz etmemesi oldu.

İçim çok rahat çıktım muayeneden, aklımda hiç endişe yok. Ayrıca epizyomi ve perine masajını da konuştuk, onlardan da haftaya bahsedeceğim.

Görüşmek üzere,

Öznur

Yazar Hakkında

ÖZNUR – İstanbul’da yaşayan, günde yaklaşık 4 saatini trafikte geçiren, tahammül sınırlarını oldukça genişletmiş ama bunun yanında sinir sahibi olmuş ve günün birinde delirip mutlaka Ege’ye yerleşecek olan (klasik) bir bilişim sektörü çalışanıdır. 38 yaşında olup, ilk gebeliğini anlatıyor.

Öznur’un tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz. 

3 yorum

  1. merhaba Öznur, senin adına herşeyin yolunda gitmesine çok sevindim:) ve eminim çatır çatır da doğuracaksın:)
    ben de senle aynı haftada ilerliyorum ve keşke benim doktorum da seninki gibi olabilseydi diyorum şuan… ilk doktorum daha en başında sezeryan isteğini belirttiği için bırakmıştım, başka bir doktora geçmiştim, normali biraz daha desteklediği için… ama geçen hafta o da kafası büyük, kilosu fazla, boyun kısa bilmem ne normal zor olur dedi:(
    hem sinir oldum hem üzüldüm… ama hala devam en doğal doğum için çalışmaya… Devlet hastanesinde normal destekleyen başka bir doktorum daha var ama o da doğuma girmeyeceğini belirtti ve devlet olması sebebiyle olsa gerek pek fazla da ilgili değil… off canım çok sıkılıyor bunları düşündükçe… nerde doğum yapacağım hala karar veremedim son haftalar olmasına rağmen:(:(:(:( tabi küçük yerde yaşamanın dezavantajları da diyebiliriz buna…

  2. Öznur Merhabalar, ben de 34 haftalık hamileyim ve seninle yakın zamanlarda olduğumuz için ilgi ve zevkle takip ediyorum günlüğünü. Her şeyin yolunda olmasına ve Ada’nın güzel güzel büyüyor olmasına çok sevindim.

    Benim de çok sevdiğim doktorum ne yazık ki rahatsızlığı yüzünden bir süre işine ara verdi ve ben şu anda kime gitsem diye aranıyorum. Normal doğum konusunda destekleyici ve beni son anda gereksiz yere sezeryana yönlendirmeyeceğine güvendiğim biri olsun istiyorum. Anladığım kadarıyla tam da öyle bir doktorun var. İsmini öğrenebilmem mümkün müdür? Şimdiden çok teşekkürler…

    • Pelin selam,

      Doktorum için ne söylesem az, hamileliğimin başında 10 senelik doktorumu bırakıp tavsiye üzerine kendisine geldiğimde epey soru işaretleri vardı kafamda ama şu an 10 tane doğursam 10’unu da Feriha hanımla doğururum diyorum.

      Feriha Uygur, Altunizade Polikliniğinde çalışıyor. İstediğin hastanede doğuma geliyor. 30 haftadır kendisine gidiyorum, bir kere bile sezaryen lafı duymadım, 4-5 tanıdığım da normal doğum yaptı kendisinde.