11 Yorum

Ben anne olmaya hazırım (diyebilir mi insan gerçekten?)

Aşağıdaki yazı Blogcu Anne okurlarından Arzu Aybirdi tarafından kaleme alındı.

***

Uzuuunn zamandır yazmak istediğim; kafamda tasarladığım ama bir türlü başlayamadığım bir yazı bu. Yazıma tam şu anda başlama sebebim ise Kendi mutluluğumdan ben sorumluyum” yazısını düşünerek ve sindirerek okumam.

Ben sadece 9 aylık evliyim. Ve genç kızlığımdan beri kendi başına hayalini kurduğum, sonrasında ise sevgilimle hayalini kurduğumuz düğünümüzden 1 hafta önce eşimin babasını ani bir şekilde kaybettik. O günleri hatırlamak dahi istemiyorum. Daha gelinliğim dikim aşamasında iken gelinlikli ilk pozumu gören kuzenimin “çok duygulandım, gözlerim doldu” ifadesinin üzerine “ben evden gelin çıkarken çook ağlayan olacak” sözümün acıdan çok ağlayan olacağı kapısına çıkacağını nereden bilirdim?

Eşimle hayata ilk sıkı tutunuşumuz tam da burada başladı. Heyecanla evini hazırlayan, her istediği anında evine koyulan şımarık çocuklar iken bir anda yaşadığımız acıyla büyüdük. Daha sonra aile büyüklerimizin ve sevgilimin isteği üzerine kayınpederimin vefatından 2 hafta sonra buruk bir şekilde evimize yerleştik. Öncesinde ne zaman çocuk yapmak istediğimize dair bir fikrimiz olmamasına rağmen ben bir anda yeni bir bebek bize nefes olur, sevgilimin baba olması onu hayata bağlar düşüncesi ile çocuk yapmak istedim. Planladığım aydan 2 ay önce folik asit kullanmaya başladım.

Aynı zamanda sevgilimle evliliğe alışmaya çalıştığımız süreçlere geldik ve yollarımız artık düz değil virajlı ve kıyısı uçurumdu. Benim acı dolu günlerde içime attığım üzüntülerin sonradan ortaya çıkması, eşimin bana karşı tutumunun babasını kaybetmiş olmaktan dolayı mı yoksa bir evliliğe alışma süreci mi olduğunu çözemememle birlikte yine ani bir kararla çocuk yapmak fikrinden vazgeçtim. Bu istek ve vazgeçiş tam da okumuş olduğunuz gibi “tekil şahıs” Çünkü sevgilimin şu an hayatta en çok istediği şey çocuk sahibi olmak. Yani ben istediğimde çok sevindi ve ben vazgeçtiğimde “neden istemiyorsun?” diye sorgulayacak noktaya geldi.

Şimdi kendi kendime kaldığım noktalarda düşünüyorum? Neden çocuk sahibi olmak istiyorum?

İlk olarak aklıma gelen şey; deliyim! Gerçekten çocuk isteme fikrinin tek başına bir mantığı yok. Tamamen içgüdüsel olarak “anne” olmak istiyorum.

İkinci olarak; çalıştığım için, annem hayattayken ve eli ayağı tutuyorken çocuğumu annemin büyütmesini istiyorum. (Ki annem bunu benden daha çok istiyor.) Ayrıca kayınvalidemin de hayatta ve sağlıklı olması, bize yakın olması, annemle iyi anlaşıyor olmaları ve çocuğumun sevgi içinde büyüyebileceğine inanmam bu düşüncemi destekliyor.

Üçüncü olarak: “çoluk çocuk yokken gezin tozun” fikrini kabullenememem. Yani bu dünya uçsuz bucaksız bir yer ve bu iş öyle 3-5 sene gezmekle bitmez. Evet, çocuklu hayat belki gezmeyi zorlaştırıyor ama hayatın çocuksuz kolay olduğunu kim söyledi ki?

Son olarak gerçekten itiraf etmeliyim ki; gebe arkadaşlarımın göbüşlerini, hazırlıklarını, lohusa arkadaşlarımın normal doğum hikâyelerini ve büyümüş çocukla (ilkokul çağındaki) sohbet etmenin güzelliğini canımın çektiği kocaman bir gerçek! (hii acaba hamile miyim? Aşerdim.)

Yani çocuklu hayatın kolay olmadığını (4. yeğenim yolda olduğu için ve kuzenlerimin çocuklarının sayısı kuzenlerimden çok olduğu için) tam olarak olmasa da çokça biliyorum. Ancak “o bir gülüşüyle her şeyi unuttum”, “uyurken bile özlüyorum” ve “normal doğum gerçekten bir mucize” sözlerini ben de söylemek istiyorum. İçimdeki anne hazır sanırım. Gerçi hiçbir zaman tam olarak hazırım demenin mümkün olmadığını da hissediyorum. Mesela gebeliğe hazırlık için vermiş olduğum 8 kilo sonrası “ben böyle bayağı iyi oldum hemen şişmeden azcık da böyle mi takılsam ki?” sözlerimle kuşku içime düşüyor.

Kısacası şu ana kadar ki hayatımdan çıkartmış olduğum sonuç; çocuk istemek ya da istememek bir seçim olabilir ancak bebekli/çocuklu hayatın mutluluk ya da mutsuzluk getireceği düşüncesi maalesef hatalı (bence). Çünkü hayat tek başınıza yaşarken de mutlu ve mutsuz anlardan ibaretti, evlendiniz yine mutlu anlarınız da oldu mutsuz anlarınız da ve anne oldunuz ve ya olacaksınız belki de olmayacaksınız ama unutmamalı ki yine mutlulukla mutsuzluk yan yana olacak. Çünkü John Lennon’un da dediği gibi ”Hayat siz planlar yaparken başınıza gelenlerdir.”

Ne mutluluğa ne de mutsuzluğa plan yapmamak dileğiyle…

Arzu Aybirdi

***

BlogcuAnne.com’daki konuk yazar yazıları, yazarın kendi görüş ve fikirlerini yansıtmakdatır. Sizin de söyleyecek sözünüz varsa Blogcu Anne’de konuk yazar olabilirsiniz. Konuk yazarlık hakkında buradan bilgi alabilir, diğer konuk yazar yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

11 yorum

  1. Çok güzel yazmışsınız elinize sağlık, umarım bebeğinizi yakın zamandan kucağınıza alırsınız 🙂

  2. Plan yapmak… Hayatin sizinle dalga geçer gibiplanlarınızı alt üst etmesi… Ve yaşadıklarımız… Öncelikle başınız sağ olsun. Anne olmak istiyorsanız bence beklemeyin. Eşimle 2,5 yıllık ilişkinin ardından evlendikten ve ben çocuk diye tutturdum. Eleştirenler oldu. Çok erken bulanlar oldu. Hatta hayatinizi mahvetmeyin diyen bile oldu. Kimseyi dinlemedik eşimle. Simdi beş aylık dünyalara bedel bir bebeğimiz var. Hayatımız falan da mahvolmadi. Evet sorumluluk oranımız arttı. Evet ebeveynlik zor. Annelik Elif’in de dediği gibi her zaman toz pembe değil. Ama eğer yere sağlam basarsanız bebekli hayat söylendiği kadar tu kaka değil. Bebeğim doğduktan sonra daha çok gezdim, geziyoruz. Bunda doğum iznimin etkisi de büyük tabi. Koy bebeği slinge istediğin yere git, istediğin şeyi yap. Bebegimizden önce de bu kadar mutlu muyduk diye soruyoruz sürekli. Umarim sizin meleginiz de size gelir ve hayatımızda her şey gonlunuzce olur. Sevgiler.

    • Çok teşekkür ederim güzel dilekleriniz için.. Böyle güzel örnekler oldukça insan güçleniyor, cesaretleniyor ve en çook da hevesleniyor 🙂 Bu duyguları hissettirdiğiniz için çok teşekkür ederiim. meleğinizle her şey gönlünüze olsuun ve hep mutlu olun inşallah. Sevgiler.

  3. Bu süreçleri biz de annemin hastalığından sonra yaşamıştık ve şükürler olsun ki annem bizim mutluluğumuza şahit olabildi. Evlendikten yaklaşık 2 sene sonra annemi kaybettim. Çok zor, uzun bir yolculuktu bizimki sonu güzel bitmeyen. Ama evliliğimiz için bir sınavdı. Çok şükür bu sınavı başarıyla atlattık. Annemin vefatından sonra ben de çocuk sahibi olmalıydım. Tüm sevgimi,ilgimi ona vermeliydim.Bu düşünceden yaklaşık 6 ay da sonra da doğal yolla çocuk sahibi olamayacağımızı öğrendik. Peşine gelen iki olumsuz tüp bebek tedavisi de tabiki yeni bir sınavdı evliliğimiz için, ilişkimiz için….Mesele sadece çocuğumuz olamıyor oluşu değil, sosyal baskıya da direnebilmekti. Hala savaşıyoruz,uğraşıyoruz,direniyoruz. Yeni engeller, sorunlar çıkıyor karşımıza. Ben şu an anne olabilmek adına çok daha erken fedakarlıklara başlayan bir kadın olarak görüyorum kendimi. Ve kesinlikle annelik egosu için değil, geride dürüst ve ahlaklı, değer yargılarına sahip çıkabilen bir nesle yardımcı olabilmek için bu çocuğu istiyorum.
    En kısa sürede bebeğinize kavuşmak ve onunla nice aktivitelere birlikte katılabilmeniz ümidiyle, duasıyla:)

    • Öncelikle başınız sağolsun. Anneciğinizin yeri nurlarla dolsun. Sonrası için evet hepimizin hayattaki sınavı farklı ve kimilerimizin ki zorlu ama ben şuna inanıyorum sınavı zorlu olanların gücü de hep çok oluyor… Ve siz yaşadıklarınıza karşılık çoook daha güçlüsünüz bunu hissettirdiniz. İnşallah Allah size de gönlünüzdeki gibi bir evlat nasip eder ve tüm acılarınızı unutturur. Çok teşekkür ederim güzel dilekleriniz ve bana kattığınız olumlu gücünüz için 🙂

      • Asıl benim size teşekkür etmem gerek sonunda kendimde en azından bu kadarını yazabilecek cesareti göstermemi sağladığınız için. En kısa sürede her şeyin gönlünüzce olmasını diliyorum:)

    • Ne güzel yazmışsınız Tuuba… Dilerim en kısa zamanda alırsınız arayışlarınızın karşılığını…

      • Çok teşekkür ederim. Umarım sizinle gebelik günlüklerinde bir gün yolumuz kesişir…

  4. daha bugün blogumda isyan yazısı yazmıştım 2 çocugum var evet bazen daralıyorum nefes alamıyorum kaçıp gidesim geliyor ama annelik bulaşıcı bir hastaık gibi vücudunu sardımı o duygu seni kolay kolay bırakmıyor her karanlık yolu o duyguyla aydınlatıyorsun.dilerim sende dahil her kadın bu duyguyu yaşar. bence sen fazlasıyla anne olmaya hazırsın 😉

    • Gülşah hanım çook teşekkür ederim güzel dilekleriniz için. Benim için yapmış olduğunuz tespite de bayıldım! 🙂 güzel yorumlarla o kadar güçlendi ki duygularım.. Bir kez daha Sevgili Elif’e milyon kez teşekkürler sizlerin bu güzel gücünü ve desteğini bana bir kez daha gösterdiği için 🙂